Mâide suresi

Mâide suresi, 90. ayet

Mâide suresi, 90. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْخَمْرُ وَٱلْمَيْسِرُ وَٱلْأَنصَابُ وَٱلْأَزْلَٰمُ رِجْسٌ مِّنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ فَٱجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû inneme-lḫamru velmeysiru vel'enṣâbü vel'ezlâmü ricsüm min `ameli-şşeyṭâni fectenibûhü le`alleküm tüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 87–93 · surenin 90. ayeti / 120

Konu Helâli haram kılmamak; yemin kefareti; içki ve kumar Mâide 87–93 3

  1. Mâide 87

    Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.

  2. Mâide 88

    Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

  3. Mâide 89

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkanı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz.

  4. 90

    Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

  5. Mâide 91

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  6. Mâide 92

    Öyleyse Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki, elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir.

  7. Mâide 93

    İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 90–91. ayetler için yazılmıştır.

90-91. Yüce Allah bu çirkin şeyleri yermekte, bunların şeytanın işlerinden birer pislik olduklarını haber vermektedir. “O halde bunlardan kaçının” onları terk edin “ki kurtuluşa eresiniz.” Çünkü kurtuluş ancak Allah’ın haram kıldığı şeyleri, özellikle de sözü edilen bu çirkin ve hayasız işleri terk etmekle gerçekleşir. Sözü geçen bu çirkin işlerden biri içkidir. “İçki” (الخمر), sarhoşluk vermesi sebebi ile aklı örten ve perdeleyen her şeydir. “Kumar” (الميسر) ise tarafların karşılıklı olarak belli bir bedel koydukları -at yarışları vb. gibi- bütün yarışlardır. “Dikili taşlar” dikilip de Allah’tan başka kendilerine ibadet olunan putlar ve benzeri gibi Allah’a denk tutulan şeylerdir. “Fal okları” ise kendileri ile kısmetin öğrenilmeye çalışıldığı oklardır.

İşte Allah bu dört hususu yasaklamakta ve onlardan uzak durulmasını istemektedir. Bunları terk etmeyi ve onlardan uzak durmayı gerektiren kötülüklerini de bize şöyle haber vermektedir:

1. Bu sözü edilenler, birer pislik, yani necasettir. Bunlar maddi bir necaset olmasalar da manevi birer pisliktir. Pis şeyler ise kendilerinden uzak kalınması ve pislikleri ile kirlenilmemesi gereken şeylerdir.

2. Bunlar, şeytan işidir. Şeytan ise insanın en azılı düşmanıdır. Bilindiği gibi düşmandan sakınmak gerekir. Düşmanın tuzaklarından, düşmanın işlerinden, özellikle de düşmanın düşürmek istediği hallerden uzak durmak, sakınmak gerekir. Çünkü kulun helaki bunlardadır. O halde kulun apaçık düşmanının işlerini işlemekten kesinlikle uzak kalması, bunlardan sakınması ve bunlara düşmekten yana korkması gerekir.

3. Bunlardan uzak durmayı gerektiren bir diğer sebep, kulun kutuluşunun, felahının ancak bunlardan uzak kalması halinde mümkün olmasıdır. Çünkü felâh sevilen ve istenen şeyleri elde etme başarısı, korkulan şeylerden yana da emin olmaktır. Bu işler ise felâha engeldir ve onun yolunda tökezletici sebeplerdir.

4. Bu gibi amellerin insanlar arasında düşmanlığı ve kini gerektirmesi de bunları terk etmeyi gerektiren sebeplerdendir. Şeytan bunları, özellikle de içki ve kumarı yaygınlaştırmaya özel gayret harcar. Çünkü o, bu yolla mü’minler arasına düşmanlık ve kin sokmak ister. Çünkü içki ile akıl altüst olur, aklın sınırları ortadan kalkar. Bu ise kişinin kendisi ile mü’min kardeşleri arasında kinin ortaya çıkmasına sebep olur. Özellikle de içki içmenin kaçınılmaz sonuçlarından olan sövme ve hakaret de buna eklenecek olursa… Hatta bu, kimi zaman adam öldürmeye kadar gidebilir. Kumar oyunlarındaki birinin diğerini yenmesi ve karşılıksız olarak karşı tarafın pek çok malını alması ise düşmanlık ve kinin en büyük sebepleri arasındadır.

5. Bu işler kalbi ve ona bağlı olarak bedeni Allah’ı anmaktan da namazdan da alıkoyar. Halbuki kul, bunlar için yaratılmıştır ve kulun mutluluğu bunlara bağlıdır. İçki ve kumar, kişiyi bunlardan en ileri derecede alıkoyar. Kişinin kalbi bunlarla meşgul olur ve aklı bunlarla oyalanıp durur. Bu uzun bir süre böylece sürüp gider ve kişi nerede olduğunun dahi farkına varmaz.

Kişiyi kirleten, onu murdar kimseler arasına katan, şeytanın işlerine ve ağlarına düşüren, böylelikle zelil bir davarın çobanına itaat ettiği gibi şeytana itaat ettiren, kulun kurtuluşunu engelleyen, mü’minler arasına kin ve düşmanlık sokan, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoyan bir günahtan daha büyük ve daha çirkin hangi günah vardır? Acaba bütün bu kötülüklerden daha ileri ve daha büyük bir kötülük olabilir mi?

Bundan dolayı Allah azze ve celle selim akıl sahiplerine bunları yasakladığını “Artık vazgeçtiniz, değil mi?” buyruğu ile teklif üslubu ile bildirmektedir. Çünkü aklı başında bir kimse, bu kötülüklerden birisini dahi göz önünde bulunduracak olursa bunlardan uzak durur. Nefsi bu gibi işlere yaklaşmak istemez. Çokça öğüde ihtiyacı olmaz, ileri derecede bir azara da gerek kalmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey iman edenler! Aklı baştan gideren içki, her iki taraftan karşılık mukabilinde ki kumar, müşriklerin yanında yüceltmek amacıyla kurban kesilen veya onlara ibadet etmek için diktikleri taşlar, kendileri için taksim edilmiş gayp olan şeyleri öğrenmek için çektikleri fal okları; bunların hepsi şeytanın insanlara hoş göstermeye çalıştığı bir günahtır. Ondan uzaklaşırsanız umulur ki, dünyada şerefli bir hayat yaşarsınız ve ahirette de cennet nimetlerinden istifade edersiniz.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِنَّمَا innema şüphesiz
  5. ٱلْخَمْرُ l-hamru şarap kök: خمر
  6. وَٱلْمَيْسِرُ velmeysiru ve kumar kök: يسر
  7. وَٱلْأَنصَابُ vel'ensabu ve dikili taşlar kök: نصب
  8. وَٱلْأَزْلَـٰمُ vel'ezlamu ve şans okları kök: زلم
  9. رِجْسٌۭ ricsun (birer) pisliktir kök: رجس
  10. مِّنْ min
  11. عَمَلِ ameli işi kök: عمل
  12. ٱلشَّيْطَـٰنِ ş-şeytani şeytan kök: شطن
  13. فَٱجْتَنِبُوهُ fectenibuhu bunlardan kaçının kök: جنب
  14. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  15. تُفْلِحُونَ tuflihune kurtuluşa eresiniz kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زلم (2 geçiş) · Aynı kök: نصب (32 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: خمر (7 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş)

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: خمر (7 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: خمر (7 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin)…

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    (Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyub'u da an. Hani o, Rabbine, "Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu" diye seslenmişti.

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş)

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar), fal (şans) okları şeytanın işinden bir pisliktir. dipnot 1 Ondan (o pis şeylerden) uzak durun ki kurtulasınız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet iddia edildiği gibi içki ve kumarla ilgili ilk ve tek hüküm ayeti değildir. Çünkü bu konudaki ilk hüküm ayeti Bakara 2:219'dur. Nahl 16:67'de herhangi bir hüküm söz konusu değildir. Nisâ 4:43'te ise sarhoşken namaza yaklaşmamayla ilgili başka bir açılım ve yeni bir haramlık söz konusudur. Mâide 5:90. ayet, daha önceki bir hükmü tekrar vurgulayan, benzer haramları hatırlatan ve bu yasakları gerekçelendiren bir içerik arz etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sarhoşluk veren her şey, tüm şans oyunları, Allah'tan başkasına kurban sunmak ve gelecek hakkında kehanette bulunmak şeytan işi pisliklerden başka bir şey değildir. O halde bunlardan kaçının ki ebedi mutluluğa erişebilesiniz.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Sarhoşluk veren şeyler, şans oyunları, putperestçe uygulamalar ve gelecek hakkında kehanette bulunmak, Şeytan işi iğrenç kötülüklerden başka bir şey değillerdir: O halde onlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz!

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Hamr (sarhoşluk veren içkiler), Meysir (kumar), Ensab (putlar, tanrı - ilah vasfı atfetmeler) ve Ezlam (fal okları ve kehanet araçları) ancak şeytani fiiller olarak birer pisliktir! Artık ondan kaçının ki felaha eresiniz.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Şarap, kumar, tapıncak yapılmış taşlar ve fal yoluyla gelecek aramak, şeytan işi birer pisliktir. Artık, bundan kaçının; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Ey İnananlar! Alkol, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz.

Edip Yüksel

Ey gerçeği onaylayanlar, sarhoş edici maddeler, kumar, putlaştırılmış taş ve türbeler, şans oyunları sapkın işi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Ayetteki "hamr" kelimesi, "örten" anlamına gelir ve aklı örten tüm alkollü içkiler ve uyuşturucular için kullanılır. Bu kelimenin "şarap" veya "içki" olarak çevrilmesi, ayetin kapsamını daraltmaktadır. Kuran, alkollü içkilerin bazı yararları olmasına rağmen zararlarının daha büyük olduğunu bildirir ve gerçeği onaylayanlara yasaklar (2:219). * Bu yasak kategorik olup azı da çoğu da içerir. Ne var ki hayati bir tehlike karşısında ölçüyü aşmamak şartıyla bazı yasakların çiğnenmesine izin verilmiştir (2:173; 6:145). * Alkollü içkiler karşısında katı prensiplere sahip olmayan toplumların ekonomik, sosyal, ailevi ve psikolojik yönden ödediği bedel çok büyüktür. Kuran, alkollü içkilerin devlet tarafından yasaklanmasını veya onları kullananların cezalandırılmasını öngörmez. Bireysel suçlara karşı sadece öğüt ve güzel davranış ile karşılık vermemizi emreder. * Kamuya açık yerlerde, araba sürerken, işyerinde çalışırken alkollü içki kullanılması başkalarının güvenliğini ve sağlığını riske soktuğu için toplumun öngöreceği uygun bir cezayla cezalandırılabilir. * Ayetteki "ensab" kelimesi, kutsallaştırılan taşları, türbeleri kapsar. Kabe etrafındaki dönüş sayısını belirlemek için konulmuş bulunan, ancak sonradan putlaştırılan siyah taş ve Muhammed peygamberin Medine'deki mezarı başta olmak üzere İslam dünyasında sayısız taşlar ve türbeler birer putperestlik merkezi olmuşlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, sarhoş edici maddeler, kumar, kutsal taş ve türbeler, şans oyunları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! İçki, kumar, putlar, kısmet çekilen zarlar hep Şeytan işi murdar bir şeydir, onun için siz ondan kaçının ki yakayı kurtarasınız

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Hamr, dipnot 1 kumar, dikili taşlar dipnot 2 ve şans oyunları dipnot 3 şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içki ve uyuşturucu.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanlardan yararlanmak amacıyla manevi değer verilmiş, kutsallaştırılmış put ve benzeri nesneler; mezar, türbe vb. şeyler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şans oyunları ile gelecek hakkında kehanette bulunmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Hamr dipnot 1 , kumar, dikili taşlar dipnot 2 ve şans oyunları dipnot 3 şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içki ve uyuşturucu.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanlardan yararlanmak amacıyla manevi değer verilmiş, kutsallaştırılmış put ve benzeri nesneler; mezar, türbe vb. şeyler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şans oyunları ile gelecek hakkında kehanette bulunmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Hamr dipnot 1 , kumar, dikili taşlar dipnot 2 ve şans oyunları dipnot 3 şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten, sarhoşluk veren her türden içki ve uyuşturucu.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanlardan yararlanmak amacıyla manevi değer verilmiş, kutsallaştırılmış put ve benzeri nesneler; mezar, türbe vb. şeyler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şans oyunları ile gelecek hakkında kehanette bulunmak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, içki kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, içki, kumar, (tapmıya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bun (lardan kaçının ki muradınıza eresiniz.

İbni Kesir

Ey iman edenler; içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları; ancak şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki, felaha eresiniz.

Mehmet Alagaş

(90-91) Ey iman edenler, sarhoş ediciler, kolay menfaat devşirme / kumar, dikili taş putları ve kısmet dağıtan fal okları şeytan ameli pis şeylerdir, ondan / şeytan amellerinden kaçının böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Kumar ve içki ile şeytan aranıza düşmanl ık ve kine / buğza neden olmayı ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan savuşturmayı diler, artık sonlandırıyorsunuz / nihayete erdiriyorsunuz değil mi?

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Şarap (içki), kumar, putlar ve fal okları, Şeytan'ın pis işlerindendir. Artık bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, şarap, kumar, dikili taşlar, şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! İçki - uyuşturucu çeşitleri dipnot 1 ve kumar çeşitleri dipnot 2 , sunaklar dipnot 3 ve piyango dipnot 4 şeytan işi pisliklerdir. Onlardan uzak durun ki umduğunuza kavuşasınız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet metninde geçen "hamr (خمر)" kelimesi aklı örten anlamındadır. Sarhoş edici tüm içkiler ve uyuşturucu maddeler aklı örttüğü için onların hepsi hamrdır. Nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Sarhoşluk veren her şey hamrdır. Sarhoş eden her şey haramdır." (Müslim, Eşribe,73; Ebu Davud, Eşribe, 5)
  2. metne dön, dipnot 2
    Kumar çeşitleri diye meal verdiğimiz meysir kelimesi, kolaylık anlamına gelen "yusr = يسر" kökünden gelir. Üç ayette "hamr" ile birlikte zikredilir (Bakara 2/219, Maide 5/90-91). Malın kolayca kazanılmasına ve kaybedilmesine yol açan her türlü kumar bu kapsama girer
  3. metne dön, dipnot 3
    Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük yakılan, dini tören yapılan taş masa. (Türk Dil Kurumu)
  4. metne dön, dipnot 4
    Ezlam ile ilgili olarak bkz. Maide 5/3'ün dipnotu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Hamr (kişiyi sarhoş edip uyuşturan şeyler) dipnot 1 , şans oyunları dipnot 2 , sunaklar dipnot 3 ve ezlam dipnot 4 , şeytan işi zararlılardır. Onlardan uzak durun ki umduğunuza kavuşasınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada ‘hımar = الخمار' baş örtüsü, ‘ham = الخمر aklı örten şeydir. Bugünkü anlamında bunlar sarhoş edici ve uyuşturucu (narkotik) maddelerdir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Meysir: Üç ayette şarapla birlikte zikredilen meysir (el-Bakara 2/219, el-Maide 5/90-91) kesin olarak yasaklanmıştır. Kolayca mala kavuşmayı amaçlayan bütün şans oyunları; piyango, tombala ve her türlü kumar bu kapsama girer.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tapınaklarda, üzerinde kurban kesilen, günlük yakılan, dini tören yapılan taş masa. (Türk Dil Kurumu)
  4. metne dön, dipnot 4
    Cahiliye Arapları yolculuğa çıkma, savaşa gitme, evlenme, şüpheli çocukların nesebini tayin etme, ticaret yapma, su kuyusu açma, hatta kumar oynama gibi kendilerince önemli olan işlere başlamadan önce tahtadan yapılmış ve kanat takılmamış ince oklar üzerine "yap, yapma" şeklinde alternatifler yazıp bir torbaya koyarlar, daha sonra içlerinden birini çekerek çıkan yazıya göre girişilen işin kendileri için uğurlu veya uğursuz olacağına inanır ve ona göre hareket ederlerdi. Ezlamın beyaz çakıl taşlarından yapılmış tavla zarı şeklinde veya satranç taşları gibi olduğunu rivayet edenler de vardır. Arap tarihçileri ezlamı iki grupta toplarlar. 1. Fal Okları. Sayısına ve bulunduğu kimselere göre ikiye ayrılır. a) Üçlü fal okları. Herkesin yanında taşıdığı üç okun birinde, "Rabbim bana emretti" veya "yap"; diğerinde, "Rabbim bana yasak etti" yahut "yapma" diye yazılır, üçüncüsünde ise yazı bulunmaz ve çekilen kısmette ne çıkarsa ona göre hareket edilirdi. Eğer yazısız ok isabet ederse kısmet çekme işlemi tekrarlanırdı. b) Yedili fal okları. Kabe'nin içindeki Hübel adlı putun yanında veya kahinlerle hakimlerin nezdinde bulunan ve her biri üzerinde "evet", "hayır", "sizden", "başkasından", "açık değil", "diyet", "su" ifadelerinden biri yazılmış olan yedi ok bir işi yapmak veya yapmamak, nesebi şüpheli görülen bir çocuğun babasını belirlemek, öldürülen kimsenin diyetini ödetmek, su kuyusu açmak, evlenmek gibi değişik maksatlarla kullanılırdı. Bu işlerden biriyle ilgili olarak kısmetini tayin etmek isteyen kişi hediyelerle birlikte Kabe'nin hizmetçisine yahut yedi oku bulunan kahinlere gider, kısmet çektirir, çıkan sonucun putların iradesine uygun olduğuna inanır ve ona göre hareket ederdi. 2. Kumar Okları. On oktan oluşan ve bir tür piyango çekilişine benzeyen bu okların üçü boş bırakılır, yedisine birden yediye kadar hisseler takdir edilip yazılırdı. On kişi arasında yapılan çekilişte boş okları çekenler ortaya konan maldan pay alamadıkları gibi kumara konu teşkil eden malın parasını da öderlerdi. Bu tür oklar daha çok bir deveyi kesip etini çeşitli hisselere ayırmak suretiyle oynanan kumarda kullanılırdı (DİA-Musafa Öz).

Şaban Britch

Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve (karar vermek için) kaseler (içine yap-yapma- boş yazıp bu şekilde karar vermeniz) ile çekilen kuralar sadece şeytanın işinden bir pisliktir, felaha erebilmeniz için onlardan uzak durun.

Şaban Piriş

- Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları sadece şeytanın işinden bir pisliktir, kurtuluşa erebilmeniz için onlardan uzak durun.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Uyuşturucu/şarap, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam You had better realize in fact, that,

Abdul Haleem

You who believe, intoxicants and gambling, idolatrous practices, and [divining with] arrows are repugnant acts- Satan’s doing- shun them so that you may prosper.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Intoxicants and gambling, (dedication of) stones, and (divination by) arrows, are an abomination,- of Satan's handwork: eschew such (abomination), that ye may prosper.

Abul A'la Maududi

Believers! Intoxicants, games of chance, idolatrous sacrifices at altars, and divining arrows dipnot 1 are all abominations, the handiwork of Satan. So turn wholly away from it that you may attain to true success. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For 'altars' and divination by arrows see (nn.12 )and 14 )above. For games of chance see (n. 14) above. While divination by arrow-shooting essentially constitutes a game of chance there is nevertheless a certain difference between the two, since divination by arrow-shooting, in addition to being a game of chance, is also tainted with polytheistic beliefs and superstitions. As for games of chance, this expression is applied to those games and acts in which accidental factors are considered the criteria for acquisition, fortune-making and the division of goods and property.
  2. metne dön, dipnot 2
    In this verse four things are categorically prohibited: (1) intoxicants; (2) games of chance; (3) places consecrated for the worship of anyone else besides God, and altars for either sacrifices or offerings in the name of others than God; and (4) polytheistic divination by arrow-shooting. The last three items have already been explained. (See Towards Understanding the Qur'an, vol. I,( Surah 2: 219, n. 235 )and (Surah 5: 3, n. 14 above). Two injunctions had already been revealed concerning the prohibition of intoxicants See(Surahs 2: 219 )and( 4: 43). Before the revelation of the last injunction, the Prophet (peace be on him) had warned the people that intoxicants were highly displeasing to God. Hinting at the possibility of their being prohibited, he advised people to dispose of intoxicants if they had any. A little later on the present verse was revealed and the Prophet (peace be on him) then proclaimed that those who had intoxicants should neither consume nor sell them, but rather destroy them. Intoxicating liquors were poured into the streets of Madina. When asked if such liquor might be offered to the Jews as a gift the Prophet (peace be on him) replied in the negative and said: 'He Who has prohibited it has also required it not to be given away as a gift.' Some people inquired whether it was permitted to make vinegar out of such liquor. The Prophet (peace be on him) told them not to do so, but to throw it away instead. Another person asked insistently whether or not an intoxicant could be used as medicine. The Prophet (peace be on him) replied that far from being a remedy for any malady it was in itself a malady. Others sought permission to consume intoxicating liquor on the plea that they lived in a very cold region and had to work very hard, and that the people of that region habitually drank intoxicants to combat exhaustion and cold. The Prophet (peace be on him) inquired if the drink concerned did cause intoxication. On being told that it did, he said that they should abstain from it. They pointed out that the people of their region would not accept this, to which the Prophet (peace be on him) replied that they should fight them.It is reported by 'Abd Allah Ibn 'Umar that the Prophet (peace be on him) said: 'God has cursed khamr (wine) and him who drinks it, him who provides it to others and him who buys or sells it, him who squeezes (the grapes) into wine and him who causes others to squeeze grapes (in order to make wine), him who carries it and him to whom it is carried.' (See Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 2, p. 97; vol. 1, p. 316; Abu Da'ud, 'Ashribah', 2 - Ed.) According to another tradition the Prophet (peace be on him) instructed not to eat at the table where intoxicating drinks were being taken. In the beginning the Prophet (peace be on him) even forbade the use of vessels in which intoxicating drinks had either been made or served. Later on, when the prohibition of drinks was completely observed the Prophet (peace be on him) withdrew the interdiction regarding the use of these vessels. (See Abu Da'ud, 'At'imah', 18; Tirmidhi, 'Adab', 43; Darimi, 'Ashribah', 15; Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 1, p. 20; vol. 3, p. 339 - Ed.) Though the word khamr in Arabic means literally 'the drink made from grapes', it was also used figuratively for intoxicating liquors made from wheat, barley, raisins, dates and honey. The Prophet (peace be on him) applied the prohibition of wine to all intoxicants. In this regard we find categorical statements from the Prophet (peace be on him) embodied in traditions: 'Every intoxicant is khamr, and every intoxicant is prohibited.' 'Every drink which causes intoxication is prohibited.' 'I forbid everything which intoxicates.' In a Friday sermon 'Umar defined khamr in the following manner: 'Whatever takes hold of the mind is khamr.' (See Bukhari, 'Wudu", 71; 'Maghazi', 60, 'Ashribah', 4,10, 'Adab', 8, 'Ahkam', 22; Muslim, 'Ashribah', 67-9; Abu Da'ud, 'Ashribah', 5, 71; Ibn Majah, 'Ashribah', 9, 13, 14; Darimi, 'Ashribah', 8, 9; Muwatta', 'Dahaya', 8; Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 1, pp. 274, 289, 350; vol. 2, pp. 16, 158, 171, 185, 429, 501; vol. 3, pp. 63, 66, 112, 119, 361; vol. 4, pp. 41, 416; vol. 6, pp. 36, 71, 72, 97, 131, 190 and 226 - Ed.) The Prophet (peace be on him) also enunciated the following principle: 'If anything causes intoxication when used in large quantity, even a small quantity of it is prohibited.' 'If a large quantity of something causes intoxication, to drink even a palmful of it is prohibited.' (See Abu Da'ud, 'Ashribah', 5; Ibn Majah, 'Ashribah', 10; Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 2, pp. 167, 179 and vol. 3, p. 343 - Ed.) In the time of the Prophet (peace be on him) no specific punishment had been laid down for drinking. A person caught drunk would be struck with shoes, fists, and whips made of twisted cloth and palm sticks. The maximum number of lashes to which any culprit was subjected was forty. In the time of Abu Bakr the punishment continued to be forty lashes. In the time of 'Umar the punishment initially remained at forty lashes also, but when he saw people persist in drinking he fixed the punishment at eighty lashes after consulting the Companions. This was considered the prescribed legal punishment for drinking by Malik and Abu Hanifah, and even by Shafi'i according to one tradition. But Ahmad b. Hanbal, and, according to a variant tradition, Shafi'i, considered the punishment to consist of forty lashes, and 'Ali is reported to have preferred this opinion.According to Islamic Law, it is the bounden duty of an Islamic government to enforce this prohibition. In the time of 'Umar the shop of a member of the Thaqif tribe, by the name of Ruwayshid, was burnt down because he carried on the sale of liquor. On another occasion a whole hamlet was set on fire because it had become a center of illegal traffic in liquor.

Aisha Bewley

You who have iman! wine and gambling, stone altars and divining arrows are filth from the handiwork of Shaytan. Avoid them completely so that hopefully you will be successful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Intoxicants (all kinds of alcoholic drinks), and gambling, and Al-Ansâb[1], and Al-Azlâm (arrows for seeking luck or decision) are an abomination of Shaitan’s (Satan) handiwork. So avoid (strictly all) that (abomination) in order that you may be successful.[2]

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Indeed wine, gambling, idols and the divining arrows are abominations of Satan’s doing, so avoid them, so that you may be felicitous.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! intoxicants and games of chance, and alters set up for false deities and divining arrows are only abominations, some of satan's handiworks, therefore shun each one (of these abominations) so that you may attain your goal.

Arthur John Arberry

O believers, wine and arrow-shuffling, idols and divining-arrows are an abomination, some of Satan's work; so avoid it; haply So you will prosper.

Bijan Moeinian

O’ Believers, intoxicating beverages, gambling, the altars of the idols and their superstitious acts are disgusting things suggested by Satan. Avoid these acts so that you may attain the success.

E. Henry Palmer

O ye who believe! verily, wine, and el maisar, and statues, and divining (arrows) are only an abomination of Satan's work; avoid them then that haply ye may prosper.

Edip-Layth

O you who acknowledge, intoxicants, and gambling, and altars, and arrows of chance are tools of affliction used by the devil. You shall avoid him so that you may be successful.

George Sale

O ye who believe! wine and the game of chance and idols and divining arrows are only the abomination of Satan's handiwork. So shun each one of them that you may prosper.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Verily, strong drinks (intoxicants, fermented or alcoholic drinks), and el maisar (gambling, trying to get something for nothing), and statues (idols), and divining arrows (superstitions and games of chance)) are only an abomination of Satan's work; avoid them then that per chance (or possibly) you may succeed (or prosper).

Mahmoud Ghali

O you who have believed, surely wine and games of chance, and altars (for idols) and divining (i. e., divination by arrows or in any other way) are only an abomination of Ash-Shaytan's (The all-vicious, the Devil) doing, so avoid it, that possibly you would prosper.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Strong drink and games of chance and idols and divining arrows are only an infamy of Satan's handiwork. Leave it aside in order that ye may succeed.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, this wine and gambling, these idols, and these arrows you use for divination, are all acts of Satan; so keep away from them. You may haply prosper.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Intoxicants, and games of chance, and idolatrous practices, and the divining of the future are but a loathsome evil of Satan's doing:' shun it, then, so that you might attain to a happy state!

Mustafa Khattab

O believers! Intoxicants, gambling, idols, and drawing lots for decisions[1] are all evil of Satan’s handiwork. So shun them so you may be successful.

Progressive Muslims

O you who believe, intoxicants, and gambling, and altars, and arrows of chance are tools of affliction used by the devil. You shall avoid him so that you may be successful.

Rashad Khalifa

O you who believe, intoxicants, and gambling, and the altars of idols, and the games of chance are abominations of the devil; you shall avoid them, that you may succeed.

Sahih International

O you who have believed, indeed, intoxicants, gambling, [sacrificing on] stone alters [to other than Allah ], and divining arrows are but defilement from the work of Satan, so avoid it that you may be successful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: wine, and games of chance, and altars, and divining arrows are an abomination of the work of the satan; so avoid it, that you might be successful.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Intoxicants, gambling and games of chance, sacrificing animals on stones i. e. altars of idols and idolatrous practices, and divining of the future by such means as arrows, raffles and omens, is all Satan's handiwork. Refrain from it that you may prosper.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Intoxicants and gambling, stones (for sacrifice or for idyllic gestures), and (divination by) arrows, are (all most) undesirable— Of Satan's tricks (and his works) avoid such (undesirable things), so that you may prosper.

Taqi Usmani

O you who believe! Wine, gambling, altars and divining arrows are filth, made up by Satan. Therefore, refrain from it, so that you may be successful.

The Monotheist Group

O you who believe, alcohol, and gambling, and altars, and arrows of chance are tainted - by the work of the devil. You shall avoid him so that you may be successful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩