Diyanet İşleri
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Yâsîn suresi · 55–58. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Yâsîn suresi, 55. ayet. إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَٰكِهُونَ
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Bugün cennet halkı meşguliyetler içinde eğlenirler. dipnot 1
Elbet cennet ehli o gün, keyif veren bir meşguliyet içinde olacak;
Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklardır,
Gerçek ki o süreçte, cennet ehli cennet nimetleriyle meşgul ve bunun keyfini çıkarmaktadırlar.
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.
O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.
Aslında, cennetin yoldaşlarının, bugün, hoşluk içinde uğraşları vardır.
O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde sefa sürerler.
Bahçe halkı o gün zevk ve eğlence ile meşguldürler.
Cennet halkı o gün zevk ve eğlence ile meşguldürler.
Gerçekten cennetlikler bugün bir eğlence içinde zevk etmektedirler.
Cidden eshabı Cennet bu gün bir şuğl içinde zevk etmektedirler
Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.
Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.
Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.
Şübhe yok ki bugün cennet yaranı mesruru handan bir zevk ve eğlence içindedirler.
Muhakkak ki bugün cennet ashabı bir meşguliyet içinde mutlu ve sevinçlidirler.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
O gün cennet halkı, bir iş içinde eğlenirler.
Cennet ahalisi, o gün dipnot 1 bir takım uğraşlar içinde neşelenirler dipnot 2 .
Cennet halkı o gün tat alacakları işlerle uğraşacaklar,
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
O gün, cennet ehli eğlenceyle meşguldür.
O gün cennet halkı bir uğraş içinde eğlenip ferahlamaktadır.
Yâsîn suresi, 56. ayet. هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Onlar ve eşleri, tahtların üzerinde gölgelerde (olacaklar)dır.
onlar ve eşleri (bu huzurun) gölgesi altında mükemmel yataklar üzerinde uzanacaklar;
onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar,
Onlar ve eşleri gölgeler içinde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Eşleriyle birlikte, gölgelerdeki sedirler üzerine dayanmışlardır.
Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.
Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.
Kendileri ve zevceleri erikeler üzerine kurulmuşlardır
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgelikler içinde koltuklara kurulurlar dipnot 1 .
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde tahtlara kurulacaklardır.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.
Yâsîn suresi, 57. ayet. لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ
Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
Onlar için orada, her çeşit meyve ve her istedikleri vardır. dipnot 1
orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.
orada (yalnızca) sevinç ve mutluluğu tadacaklar ve istedikleri her şey onların olacak,
Onlar için orada meyveler vardır. . . Onlar için keyif alacakları şeyler vardır.
Orada taptaze meyveler onların ve istek duydukları her şey onlarındır.
Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün arzuları yerine getirilir.
Onlar için, meyveler ve istedikleri her şey vardır.
Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün istekleri yerine getirilir.
Onlar için meyveler ve istedikleri her şey vardır.
Onlar için meyveler ve istedikleri her şey vardır.
Onlara orada bir meyve vardır. Onlara orada ne isterlerse vardır.
Onlara orada bir meyve var, hem onlara orada ne iddia ederlerse var
Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.
Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.
Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.
Orada taptaze meyveler, onların ve istek duydukları her şey onlarındır.
Orada taze yemiş (ler) onların, temenni edecekleri herşey onlarındır.
Orada meyveler onlarındır. Ve her istedikleri kendilerinindir.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.
Orada onlar için meyvalar ve istedikleri her şey vardır.
Orada onlar için meyveler dipnot 1 ve istedikleri her şey vardır dipnot 2 .
Orada onları neşelendirecek işler ve istedikleri her şey;
Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.
Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.
Orada kendileri için meyveler var. İstedikleri her şey kendilerinin olacak.
Yâsîn suresi, 58. ayet. سَلَٰمٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ
Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır).
(Bir de) çok merhametli Rab'den ‘selam' sözü (vardır).
rahmeti sonsuz Rabbinin sözüyle gelen tarifsiz bir mutluluktur bu.
rahmet saçıcı Rabbin sözüyle gelen katıksız bir huzur ve rahatlık içinde.
Rahıym Rab'den "Selam" sözü ulaşır (Selam ismi özelliğini yaşarlar)!
Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).
Onlara merhametli Rabb'in söylediği selam vardır.
Merhametli Efendiden bir söz; "Selam!"
Onlara, merhametli Rabbin söylediği selam vardır.
Rahim olan Efendi'den söz olarak "selam" vardır.
Rahim olan Rab'den söz olarak 'selam' vardır.
Merhametli Rabbin kelamı bir "Selam" olacak.
Bir selam, rahim bir rabdan kelam
Rahmeti kesintisiz Rabb'den söz selamdır dipnot 1 .
Rahmeti kesintisiz Rabb'den söz selamdır. dipnot 1
Rahmeti kesintisiz Rabb'den söz selamdır. dipnot 1
Çok esirgeyen rabden onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).
Çok esirgeyici Rab (lerin) den bir de selam (var) dır.
Rahim Rabblarından bir de; selam, sözü.
(47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.
Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.
Çok esirgeyen Rabden (onlara) sözle selam (vardır).
Bir de ikramı bol olan Rabbin tarafından verilecek selam vardır dipnot 1 .
Bir de ikramı bol Rabbinin selam sözü, artık bir bozukluğun olmayacağı sözü dipnot 1 vardır.
Rahim olan Rabden selam sözü vardır.
Merhametli Rab'den sözlü selam vardır
Rahim Rab'den bir de sözlü selam!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.