Diyanet İşleri
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Abese suresi
Abese suresi, 35. ayet. وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
veümmihî veebîh.
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâhha günü: iki tür yüz Abese 33–42 3
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 33–42. ayetler için yazılmıştır.
33-36. “O kulakları sağır eden (ikinci üfürüş) geldiği zaman” Yani dehşetinden dolayı adeta kulakların sağır olacağı ve kalplerin dehşete kapılacağı o Kıyamet çığlığı geldiği vakit… İnsanlar, görecekleri dehşetli hallerden ve önceden hazırlanmış iyi amellere çokça ihtiyaç duyacaklarından dolayı kişi, kendisi için insanların en değerlileri ve kendisine en çok şefkat duyanları olan “kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve çocuklarından” kaçacaktır.
37. Çünkü “O gün onların her birinin derdi başından aşkındır.” Yani o, kendisi ile uğraşacaktır. Kendisini kurtarmaya önem verecek ve başka hiçbir şeye aldırış etmeyecektir. İşte o vakit insanlar, bahtiyarlar/cennetlikler ve bedbahtlar/cehennemlikler olmak üzere iki kısma ayrılacaktır.
38. Bahtiyarların durumu şudur: “O gün birtakım yüzler vardır apaydınlıktır.” Sevincin ve aydınlığın okunacağı yüzler vardır. Buna sebep ise kurtulduklarını ve nimetlere mazhar olacaklarını öğrenmiş olmalarıdır.
39. Bunlar “güleç ve neşelidir.”
40-41. “O gün birtakım yüzler de vardır ki üzerlerini toz toprak kaplamıştır” Bunlar da bedbaht olanlardır; “Bir de onları bir siyahlık bürür.” Bu yüzler, simsiyahtır, kapkaradır. Her türlü hayırdan yana ümidini kesmiş ve helâk olduklarını öğrenmiş olacaklardır.
42. “İşte bunlar” bu niteliklerde olanlar “kâfirler ve facirlerdir.” Allah’ın nimetlerine nankörlük eden, âyetlerini yalanlayan ve O’nun haram kıldığı şeyleri işleme cüretkârlığını gösterenlerdir.
Yüce Allah’tan af, afiyet ve esenlik dileriz. Şüphesiz ki O, pek cömert ve çok lütufkârdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Annesinden ve babasından kaçar.
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."
Aynı kök: ابو (117 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(34, 35, 36) O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, hanımından (eşinden) ve çocuğundan kaçar. dipnot 1
annesinden ve babasından;
annesinden ve babasından,
Anasından, babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden, babasından,
Annesinden ve babasından.
- O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
Annesinden, babasından,
Annesinden, babasından,
anasından, babasından,
Ve anasından babasından
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Annesinden ve babasından,
Anasından, babasından,
Anasından ve babasından.
(33-42) O sağır edici gürültülü ses geldiğinde , O gün kişi kardeşinden kaçar / firar eder. Anasından ve dahi babasından , karısından ve oğullarından firar eder. O gün onlardan her kişinin başından aşgın bir işi vardır. Bazı yüzler o gün ışıltılıdır /pırıl pırıl parlaktır , Şen şakrak güler yüzlü sevinçli . Bazı yüzler o gün üzerleri tozludur. On ları / yüzlerini karanlık kaplamıştır. İşte bunlar, kafirlerdir ve edepsizlerdir / facirlerdir.
Anasından ve babasından,
Anasından, babasından,
anasından, babasından,
Anasından, babasından,
Anasından, babasından.
Anasından, babasından..
Öz annesinden, öz babasından,
From his mother and his father,
his mother, his father,
And from his mother and his father,
and his mother and his father;
and his mother and his father,
And from his mother and his father,
his mother and his father,
And (from) his mother and his father,
his mother, his father,
And his mother and his father.
and his mother and his father
His mother and father.
and his mother, and his father,
And his mother and his father,
And his mother, and his father,
And his mother and his father
Mother and father,
and from his mother and father,
and ˹even˺ their mother and father,
And his mother and father.
From his mother and father.
And his mother and his father
And his mother, and his father,
And his mother and his father,
And from his mother and his father,
and from his mother and father,
And his mother and his father.