Diyanet İşleri
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Abese suresi · 33–42. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Abese suresi, 33. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Kulakları sağır eden o ses geldiği zaman,
Ve nihayet kulakları sağır eden o (mahşer) çığlığı koptuğunda;
Ve böylece, (yeniden dirilmenin) o kulakları sağır eden çağrısı duyulduğunda,
O korkunç sayha duyulduğunda,
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Sonunda, sağır eden gürleme geldiğinde.
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Sonra, o müthiş patlama gerçekleşince,
Sonra, o müthiş patlama gerçekleşince,
Ama o sayha (gürültüsünü dinletecek bela) geldiği zaman,
Amma geldiği vakıt o Sahha (o sayhasını dinletecek bela)
Fakat o kulakları sağır edici ses geldiği zaman.
Fakat o kulakları sağır edici ses geldiği zaman.
Fakat o kulakları sağır edici ses geldiği zaman.
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Fakat o kulakları sağır edercesine haykıracak olan ses geldiği zaman,
O büyük gürültü geldiği zaman;
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
Çarpınca kulakları sağır eden o gürültü geldiği zaman,
Kulakları sağır eden o ses geldiğinde dipnot 1 ,
Kulakları sağır eden o çığlık kopunca;
O büyük gürültü geldiği zaman,
O büyük gürültü geldiği zaman,
Şiddetle çarpanın çıkardığı korkunç ses geldiğinde,
Abese suresi, 34. ayet. يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
(34, 35, 36) O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, hanımından (eşinden) ve çocuğundan kaçar. dipnot 1
o gün kişi kardeşinden kaçacak;
herkesin kardeşinden kaç(mak iste)diği Gün,
O süreçte kişi, kardeşinden kaçar,
Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar;
İşte o gün kişi kardeşinden kaçar.
O gün, kişi kardeşinden kaçar.
- O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
O gün kişi kaçar: kardeşinden,
O gün kişi kaçar: kardeşinden,
kişinin kaçacağı gün kardeşinden,
O kaçacağı gün kişinin kardeşinden
O Gün insan kardeşinden kaçar;
O gün insan kardeşinden kaçar;
O gün insan kardeşinden kaçar;
Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar;
(evet) kişinin kaçacağı gün: Biraderinden,
Kişinin kaçacağı gün; kardeşinden,
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
O gün kişi kardeşinden kaçar.
İşte o gün kişi kaçar: kardeşinden,
o gün o kişi kardeşinden kaçar;
O gün o şahıs kardeşinden kaçacak dipnot 1 ,
O gün kişi kardeşinden kaçar.
O gün kişi kardeşinden kaçar.
Bir gün ki o, kişi öz kardeşinden kaçar,
Abese suresi, 35. ayet. وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
(34, 35, 36) O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, hanımından (eşinden) ve çocuğundan kaçar. dipnot 1
annesinden ve babasından;
annesinden ve babasından,
Anasından, babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden, babasından,
Annesinden ve babasından.
- O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
Annesinden, babasından,
Annesinden, babasından,
anasından, babasından,
Ve anasından babasından
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Anasından, babasından,
Anasından ve babasından.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Anasından ve babasından,
Anasından, babasından,
anasından, babasından,
Anasından, babasından,
Anasından, babasından.
Anasından, babasından..
Öz annesinden, öz babasından,
Abese suresi, 36. ayet. وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
(34, 35, 36) O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, hanımından (eşinden) ve çocuğundan kaçar. dipnot 1
hanımından ve çocuklarından...
eşinden ve çocuklarından:
Karısından ve oğullarından!
Eşinden ve çocuklarından,
eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve oğullarından.
- O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
Eşinden ve çocuklarından...
Eşinden ve çocuklarından...
karısından ve oğullarından.
Ve refikasından ve oğullarından
Eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve çocuklarından,
Karısından ve oğullarından.
Eşinden ve oğullarından.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Eşinden ve evladından,
Eşinden ve oğullarından.
karısından ve çocuklarından da… dipnot 1
Karısından ve oğullarından da kaçacaktır.
Eşinden ve evladından.
Eşinden ve evladından..
Eşinden, oğullarından,
Abese suresi, 37. ayet. لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
(Çünkü) o gün, her kişinin kendisine yetecek bir işi olacaktır.
o gün herkesin birbirinden kaçmak için yeterli meşguliyeti olacak.
o Gün her birinin durumu kendisi için yeterli bir endişe kaynağı olacak.
O süreçte onlardan her birinin derdi kendi işidir!
O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır.
O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.
O gün, herkesin kendisine yetecek bir işi vardır.
O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.
O gün herkesin kendisine yetecek işi vardır.
O gün herkesin kendisine yetecek işi vardır.
Onlardan her kişinin o gün başından aşan bir işi vardır.
Onlardan her kişinin bir şe'ni vardır o gün başından aşar
Onların hepsinin O Gün başından aşkın uğraşısı vardır.
Onların hepsinin İzin Günü dipnot 1 başından aşkın uğraşısı vardır.
Onların hepsinin İzin Günü başından aşkın uğraşısı vardır.
O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır.
O gün bunlardan herkesin kendine yeter bir işi (derdi, belası) vardır.
O gün; herkesin kendisine yeter bir işi vardır.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.
O gün, onlardan her kişinin, kendisine yeter derecede işi vardır.
O gün, onun gibi olanlardan her birinin işi başından aşkın olur. dipnot 1
O gün bunlardan her birinin işi başından aşacaktır.
O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.
O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.
O gün onlardan her kişinin kendisine yetecek bir uğraşı vardır.
Abese suresi, 38. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
O gün bazı yüzler aydınlıktır.
Bazı yüzler vardır: o gün ışıl ışıl, ağardıkça ağaracak;
Bazı yüzler o Gün mutlulukla parıldayacak,
O süreçte yüzler (vardır) parıldar!
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
O gün bir takım yüzler parlak,
O gün, kimi yüzler parıldar.
- O gün birtakım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir.
O gün bazı yüzler var ki aydınlık;
O gün bazı yüzler var ki aydınlık;
O gün yüzler vardır ışılar,
Yüzler vardır o gün ışılar
O Gün pırıl pırıl yüzler vardır;
İzin Günü pırıl pırıl yüzler vardır;
İzin Günü pırıl pırıl yüzler vardır;
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
O gün yüzler vardır; parıl parıl parlayıcıdır,
O gün; yüzler vardır, parıl parıl parlar.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar.
Yüzler var ki o gün parıl parıl,
O gün kimi yüzler de parıl parıl parıldar,
Kimi yüzler de ışık saçacak,
Yüzler vardır o gün apaydınlık.
Yüzler vardır o gün apaydınlık.
Yüzler vardır o gün, pırıl pırıl,
Abese suresi, 39. ayet. ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ
Gülerler, sevinirler.
(Onlar) güler, müjdeyle sevinir.
şen-şakrak...
güleç ve müjdelere sevinen.
Gülen, müjdelendiğiyle sevinçli!
Güler ve sevinç içindedir.
güleç ve sevinçlidir.
Güleç, sevinçli.
- O gün birtakım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir.
Güleç, neşeli.
Güleç, neşeli.
güler, sevinir.
Güler sevinir
Gülen, sevinen.
Gülen, sevinen.
Gülen, sevinen.
Güler ve sevinç içindedir.
Gülücüdür, sevinicidir.
Güleç, sevinçli,
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Güleç ve neşelidir.
Güleç, sevinçli.
güler ve sevinir. dipnot 1
Gülecek ve müjde vermek isteyecektir.
Güleç ve neşeli.
Güleç ve neşeli..
Gülen, müjdelerle parıldayan.
Abese suresi, 40. ayet. وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ
O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
O gün bazı yüzlerde de toz (hüzün) vardır.
Bazı yüzler de vardır: o gün bütünüyle top-toprak;
Bazı yüzler de o Gün toz toprakla kapanacak,
O süreçte nice yüzler de (vardır) toz kapatmış!
Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.
Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,
Ve o gün, kimi yüzler toza toprağa bulanır.
- Yine o gün,birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kafirlerdir, haktan sapanlardır.
O gün bazı yüzler de perişan;
O gün bazı yüzler de perişan;
Yüzler de vardır, üzerinde tor toz.
Yüzler de vardır o gün üzerinde tor toz
O Gün, kimi yüzler de tozludur, dipnot 1
İzin Günü, kimi yüzler de tozludur dipnot 1 ,
İzin Günü, kimi yüzler de tozludur dipnot 1 ,
Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.
O gün yüzler de vardır; üzerlerini toz toprak (bürümüşdür),
O gün; yüzler de vardır, tozlanmış,
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.
Yüzler de var ki o gün tozlanmış.
Yine o gün kimi yüzler kül rengine döner dipnot 1 ,
Kimi yüzler ise toz toprak içinde.
Yüzler vardır o gün, üzeri tozlu.
Yüzler vardır o gün, üzeri tozlu..
Ve yüzler vardır o gün toza toprağa bulanmış.
Abese suresi, 41. ayet. تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ
Onları bir siyahlık bürür.
(Onları âdeta) karanlık kaplamıştır.
karardıkça kararacak...
her yanı kuşatan bir karanlıkla:
Onu da karalık bürür!
Bir karartı sarıp kaplamıştır.
hüzünden kapkara kesilmiştir.
Karanlık bürümüştür.
- Yine o gün,birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kafirlerdir, haktan sapanlardır.
Karanlık bürümüştür.
Karanlık bürümüştür.
Onu bir kara sarar.
Sarar onu bir kara
Onu bir karanlık kaplar. dipnot 1
Onu bir karanlık kaplar. dipnot 1
Onu bir karanlık kaplar. dipnot 1
Bir karartı sarıp kaplamıştır.
Onu (da) bir karanlık ve siyahlık kaplayacakdır.
Bir karanlık bürümüştür.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Onları bir siyahlık bürür.
Onları karanlık bürümüş (öylesine üzgün, öylesine dertli).
onları kara bir leke kaplar.
Karalara bulanacaktır.
Karartı bürümüş.
Karartı bürümüş.
Tozu toprağı da bir is bürümüştür.
Abese suresi, 42. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ
İşte onlar, kafirlerdir, günaha dalanlardır.
İşte onlar -evet onlar- kâfirlerdir, (doğru yoldan) sapanlardır.
İşte bunlar, inkarın dibini boylayan ve yoldan sapan sorumsuz kimseler olacak.
işte bunlar, hakikati inkar eden ve yoldan sapan kimselerdir.
İşte bunlar facir (batıla meyleden) hakikat bilgisini inkar edenlerin ta kendileridirler!
İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.
İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
İşte onlar, nankörlük edenlerdir; sapkınlardır.
- Yine o gün,birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kafirlerdir, haktan sapanlardır.
İşte onlar inkarcılardır, sapanlardır.
İşte onlar inkarcılardır, sapanlardır.
İşte onlardır, o kafirler, facirler (yoldan sapmış günahkarlar).
İşte onlar o kefere-i fecere
İşte bunlar Kafirlerdir, facirlerdir dipnot 1 .
İşte bunlar Kafirlerdir dipnot 1 , facirlerdir. dipnot 2
İşte bunlar gerçeği yalanlayan nankörlerdir, facirlerdir. dipnot 1
İşte onlar da, kafir ve facir (keferetülfecereh) olanlardır.
İşte bunlar kafirler, facirlerdir.
İşte bunlar; kafirler ve facirlerdir.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
İşte onlar kâfirler, facirlerdir.
İşte onlar kafirler, Hak'tan sapanlardır.
İşte onlar, kafirlik etmiş ve günaha batmış olanlardır. dipnot 1
İşte onlar kafir ve günaha batmış kimselerdir.
İşte onlar, kâfirler ve facirler onlardır.
İşte onlar, kafirler ve facirler, onlardır.
İşte bunlardır küfre sapanlar, kötülüğe batanlar.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.