Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 30. ayet

Zâriyât suresi, 30. ayet. قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

ḳâlû keẕâliki ḳâle rabbük. innehû hüve-lḥakîmü-l`alîm.

Diyanet İşleri

Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 27–33 · surenin 30. ayeti / 60

Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3

  1. Zâriyât 27

    Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.

  2. Zâriyât 28

    (Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

  3. Zâriyât 29

    Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

  4. 30

    Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

  5. Zâriyât 31

    İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

  6. Zâriyât 32–33

    (32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “Dediler ki: “(Evet) Rabbin, böyle buyurmuştur.” Yani bunu takdir edip hükme bağlayan Allah’tır. Allah’ın kudretinde ise hayret etmeyi gerektiren bir durum yoktur. “Şüphesiz ki O, Hakîmdir.” Her bir şeyi yerli yerine koyandır, hikmetle yapandır. “Alîmdir.” O’nun bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Siz de O’nun hükmüne teslim olun ve nimeti dolayısı ile O’na şükredin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler ona şöyle dediler: "Sana haber verdiğimiz şeyi Rabbin böyle buyurdu. O'nun buyurduğunu geri çevirecek yoktur. Şüphesiz O, yaratmasında ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir ve yarattıklarını ve neyin yarattıkları için yararlı olacağını hakkıyla bilendir.''

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. كَذَٰلِكِ kezaliki böyle
  3. قَالَ kale dedi kök: قول
  4. رَبُّكِ ۖ rabbuki Rabbin kök: ربب
  5. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  6. هُوَ huve O
  7. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم
  8. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İbrahim'in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı müjdeledik; İshak'ın arkasından da Yakub'u.

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. İshak · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır,…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Hikmet

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Hikmet

    İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (melekler ise:) "Öyle, (ama) bunu Rabbin söylemiştir. Şüphesiz ki yalnızca O, doğru hüküm verendir, bilendir." demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hûd 11:71-73.

Mustafa İslamoğlu

"Öyle!.." dediler, "Rabbin buyurdu: şüphesiz O var ya, hikmet sahibi, her şeyi bilen O işte!

Muhammed Esed

Onlar: "Rabbin böyle buyurdu; ve şüphesiz yalnız O'dur hikmet sahibi olan, her şeyi bilen!" dediler.

Ahmed Hulusi

(İbrahim'in misafiri melekler) dediler ki: "İşte böyle! (Bunu) Rabbin dedi. . . Muhakkak ki O, Hakiym'dir, Aliym'dir. "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin Rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Ali Özek ve heyeti

Onlar da "Rabbin böyle buyurdu; O, hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyla bilendir" demişlerdi.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendin, işte böyle söylemiştir. Kuşkusuz, O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Evet bu böyledir. Rabbin bunu buyurdu. Çünkü O'nun her işinde hikmet vardır ve her şeyi en iyi bilir."

Edip Yüksel

Dediler ki, "Efendin böyle söylemiştir. O Bilgedir, Bilendir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Rabbin böyle söylemiştir. O Bilgedir, Bilendir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Öyle, Rabbin buyurdu. Şüphesiz hikmet sahibi O, herşeyi bilen O." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: öyle Rabbın buyurdu, şübhesiz alim o, hakim o

Erhan Aktaş

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Senin Rabb'inin buyurduğu şey işte budur." dediler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Hasan Basri Çantay

Onlar "öyledir. Fakat (bunu) Rabbin buyurdu. Çünkü O, asıl hukum ve hikmet saahibi olan, (herşey'i) hakkıyle bilen odur" dediler.

İbni Kesir

Onlar: Bu, böyledir, Rabbın buyurdu. Muhakkak ki O; Hakim, Alim olandır, dediler.

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O; Hakîm'dir, Alîm'dir."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Rabbin böyle dedi. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Aynen öyle; bunu Rabbin (Sahibin) söyledi" dediler. "O, doğru kararlar veren ve her şeyi bilendir"

Şaban Britch

Dediler ki: Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O, Hakim'dir, Alim'dir.

Şaban Piriş

Dediler ki: -Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O, hakimdir, alimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Rabbin öyle buyurmuştur. Hüküm ve hikmet sahibi O'dur, en iyisini bilen de O'dur."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They said: "Thus says Allah, your Creator," "He it is, Who is indeed, AL- Hakim (the Wise), AL-Alim (the Omniscient)".

Abdul Haleem

but they said, ‘It will be so. This is what your Lord said, and He is the Wise, the All Knowing.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "Even so has thy Lord spoken: and He is full of Wisdom and Knowledge."

Abul A'la Maududi

They said: "So has your Lord said (that you shall have a boy). Surely He is Most Wise, All-Knowing." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The object of this story is to tell that Allah will certainly reward His servant, who did full justice to the rights of His worship in the world, handsomely in the Hereafter. But even in this world he rewarded him well by giving him children at an age when according to the common physical laws he could not beget children and his aged wife having remained childless throughout life had completely despaired of ever bearing children; and then He granted him such extraordinary children as have not been granted to any one else in the world. There has been no other man in history in whose line four Prophets might have been born in succession. It was the Prophet Abraham (peace be upon him) alone whose line continued to be blessed with Prophethood for three generations, and the illustrious Prophets like Ishmael, Isaac, Jacob and Joseph (peace be upon them) emerged from his house.

Aisha Bewley

They said, ‘That is what your Lord says. He is the All-Wise, the All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

They said: "Even so says your Lord.[1] Verily, He is the All-Wise, the All-Knower."

Ali Quli Qarai

They said, ‘So has your Lord said. Indeed He is the All-wise, the All-knowing.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Even so has your Lord said. ' Surely, He is the All-Wise, the All-Knowing.

Arthur John Arberry

They said, 'So says thy Lord; He is the All-wise, the All-knowing. '

Bijan Moeinian

They said: "That is what your Lord has decided; He is the Most Wise, the Most Knowledgeable. "

E. Henry Palmer

Said they, 'Thus says thy Lord, He is knowing, wise. '

Edip-Layth

They said, "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

George Sale

The angels answered, thus saith thy Lord: Verily He is the wise, the knowing.

Hamid S. Aziz

They said, "Thus says your Lord: Surely He is the Wise, the Knowing. "

Mahmoud Ghali

They said, "Thus your Lord has said; surely He, Ever He, is The Ever-Wise, The Ever-Knowing. "

Marmaduke Pickthall

They said: Even so saith thy Lord. Lo! He is the Wise, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Thus said your Lord. He is indeed all-wise and all-knowing."

Muhammad Asad

They answered: "Thus has thy Sustainer decreed; and, verily, He alone is truly wise, all- knowing!"

Mustafa Khattab

They replied, "Such has your Lord decreed. He is truly the All-Wise, All-Knowing."

Progressive Muslims

They said: "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

Rashad Khalifa

They said, "Thus said your Lord. He is the Most Wise, the Omniscient."

Sahih International

They said, "Thus has said your Lord; indeed, He is the Wise, the Knowing. "

Sam Gerrans

They said: “Thus said thy Lord; He is the Wise, the Knowing.”

Shabbir Ahmed

They said, "Thus it is. Your Lord has so decreed. Behold, He, He alone is all-Wise, all-Knowing."

Syed Vickar Ahamed

They said, "Even so, your Lord has spoken: Verily, He is All Wise (Hakeem) and All Knowing (Aleem). "

Taqi Usmani

They said, "This is how your Lord has said. Surely, He is All-Wise, All-Knowing."

The Monotheist Group

They said: "It was such that your Lord has said. He is the Wise, the Knowledgeable."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩