Abese suresi

Abese suresi, 10. ayet

Abese suresi, 10. ayet. فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

feente `anhü telehhâ.

Diyanet İşleri

(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Abese 7–13 · surenin 10. ayeti / 42

Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3

  1. Abese 7

    (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!

  2. 8–10

    (8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.

  3. Abese 11

    Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.

  4. Abese 12

    Dileyen ondan öğüt alır.

  5. Abese 13

    (13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.

1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”

3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!

“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!

Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.

5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.

Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”

Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sen; başkasıyla, müşriklerin ileri gelenlerinden biriyle oyalanıyorsun.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَنتَ feente sen
  2. عَنْهُ anhu onunla
  3. تَلَهَّىٰ telehha ilgilenmiyorsun kök: لهو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لهو (16 geçiş)

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…

  • Aynı kök: لهو (16 geçiş)

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: لهو (16 geçiş)

    Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

53 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(8, 9, 10) Fakat (Allah'a) saygı ile koşarak sana gelenle ilgilenmiyorsun.

Mustafa İslamoğlu

işte sen onu ihmal ediyorsun.

Muhammed Esed

sen görmezden geldin!

Ahmed Hulusi

Sen onunla ilgilenmiyorsun!

Ali Bulaç

Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.

Ali Özek ve heyeti

ilgilenmiyorsun.

Ali Rıza Safa

Onunla ilgilenmiyorsun.

Bayraktar Bayraklı

- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.

Edip Yüksel

İlgi göstermedin ona.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İlgi göstermedin ona.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

sen ondan tegafül ediyor (ona ilgi göstermiyor)sun.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen ondan tegafül ediyorsun

Erhan Aktaş

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Gültekin Onan

Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.

Hasan Basri Çantay

sen kendisini bırakıb da oyalanırsın.

İbni Kesir

Sen ona aldırmıyor, oyalanıyorsun.

Mehmet Alagaş

(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.

Süleyman Ateş

Sen onunla ilgilenmiyorsun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama sen onunla ilgilenmiyorsun dipnot 1 !

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah Teala bu davranışı Nebimize yasakladı. "Bir şey isteyene ve sorana ilgisiz davranma." (Duha 93/10)

Şaban Britch

Sen ise ilgilenmiyorsun.

Şaban Piriş

Sen ise ilgilenmiyorsun.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen ona aldırmazlık ediyorsun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

you are unmindful of him and you give him little attention. "

Abdul Haleem

you allow yourself to be distracted.

Abdullah Yusuf Ali

Of him wast thou unmindful.

Abul A'la Maududi

you pay no heed to him. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the real point which the Prophet (peace be upon him) had overlooked in the preaching of Islam on that occasion, and for teaching him the same Allah first reproved him on his treatment of Ibn Umm Maktum, and then told him what really deserved to occupy his attention as preacher of the truth and what did not. There is a man whose apparent state clearly shows that he is a seeker after truth: he fears lest he should follow falsehood and invite Allah’s wrath; therefore, he comes all the way in search of the knowledge of the true faith. There is another man, whose attitude clearly reflects that he has no desire for the truth; rather on the contrary, he regards himself as selfsufficient, having no desire to be guided to the right way. Between these two kinds of men one should not see whose becoming a Muslim would be of greater use for Islam and whose becoming a believer could not be of any use in its propagation. But one should see as to who was inclined to accept the guidance and reform himself, and who was least interested in this precious bargain. The first kind of man, whether he is blind, lame, crippled or an indigent mendicant, who might apparently seem incapable of rendering any useful service in the propagation of Islam, is in any case a valuable man for the preacher to the truth. To him therefore he should attend, for the real object of this invitation is to reform the people, and the apparent state of the person shows that if he was instructed he would accept guidance. As for the other kind of man, the preacher has no need to pursue him, no matter how influential he is in society. For his attitude and conduct openly proclaim that he has no desire for reform; therefore, any effort made to reform him would be mere waste of time. If he has no desire to reform himself, he may not, the loss would be his, the preacher would not at all be accountable for it.

Aisha Bewley

from him you are distracted.

Al-Hilali & Khan

Of him you are neglectful and divert your attention to another,

Ali Quli Qarai

you are neglectful of him.

Amatul Rahman Omar

But you neglect him and pay him no regard.

Arthur John Arberry

to him thou payest no heed.

Bijan Moeinian

the who is mindful of his Lord.

E. Henry Palmer

from him thou art diverted!

Edip-Layth

You were too preoccupied for him.

George Sale

dost thou neglect.

Hamid S. Aziz

From him were you unmindful (or distracted).

Mahmoud Ghali

Then of him you were being unmindful.

Marmaduke Pickthall

From him thou art distracted.

Mohamed Ahmed - Samira

You neglect.

Muhammad Asad

him didst thou disregard!

Mustafa Khattab

you were inattentive to him.

Progressive Muslims

You were too pre-occupied for him.

Rashad Khalifa

You ignored him.

Sahih International

From him you are distracted.

Sam Gerrans

From him thou art distracted.

Shabbir Ahmed

Him did you disregard!

Syed Vickar Ahamed

Were you (O Prophet!) unmindful in shifting your attention to another.

Taqi Usmani

to him you pay no heed!

The Monotheist Group

You were too occupied for him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Abese suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩