Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 39. ayet

Zâriyât suresi, 39. ayet. فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.

Diyanet İşleri

O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 36–42 · surenin 39. ayeti / 60

Konu Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri Zâriyât 38–46 3

  1. Zâriyât 36

    Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.

  2. Zâriyât 37

    Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

  3. Zâriyât 38

    Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

  4. 39

    O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

  5. Zâriyât 40

    Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

  6. Zâriyât 41

    Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

  7. Zâriyât 42

    Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun gücüne ve askerlerine güvenerek haktan yüz çevirdi ve Musa -aleyhisselam- hakkında şöyle dedi: "O, insanları büyüleyen bir sihirbaz ya da ne dediğini akıl etmeyen bir delidir."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَوَلَّىٰ fetevella çevirdi kök: ولي
  2. بِرُكْنِهِۦ biruknihi yanını kök: ركن
  3. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  4. سَـٰحِرٌ sahirun büyücüdür kök: سحر
  5. أَوْ ev veya
  6. مَجْنُونٌۭ mecnunun cinlidir kök: جنن

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    (Lut da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

  • Aynı kök: ركن (4 geçiş)

    Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    "Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun), ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, "O bir büyücüdür veya bir cinlenmiştir!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

Fakat o iktidarına güvenerek (Musa'ya) karşı çıkmış, üstelik "O, ya bir büyücü ya da bir delidir" demişti.

Muhammed Esed

o zaman (Firavun) kudretinden (dolayı böbürlenerek) karşı koymuştu ve "(Bu Musa) bir büyücü veya bir delidir!" demişti;

Ahmed Hulusi

Erkanı ile birlikte yüz çevirdi ve dedi ki: "Bir büyücü yahut mecnun!"

Ali Bulaç

Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti.

Ali Rıza Safa

Yine de gücüne güvenerek yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ya büyücü ya da deli!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun ve yandaşları yüz çevirdi. Firavun, "Bu, bir büyücüdür veya delidir" dedi.

Edip Yüksel

Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve "Ya bir büyücüdür, ya da bir deli" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve 'Ya bir büyücüdür, ya da bir deli,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

o bütün kuvvetiyle tersine gitti: "Bu bir sihirbaz veya delidir!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

O bütün kuvvetiyle tersine gitti: sahir veya mecnun, dedi

Erhan Aktaş

Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak Firavun taraftarlarıyla birlikte yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.

Gültekin Onan

Fakat o, 'Bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi.

Hasan Basri Çantay

O, ordusiyle birlikde (imandan) yüz çevimiş, (onun hakkında) "Ya bir sihirbazdır, yahud bir mecnundur" demişdi.

İbni Kesir

O, erkanı ile birlikte yüz çevirmiş; ya bir büyücü, ya da bir delidir, demişti.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun, bütün (kişisel ve askeri) gücüyle yüz çevirmiş ve: "Bu, ya bir büyücü veya bir delidir." demişti.

Süleyman Ateş

(Fir'avn ona) Yanını çevirdi ve: "Bu, ya büyücü veya cinlidir" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun ve çevresi ona yakınlık göstermedi: "Ya büyücü, ya da cinlerin etkisine girmiş biri" dediler.

Şaban Britch

Firavun, askerleriyle birlikte yüz çevirmiş ve: "Bu, ya bir sihirbaz veya bir delidir" demişti.

Şaban Piriş

Firavun, askerlerine güvenerek yüz çevirmiş ve: -Bu ya bir sihirbaz veya bir delidir, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

O tüm gücüyle/tüm seçkin adamlarıyla birlikte yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Bir büyücü yahut mecnun."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But Pharaoh, operating against Mussa by means of a corner, vented what he imagined Mussa to be: "A magician, or one who suffers from demoniacal possession".

Abdul Haleem

Pharaoh turned away with his supporters, saying, ‘This is a sorcerer, or maybe a madman,’

Abdullah Yusuf Ali

But (Pharaoh) turned back with his Chiefs, and said, "A sorcerer, or one possessed!"

Abul A'la Maududi

But Pharaoh turned away, showing arrogance on account of his power, and said (about Moses): "He is either a sorcerer or a madman." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they called him sometimes a sorcerer and sometimes a madman.

Aisha Bewley

But he turned away with his forces, saying, ‘A magician or a madman!’

Al-Hilali & Khan

But [Fir‘aun (Pharaoh)] turned away (from Belief in might) along with his hosts, and said: "A sorcerer, or a madman."

Ali Quli Qarai

But he turned away assured of his might, and said, ‘A magician or a crazy man!’

Amatul Rahman Omar

But he turned away (from Moses) in the pride of his power and said, `(He is) a sorcerer, or rather a madman. '

Arthur John Arberry

but he turned his back, with his court, saying, 'A sorcerer, or a man possessed!'

Bijan Moeinian

But Pharaoh rejected did not believe in those miracles out of pride and said: "This man is either crazy or a magician. "

E. Henry Palmer

But he turned his back towards his column and said, 'A sorcerer or mad!'

Edip-Layth

But he turned away, in arrogance, and he said, "A magician, or crazy."

George Sale

But he turned back, with his princes, saying, this man is a sorcerer, or a madman.

Hamid S. Aziz

But he turned away with his forces and said, "A sorcerer or a mad man. "

Mahmoud Ghali

Yet he turned away, with his (court) supporters, and said, "A sorcerer or a madman. "

Marmaduke Pickthall

But he withdrew (confiding) in his might, and said: A wizard or a madman.

Mohamed Ahmed - Samira

But he turned to his counsellors, and said: "He is a magician or lunatic. "

Muhammad Asad

and he turned away in [the pride of] his power and said, "A sorcerer [is this Moses], or a madman!" –

Mustafa Khattab

but Pharaoh was carried away by his power, saying ˹of Moses˺, "A magician or a madman!"

Progressive Muslims

But he turned away, in arrogance, and he said: "A magician, or crazy. "

Rashad Khalifa

But he turned away, in arrogance, and said, "Magician, or crazy."

Sahih International

But he turned away with his supporters and said, " A magician or a madman. "

Sam Gerrans

He turned away with his supporters, saying: “A sorcerer, or one possessed.”

Shabbir Ahmed

But he turned away in the pride of his might and said, "A wizard or a madman!"

Syed Vickar Ahamed

But (Firon) turned back with his Chiefs, and said, "An (evil) magician, or a madman!"

Taqi Usmani

So he turned away along with his chiefs and said, " (Mūsā is) a magician or a madman!"

The Monotheist Group

But he and his camp turned away, and said: "A magician, or crazy."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩