Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 32. ayet

Zâriyât suresi, 32. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

Diyanet İşleri

(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 29–35 · surenin 32. ayeti / 60

Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3

  1. Zâriyât 29

    Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

  2. Zâriyât 30

    Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

  3. Zâriyât 31

    İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

  4. 32–34

    (32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

  5. Zâriyât 35

    Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. “Onlar da şöyle dediler: “Gerçek şu ki biz günahkâr bir topluluğa” Lût kavmine “gönderildik.” Onlar Allah’a ortak koşmakla, peygamberlerini yalanlamakla ve âlemler içinde kendilerinden daha önce hiç kimsenin yapmadığı bir hayasızlığı yapmakla büyük günahlar işlemişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Melekler ona cevap olarak şöyle dediler: "Şüphesiz Yüce Allah, bizi çirkin günahları işleyen günahkâr bir topluluğa gönderdi."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  2. إِنَّآ inna elbette biz
  3. أُرْسِلْنَآ ursilna gönderildik kök: رسل
  4. إِلَىٰ ila
  5. قَوْمٍۢ kavmin bir kavme kök: قوم
  6. مُّجْرِمِينَ mucrimine suçlu kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(32, 33, 34) Onlar "Şüphesiz ki biz suçlu bir topluma, üzerlerine çamurdan taş yağdırmak için gönderildik. (Bu taşlar), aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş(tir)!" demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hûd 11:82-83; Hicr 15:73-74.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Biz" dediler, "günaha gömülüp gitmiş bir topluma gönderildik ki,

Muhammed Esed

Onlar, "Bak" dediler, "biz günaha batmış bir topluma gönderildik,

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Doğrusu biz suçlu bir toplum için irsal olunduk!"

Ali Bulaç

"Doğrusu biz, suçlu günahkar bir kavme gönderildik" dediler.

Ali Özek ve heyeti

«Biz, dediler, suçlu bir kavme gönderildik.»

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Aslında, suçlu bir topluma gönderildik!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar şöyle dediler: "Biz, suçlu bir topluma gönderildik."

Edip Yüksel

Dediler ki, "Biz suçlu bir topluluğa gönderildik."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Biz suçlu bir topluluğa gönderildik.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler: "Biz suçlu bir kavme gönderildik;

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz, dediler: Mücrim bir kavme gönderildik

Erhan Aktaş

"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.

Gültekin Onan

"Doğrusu biz, suçlu günahkar bir kavme gönderildik" dediler.

Hasan Basri Çantay

Onlar "Biz günahkarlar güruhuna gönderildik", dediler,

İbni Kesir

Dediler ki: Biz, suçlu bir kavme gönderildik,

Mehmet Alagaş

(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar: “Şüphe yok ki biz günahkâr bir topluluğa gönderildik” dediler.

Süleyman Ateş

Dediler: "Biz suçlu bir kavme gönderildik."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Günahkar bir topluluğa gönderildik" dediler.

Şaban Britch

Biz, günahkâr bir topluma gönderildik, dediler.

Şaban Piriş

-Biz, günahkar bir topluma gönderildik, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz, suçlulardan oluşan bir topluma gönderildik."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They said: " we have been sent to a sinful people who willfully violated all religious and moral principles".

Abdul Haleem

They said, ‘We are sent to a people lost in sin,

Abdullah Yusuf Ali

They said, "We have been sent to a people (deep) in sin;-

Abul A'la Maududi

They replied: "Behold, we have been sent to a wicked people dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, to the people of the Prophet Lot (peace be upon him). The epithet of a criminal people was enough to tell which people were meant in view of the gravity of their crimes. They have already been mentioned in the Quran in(Surah Al-Araf, Ayats 80-84); (Surah Hood, Ayats 74-83);(Surah Al-Hijr, Ayats 58-79); (Surah Al-Anbiya, Ayats 74-75); (Surah Ash-Shuara, Ayats 160-175); (Surah An-Naml, Ayats 54-58);(Surah As-Saaffat, Ayats 133-137).

Aisha Bewley

They said, ‘We have been sent to a people of evildoers

Al-Hilali & Khan

They said: "We have been sent to a people who are Mujrimûn (polytheists, sinners, criminals, disbelievers in Allâh)

Ali Quli Qarai

They said, ‘We have been sent toward a guilty people,

Amatul Rahman Omar

They said, `We have been sent towards a guilty people who have severed their ties (with God).

Arthur John Arberry

They said, 'We have been sent to a people of sinners,

Bijan Moeinian

They replied: "We are sent to punish the guilty people [of Prophet Lot]. "

E. Henry Palmer

They said, 'Verily, we are sent unto a sinful people,

Edip-Layth

They said, "We have been sent to a criminal people."

George Sale

They answered, verily we are sent unto a wicked people:

Hamid S. Aziz

They said, "Surely we are sent to a guilty people,

Mahmoud Ghali

They said, "Surely we have been sent to a criminal people,

Marmaduke Pickthall

They said: Lo! we are sent unto a guilty folk,

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "We have been sent to a wicked people

Muhammad Asad

They answered: "Behold, we have been sent unto a people lost in sin,

Mustafa Khattab

They replied, "We have actually been sent to a wicked people,

Progressive Muslims

They said: "We have been sent to a criminal people. "

Rashad Khalifa

They said, "We have been dispatched to criminal people.

Sahih International

They said, "Indeed, we have been sent to a people of criminals

Sam Gerrans

They said: “We have been sent to a people of lawbreakers,

Shabbir Ahmed

They replied, "Behold, We have been sent to a guilty folk who violate human rights.

Syed Vickar Ahamed

They said, "We have been sent to a people who are criminals in (deep sin)—

Taqi Usmani

They said, "We are sent to a guilty people, (i.e. the people of Sodom)

The Monotheist Group

They said: "We have been sent to a criminal people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩