Diyanet İşleri
Sen, ona yöneliyorsun.
Abese suresi
Abese suresi, 6. ayet. فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
feente lehû teṣaddâ.
Sen, ona yöneliyorsun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Sen, ona yöneliyorsun.
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.
1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”
3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!
“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!
Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.
Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”
Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sen ona dönüyor ve yöneliyorsun.
Aynı kök: صدي (2 geçiş)
Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(5, 6) Kendini zengin (ihtiyaçsız) gören bu kişiye gelince, sen ona yöneliyorsun. dipnot 1
Sen bütün ilgini ona yönelttin;
sen bütün ilgiyi ona gösterdin,
Sen ona ilgi gösteriyorsun!
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
sen ona yöneliyorsun.
Sen, onunla ilgileniyorsun.
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Sen ona yöneliyorsun.
Sen ona yöneliyorsun.
sen onun sesine özeniyorsun.
Sen onun sadasına özeniyorsun
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
Sen ona ilgi gösteriyorsun.
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
İşte sen onu karşına alıyor (ona yöneliyor) sun.
İşte sen, onu karşına alıyorsun.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Sen, ona yöneliyorsun.
Sen ona yöneliyorsun.
sen bütün ilgini ona yöneltiyorsun! dipnot 1
Sanki ona değil, duvara konuşuyorsun!
Sen, yöneliyorsun ona.
Sen, yöneliyorsun ona..
Ki sen ona yöneliyorsun;
You give him attention, hoping he would submit.
you go out of your way––
To him dost thou attend;
you attend to him,
you give him your complete attention,
To him you attend;
you attend to him,
To this one you were very attentive,
to him thou attendest
gave your preference in discussion, there is no blame on you,…
thou dost attend to him;
To him you attended.
thou receivest respectfully;
To him do you attend.
To him then you (are eager) to attend,
Unto him thou payest regard.
You pay full attention,
to him didst thou give thy whole attention,
you gave him your ˹undivided˺ attention,
You were addressing yourself to him.
You gave him your attention.
To him you give attention.
To him thou attendest,
Unto him you give attention.
You attend to him;
you are anxious to pursue him,
You were addressing yourself to him.