Diyanet İşleri
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
Abese suresi
Abese suresi, 7. ayet. وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Sen, ona yöneliyorsun.
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.
1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”
3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!
“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!
Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.
Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”
Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O, Allah’a tövbe ederek günahlarından temizlenmiyorsa sana ne düşer ki?
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Oysa onun temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. dipnot 1
oysa ki, onun arınmamasının sorumlusu sen değilsin;
halbuki onun arınmaktan geri kalmasının sorumlusu sen değilsin;
Onun arınmamasından sana ne!
Oysa, onun temizlenip arınmasından sana ne?
Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Oysa onun arınmamasından sen sorumlu değilsin.
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Onun arınmamasından sana ne?
Onun arınmamasından sana ne?
Onun temizlenmemesinden sana ne!
Onun temizlenmemesinden sana ne?
Oysaki onun arınmak istememesinden sorumlu sen değilsin.
Oysaki onun arınmak istememesinden sorumlu sen değilsin.
Oysaki onun arınmak istememesinden sorumlu sen değilsin.
Oysa, onun temizlenip arınmasından sana ne?
Halbuki onun temizlenmemesinden sana ne?
Halbuki onun temizlenmemesinden sana ne?
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
(İstemiyorsa) arınmamasından sen sorumlu değilsin!
Onun arınmamasından sana ne?
Onun kendini arındırıp geliştirmemesinden sen sorumlu değilsin dipnot 1 .
Onun kendini geliştirmemesinden sana ne!
Arınmamasından sen sorumlu değilsin!
Arınmamasından sana ne!
Sana ne onun arınmasından!
Yet you are absolved if his disbelief in Allah does not remit.
though you are not to be blamed for his lack of spiritual growth––
Though it is no blame to thee if he grow not (in spiritual understanding).
though you are not to blame if he would not cleanse himself.
but it is not up to you whether or not he is purified.
What does it matter to you if he will not become pure (from disbelief: you are only a Messenger, your duty is to convey the Message of Allâh).
though you are not liable if he does not purify himself.
Though you are not to blame if he does not purify himself.
though it is not thy concern, if he does not cleanse himself.
if he does not choose the right way.
and thou dost not care that he is not purified;
Why does it concern you that he does not want to purify?
whereas it is not to be charged on thee, that he is not cleansed:
Yet no blame is on you if he grow not (spiritually).
And in no way is it up to you (if) he should not (try to) cleanse himself.
Yet it is not thy concern if he grow not (in grace).
Though it is not your concern if he should not grow (in fulness).
although thou art not accountable for his failure to attain to purity;
even though you are not to blame if he would not be purified.
And why does it concern you that he does not want to purify
Even though you could not guarantee his salvation.
And not upon you [is any blame] if he will not be purified.
But not upon thee is it if he does not purify himself.
Yet it is not your responsibility if he grows not in goodness.
Even though there is no blame on you if he did not grow (in understanding).
while there is no blame on you, if he does not attain purity.
And why does it concern you that he does not want to purify?