Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 44. ayet

Yâsîn suresi, 44. ayet. إِلَّا رَحْمَةً مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍ

illâ raḥmetem minnâ vemetâ`an ilâ ḥîn.

Diyanet İşleri

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 41–47 · surenin 44. ayeti / 83

Konu Delil: gemi ve taşınan nesiller Yâsîn 41–44 3

  1. Yâsîn 41

    Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

  2. Yâsîn 42

    Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

  3. Yâsîn 43

    Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.

  4. 44

    Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

  5. Yâsîn 45

    Onlara, "Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin" denildiğinde yüz çevirirler.

  6. Yâsîn 46

    Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

  7. Yâsîn 47

    Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir vakte kadar (dünyadan) faydalanmaları için” onları boğmayız. Belki hakka dönerler yahut işledikleri kusurlarını telafi ederler diye onlara lütuf olmak üzere ve onları faydalandırmak için bir süreye kadar hayatta bırakırız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ancak onları boğulmaktan kurtararak rahmet etmemiz ve aşamayacakları belirli bir zamana kadar istifade etmeleri için hayatta bırakmamız bundan müstesnadır. Umulur ki, bundan ibret alıp iman ederler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak
  2. رَحْمَةًۭ rahmeten bir rahmet (vardır) kök: رحم
  3. مِّنَّا minna bizden
  4. وَمَتَـٰعًا ve metaan ve yaşatma kök: متع
  5. إِلَىٰ ila kadar
  6. حِينٍۢ hinin bir süreye kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(43, 44) Katımızdan bir merhamet ve onları belirli bir süreye kadar yaşatma kararı hariç, dilersek onları (suda) boğabiliriz. Artık yardım da isteyemezler; boğulmaktan da kurtarılamazlar.

Mustafa İslamoğlu

sadece katımızdan bir rahmet ve geçici bir mühlet tanımamız sayesinde yaşayabilirler.

Muhammed Esed

meğer ki Biz onlara katımızdan bir rahmet ve (biraz daha fazla) hayat bağışlayalım.

Ahmed Hulusi

Ancak bizden bir rahmet olarak ve yalnızca belli bir süre nasiplenmeleri için ömür vermemiz hariç.

Ali Bulaç

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Ali Özek ve heyeti

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Ali Rıza Safa

Bizden bir rahmet ve belirli bir süreye dek geçinmeleri dışında.

Bayraktar Bayraklı

Ancak katımızdan bir rahmet olarak boğmuyor ve belli bir süreye kadar onları yaşatıyoruz.

Edip Yüksel

Bunun yerine, bizden bir merhamet görürler ve belli bir süreye kadar yaşatılırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunun yerine, bizden bir merhamet görürler ve belli bir süreye kadar yaşatılırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak için başka

Erhan Aktaş

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Gültekin Onan

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Hasan Basri Çantay

Meğer ki bizden bir esirgeme ve daha bir zamana kadar yaşatma (mukadder) ola.

İbni Kesir

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme başka.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Süleyman Ateş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar yaşatma vardır (acıyarak onları bir süre yaşatırız).

Süleymaniye Vakfı

Ama katımızdan bir ikramda bulunmak ve belli bir süreye kadar yaşatmak için (kurtardıklarımız) başka.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizden bir ikram olsun ve bir süreye kadar yararlansınlar diye kurtarırsak başka.

Şaban Britch

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Şaban Piriş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçimlik verilmiş ola.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Unless We extend to them Our mercy and let them enjoy life up to a predetermined point of time.

Abdul Haleem

Only by Our mercy could they be reprieved to enjoy life for a while.

Abdullah Yusuf Ali

Except by way of Mercy from Us, and by way of (world) convenience (to serve them) for a time.

Abul A'la Maududi

It is only Our Mercy (that rescues them) and enables enjoyment of life for a while. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The signs until now were mentioned as arguments for Tauhid. This sign has been mentioned to make man realize that whatever powers he has been given over the forces of nature, have been given him by Allah and are not of his own acquirement. And whatever methods he has discovered of exploiting these forces; have been discovered also through the guidance of Allah and not solely by himself. Man did not have the power and strength to have subdued these great forces by his own power, nor the capability to have discovered the secrets of nature himself and known the methods of taking service from them. Then he can use and employ the forces over which he has been given control by Allah only till the time that Allah wills them to remain subdued to him. For when Allah wills otherwise the same forces which were serving man turn against him suddenly and he finds himself utterly helpless before them. To call man’s attention to this reality, Allah has presented the case of the sea journey only as an example. The whole human race would have perished in the flood had Allah not taught the method of making the vessel to the Prophet Noah (peace be upon him) and had his followers not boarded it. Then the scattering of the human race over the whole earth became possible only because the people learned the principles of building vessels from Allah and became able to cross the rivers and oceans. But from that humble beginning till today in spite of making great strides in the art of building huge ships and attaining every possible perfection in the science of navigation, man cannot claim that he has brought the rivers and the oceans fully under his control and power. Even today the water of God is still in God’s own power alone and whenever He wills He drowns man along with his ships in it.

Aisha Bewley

except as an act of mercy from Us, to give them enjoyment for a time.

Al-Hilali & Khan

Unless it be a mercy from Us, and as an enjoyment for a while.

Ali Quli Qarai

⎯except by a mercy from Us and for an enjoyment until some time.

Amatul Rahman Omar

It is only through mercy from Us (that We save them) and (let them have) an enjoyment of worldly gains for a while.

Arthur John Arberry

save as a mercy from Us, and enjoyment for a while.

Bijan Moeinian

Instead, I shower them with my mercy and let them live till the day that they are supposed to live their bodies.

E. Henry Palmer

save by mercy from us, as a provision for a season.

Edip-Layth

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

George Sale

unless through our mercy, and that they may enjoy life for a season.

Hamid S. Aziz

Unless by mercy from Us and for enjoyment for a time.

Mahmoud Ghali

Except as a mercy from Us and enjoyment for a while.

Marmaduke Pickthall

Unless by mercy from Us and as comfort for a while.

Mohamed Ahmed - Samira

Unless by Our benevolence, to reap advantage for a time.

Muhammad Asad

unless it be by an act of mercy from Us and a grant of life for a [further span of] time.

Mustafa Khattab

except by mercy from Us, allowing them enjoyment for a ˹little˺ while.

Progressive Muslims

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

Rashad Khalifa

Instead, we shower them with mercy, and let them enjoy for awhile.

Sahih International

Except as a mercy from Us and provision for a time.

Sam Gerrans

Save as a mercy from Us, and as enjoyment for a time.

Shabbir Ahmed

But as a Mercy from Us, We let them enjoy life for a while.

Syed Vickar Ahamed

Except as the part of Mercy from Us, and as a part of a few (worldly) things (for them) for a (little) while.

Taqi Usmani

unless there be mercy from Us, and (unless) We let them enjoy for a while.

The Monotheist Group

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩