Diyanet İşleri
Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
Yâsîn suresi · 71–76. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Yâsîn suresi, 71. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَآ أَنْعَٰمًا فَهُمْ لَهَا مَٰلِكُونَ
Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
Ellerimizin (kudretimizin) yaptığı işlerden olarak kendileri için hayvanları yaratmamızı ve onlara sahip olmalarını düşünmediler mi!
Şimdi onlar, kendileri çin kudretimizin bir nişanesi olarak evcil hayvanlar yarattığımızı ve bu sayede onlara sahip olabildiklerini de mi görmezler?
Görmezler mi ki, eserlerimizden biri olarak kendileri için (bugün) kullanıp yararlandıkları evcil hayvanlar yarattık?
Görmezler mi ki, eserlerimiz arasında onlar için kurban edilebilir hayvanlar yarattık. . . Onlara maliktirler.
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.
Görmüyorlar mı ki, biz kudretimizin eseri olmak üzere onlar için birçok hayvan yarattık. Bu sayede onlar bunlara sahip olmuşlardır.
Ellerimizin eseri olarak, onlar için nice hayvanlar yarattığımızı, kendilerinin de bu hayvanları edindiklerini zaten görmüyorlar mı?
Kendi kudretimizle onlara evcil hayvanlar yarattığımızı, onların da bunlara sahip olduklarını görmezler mi?
Görmezler mi, kendi ellerimizle onlar için çiftlik hayvanlarını yarattık da onlara sahip olmaktadırlar?
Görmezler mi, kendi ellerimizle onlar için çiftlik hayvanlarını yarattık da onlara sahip olmaktadırlar?
Şunu da görmediler mi: Biz onlar için ellerimizin yaptıklarından bir takım yumuşak hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
Şunu da görmediler mi? Biz onlar için ellerimizin yaptıklarından bir takım (en'am) yumuşak hayvanlar yaratmışız da onlara malik bulunuyorlar
Ellerimizin dipnot 1 yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?
Ellerimizin dipnot 1 yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?
Ellerimizin dipnot 1 yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.
Ellerimizin işleyib yapdıklarından kendileri için bunca davarlar yaratdığımızı, bu sayede onlara malik olmuş bulunduklarını da görmediler mi?
Görmezler mi ki; ellerimizin yaptıklarından onlar için hayvanlar yarattık. Kendileri bunlara sahip bulunmaktadırlar.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Kendi elimizle onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? (Bu sayede) Onlar bunlara sahip olmuşlardır.
Görmediler mi ellerimizin yaptıklarından kendilerine nice hayvanlar yarattık da kendileri onlara malik olmaktadırlar?
elimizin eserlerinden olan en'am cinsi hayvanları /koyun, keçi, sığır ve deveyi onlar için yarattığımızı görmediler mi dipnot 1 ? Onlar bu hayvanlara hakim olurlar.
Görmediler mi ki, kendi el ürünümüz olan malı davarı dipnot 1 onlar için yarattık. Onlar bunlara sahip olurlar.
Kendi elimizle yaparak, onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? Onlara sahip olmaktadırlar.
Kendi elimizle yaparak, onlar için yarattığımız hayvanları ve ona sahip olduklarını görmüyorlar mı?
Görmediler mi, ellerimizin yapıp ettiklerinden, kendileri için nice hayvanlar yarattık da onlar, bu hayvanlara sahip oluyorlar.
Yâsîn suresi, 72. ayet. وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Onları kendilerinin hizmetine sunduk; bir kısmından binekleri vardır; dipnot 1 bir kısmından ise yiyorlar.
Dahası onları emirlerine amade kıldık ki, bir kısmına binsinler, bir kısmını da yesinler;
Ve onları insanların iradesine tabi kıldık ki bir kısmını binek olarak kullanabilsinler, bir kısmını da yiyebilsinler;
Onları (en'amı) bunlara boyun eğdirdik. . . Hem binekleri onlardandır ve hem de onlardan kimini yerler.
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin olarak yerler.
Çünkü onları kendilerine boyun eğdirdik; bir bölümü binekleri, bir bölümü de yiyecekleri.
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bir kısmını binek olarak kullanırlar, bir kısmını da gıda olarak yerler.
Onları kendilerine boyun eğdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler.
Onları kendilerine boyun eğdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler
Onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Ve onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binidleri var, hem de onlardan yiyorlar
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Biz onları kendilerine müsahhar kıldık. İşte binecekleri bunlardan, yiyecekleri bunlardandır.
Ve onları, kendilerinin buyruğuna verdik. Onlardan kimisi binekleridir, kimisinden de yerler.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
O hayvanları, onların emrine verdik. Onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.
Onları kendilerine boyun eğdirdik, onlardan bazıları binekleridir ve onlardan bazılarını da yerler.
Bu hayvanları onlara boyun eğdirdik. Onlardan hem binekleri olur hem de onları yerler dipnot 1 .
Bunları onlara boyun eğdirdik, kimini binek yaparlar, kiminden de yerler.
O hayvanları onlara boyun eğdirdik, onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.
O hayvanları onlara boyun eğdirdik, onlardan kimine biniyorlar kiminin de etini yiyorlar.
O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.
Yâsîn suresi, 73. ayet. وَلَهُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَمَشَارِبُ أَفَلَا يَشْكُرُونَ
Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Onlarda insanlar için yararlar ve içecekler de vardır. (Hâlâ) şükretmiyorlar mı?
ve onlardan başkaca da yararlansınlar ve içecek (süt) sağsınlar. Hala şükretmeyecekler mi?
ve onlardan (başka) faydalar sağlayabilsinler ve içecek (süt) alabilsinler! Buna rağmen hala şükretmeyecekler mi?
Onlarda kendileri için menfaatler ve içecekler vardır. . . Hala şükretmezler mi?
Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?
Bu hayvanlarda onlar için nice faydalar ve içilecek sütler vardır. Hâla şükretmezler mi?
Kendileri için, onlarda birçok yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?
Bu hayvanlarda onlar için nice faydalar vardır ve içecekleri vardır. Hala şükretmezler mi?
Ve onlar için onlarda başka yararlar ve içecekler vardır. Şükretmeyecekler mi?
Ve onlar için onlarda başka yararlar ve içecekler vardır. Şükretmiyecekler mi?
Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hala şükretmeyecekler mi?
Onlardan daha birçok menfeatleri ve türlü içecekleri de var, hala şükretmiyecekler mi?
Bu hayvanlarda onlar için yararlar dipnot 1 ve içecek dipnot 1 şeyler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Bu hayvanlarda onlar için yararlar dipnot 1 ve içecek dipnot 1 şeyler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Bu hayvanlarda onlar için yararlar dipnot 1 ve içecek dipnot 1 şeyler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?
Bunlarda kendileri için daha nice menfeatler ve içecekler vardır. Haala şükr etmezler mi?
Onlarda kendileri için faydalar ve içecekler vardır. Hala şükretmezler mi?
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
O hayvanlarda, insanlar için daha başka faydalar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Kendileri için onlarda daha birçok yararlar ve içecekler var. Hala şükretmiyorlar mı?
Onlarda kendileri için başka yararlar ve içecekler de vardır dipnot 1 . Hala görevlerini yerine getirmeyecekler mi?
Onlarda kendileri için başka yararlar ve içecekler de vardır. Hala teşekkür etmeyecekler mi?
O hayvanlarda, insanlar için daha başka faydalar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
O hayvanlarda, insanlar için daha başka faydalar ve içecekler vardır. Hala şükretmiyorlar mı?
O hayvanlarda bunlar için birçok yararlar var, içecekler var. Hala şükretmiyorlar mı?
Yâsîn suresi, 74. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لَّعَلَّهُمْ يُنصَرُونَ
Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilahlar edindiler.
Kendilerine yardım edileceğini umarak Allah'ın peşi sıra ilahlar edindiler.
Ne ki onlar (şükür yerine), kendilerine yardım ederler ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Ama (tam tersine,) onlar, kendilerine yardım edecekleri (ümidiyle) Allah'tan başka ilahlar edindiler, (oysa bilmezler ki)
Belki kendilerine yardım olunur ümidiyle Allah dununda tanrılar edindiler!
Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Onlar, yardım göreceklerini umarak Allah’tan başka ilâhlar edindiler.
Oysa Allah'tan başka bir de ayrıca tanrılar edindiler; belki kendilerine yardım ederler diye.
Oysa onlar, kendilerine yardım etsinler diye Allah'tan başka tanrılar edinirler.
ALLAH'tan başka tanrılar edindiler. Belki kendilerine yardım ederler diye.
ALLAH'tan başka tanrılar edindiler. Belki kendilerine yardım ederler diye.
Tuttular bir de Allah'tan başka bir takım ilahlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
Tuttular da Allahdan başka bir takım ilahlar edindiler guya yardım olunacaklar
Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerinden yardım umdukları ilahlar edindiler. dipnot 1
Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerinden yardım umdukları ilahlar edindiler. dipnot 1
Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerinden yardım umdukları ilahlar edindiler. dipnot 1
Yardım görürler umuduyla, Tanrı'dan başka tanrılar edindiler.
Onlar Allahı bırakıb (guya) kendileri yardım (a mazhar) edilecekler ümidiyle (başka) ma'budlar edindiler.
Kendilerine yardımları dokunur diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Belki yardım görürler diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.
Belki yardımlarını görürler diye Allah ile aralarına bir takım ilahlar koydular dipnot 1 .
Belki yardımları olur diye, Allah'tan önce ilahlar edindiler.
Kendilerine yardımlarını umarak Allah’tan başka ilahlar edindiler.
Kendilerine yardımlarını umarak Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Yâsîn suresi, 75. ayet. لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌ مُّحْضَرُونَ
Onlar, ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler.
(Oysa) onlar kendilerine yardım edemezler; onlar diğerlerinin (birbirlerinin) hazırlanmış askerleridir.
Bunların onlara yardıma asla güçleri yetmez; aksine kendileri bunlar için hazır kıta askerdirler.
bunlar bağlılarına yardım eli uzatamazlar, hatta onlara (yardım için) çağrılmış askerler ol(arak görün)seler bile.
(Tanrılar) onlara yardım edemezler! (Aksine) onlar, tanrılara (hizmete) hazır duran ordudurlar!
Onların (o ilahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.
Halbuki ilâhların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için yardıma hazır askerlerdir.
Onlara yardım edemezler. Üstelik kendileri, onlar için hazır olan askerlerdir.
Tanrıları onlara yardım edemezler. Aksine onlar tanrılarının "hazır ol" vaziyetindeki askerleridir.
Oysa onlara yardım edemezler; hatta tam tersine kendileri onları korumak için nöbet bekleyen askerlerdir.
Oysa onlara yardım edemezler; hatta tam tersine kendileri onları korumak için nöbet bekleyen askerlerdir.
Onların onlara yardıma güçleri yetmez; onlar ise onlar (tanrılar) için celbolunan askerlerdir.
Onların onlara yardıma güçleri yetmez, onlar ise onlar için hazırlanan askerler.
Oysa bu ilahlar onlara yardım etmeye güç yetiremezler. Ne var ki kendileri dipnot 1 onlar için dipnot 2 hazır askerlerdir.
Oysa bu ilahlar onlara yardım etmeye güç yetiremezler. Ne var ki kendileri dipnot 1 onlar için dipnot 2 hazır askerlerdir.
Oysa bu ilahlar onlara yardım etmeye güç yetiremezler. Ne var ki kendileri dipnot 1 onlar için dipnot 2 hazır askerlerdir.
Onların (o tanrıların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.
Ki bunlar onlara asla yardım edemezler (Bil'akis) kendileri bunlar için hazırlanmış (bir sürü) avenedir.
Halbuki onlar, kendilerine yardım edemezler. Sadece kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Onlar, kendilerine yardımda bulunmaya güç yetiremezler. Aksine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.
(O tanrılar) Kendilerine yardım edemezler. Tersine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir (Onları korumaktadırlar).
Oysa o ilahların onlara yardıma gücü yetmez. Ama onlar, ilahları için hazır askerdirler dipnot 1 .
Oysa onların bunlara yardıma güçleri yetmez. Ama bunlar onlar için hazır askerdirler.
Halbuki ilahların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için askerlerdir (ve ateşte) hazırdırlar.
Oysa onlara yardım edecek güçleri yoktur. Aksine onlar, bunları korumak için hazırlanmış ordudurlar.
Oysaki, o ilahlar bunlara yardım edemezler. Tam aksine, bunlar, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.
Yâsîn suresi, 76. ayet. فَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ إِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ
(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Sözleri seni üzmesin! dipnot 1 Gizlediklerini de açıkladıklarını da biliyoruz. dipnot 2
Artık onların sözleri seni üzmesin: unutma ki Biz onların gizlediklerini de biliriz, açıkladıklarını da.
Ama o (hakikati inkar eden)lerin sözlerinden üzüntüye kapılma; şüphe yok ki Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da biliriz.
O halde onların lafı seni mahzun etmesin. . . Muhakkak ki biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da biliriz.
Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
(Rasûlüm!) O halde onların sözleri sakın seni üzmesin. Kuşkusuz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
Artık, onların sözleri seni üzmesin. Kuşkusuz, Biz, gizlediklerini de açıkladıklarını da biliriz.
O halde, onların sözleri sakın seni üzmesin. Şüphesiz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
Sözleri seni üzmesin. Gizledikleri ve açıkladıkları her şeyi çok iyi biliriz.
Sözleri seni üzmesin. Gizledikleri ve açıkladıkları her şeyi çok iyi biliriz.
O halde onların lakırdıları seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz dışlarını da.
O halde onların lakırdıları seni mahzun etmesin, biz onların içlerini de biliriz dışlarını da
Artık onların dipnot 1 sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Artık onların dipnot 1 sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Artık onların dipnot 1 sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
O halde (habibim) onların lafı seni gamnak etmesin. Şübhe yok ki biz onların neler gizlemekde olduklarını, neler açıklaya geldiklerini biliyoruz.
Onların sözü seni üzmesin. Şüphesiz ki Biz; onların gizlediklerini de, açıkladıklarını da biliriz.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
Artık onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.
Onların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Onların sözleri seni üzmesin dipnot 1 ; biz neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını biliyoruz dipnot 2 .
Onların sözleri seni üzmesin; biz neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını biliriz.
Onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.
Onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.
Artık onların sözü seni üzmesin! Biz onların sır olarak tuttuklarını da açıkladıklarını da biliyoruz.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.