Diyanet İşleri
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Abese suresi
Abese suresi, 9. ayet. وَهُوَ يَخْشَىٰ
vehüve yaḫşâ.
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.
1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”
3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!
“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!
Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.
Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”
Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbinden korktuğu halde,
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i…
Aynı kök: خشي (48 geçiş)
Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(8, 9, 10) Fakat (Allah'a) saygı ile koşarak sana gelenle ilgilenmiyorsun.
-ki o Allah'a saygıda kusur etmez-
ve (Allah) korkusu ile (yaklaşanı)
O haşyet duyuyor!
Ki o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır;
(Allah'tan) korkarak
Üstelik derin bir saygı içindeyken.
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Saygı gösterdiği halde,
Saygı gösterdiği halde,
içinde saygı duyarak gelmişken,
Haşyet duyarak gelmişken
O huşu dipnot 1 duyanla,
O huşu duyanla,
O huşu duyanla,
Ki o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır;
o, (Allahdan) korkar bir (adam) olduğu halde,
Ki o, korkar durumdadır.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
(Allah'tan) korkuğu halde;
Saygılı olarak gelmişken,
ve (Allah'tan) çekinen kişiye gelince; dipnot 1
(Allah'tan) korkuyor,
Ve korkarak.
Ve korkarak..
Odur içine ürperti düşen.
With heart full of reverence and mindful of submission,
and awe
And with fear (in his heart),
and fears (Allah),
showing fearfulness,
And is afraid (of Allâh and His punishment).
while he fears [Allah],
And all the while he stands in awe (of God);
and fearfully,
came eagerly to you…
fearing the while,
While he was fearful.
and who feareth God,
And with the fear of Allah in his heart,
And he is apprehensive (of his Lord),
And hath fear,
And is also fearful (of God),
and in awe [of God]
being in awe ˹of Allah˺,
While he was fearful.
And is really reverent.
While he fears [ Allah ],
And in fear:
And feared straying. (2:2).
And with fear (in his heart),
while he fears (Allah),
While he was concerned.