Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 57. ayet

Yûsuf suresi, 57. ayet. وَلَأَجْرُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

veleecru-l'âḫirati ḫayrul lilleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

Diyanet İşleri

Elbette ki, ahiret mükafatı, inananlar ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 54–60 · surenin 57. ayeti / 111

Konu Suçsuzluğun ortaya çıkması ve hazinelerin başına geçiş Yûsuf 50–57 3

  1. Yûsuf 54

    Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi. Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin."

  2. Yûsuf 55

    Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.

  3. Yûsuf 56

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını zayi etmeyiz.

  4. 57

    Elbette ki, ahiret mükafatı, inananlar ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.

  5. Yûsuf 58

    (Derken) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yusuf onları tanıdı, onlar ise Yusuf'u tanımıyorlardı.

  6. Yûsuf 59

    Yusuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafir ağırlayanların en iyisiyim."

  7. Yûsuf 60

    "Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 56–57. ayetler için yazılmıştır.

56. Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “İşte böylece” yani sözü edilen bu sebepler ve mukaddimelerle “o ülkede Yusuf’a iktidar imkanı verdik. O, orada dilediği yerde konaklardı.” Rahat bir yaşayış, bol nimetler ve oldukça büyük ve yetkili bir mevkide bulunuyordu. “Biz rahmetimizi dilediğimize veririz.” Bu, Yüce Allah’ın Yusuf’a ihsan ettiği, onun için takdir ettiği bir rahmetidir. Ayrıca onun bu rahmeti dünya nimetiyle de sınırlı değildir. “İyilik sahiplerinin de ecrini zayi etmeyiz.” Yusuf aleyhisselam ise iyilik sahiplerinin efendileri arasında yer alır. Bu yüzden onun için dünyada da iyilik, âhirette de iyilik vardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

57. “İman edip de takvâ üzere olanlar” yani hem takvâ hem de imanı şahsında toplayanlar “için âhiret mükâfatı ise” dünya mükâfatından “elbette daha hayırlıdır.” Çünkü takva ile büyük olsun, küçük olsun haram olan bütün işler terk edilir. Tam bir iman ile de kalp, Yüce Allah’ın tasdik edilmesini emrettiği şeyleri tasdik eder. Bunun arkasından farz ve müstehab olan kalbî ameller ve azalar ile yapılan ameller gelir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak takvalı olanlar için Allah'ın ahirette hazırladığı mükâfat dünya mükâfatından daha hayırlıdır.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَأَجْرُ veleecru elbette ödülü kök: اجر
  2. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahiret kök: اخر
  3. خَيْرٌۭ hayrun daha hayırlıdır kök: خير
  4. لِّلَّذِينَ lillezine kimseler için
  5. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  6. وَكَانُوا۟ ve kanu ve (için) kök: كون
  7. يَتَّقُونَ yettekune korunanlar kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemler içinde ancak bir öğüttür.

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Hayır

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Hayır

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Hayır

    Kızlardan biri, "Babacığım, onu ücretle tut. Herhalde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır" dedi.

  • Ortak kavram: Hayır

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Ortak kavram: Hayır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip takvâlı (duyarlı) olanlar için ahiret ödülü ise hayırlı olandır.

Mustafa İslamoğlu

Hele bir de öte dünyadaki karşılığı var ki, daha hayırlı olan bu karşılık iman eden ve onu korumakla titizlik gösterenler içindir.

Muhammed Esed

Ama imana erişenlerin ve Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanların gözünde ahiret mükafatı (bu dünyada elde edilebilecek karşılıklardan) daha değerli/daha yararlıdır.

Ahmed Hulusi

Sonsuz geleceklerine dönük karşılığı ise, iman etmiş ve korunmakta olanlar için elbette daha hayırlıdır.

Ali Bulaç

Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır.

Ali Özek ve heyeti

İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükâfatı daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

İnananların ve sorumluluk bilinci taşıyanların sonsuz yaşam ödülü ise kesinlikle daha iyidir.

Bayraktar Bayraklı

İman edip de yanlıştan sakınanlar için ahiret ödülü daha değerlidir.

Edip Yüksel

İman edenlerin ve erdemli davrananların ahiret ödülü elbette daha da iyidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananların ve erdemli davrananların ahiret ödülü elbette daha da iyidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ahiret mükafatı, iman edip takva yolunu tutanlar için elbette daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve elbette Ahiret ecri daha hayırlı fakat iyman edip takva yolunu tutanlar için

Erhan Aktaş

Ancak iman eden ve takva dipnot 1 sahibi olan kimseler için ahiretteki ödül hayırlı olandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak iman eden ve takva dipnot 1 sahibi olan kimseler için ahiretteki ödül hayırlı olandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak iman eden ve takva sahibi olan kimseler için ahiretteki ödül daha hayırlıdır.

Gültekin Onan

Ahiretin karşılığı ise, inananlar ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır.

Hasan Basri Çantay

İman edib de takvaada devam edenlere haas olan ahiret mükafatı ise elbet daha hayırlıdır.

İbni Kesir

Ama ahiret mükafaatı, iman edip de takvada daim olanlar için daha hayırlıdır.

Mehmet Alagaş

(2, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 50, 53, 54, 55, 56, 57) Onunla beraber iki genç de hapishaneye girdi. Onlardan biri rüyamda kendimi içki / şarap sıkıyorum görüyorum dedi diğeri de benim de rüyamda başımın üzerinde ekmek taşıyorum kuşların da ondan yediğini görüyorum dedi, sen bize bunların nasıl gerçekleşeceğinin / te'vilinin haberini ver dediler, kesinlikle biz seni güzel davranan biri olarak görüyoruz. Yusuf’ta rızıklandığınız yemek / taam size gelmezden evvel onun te'vilini yapayım, bunlar Rabbimin bana öğrettikleridir, muhakkak ki ben , Allah’a inanmayan bir kavimle olan beraberliğimi terk ettim , onlar ahireti n de olmadığına inanıyorlardı. (Yusuf hangi kavmi kastetti) ve ben de babalarım İbrahim İshak ve Yakup birlikteliğine uydum / tabi oldum, Allah’a şirk koşmak benim için olacak şey değildir , bu Allah’ın üzerimizdeki ve insanlar üzerindeki hazinesidir / fazlıdır ve lakin insanların çoğu teşekkür etm ezler. Ey zindan arkadaşlarım, farklı farklı Rabler mi hayırlı ya da tek kahredici Allah mı? Ondan başka taptıklarınız sadece ve sadece babalarınız ve sizin isimlendirdiğiniz tanımlamalardan başka bir şey değildir, O isimler hakkında Allah bir delil indirmedi, yargı / hüküm ancak Allah’a aittir sadece kendisine kul olmanızı / ibadet etmenizi emretti, sağlam yaşam şekli de / din de budur ve lakin insanların çoğu bilmiyorlar. Ey zindan arkadaşlarım, bir taneniz efendisine / Rabbine alkollü içki sunacak diğeriniz ise asılacak ve kuşlar başından yiyecek, kanaatimi / benden fetvasını istediğiniz iş / emir hüküm gerçekleşmiştir. Onlardan kurtulacağını / nâci olacağını sandığı kişiye, (rüyasında şarap sıkana) beni efendinin / rabbinin yanında hatırla yıp an dedi, ş eytan efendisine hatırlatmayı ona unutturdu, Yusuf bu nedenle zindan da birkaç sene daha kaldı (İşi Allah’a bırakmayıp kendi organize etmeye kalkışınca böyle oluyor) Melik (Melik; Eli altında bulundur duklarını özgürce kullanan kişi demek) dedi ki, ben rüyamda yedi şişman / siman ineğin yedi cılız / ıcâf ineği yediğini, yedi yeşil başağın da diğer kuru b aşakları sarıp sarmaladığını görüyorum, ey seçkinler eğer rüyaları yorumlayabiliyorsanız / tabir edebiliyorsanız bana rüyam konusunda kanaat bildirin / fetva verin dedi , birbirine girmiş karışık rüyalar / düşler, bizler de rüyaların ne şekilde gerçekleşeceğini bilenler / rüya alimleri değiliz dediler. O ikisinden kurtulan kişi , seçkinler topluluğunun konuşmalarının ardından hatırladı ve size onun ne şekilde gerçekleşeceğini / tevilini haber verebilirim beni gönderin dedi. Yusuf ey doğru arkadaşım / sadık arkadaşım, bize yedi şişman inek yedi cılız olanı yiyor ve yedi yeşil başak ta diğer kuru başakları sarıp sarmalıyor hakkındaki kanaatini söyle, ben insanlara geri dönerim de böylelikle belki onlar da öğrenirler. Devam eden yedi sene boyunca ekim biçim / ziraat yapın, hasat ederken de azcık yemeniz için olanı hariç başağında bırakın kalsın, a rdından gelen yedi şiddetli sene içerisinde o hazırlayıp sakladıklarınızın azı hariç kalanı yiyip bitirilecektir, bunun ardından da insanların yağmurlu yılları olacak ve onda meyve suları s ıkacaklar dedi. Melik, Onu bana getirin dedi, Ona elçi geldiğinde O da / Yusuf’ta dedi ki efendine geri dön ve ellerini kesen kadınların içinde bulundukları durumu ona sor , Rabbim o kadınların kurdukları tuzaklarını bilmektedir , Melik, Yusuf kendi nefsi adına sizlerden yararlanmak istediğinde, siz ne haldeydiniz? Dedi, kadınlar, haşa Allah için biz onun aleyhinde bir kötülük bilmedik, Azizin karısı şimdi gerçek ortaya çıktı, ben onu, kendim için arzuladım O / Yusuf doğru söyleyenlerdendir dedi. Yusuf’ta işte b u benim kesinlikle hainlik yapmadığımın Muhakkak ki Allah ’ın da hainlerin tuzaklarını yola sokmayacağının bilinmesi içindi , n efsimi / kendimi temize çıkarmıyorum çünkü nef is Rabbimin merhamet ettikleri hariç kötülüğü emreder, muhakkak ki Rabbim bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Melik onu bana getirin kendime özel / mahsus biri yapacağım ve onunla konuştu / kelam etti, bugün itibariyle yanımızda güvenli bir mekandasın dedi, beni arzın hazineleri üzerinde görevli yap dedi ben koruyucuyum ve bilenim, b öylelikle arzda Yusuf’u yerleştirdik , ne tarafında isterse orasında konaklıyordu , kime istersek bizden bir rahmeti ona isabet ettiririz, biz güzel davrananların ücretini / ecrini ziyan etmeyiz , ahiret ücretiyse iman edenler ve sakınanlar için daha hayırlıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Elbetteki, ahiret mükâfatı, iman edenler ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.

Süleyman Ateş

İnananlar ve (kötülüklerden) korunanlar için elbette ahiret ödülü, daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a inanıp güvenen ve ondan çekinenler için Ahiretteki ödül elbette daha iyidir.

Şaban Britch

Ahiret ödülü, iman edenler ve sakınanlar/takvalı olanlar için çok hayırlıdır.

Şaban Piriş

Ahiret ödülü, inananlar ve (kötülüklerden) sakınanlar için daha iyidir.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip takvaya sarılanlar için ahiretteki ödül elbette daha değerlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Moreover, the reward Hereafter shall be far better; it falls to those who recognized Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and constantly entertained the profound reverence dutiful to Him.

Abdul Haleem

The reward of the Hereafter is best for those who believe and are mindful of God.

Abdullah Yusuf Ali

But verily the reward of the Hereafter is the best, for those who believe, and are constant in righteousness.

Abul A'la Maududi

Surely the reward of the Hereafter is better for those who believe and act in a God-fearing way. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a warning against a misunderstanding that one might have had from the preceding verse that kingdom and power were the real ultimate rewards for virtue and righteousness, for the best reward that a believer should desire and strive for will be the one that Allah will bestow upon believers in the Hereafter.

Aisha Bewley

But the wages of the akhira are the best for people who have iman and fear their Lord.

Al-Hilali & Khan

And verily, the reward of the Hereafter is better for those who believe and used to fear Allâh and keep their duty to Him (by abstaining from all kinds of sins and evil deeds and by performing all kinds of righteous good deeds).

Ali Quli Qarai

And the reward of the Hereafter is surely better for those who have faith and are Godwary.

Amatul Rahman Omar

Yet those who believe and have been guarding against sin and dutiful, shall have a much better reward in the Hereafter.

Arthur John Arberry

Yet is the wage of the world to come better for those who believe, and are godfearing.

Bijan Moeinian

Yet the reward of the Hereafter is much better (than the worldly reward) for those believers who choose righteousness.

E. Henry Palmer

and surely the hire of the future life is better for those who believe and who have feared.

Edip-Layth

The reward of the Hereafter is better for those who acknowledge and were aware.

George Sale

And certainly the reward of the next life is better, for those who believe, and fear God.

Hamid S. Aziz

Thus did We establish Joseph in the land that he might possess (settle or control) what part (in the manner, time and place) he pleases. We reach with Our mercy whom We will. We waste not the wages of those who do right.

Mahmoud Ghali

And indeed the reward of the Hereafter is most charitable (i. e., better) for the ones who have believed and have been pious.

Marmaduke Pickthall

And the reward of the Hereafter is better, for those who believe and ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

And certainly the recompense of the life to come is better for those who believe and follow the right path.

Muhammad Asad

But in the eyes of those who have attained to faith and have always been conscious of Us, a reward in the life to come is a far greater good [than any reward in this world].

Mustafa Khattab

And the reward of the Hereafter is far better for those who are faithful and are mindful ˹of Allah˺.

Progressive Muslims

And the reward of the Hereafter is better for those who believe and were aware.

Rashad Khalifa

Additionally, the reward in the Hereafter is even better for those who believe and lead a righteous life.

Sahih International

And the reward of the Hereafter is better for those who believed and were fearing Allah.

Sam Gerrans

And the reward of the Hereafter is better for those who heed warning and are in prudent fear.

Shabbir Ahmed

And the reward in the life to come is phenomenally better for all those who attain belief and walk aright.

Syed Vickar Ahamed

And surely, the reward of the hereafter is the best for those who believe, and are constant in (their) righteousness.

Taqi Usmani

And the reward of the Hereafter is surely better for those who believe and constantly observe taqwā.

The Monotheist Group

Andthe reward of the Hereafter is better for those who believe and are aware.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩