Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 37. ayet

Zuhruf suresi, 37. ayet. وَإِنَّهُمْ لَيَصُدُّونَهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَيَحْسَبُونَ أَنَّهُم مُّهْتَدُونَ

veinnehüm leyeṣuddûnehüm `ani-ssebîli veyaḥsebûne ennehüm mühtedûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 34–40 · surenin 37. ayeti / 89

Konu Rahmân'ın zikrini görmezden gelen ve arkadaşı Zuhruf 36–45 3

  1. Zuhruf 34–35

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

  2. Zuhruf 36

    Kim, Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.

  3. 37

    Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.

  4. Zuhruf 38

    Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!" der.

  5. Zuhruf 39

    Onlara, "(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız" denir.

  6. Zuhruf 40

    Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “O (şeytanlar), onları” dosdoğru “yoldan” ve dosdoğru dinden “alıkoyarlar, onlar ise” şeytanın batılı kendilerine süslü ve güzel göstermesi, onların da haktan yüz çevirmeleri dolayısı ile “kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” Bu iki neden, işte bu sonucu doğurur.

“Böyle bir kimse kendisi hidâyette olmadığı halde hidâyet üzere olduğunu sandığından dolayı acaba mazur görülebilir mi?” denilecek olursa buna şöyle cevap verilir:

Cehaletlerinin kaynağı, hidâyete erme imkânları olduğu halde bile bile Allah’ın zikrinden/Kur’ân’dan yüz çevirmek olan bu ve benzeri kimselerin mazeretleri kabul edilmez. Çünkü bunlar imkanları olmakla birlikte hidâyete iltifat etmemişler ve bâtıla yönelmişlerdir. Esas suç ve günah da onların bu yaptığıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kur'an'dan yüz çevirenlerin üzerine musallat edilen bu şeytanlar, onları Allah'ın dininden uzaklaştırırlar. Böylece Yüce Allah'ın emirlerine uymazlar ve yasaklarından da sakınmazlar. Kendilerinin hidayet üzere olduklarını zannederler. Onlar, bu sebepten dolayı sapıklıklarından da tövbe etmezler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّهُمْ ve innehum elbette onlar
  2. لَيَصُدُّونَهُمْ leyesuddunehum onları engellerler kök: صدد
  3. عَنِ ani -dan
  4. ٱلسَّبِيلِ s-sebili yol- kök: سبل
  5. وَيَحْسَبُونَ ve yehsebune fakat sanırlar kök: حسب
  6. أَنَّهُم ennehum bunlar
  7. مُّهْتَدُونَ muhtedune doğru yolda olduklarını kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların…

  • Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • A'râf 8 olası

    Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bu (şeyta)nlar, onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: A‘râf 7:30. Ayrıca Kehf 18:104-105'te ise her yaptığını güzel sananların en çok ziyanda olanlar oldukları bildirilmektedir. Kendini doğru sananlar kendilerini düzeltme ihtiyacı hissetmezler.

Mustafa İslamoğlu

artık o onları doğru yoldan çıkarır; berikiler de zanneder ki, kendileri doğru yoldadırlar.

Muhammed Esed

Bu (şeytani dürtüler) böylelerini (hakikat) yolundan alıkoyar ve bunlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bunlar onları (hakikate erme) yolundan alıkoyarlar da, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederler!

Ali Bulaç

Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, onları kesinlikle yoldan çıkarır. Üstelik doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar. Ama onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Edip Yüksel

Nitekim onları yoldan çıkarırlar. Buna rağmen onlar doğru yolda olduklarını sanırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim onları yoldan çıkarırlar. Buna rağmen onlar doğru yolda olduklarını sanırlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak onlar (şeytanlar) onları yoldan çıkarırlar, onlar ise onları doğru sanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her halde onlar onları yoldan çıkarırlar, onlar ise onları doğru sanırlar

Erhan Aktaş

Şeytanlar, onları doğru yoldan saptırdıkları halde, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şeytanlar, onları doğru yoldan saptırdıkları halde, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şeytanlar, onları yoldan saptırdıkları halde, onlar hala kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Gültekin Onan

Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki bunlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar da kendi lerinin hidayete erdirilmiş olduklarını sanırlar.

İbni Kesir

Şüphesiz ki onlar da bunları yoldan çıkarırlar. Bunlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.

Mehmet Alagaş

(26-45) İbrahim babasına ve kavmine dedi ki muhakkak ki ben ibadet ettiklerinizden uzağım / beriyim. Beni yaratan, ancak işte O, beni yola iletecektir. Peşinden / akabinden Onu, kalıcı / baki, bir kelime yaptı, böylelikle belki dönerler. Evet, onlara hak gelinceye, apaçık bir elçi gelinceye kadar onları da ve atalarını da ben geçindirdim, hak onlara geldiğinde ise dediler ki bu bir büyüdür ve kesinlikle biz onu yok sayanlarız / kafirleriz. Dediler ki keşke bu Kuran bu iki memleketten azametli bir adama inseydi! Onlar mı Rabbinin rahmetini taksim ediyorlar. Biz , aranızda geçimlik malzemeleri dünya hayatında taksim ediliyoruz. Bazılarınızı derece olarak bazılarınıza nazaran üstte yaptık ki bazısı bazılarını işine alsın / istihdam etsin. Rabbinin rahmeti onların birikimlerinden daha hayırlıdır. Şayet insanlar tek bir ümmet olsaydı, Rahman'ı yok sayanların / kafirlerin evlerinin çatılarını ve üzerine çıktıkları merdivenleri / mearic, evlerinin kapılarını ve yaslandıkları koltukları gümüşten ve yaldızlı yapardık. (Ayrı olduklarını belli ederdik) işte bunların hepsi dünya hayatının geçimliğidir, ahirette Rabbinin yanında ki sakınanlar içindir. Kim ki Rahman'ın hatırlatmasına / zikri ne kör bakarsa /yağşü, ona şeytanı musallat ederiz ve onu n yaşıtı olur / akranı olur , Muhakkak ki onlar yoldan alıkoyarlar onlarda hidayette olduklarını değerlendirirler / hesap ederler . Bize geldiği vakit diyecek ki keşke seninle / benim aramda iki doğu kadar mesafe olsaydı, ne kötü akransın / yaşıtsın, bugün asla size fayda yok, zulmettiniz kesinlikle azap ta da ortaksınız. Peki şimdi sen, apaçık bir sapıklık içinde ki sağıra mı işittireceksin yahut köre mi yol göstereceksin ? Eğer seni götürsek / giderirsek onlardan kesinlikle intikam alırız. Sana vaat ettiğimizi , sana göstereceğiz , onların üzerinde de iktidar sahibiyiz. Sen, sana vahyolunanı sımsıkı tut. Muhakkak ki sen doğru bir yol üzeresin. Muhakkak O, senin için de kavmin için de bir hatırlatmadır , ilerde sorulacaksınız. Senden önce ki Resullerimizden gönderdiklerimize sor bakalım, biz Rahmanın dışında, ibadet için ilahlar yapmış mıyız?

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz bu Şeytanlar; onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Süleyman Ateş

O (şeyta)nlar onları yoldan çıkardıkları halde bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şeytanlar bu gibileri yoldan çevirirler ama bunlar doğru yolda olduklarını sanırlar.

Şaban Britch

Şüphesiz bu Şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.

Şaban Piriş

Onlar, bunları yoldan çıkarırlar da, yine de kendilerini doğru yolda sanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu şeytanlar onları yoldan saptırırlar. Onlarsa kendilerinin hala hidayet üzere olduklarını sanırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such companionship of evil ones as fitted to destruction will blind those insensible of AL-Rahman of the path of righteousness and make them think they are guided into all truth,

Abdul Haleem

evil ones bar people from the right path, even though they may think they are well guided.

Abdullah Yusuf Ali

Such (evil ones) really hinder them from the Path, but they think that they are being guided aright!

Abul A'la Maududi

and these satans hinder them from the Right Path, while he still reckons himself to be rightly-guided.

Aisha Bewley

they debar them from the path, yet they still think they are guided –

Al-Hilali & Khan

And verily, they (Satans / devils) hinder them from the Path (of Allâh), but they think that they are guided aright!

Ali Quli Qarai

Indeed they bar them from the way while they suppose that they are [rightly] guided.

Amatul Rahman Omar

These (satans) turn the people away from the right path and the people think (about themselves) that they are following the right course of guidance;

Arthur John Arberry

and they bar them from the way, and they think they are guided,

Bijan Moeinian

These satanic companions will take them further away from the Lord’s Guidance while giving them the impression that only they are right.

E. Henry Palmer

and, verily these shall turn them from the path while they reckon that they are guided;

Edip-Layth

They hinder from the path, but they think they are guided!

George Sale

-- And the devils shall turn them aside from the way of truth; yet they shall imagine themselves to be rightly directed: --

Hamid S. Aziz

And most surely they turn them away from the path, and they think that they are guided aright:

Mahmoud Ghali

And surely they indeed bar them from the way, and they reckon that they are right-guided.

Marmaduke Pickthall

And lo! they surely turn them from the way of Allah, and yet they deem that they are rightly guided;

Mohamed Ahmed - Samira

Surely the (devils) obstruct them from the path, though they think they are rightly guided, --

Muhammad Asad

whereupon, behold, these [evil impulses] bar all such from the path [of truth], making them think that they are guided aright!

Mustafa Khattab

who will certainly hinder them from the ˹Right˺ Way while they think they are ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

And they hinder from the path, but they think they are guided!

Rashad Khalifa

Such companions will divert them from the path, yet make them believe that they are guided.

Sahih International

And indeed, the devils avert them from the way [of guidance] while they think that they are [rightly] guided

Sam Gerrans

And they turn them away from the path, while they think that they are guided.

Shabbir Ahmed

And, behold, they surely hinder them from the Way, but (rationalizing their actions) they think that they are guided aright.

Syed Vickar Ahamed

And verily, such (Evil ones) really keep them (the misguided) away from the (Straight) Path but they think that they are being guided right!

Taqi Usmani

And they (the devils) prevent such people from the (right) way, while they deem themselves to be on the right path,

The Monotheist Group

And they hinder from the path, but they think they are guided!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩