Diyanet İşleri
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 53. ayet. أَتَوَاصَوْا۟ بِهِۦ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ
etevâṣav bih. bel hüm ḳavmün ṭâgûn.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3
O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
53. “Acaba bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler?” Acaba bunlar, birinin diğerine tavsiye ettiği, birinin diğerine telkin ettiği sözler midir? Öyleyse bunların bu sözleri ittifakla söylemeleri garip karşılanmamalıdır. Yoksa “onlar azmış birer kavim idiler.” de ondan mı? Küfür ve azgınlık bakımından kalpleri ve davranışları benzerlik gösterdiğinden ötürü, azgınlıklarından kaynaklanan sözleri de birbirine benzemektedir. İşte vakıada olan da budur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bilmeyenler: Allah bizimle konuşmalı yahut bize bir mucize gelmeli değil miydi? dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzemiş!” (el-Bakara, 2/118)
Mü’minler de böyledir. Onların kalpleri de hakka itaat etmek, O’nu istemek, hak uğrunda çalışıp didinmek bakımından birbirine benzediğinden dolayı peygamberlere iman etmek, onları tazim etmek, onlara gereken saygıyı göstermek, onlara yakışan şekilde hitap etmekte ellerini çabuk tutmak konularında da birbirlerine benzemişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resulleri yalanlama hususunda geçmiş dönemde yaşayan kâfirler ve sonradan gelenler bunları birbirine vasiyet mi ettiler? Doğrusu! Onlar bu azgınlıkları üzere idiler.
Aynı kök: وصي (32 geçiş)
İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…
Aynı kök: وصي (32 geçiş)
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…
Aynı kök: وصي (32 geçiş)
Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler! Doğrusu onlar, azgın bir topluluktur.
yoksa onlar bunu birbirlerine mi bulaştırdılar? Ama hayır, belli ki onlar (da bunlar da bizzat kendileri) Allah'a başkaldırmış azgın bir topluluktular.
Onlar bu (düşünce tarzı)nı birbirlerine miras olarak mı aktarmışlar? Hayır, onlar azgınca bir küstahlığa kapılmış bir topluluktur!
Bunu (genetik olarak) birbirlerine tavsiye mi ettiler! Hayır, onlar taşkınlık içinde olan bir toplumdur!
Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın (tağiy)' bir kavimdirler.
Bunu (nesilden nesile) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar azgın bir topluluktur.
Bunu birbirlerine mi öğrettiler? Hayır, onlar azıtmış toplumlardı.
Onlar bunu nesilden nesile vasiyet mi etmişlerdi? Doğrusu onlar, haddi aşan bir toplumdur.
Bunu (söylemeyi) birbirlerine öğütlediler mi? Doğrusu, onlar sınırı aşan bir topluluktur.
Bunu (söylemeyi) birbirlerine öğütlediler mi? Doğrusu, onlar sınırı aşan bir topluluktur.
Bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler! Hayır, onlar azgın kavimler.
Hep buna vasıyyetleştiler mi? Hayır hep onlar azgın kavımlar
Sanki böyle yapmayı sonrakilere vasiyet etmişler! Hayır, onlar azgın bir halktır.
Sanki böyle yapmayı sonrakilere vasiyet etmişler! Hayır, onlar azgın bir halktır.
Sanki böyle yapmayı sonrakilere vasiyet etmişler! Hayır, onlar azgın bir halktır.
Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın (tağiy)' bir kavimdirler.
Hepsi de bunu birbirine tavsiye mi etdiler?! Hayır, onlar (umumiyyetle) azgınlar güruhunun ta kendileridir.
Bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler? Hayır, onlar; azgın birer topluluktu.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar, taşkın bir toplum idiler.
Bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyi söylüyorlar)? Doğrusu, onlar azgın bir topluluktur.
Böyle demeyi birbirlerine vasiyet mi ettiler? Aslında onlar, hadlerini aşan bir topluluktur dipnot 1 .
Ağız birliği mi yapıyorlar? Aslında, onlar azgınlar topluluğudur.
Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır! Onlar, taşkın bir toplum idiler.
Bunu birbirlerine mi tavsiye ettiler? Hayır, onlar, taşkın bir toplum idiler.
Bunu aralarında vasiyetleştiler mi? Hayır, azıp sapmış bir topluluk bunlar.
Is this the legacy of thought they legated one generation to another ! But they are indeed a people given to disobedience, and heaven has laid their transgression to their charge.
Did they tell one another to do this? No! They are a people who exceed all bounds,
Is this the legacy they have transmitted, one to another? Nay, they are themselves a people transgressing beyond bounds!
Have they arrived at a common understanding concerning this? No; but they are a people given to transgression. dipnot 1
Did they bequeathe this to one another? Indeed they are an unbridled people.
Have they (the people of the past) transmitted this saying to these (Quraish pagans)? Nay, they are themselves a people transgressing beyond bounds (in disbelief)!
Did they enjoin this upon one another?! Rather they were a rebellious lot.
Have they bequeathed this (way of saying things) to one another. The fact is they themselves are a people who transgress limits.
What, have they bequeathed it one to another? Nay, but they are an insolent people.
Is it because they have arrived to such after a rational debate? Indeed not. The fact of the matter is that such accusations are the natural reactions of rebellious people.
Do they bequeath it to each other? Yea, they are an outrageous people!
Have they passed down this saying to each other? Indeed, they are a wicked people.
Have they bequeathed this behaviour successively the one to the other? Yea; they are a people who enormously transgress.
Is this the legacy (or tradition) they have transmitted to each other? Nay! They are a people extravagant (transgressing beyond bounds).
Have they enjoined (this saying) one to another? No indeed, (but) they are an inordinate people.
Have they handed down (the saying) as an heirloom one unto another? Nay, but they are froward folk.
Is this the legacy they have passed down from one to the other? In fact, they are a rebellious people.
Have they, perchance, handed down this [way of thinking] as a legacy unto one another? Nay, they are people filled with overweening arrogance!
Have they passed this ˹cliché˺ down to one another? In fact, they have ˹all˺ been a transgressing people.
Have they passed down this saying to each other Indeed, they are a wicked people.
Did they make an agreement with each other? Indeed, they are transgressors.
Did they suggest it to them? Rather, they [themselves] are a transgressing people.
Have they passed it down? The truth is, they are a people transgressing all bounds.
Have they handed down this (behavior) as a last will from one to another? Nay, but they have been folk who wished to live without moral bounds.
Is this the teaching they have transmitted, one to another? No! They are themselves a people breaking beyond (their) bounds!
Have they handed down (this saying) to each other as a legacy? Rather they are a rebellious people.
Have they passed down this saying to each other? Indeed, they are a wicked people.