Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 41. ayet

Zuhruf suresi, 41. ayet. فَإِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَإِنَّا مِنْهُم مُّنتَقِمُونَ

feimmâ neẕhebenne bike feinnâ minhüm münteḳimûn.

Diyanet İşleri

Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 38–44 · surenin 41. ayeti / 89

Konu Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı Zuhruf 36–45 3

  1. Zuhruf 38

    Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

  2. Zuhruf 39

    Onlara, "(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız" denir.

  3. Zuhruf 40

    Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

  4. 41

    Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.

  5. Zuhruf 42

    Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.

  6. Zuhruf 43

    Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin.

  7. Zuhruf 44

    Şüphesiz bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. “Eğer seni (vefat ettirip içlerinden) alıp götürsek bile biz, onlardan kesinlikle intikam alacağız.” Yani onları tehdit edegeldiğimiz azabı sana göstermeden önce seni alıp götürürsek, Bizim vermiş olduğumuz doğru habere dayanarak şunu bil ki; şüphesiz Biz onlardan intikam alacağız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz bu itibarla -onlara azap etmeden önce biz senin canını alarak onların arasından alıp götürsek bile, dünyada ve ahirette onlara azap ederek mutlaka onlardan intikam alacağız.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِمَّا fe imma bile
  2. نَذْهَبَنَّ nezhebenne biz alıp götürsek kök: ذهب
  3. بِكَ bike seni
  4. فَإِنَّا feinna muhakkak biz
  5. مِنْهُم minhum onlardan
  6. مُّنتَقِمُونَ muntekimune öc alırız kök: نقم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نقم (17 geçiş)

    (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak…

  • Aynı kök: نقم (17 geçiş)

    De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar…

  • Aynı kök: نقم (17 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz seni onlardan alıp götürsek de şüphesiz ki onlardan intikam alırız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın intikam almasıyla ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

Biz ister seni çekip (katımıza) alır daha sonra onlardan öcümüzü alırız;

Muhammed Esed

Biz (mesajın hakim duruma geçmeden önce) seni (onların) elinden alsak da (almasak da) mutlaka onlardan öcümüzü alırız.

Ahmed Hulusi

Eğer seni (dünyadan) götürsek dahi, doğrusu biz onlardan intikam alıcılarız.

Ali Bulaç

Şu halde Biz seni alıp götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız.

Ali Özek ve heyeti

Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız .

Ali Rıza Safa

Seni alıp götürdükten sonra, hak ettikleri cezayı, onlara kesinlikle veririz.

Bayraktar Bayraklı

Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız.

Edip Yüksel

Seni alıp götürsek de biz onları cezalandıracağız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Seni alıp götürsek de biz onları cezalandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu halde şayet Biz seni alıp götürürsek (hayatını sona erdirsek), elbette onlardan intikam alacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şu halde şayed biz seni alır götürür isek elbette onlardan intikam alacağız

Erhan Aktaş

Biz, seni bu dünyadan alıp götürsek bile, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, seni bu dünyadan alıp götürsek bile, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, seni bu dünyadan alıp götürsek bile, onlara hak ettikleri cezayı mutlaka vereceğiz.

Gültekin Onan

Şu halde biz seni alıp götürürsek, elbette onlardan intikam alacağız.

Hasan Basri Çantay

Eğer seni herhalde (alır) götürürsek şübhe yok ki onlardan biz intikaam alıcılarızdır.

İbni Kesir

Seni onlardan uzaklaştırsak da; muhakkak ki Biz, onlardan intikam alırız.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, seni alıp götürsek de onlardan yine intikam alacağız.

Süleyman Ateş

Ya biz seni alıp götürdükten sonra onlardan öc alırız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni bu dünyadan göç ettirsek bile, hak ettikleri cezayı onlara yine veririz.

Şaban Britch

Biz, seni alıp götürsek de onlardan yine intikam alacağız.

Şaban Piriş

Biz, seni alıp götürsek de onlardan intikam alacağız;

Yaşar Nuri Öztürk

Ya biz, seni alıp götürdükten sonra onlardan öç alırız;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, O Muhammad, should We take you away by death before you witness the promised punishment, rest assured that We, will take just vengeance on them.

Abdul Haleem

Either We shall take you away and punish them- indeed We will-

Abdullah Yusuf Ali

Even if We take thee away, We shall be sure to exact retribution from them,

Abul A'la Maududi

We shall inflict retribution on them, whether We take you away from the world (before We do that),

Aisha Bewley

Either We will extricate you and take revenge on them

Al-Hilali & Khan

And even if We take you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) away, We shall indeed take vengeance on them.

Ali Quli Qarai

Either We shall take you away —for We will indeed take vengeance on them—

Amatul Rahman Omar

And even if We take you away (from this world) We shall punish them (in all events);

Arthur John Arberry

Whether We take thee away, We shall take vengeance upon them,

Bijan Moeinian

Whether you (Mohammad) live long enough to see it or not [as the disbelievers were planning to kill Mohammad], I (God) will surely punish them.

E. Henry Palmer

Whether then we take thee off we will surely take vengeance on them;

Edip-Layth

For when We take you away, We may seek revenge on them.

George Sale

Whether We take thee away, We will surely take vengeance on them;

Hamid S. Aziz

But if We should take you away, still We shall inflict retribution on them;

Mahmoud Ghali

So, in case ever We definitely cause you to go away, then surely We will be the Avengers against them;

Marmaduke Pickthall

And if We take thee away, We surely shall take vengeance on them,

Mohamed Ahmed - Samira

We shall punish them whether We take you away,

Muhammad Asad

But whether We do [or do not] take thee away [ere thy message prevails] - verily, We shall inflict Our retribution on them;

Mustafa Khattab

Even if We take you away ˹from this world˺, We will surely inflict punishment upon them.

Progressive Muslims

For when We decease you, We may seek revenge on them.

Rashad Khalifa

Whether we let you die before it or not, we will surely requite them.

Sahih International

And whether [or not] We take you away [in death], indeed, We will take retribution upon them.

Sam Gerrans

And whether We take thee away — then will We take vengeance on them —

Shabbir Ahmed

(O Prophet) Even if We take you away, verily, Our Requital is inevitable for them.

Syed Vickar Ahamed

And even if We take you (O Prophet!) away, We shall be sure to punish them,

Taqi Usmani

So, even if We take you away, We will surely take vengeance on them.

The Monotheist Group

So if We take you away, We may then seek revenge on them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩