Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 90. ayet

Yûsuf suresi, 90. ayet. قَالُوٓا۟ أَءِنَّكَ لَأَنتَ يُوسُفُ قَالَ أَنَا۠ يُوسُفُ وَهَٰذَآ أَخِى قَدْ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَآ إِنَّهُۥ مَن يَتَّقِ وَيَصْبِرْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

ḳâlû einneke leente yûsüf. ḳâle ene yûsüfü vehâẕâ eḫî. ḳad menne-llâhü `aleynâ. innehû mey yetteḳi veyaṣbir feinne-llâhe lâ yüḍî`u ecra-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 87–93 · surenin 90. ayeti / 111

Konu Tanışma ve gömleğin götürülüşü Yûsuf 88–98 3

  1. Yûsuf 87

    "Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."

  2. Yûsuf 88

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükafatlandırır" dediler.

  3. Yûsuf 89

    Yusuf dedi ki: "Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"

  4. 90

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.

  5. Yûsuf 91

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik."

  6. Yûsuf 92

    Yusuf dedi ki: "Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.

  7. Yûsuf 93

    Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

90. Kendilerine hitap edenin Yusuf olduğunu anlayınca: “Yoksa sen! Evet sen Yusuf’sun, değil mi? dediler. O da: “Ben Yusuf’um, bu da kardeşimdir. Allah bize” iman, takva, dünyada güç ve iktidar vermek sureti ile “lütufta bulundu.” bu da sabır ve takva sayesindedir. Zira “gerçek şu ki kim korkup sakınır ve sabrederse” Allah’ın haram kıldıklarını işlemekten korunup sakınır, acılara ve musibetlere tahammül eder, emirleri yerine getirmeye sabırla devam ederse “elbette Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez, dedi.” Çünkü bu şekilde davranmak, bir iyilik (ihsan)dır. Allah ise güzel ve iyi amellerde bulunanların mükâfatını boşa çıkarmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şaşırarak, yoksa sen Yusuf musun? dediler. Yusuf onlara: "Evet ben Yusuf'um" dedi. Bu benim yanımda gördüğünüz ise öz kardeşimdir. Yüce Allah bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtulma ve kadrimizi/değerimizi yükseltme lütfunda bulundu. Şüphesiz ki kim emirlerine itaat edip yasaklarından sakınır ve musibetlere sabrederse, yaptığı iş ihsan işlerindendir. Allah Teâlâ ihsan sahibi kullarının ecrini zayi etmez. Bilakis onlar için onu saklar.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  2. أَءِنَّكَ einneke yoksa sen misin?
  3. لَأَنتَ leente sen
  4. يُوسُفُ ۖ yusufu Yusuf
  5. قَالَ kale dedi kök: قول
  6. أَنَا۠ ena ben
  7. يُوسُفُ yusufu Yusuf'um
  8. وَهَـٰذَآ ve haza ve bu da
  9. أَخِى ۖ ehi kardeşimdir kök: اخو
  10. قَدْ kad muhakkak
  11. مَنَّ menne lutfetti kök: منن
  12. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  13. عَلَيْنَآ ۖ aleyna bize
  14. إِنَّهُۥ innehu doğrusu o
  15. مَن men kim
  16. يَتَّقِ yetteki korkarsa kök: وقي
  17. وَيَصْبِرْ ve yesbir ve sabrederse kök: صبر
  18. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  19. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  20. لَا la
  21. يُضِيعُ yudiu zayi etmez kök: ضيع
  22. أَجْرَ ecra ecrini kök: اجر
  23. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine iyilik edenlerin kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: منن (27 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kardeşleri) "Yoksa sen -evet sen- Yusuf musun?" diye sormuşlar, o da "(Evet) ben Yusuf'um, bu da kardeşim!" cevabını vermişti. "(Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'a) karşı takvâlı (duyarlı) olur ve sabrederse, şüphesiz ki Allah güzel davrananların ödülünü boşa çıkarmaz."

Mustafa İslamoğlu

Onlar atılıverdiler: "Ne? Yoksa sen... Sen Yusuf musun?" (Yusuf): "Ben Yusuf'um, işte bu da kardeşimdir!" diyerek ekledi: "Allah bize lütfetti; çünkü her kim Allah'a karşı gelmekten sakınır ve (musibete) sabrederse, iyi bilsin ki Allah iyilerin yaptığını karşılıksız bırakmaz."

Muhammed Esed

"Ne? Yoksa sen Yusuf musun?" diye haykırdılar. "Ben Yusuf'um" dedi, "ve bu da benim kardeşim. Allah bize lütfetti. Gerçek şu ki, kişi Allah'a karşı duyarlı ve bilinçli olmaya çalışıyor ve güçlüklere göğüs geriyorsa, bilsin ki, Allah iyilikte bulunanların emeklerini boşa çıkarmaz!"

Ahmed Hulusi

(Kardeşler) dediler ki: "Aa! Sen, evet sen gerçekten Yusuf'sun?". . . (Yusuf) dedi ki: "Ben Yusuf'um ve bu da kardeşimdir. . . Gerçekten Allah bize lütfu ihsanda bulundu. . . Zira kim korunur ve sabreder ise, muhakkak ki Allah iyilik yapanların karşılığını boşa çıkarmaz. "

Ali Bulaç

"Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?" dediler. "Ben Yusuf'um" dedi. "Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufda bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz."

Ali Özek ve heyeti

Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusuf'um, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi.

Ali Rıza Safa

"Yoksa aslında, sen, gerçekten Yusuf musun?" dediler. Dedi ki: "Ben, Yusuf'um; bu da kardeşim. Aslında, Allah, bizi nimetlendirdi. Çünkü kim hem sorumluluk bilincine erişir hem de dirençli olursa, kuşkusuz, Allah, güzel davrananları ödülsüz bırakmaz!"

Bayraktar Bayraklı

"A, yoksa sen Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşimdir" dedi. "Allah bize lütfetti. Doğrusu, kim Allah'tan sakınır ve sabrederse, Allah iyilik edenlerin ödülünü vermemezlik etmez."

Edip Yüksel

"Yoksa sen, sen gerçekten Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşimdir. ALLAH bize iyilikte bulundu. Kim erdemli davranır ve sabrederse elbette ALLAH güzel davrananları ödülsüz bırakmaz" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yoksa sen, sen gerçekten Yusuf musun,' dediler. 'Ben Yusuf'um, bu da kardeşimdir. ALLAH bize iyilikte bulundu. Kim erdemli davranır ve sabrederse elbette ALLAH güzel davrananları ödülsüz bırakmaz,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"A a.! Sen Yusuf musun?" dediler. Ben Yusuf'um, bu da kardeşim! Allah bize lütfuyla iyilikte bulundu; bir gerçektir ki, kim Allah'tan korkar ve sabrederse, muhakkak Allah iyilerin mükafatını zayi etmez." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

A a, sen, sen Yusüf müsün? dediler. Ben, dedi: Yusüfüm, bu da kardeşim, Allah bize lutfile in'am buyurdu. Hakikat bu; her kim Allahdan korkar ve sabr ederse her halde Allah, muhsinlerin ecrini zayi' etmez

Erhan Aktaş

"Yoksa sen Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim." dedi. "Doğrusu, Allah bizi nimetlendirdi. Çünkü kim takvalı olur ve sabrederse, o zaman Allah, kesinlikle iyilerin yaptığını karşılıksız bırakmaz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yoksa sen Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim." dedi. "Doğrusu, Allah bizi nimetlendirdi. Çünkü kim takvalı olur ve sabrederse, o zaman Allah, kesinlikle iyilerin yaptığını karşılıksız bırakmaz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yoksa sen Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim." dedi. Doğrusu, Allah bizi nimetlendirdi. Çünkü kim takvalı dipnot 1 olur ve sabrederse, o zaman Allah, kesinlikle iyilerin yaptığını karşılıksız bırakmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.

Gültekin Onan

"Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?' dediler. "Ben Yusufum" dedi. "Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Tanrı bize lütufda bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Tanrı, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz."

Hasan Basri Çantay

"A, sen, sen, saahi Yuusuf musun?" dediler. O da: "Ben, dedi, Yuusufum. Bu da kardeşim. Allah bize (selamet ve kerametle) lutfetdi. Zira hakıykat şudur ki: Kim (Allahdan) korkar, (belalara) katlanırsa her halde Allah iyi hareket edenlerin mükafatını zaayi etmez".

İbni Kesir

Dediler ki: Yoksa sen gerçekten Yusuf musun? O da dedi ki: Ben, Yusuf'um, bu da kardeşim. Doğrusu Allah, size lutfetti. Çünkü kim sakınır ve sabrederse; muhakkak ki Allah, ihsan edenlerin ecrini zayi etmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kardeşleri: “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize lütufta bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.” dedi.

Süleyman Ateş

"A, yoksa sen, Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardeşimdir, dedi. Allah bize lutfetti (bizi korudu, yüceltti), doğrusu kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, Allah iyilik edenlerin ecrini zayi etmez."

Süleymaniye Vakfı

Onlar dediler ki: "Sen… Sen gerçekten Yusuf musun?" "Ben Yusuf'um" dedi. "Bu da benim kardeşim! Allah bize gerçekten iyilikte bulundu. Şüphesiz ki kim kendini yanlışlardan korur ve sabırlı olursa /duruşunu bozmazsa Allah, güzel davrananların ödülünü zayi etmez." dedi dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Sen misin? Evet, sen gerçekten Yusuf'sun." (Yusuf:) "Ben Yusuf'um. Bu da kardeşimdir. Allah bize iyilik etti. Kim Allah'tan çekinir ve sabırlı olursa Allah, güzel davrananların ödülünü eksiltmez."

Şaban Britch

Yoksa sen Yusuf musun? dediler. Ben Yusuf’um, bu da kardeşim, dedi. Allah bize lütufta bulundu. Doğrusu kim sakınır/takvalı olur ve sabrederse bilsin ki Allah iyi kimselerin mükâfatını zayi etmez.

Şaban Piriş

- Yoksa sen Yusuf musun? dediler. -Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah bize bağışta bulundu; doğrusu kim kötülükten sakınır ve sabrederse bilsin ki Allah iyi kimseleri mükafatsız bırakmaz, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Sen, yoksa sen Yusuf musun?" "Evet, dedi, ben Yusuf'um. İşte şu da kardeşim. Allah bize lütufta bulundu. Kim Allah'tan korkar, sabrederse Allah güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They said: "Indeed you are Yusuf, are you not!" "Indeed I am," said Yusuf, "and this is my brother –Benjamin-. Allah has graced us with His divine favour and benediction, and conferred on us prosperity, for he who entertains the profound reverence dutiful to Allah and be unwearied in the face of difficulties and able to endure evil shall be greatly rewarded. Allah does not annul, withhold or withdraw the fruit people are entitled to reap from their deeds of wisdom and piety."

Abdul Haleem

and they cried, ‘Could it be that you are Joseph?’ He said, ‘I am Joseph. This is my brother. God has been gracious to us: God does not deny anyone who is mindful of God and steadfast in adversity the rewards of those who do good.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Art thou indeed Joseph?" He said, "I am Joseph, and this is my brother: Allah has indeed been gracious to us (all): behold, he that is righteous and patient,- never will Allah suffer the reward to be lost, of those who do right."

Abul A'la Maududi

They exclaimed: "Are you indeed Joseph?" He said: "Yes, I am Joseph and this is my brother. Allah has surely been gracious to us. Indeed whoever fears Allah and remains patient, Allah does not allow the reward of such people to go to waste."

Aisha Bewley

They said, ‘Are you Yusuf?’ He said, ‘I am indeed Yusuf, and this here is my brother. Allah has acted graciously to us. As for those who fear Allah and are steadfast, Allah does not allow to go to waste the wage of any people who do good.’

Al-Hilali & Khan

They said: "Are you indeed Yûsuf (Joseph)?" He said: "I am Yûsuf (Joseph), and this is my brother (Benjamin). Allâh has indeed been gracious to us. Verily, he who fears Allâh with obedience to Him (by abstaining from sins and evil deeds, and by performing righteous good deeds), and is patient, then surely, Allâh makes not the reward of the Muhsinûn (good-doers - see V.2:112) to be lost."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Are you really Joseph?!’ He said, ‘I am Joseph, and this is my brother. Certainly Allah has shown us favour. Indeed if one is Godwary and patient Allah does not waste the reward of the virtuous.’

Amatul Rahman Omar

They (were startled and) said, `Are you (Joseph)? Yes you are Joseph indeed!' He said, `(Yes) I am Joseph, and this is my brother (Benjamin), Allâh has indeed been gracious to us. As a matter of fact, he who guards against evil (seeking refuge in Him) and patiently perseveres, will find that Allâh suffers not the reward of the doers of good to others to be lost.'

Arthur John Arberry

They said, 'Why, art thou indeed Joseph?' 'I am Joseph,' he said. 'This is my brother. God has indeed been gracious unto us. Whosoever fears God, and is patient -- surely God leaves not to waste the wage of the good-doers.

Bijan Moeinian

They were so taken by surprise that they cried: "You must be Joseph. " He said: “Yes; I am Joseph, and here is my brother (and not my slave as you think.) God has been good to us. He never fails to reward those who lead a righteous life and recourse to patience.

E. Henry Palmer

They said, 'Art thou then indeed Joseph? He said, 'I am Joseph, and this is my brother; God has been gracious towards us. Verily, whoso fears God and is patient,- verily, God wastes not the hire of those who do good!'

Edip-Layth

They said, "Are you indeed Joseph?" He said, "I am Joseph, and this is my brother. God has been gracious to us. For anyone who reveres and is patient, then God will not waste the reward of the good doers."

George Sale

They answered, art thou really Joseph? He replied, I am Joseph; and this is my brother. Now hath God been gracious unto us. For whoso feareth God, and persevereth with patience, shall at length find relief; since God will not suffer the reward of the righteous to perish.

Hamid S. Aziz

He said, "Do you know what you did with Joseph and his brother in your ignorance?"

Mahmoud Ghali

They said, "Is it sure that you, indeed you, are Yûsuf?" (Joseph) "I am Yûsuf, " he said, "and this is my brother. Allah has already been bounteous to us. Surely whoever is pious and (endures) patiently, then surely Allah does not waste the reward of the fair-doers."

Marmaduke Pickthall

They said: Is it indeed thou who art Joseph? He said: I am Joseph and this is my brother. Allah hath shown us favour. Lo! he who wardeth off (evil) and endureth (findeth favour); for lo! Allah loseth not the wages of the kindly.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Surely you are not Joseph!" "I am Joseph, " he said, "and this is my brother. God has been gracious to us; for God does not verily deprive those who fear Him and are patient of the recompense of those who are good."

Muhammad Asad

They exclaimed: "Why - is it indeed thou who art Joseph?" He answered: "I am Joseph, and this is my brother. God has indeed been gracious unto us. Verily, if one is conscious of Him and patient in adversity behold, God does not fail to requite the doers of good!"

Mustafa Khattab

They replied ˹in shock˺, "Are you really Joseph?" He said, “I am Joseph, and here is my brother ˹Benjamin˺! Allah has truly been gracious to us. Surely whoever is mindful ˹of Allah˺ and patient, then certainly Allah never discounts the reward of the good-doers.”

Progressive Muslims

They said: "Are you indeed Joseph" He said: "I am Joseph, and this is my brother. God has been gracious to us. For anyone who reveres God and is patient, then God will not waste the reward of the good doers."

Rashad Khalifa

They said, "You must be Joseph." He said, "I am Joseph, and here is my brother. GOD has blessed us. That is because if one leads a righteous life, and steadfastly perseveres, GOD never fails to reward the righteous."

Sahih International

They said, "Are you indeed Joseph?" He said "I am Joseph, and this is my brother. Allah has certainly favored us. Indeed, he who fears Allah and is patient, then indeed, Allah does not allow to be lost the reward of those who do good."

Sam Gerrans

They said: “Is it indeed thou, Joseph?” He said: “I am Joseph, and this is my brother. God has favoured us. Whoso is in prudent fear and is patient — God causes not to be lost the reward of the doers of good.”

Shabbir Ahmed

They exclaimed, "Wow! Is it indeed you who are Joseph?" He answered, "I am Joseph and this is my brother. Allah has been Gracious to us. Verily, if one walks aright and is steadfast, Allah never loses the reward of such doers of good."

Syed Vickar Ahamed

They said: "Are you truly Yusuf (Joseph)?" He said: "I am Yusuf (Joseph), and this is my brother (Benjamin): Allah has truly been Gracious to us (all). He who is righteous and patient— Then surely, Allah will never make the reward to be lost, for those who do right."

Taqi Usmani

They said, "Is it that you are, in fact, Yūsuf?" He said, “I am Yūsuf, and this is my brother. Allah has been very kind to us. Surely, whoever fears Allah and observes patience, Allah does not let the reward of such good people to go to waste.”

The Monotheist Group

They said: "Are you indeed Joseph?" He said: "I am Joseph, and this is my brother. God has been gracious to us. For anyone who reverences and is patient, God will not waste the reward of the good doers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩