Diyanet İşleri
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 32. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ
ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."
İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
32. “Onlar da şöyle dediler: “Gerçek şu ki biz günahkâr bir topluluğa” Lût kavmine “gönderildik.” Onlar Allah’a ortak koşmakla, peygamberlerini yalanlamakla ve âlemler içinde kendilerinden daha önce hiç kimsenin yapmadığı bir hayasızlığı yapmakla büyük günahlar işlemişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Melekler ona cevap olarak şöyle dediler: "Şüphesiz Yüce Allah, bizi çirkin günahları işleyen günahkâr bir topluluğa gönderdi."
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…
Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(32, 33, 34) Onlar "Şüphesiz ki biz suçlu bir topluma, üzerlerine çamurdan taş yağdırmak için gönderildik. (Bu taşlar), aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş(tir)!" demişlerdi. dipnot 1
Onlar "Biz" dediler, "günaha gömülüp gitmiş bir topluma gönderildik ki,
Onlar, "Bak" dediler, "biz günaha batmış bir topluma gönderildik,
Dediler ki: "Doğrusu biz suçlu bir toplum için irsal olunduk!"
"Doğrusu biz, suçlu günahkar bir kavme gönderildik" dediler.
«Biz, dediler, suçlu bir kavme gönderildik.»
Dediler ki: "Aslında, suçlu bir topluma gönderildik!"
Onlar şöyle dediler: "Biz, suçlu bir topluma gönderildik."
Dediler ki, "Biz suçlu bir topluluğa gönderildik."
Dediler ki, 'Biz suçlu bir topluluğa gönderildik.'
Dediler: "Biz suçlu bir kavme gönderildik;
Biz, dediler: Mücrim bir kavme gönderildik
"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.
"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.
"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.
"Doğrusu biz, suçlu günahkar bir kavme gönderildik" dediler.
Onlar "Biz günahkarlar güruhuna gönderildik", dediler,
Dediler ki: Biz, suçlu bir kavme gönderildik,
(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.
Onlar: “Şüphe yok ki biz günahkâr bir topluluğa gönderildik” dediler.
Dediler: "Biz suçlu bir kavme gönderildik."
Şöyle dediler: "Biz, günaha batmış bir topluluğa gönderildik dipnot 1 ,
"Günahkar bir topluluğa gönderildik" dediler.
Biz, günahkâr bir topluma gönderildik, dediler.
-Biz, günahkar bir topluma gönderildik, dediler.
Dediler: "Biz, suçlulardan oluşan bir topluma gönderildik."
They said: " we have been sent to a sinful people who willfully violated all religious and moral principles".
They said, ‘We are sent to a people lost in sin,
They said, "We have been sent to a people (deep) in sin;-
They replied: "Behold, we have been sent to a wicked people dipnot 1
They said, ‘We have been sent to a people of evildoers
They said: "We have been sent to a people who are Mujrimûn (polytheists, sinners, criminals, disbelievers in Allâh)
They said, ‘We have been sent toward a guilty people,
They said, `We have been sent towards a guilty people who have severed their ties (with God).
They said, 'We have been sent to a people of sinners,
They replied: "We are sent to punish the guilty people [of Prophet Lot]. "
They said, 'Verily, we are sent unto a sinful people,
They said, "We have been sent to a criminal people."
They answered, verily we are sent unto a wicked people:
They said, "Surely we are sent to a guilty people,
They said, "Surely we have been sent to a criminal people,
They said: Lo! we are sent unto a guilty folk,
They said: "We have been sent to a wicked people
They answered: "Behold, we have been sent unto a people lost in sin,
They replied, "We have actually been sent to a wicked people,
They said: "We have been sent to a criminal people. "
They said, "We have been dispatched to criminal people.
They said, "Indeed, we have been sent to a people of criminals
They said: “We have been sent to a people of lawbreakers,
They replied, "Behold, We have been sent to a guilty folk who violate human rights.
They said, "We have been sent to a people who are criminals in (deep sin)—
They said, "We are sent to a guilty people, (i.e. the people of Sodom)
They said: "We have been sent to a criminal people."