Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 50. ayet

Zâriyât suresi, 50. ayet. فَفِرُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

fefirrû ile-llâh. innî leküm minhü neẕîrum mübîn.

Diyanet İşleri

O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 47–53 · surenin 50. ayeti / 60

Konu Göğün kurulması; "Allah'a koşun" Zâriyât 47–51 3

  1. Zâriyât 47

    Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

  2. Zâriyât 48

    Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

  3. Zâriyât 49

    Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

  4. 50

    O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

  5. Zâriyât 51

    Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

  6. Zâriyât 52

    İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

  7. Zâriyât 53

    Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Yüce Allah, kullarını kendisinden korkmayı, kendisine yönelmeyi gerektiren ibret ve delilleri üzerinde dikkatle düşünmeye davet ettikten sonra bundan kastedilen hususu emretmektedir ki o da Yüce Allah’a ibadettir. Yani gizli olsun, açık olsun Allah’ın sevmediği ve hoşlanmadığı şeylerden, gizli olsun, açık olsun O’nun sevdiği şeylere kaçın. Cehaletten ilme, küfürden imana, isyandan itaate, gafletten zikre (O’nu anıp hatırlamaya) kaçın. Bunları eksiksiz olarak yerine getiren bir kimse, dini tamamen yerine getirmiş, korktuğu şeylerden uzak kalmış, bütün istek ve maksatlarını elde etmiş olur.

Yüce Allah’ın kendisine yönelişi “kaçış” diye adlandırması, O’ndan başkasına yönelişte her türlü tehlikenin, korkulacak ve hoşlanılmayacak şeylerin olması dolayısıyladır. Allah’a yönelişte ise her çeşit sevinç, güvenlik, neşe, mutluluk ve kurtuluş vardır. O nedenle kul, Allah’ın kaza ve kaderinden yine Allah’ın kaza ve kaderine kaçar. Korkulan her şeyden kaçılır, ancak Yüce Allah hariç. Çünkü O’ndan ne kadar korkulursa o kadar O’na kaçılır.

“Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.” Allah’ın azabı ile sizi korkutup uyarıyorum ve benim korkutup uyarmam gâyet açıktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a itaat ederek ve O'na karşı gelmekten sakınarak azabından mükâfatına kaçın. -Ey insanlar!- O'nun cezalandırmasından sizi sakındıran apaçık bir uyarıcıyım.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَفِرُّوٓا۟ fefirru o halde kaçın kök: فرر
  2. إِلَى ila
  3. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'a kök: اله
  4. إِنِّى inni şüphesiz ben
  5. لَكُم lekum size
  6. مِّنْهُ minhu O'nun tarafından
  7. نَذِيرٌۭ nezirun bir uyarıcıyım kök: نذر
  8. مُّبِينٌۭ mubinun apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرر (11 geçiş)

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kök: فرر (11 geçiş)

    "Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."

  • Aynı kök: فرر (11 geçiş)

    Hani onlardan bir grup, "Ey Yesrib (Medine) halkı! Sizin burada durmak imkanınız yok. Haydi geri dönün" demişti. Onlardan bir başka grup da,…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a koşun! dipnot 1 Şüphesiz ki ben size O'ndan (gelmiş) apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk insanların Yüce Allah'ın yoluna girmeleri gerektiği mesajını içermektedir. Yönü Allah'tan yana olmayanların varıp duracakları yer tam bir felakettir.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde (de ki): "Allah'a kaçınız! Şüphe yok ki ben O'nun katından size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

Muhammed Esed

Böylece, (ey Muhammed, onlara söyle:) "(Sahte ve kötü olan her şeyden) Allah'a sığının! Gerçek şu ki ben, O'nun tarafından görevlendirilmiş açık bir uyarıcıyım!

Ahmed Hulusi

"(Bedensellik dünyanızdan) Allah'a firar edin! Ben kesinlikle, O'ndan size apaçık bir uyarıcıyım!"

Ali Bulaç

Öyleyse, Allah'a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.

Ali Özek ve heyeti

O halde Allah’a koşun. Çünkü ben, size O'nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.

Ali Rıza Safa

"Artık, Allah'a sığının! Aslında, ben, sizin için, O'nun tarafından apaçık bir uyarıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

Artık hepiniz Allah'a koşunuz. Şüphesiz ben, sizin için O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

Edip Yüksel

Öyleyse ALLAH'a kaçınız. Ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Öyleyse ALLAH'a kaçınız. Ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcıyım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"O halde hemen Allah'a kaçın; haberiniz olsun ki, ben size ondan gelen açık bir uyarıcıyım.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde hemen Allaha kaçın, haberiniz olsun ki ben size ondan bir açık nezirim

Erhan Aktaş

"O halde Allah'a sığının! Ben, sizin için O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O halde Allah'a sığının! Ben, sizin için O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde Allah'a sığının! Ben, sizin için O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

Gültekin Onan

Öyleyse, Tanrı'ya doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.

Hasan Basri Çantay

O halde (Habibim, de ki:) "Hepiniz Allaha kaçın. Hakıykat, ben sizi On (un azabın) dan açıkça korkutan (bir peygamber) im".

İbni Kesir

Öyleyse Allah'a koşun. Doğrusu ben; size, O'ndan apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Alagaş

(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.

Rowwad Tercüme Merkezi

O halde Allah’a kaçın. Çünkü ben, size Onun katından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.

Süleyman Ateş

"O halde Allah'a kaçın, ben size O'nun tarafından görevlendirilmiş apaçık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Öyleyse Allah'a (yoluna) koşun. Ben O'nun size gönderdiği doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.

Şaban Britch

O halde Allah’a kaçın. Çünkü ben, ondan size (gönderilen) apaçık uyarıcıyım.

Şaban Piriş

-O halde Allah'a sığının, çünkü ben, ondan size (gönderilen) apaçık uyarıcıyım.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde Allah'a kaçın/sığının! Ben size O'ndan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Therefore, " says the Messenger, " you people have no end to serve but the truth; hasten then to Allah and resort to Him. He is the only guide to the path of safety and righteousness, and He sent me to be a spectacle and a warning to you all".

Abdul Haleem

[So, say to them, Prophet], ‘Quickly, turn to God- I am sent by Him to give you clear warning-

Abdullah Yusuf Ali

Hasten ye then (at once) to Allah: I am from Him a Warner to you, clear and open!

Abul A'la Maududi

Flee, therefore, to Allah. Surely I am a clear warner to you from Him;

Aisha Bewley

So flee to Allah. Truly I bring you a clear warning from Him.

Al-Hilali & Khan

So flee to Allâh (from His Torment to His Mercy - Islâmic Monotheism). Verily, I (Muhammad صلى الله عليه وسلم) am a plain warner to you from Him.[1]

Ali Quli Qarai

[Say, ] ‘So flee toward Allah. Indeed I am a manifest warner to you from Him.

Amatul Rahman Omar

Therefore (say to them), `Wing your way to Allâh. Verily, I am a plain Warner to you from Him.

Arthur John Arberry

Therefore flee unto God! I am a clear warner from Him to you.

Bijan Moeinian

Tell them: "Take refuge in God; I (Mohammad) am sent to you as His Warner. "

E. Henry Palmer

Flee then to God; verily, I am a plain warner from Him to you!

Edip-Layth

So escape to God. I am to you from Him a clear warner.

George Sale

Fly, therefore, unto God; verily I am a public warner unto you, from Him.

Hamid S. Aziz

Therefore flee unto Allah, surely I am a plain Warner to you from Him.

Mahmoud Ghali

"So flee to Allah! Surely I am an evident, constant warner from Him to you.

Marmaduke Pickthall

Therefor flee unto Allah; lo! I am a plain warner unto you from him.

Mohamed Ahmed - Samira

So turn to God. I give you a clear warning from Him.

Muhammad Asad

And so, [O Muhammad, say unto them:] "Flee unto God [from all that is false and evil]! Verily, I am a plain warner to you from Him!

Mustafa Khattab

So ˹proclaim, O  Prophet˺: "Flee to Allah! I am truly sent by Him with a clear warning to you.

Progressive Muslims

So turn towards God. I am to you from Him a clear warner.

Rashad Khalifa

You shall escape to GOD. I am sent by Him to you as a manifest warner.

Sahih International

So flee to Allah. Indeed, I am to you from Him a clear warner.

Sam Gerrans

“So flee to God! I am to you from Him a clear warner!

Shabbir Ahmed

(Say), "Hence, Rush unto Allah! Behold, I am a plain Warner unto you from Him. " (To emphasize the urgency to do good in this unpredictable human life, the word 'say' in this verse is merged within 'Fafirru' = So, flee = Therefore, rush = Hence, go forth now).

Syed Vickar Ahamed

So hasten you then (at once) to Allah: Verily, from Him, I am a Warner to you, clear and open!

Taqi Usmani

So, flee to Allah. Indeed I am a plain warner sent by Him for you.

The Monotheist Group

So turn towards God. I am to you from Him a clear warner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩