Yâsîn suresi · 55–58. ayetler

Cennetlikler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Yâsîn suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 55. ayet. إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَٰكِهُونَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet cennet ehli o gün, keyif veren bir meşguliyet içinde olacak;

    Muhammed Esed

    Kuşkusuz cenneti hak edenler bugün yaptıkları her şeyden hoşnut olacaklardır,

    Ahmed Hulusi

    Gerçek ki o süreçte, cennet ehli cennet nimetleriyle meşgul ve bunun keyfini çıkarmaktadırlar.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, cennetin yoldaşlarının, bugün, hoşluk içinde uğraşları vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde sefa sürerler.

    Edip Yüksel

    Bahçe halkı o gün zevk ve eğlence ile meşguldürler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cennet halkı o gün zevk ve eğlence ile meşguldürler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten cennetlikler bugün bir eğlence içinde zevk etmektedirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Cidden eshabı Cennet bu gün bir şuğl içinde zevk etmektedirler

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz Cennet ehli bugün keyifli bir uğraş içindedir.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki bugün cennet yaranı mesruru handan bir zevk ve eğlence içindedirler.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki bugün cennet ashabı bir meşguliyet içinde mutlu ve sevinçlidirler.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.

    Süleyman Ateş

    O gün cennet halkı, bir iş içinde eğlenirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cennet halkı o gün tat alacakları işlerle uğraşacaklar,

    Şaban Britch

    Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

    Şaban Piriş

    O gün, cennet ehli eğlenceyle meşguldür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O gün cennet halkı bir uğraş içinde eğlenip ferahlamaktadır.

  2. Yâsîn suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 56. ayet. هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

    Mehmet Okuyan

    Onlar ve eşleri, tahtların üzerinde gölgelerde (olacaklar)dır.

    Mustafa İslamoğlu

    onlar ve eşleri (bu huzurun) gölgesi altında mükemmel yataklar üzerinde uzanacaklar;

    Muhammed Esed

    onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar,

    Ahmed Hulusi

    Onlar ve eşleri gölgeler içinde tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    Ali Bulaç

    Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

    Ali Rıza Safa

    Eşleriyle birlikte, gölgelerdeki sedirler üzerine dayanmışlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.

    Edip Yüksel

    Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kendileri ve zevceleri erikeler üzerine kurulmuşlardır

    Erhan Aktaş

    Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.

    Gültekin Onan

    Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.

    İbni Kesir

    Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

    Süleyman Ateş

    Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde tahtlara kurulacaklardır.

    Şaban Britch

    Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

    Şaban Piriş

    Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.

  3. Yâsîn suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 57. ayet. لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    orada her tür refaha sahip olacaklar ve arzuladıkları her şey onlara sunulacak.

    Muhammed Esed

    orada (yalnızca) sevinç ve mutluluğu tadacaklar ve istedikleri her şey onların olacak,

    Ahmed Hulusi

    Onlar için orada meyveler vardır. . . Onlar için keyif alacakları şeyler vardır.

    Ali Bulaç

    Orada taptaze meyveler onların ve istek duydukları her şey onlarındır.

    Ali Özek ve heyeti

    Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün arzuları yerine getirilir.

    Ali Rıza Safa

    Onlar için, meyveler ve istedikleri her şey vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Orada onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün istekleri yerine getirilir.

    Edip Yüksel

    Onlar için meyveler ve istedikleri her şey vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar için meyveler ve istedikleri her şey vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlara orada bir meyve vardır. Onlara orada ne isterlerse vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlara orada bir meyve var, hem onlara orada ne iddia ederlerse var

    Erhan Aktaş

    Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada onlar için meyve ve gönüllerinin çektiği her şey vardır.

    Gültekin Onan

    Orada taptaze meyveler, onların ve istek duydukları her şey onlarındır.

    Hasan Basri Çantay

    Orada taze yemiş (ler) onların, temenni edecekleri herşey onlarındır.

    İbni Kesir

    Orada meyveler onlarındır. Ve her istedikleri kendilerinindir.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.

    Süleyman Ateş

    Orada onlar için meyvalar ve istedikleri her şey vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada onları neşelendirecek işler ve istedikleri her şey;

    Şaban Britch

    Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.

    Şaban Piriş

    Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Orada kendileri için meyveler var. İstedikleri her şey kendilerinin olacak.

  4. Yâsîn suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yâsîn suresi, 58. ayet. سَلَٰمٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır).

    Mehmet Okuyan

    (Bir de) çok merhametli Rab'den ‘selam' sözü (vardır).

    Mustafa İslamoğlu

    rahmeti sonsuz Rabbinin sözüyle gelen tarifsiz bir mutluluktur bu.

    Muhammed Esed

    rahmet saçıcı Rabbin sözüyle gelen katıksız bir huzur ve rahatlık içinde.

    Ahmed Hulusi

    Rahıym Rab'den "Selam" sözü ulaşır (Selam ismi özelliğini yaşarlar)!

    Ali Bulaç

    Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara merhametli Rabb'in söylediği selam vardır.

    Ali Rıza Safa

    Merhametli Efendiden bir söz; "Selam!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara, merhametli Rabbin söylediği selam vardır.

    Edip Yüksel

    Rahim olan Efendi'den söz olarak "selam" vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rahim olan Rab'den söz olarak 'selam' vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Merhametli Rabbin kelamı bir "Selam" olacak.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir selam, rahim bir rabdan kelam

    Gültekin Onan

    Çok esirgeyen rabden onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).

    Hasan Basri Çantay

    Çok esirgeyici Rab (lerin) den bir de selam (var) dır.

    İbni Kesir

    Rahim Rabblarından bir de; selam, sözü.

    Mehmet Alagaş

    (47-59) Onlara Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından harcayın / infak edin denildiği zaman, kafirler iman edenlere; Allah ’ın istese doyuracağı kimseleri , biz mi doyuralım? Sizler, kesinlikle apaçık bir sapma içindesiniz dediler, Ayrıca e ğer sözüne bağlıysanız / sadıksanız bu vaat ne zaman? diyorlar. Onlar, çekişirlerken / hasımlaşır larken kendilerini alacak tek bir sesi bekliyorlar. Vasiyette bulunmaya dahi güçleri yetmez, yakın çevrelerine de geri dönemezler. Artık, Sû ra üfürülmüştür, o andan itibaren, kabirlerinden / mezarlarından rablerine doğru akın ederler. Y azıklar olsun bize / veyl olsun bize, bizi yattığımız yerden / yatırımızdan tekrar kim diriltti? Bu, Rahman’ın vaadi olan ve elçilerin doğruladığı şeydir, derler. Tek bir ses olmuştur, derhal hepsi birden bizim için hazır hale getirildiler. Artık bugün hiçbir nefes liye /nefse / hiçbir kimseye zulmedilmez, sadece yaptıkları nızla cezalandırılacaksınız. Muhakkak ki bugün cennet halkı neşeli bir şekilde belirli uğraşılar içindedirler, onlar ve zevceleri gölgeliklerde koltuklarda oturuşurlar. Orada onlara meyveler ve ne çağırırlarsa o vardır. Esirgeyen Rab’dan esenlik sözü / selam vardır. Ey suçlular bugün ayrılın.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.

    Süleyman Ateş

    Çok esirgeyen Rabden (onlara) sözle selam (vardır).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir de ikramı bol Rabbinin selam sözü, artık bir bozukluğun olmayacağı sözü dipnot 1 vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Selamet; gizli veya açık bir bozulmanın olmamasıdır (Müfredat).

    Şaban Britch

    Rahim olan Rabden selam sözü vardır.

    Şaban Piriş

    Merhametli Rab'den sözlü selam vardır

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rahim Rab'den bir de sözlü selam!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.