Diyanet İşleri
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 52. ayet. كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ
keẕâlike mâ ete-lleẕîne min ḳablihim mir rasûlin illâ ḳâlû sâḥirun ev mecnûn.
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3
Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.
O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i; Allah’a ortak koşup da kendisini yalanlayan, onun hakkında oldukça çirkin sözler söyleyen -ki o, bunlardan münezzehtir- müşriklerin yalanlamalarına karşı teselli etmektedir. Onların söylediği bu sözler, peygamberleri yalanlayan günahkârların öteden beri sürdüregeldikleri bir âdettir. Allah ne kadar peygamber gönderdi ise mutlaka kavimleri, onları sihirbazlık veya delilik ile itham etmiştir. İşte Yüce Allah, öncekiler ve sonrakiler tarafından söylenen bu sözlerle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Mekke ehlinin yalanladığı gibi geçmiş ümmetler de yalanlamıştı. Kendilerine bir peygamber geldiğinde: "O, büyücüdür ya da mecnundur." dediler.
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama…
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Böylece onlardan öncekilere herhangi bir elçi geldiğinde elbette "O bir büyücüdür veya cinlenmiştir!" demişlerdi.
İşte böyle! Onlardan öncekiler, kendilerine gelen her peygambere mutlaka "sihirbaz" ya da "mecnun" dediler;
İşte böyle, kendilerinden önce yaşamış olanlara da hangi elçi geldiyse, mutlaka, "(O) bir göz boyayıcı(dır), yahut bir deli!" dediler.
İşte (gerçek durum) böyle! Onlardan öncekilere de (Allah'a, hakikatlerine çağıran) herhangi bir Rasul geldiğinde, mutlaka: "Bu büyücü veya mecnun" dediler.
İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir.
İşte böylece, onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde hemen: "O, bir büyücüdür veya delidir," dediler.
İşte böyle. Onlardan öncekiler de gelen her elçiye başka bir şey söylemediler: "Ya büyücü ya da deli!"
Aynen bunların yaptığı gibi, onlardan öncekilere de bir peygamber geldiğinde ona "büyücü" ya da "deli" demişlerdi.
İşte böyle, onlardan öncekilere her ne zaman bir elçi geldiyse, "Bu, bir büyücüdür" yahut "Bu bir delidir" derlerdi.
İşte böyle, onlardan öncekilere her ne zaman bir elçi geldiyse, 'Bu, bir büyücüdür,' yahut 'Bu bir delidir,' derlerdi.
Böyle, onlardan öncekiler bir peygamber gelince muhakkak: "Ya sihirbaz, ya delidir" dediler.
Böyle, bunlardan evvelkiler bir Resul gelince behemehal ya sahir dediler ya mecnun
Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen Resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.
Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.
Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de, kendilerine gelen rasullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.
İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir.
Onlardan evvelkilere de herhangi bir peygamber gelmedi ki (onun hakkında da) mutlakaa böylece sihirbaz, yahud mecnun dediler.
İşte böyle. Onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde sadece; büyücüdür veya delidir, dediler.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
İşte böylece, onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde hemen; "O, bir büyücüdür veya delidir." dediler.
İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka: "Büyücü veya cinlenmiş" dediler.
Hep böyle olmuştur; bunlardan öncekiler de kendilerine gelen her elçiye mutlaka ya "sihirbaz" ya da "cinlerin etkisine girmiş" demişlerdir dipnot 1 .
Hep öyle oldu; daha önce de hangi elçi gelse, ya büyücü ya da cinlerin etkisine girmiş dediler.
İşte, böyle... Onlardan öncekilere de bir elçi gelmedi ki ona sihirbaz veya mecnun dememiş olsunlar.
İşte, böyle... Onlardan öncekilere de bir elçi gelmedi ki ona sihirbaz veya mecnun dememiş olsunlar.
İşte böyle! Onlardan önce herhangi bir resul geldiğinde, mutlaka şöyle dediler: "Ya büyücüdür ya deli."
Bear with them O Muhammad; no Messenger that was sent to the people before them but they unjustly labeled him a sorceror or a demoniac.
Every previous people to whom a messenger was sent also said, ‘A sor-cerer, or maybe a madman!’
Similarly, no messenger came to the Peoples before them, but they said (of him) in like manner, "A sorcerer, or one possessed"!
Thus has it been (in the past): never did a Messenger come to the nations that preceded them but they said: "(He is) a sorcerer, or a mad-man." dipnot 1
Equally, no Messenger came to those before them without their saying, ‘A magician or a madman!’
Likewise, no Messenger came to those before them but they said: "A sorcerer or a madman!"
So it was that there did not come to those who were before them any apostle but they said, ‘A magician,’ or ‘A crazy man!’
Even so, no Messenger came to their predecessors but they said, `(He is) a sorcerer, or (rather) a madman,
Even so not a Messenger came to those before them but they said, 'A sorcerer, or a man possessed!'
This is a trend: whenever a Prophet is sent to a people, they would say: "He is a crazy magician. "
Thus there came no apostle to those before them, but they said, 'A sorcerer, mad!'
Likewise, when a messenger went to those before them, they said, "A magician, or crazy."
In like manner there came no apostle unto their predecessors, but they said, this man is a magician, or a madman.
Thus there did not come to those before them a messenger but they said, "(He is) A sorcerer or a mad man. "
Thus in no way did (any) Messenger come up to the ones even before them except that they said, "A sorcerer or a madman. "
Even so there came no messenger unto those before them but they said: A wizard or a madman!
Even thus no apostle came to those before them but they said: "He is a sorcerer or a mad man. "
[But] thus it is: never yet came any apostle to those who lived before their time but they said, "A spel1binder
Similarly, no messenger came to those before them without being told: "A magician or a madman!"
Likewise, when a messenger went to those before them, they said: "A magician, or crazy. "
Consistently, when a messenger went to the previous generations, they said, "Magician," or, "Crazy."
Similarly, there came not to those before them any messenger except that they said, "A magician or a madman. "
Thus came there no messenger to those before them save they said: “A sorcerer, or one possessed.”
But, thus it is. No Messenger came to those before their time, but they said, "A wizard or a madman!"
Like this, no messenger came to the peoples before them, but they said (of him) in like manner, an (evil) magician, or a madman!
In similar way, no messenger came to those before them, but they said, "(He is) a magician or a madman."
Likewise, when a messenger went to those before them, they said: "A magician, or crazy."