Diyanet İşleri
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 35. ayet. لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ أَفَلَا يَشْكُرُونَ
liye'külû min ŝemerihî vemâ `amilethü eydîhim. efelâ yeşkürûn.
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler Yâsîn 33–36 3
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
35. Yeryüzünde o ağaçları, hurma ve üzüm bahçelerini yaratmamızın sebebi ise hem temel gıda, hem meyve, hem katık olarak, hem de lezzet almak üzere “onun meyvelerinden yesinler diyedir.”
“Halbuki bunları” bunca meyve ve mahsulleri “kendi elleri yapmamıştır.” Bunların yaratılmalarında onların herhangi bir katkıları, herhangi bir amelî payları yoktur. O, sadece hükmü en sağlam ve rızık verenlerin en hayırlısı olanın sanatıdır. Aynı şekilde pişirme veya başka bir yolla kendi ellerinin emeği ile de yapılmış değildir.
Aksine Yüce Allah, bu meyveleri yenmek için ayrıca pişirilmeye veya kızartılmaya gerek olmayacak şekilde yaratmıştır. Bunlar, ağaçlarından toplandığı gibi derhal yenilebilmektedirler.
“Hâlâ” kendilerine bunca nimetleri verene, cömertlik ve lütfu ile din ve dünya işlerini düzene koyacak şeyleri onlara ihsan edene “şükretmeyecekler mi?”
Ölümünden sonra yeri dirilten, orada ekinler ve ağaçlar bitirip lezzetli meyveler ve mahsüller var eden, bu mahsülleri ağaç dallarında yaratan, ölü ve kupkuru yerden pınarlar fışkırtan, ölüleri diriltmeye kadir değil midir? Elbette O, her şeye gücü yetendir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İnsanlar, Allah'ın kendilerine nimet olarak vermiş olduğu ve hiçbir çaba sarf etmedikleri bahçelerin ürünlerinden yesinler diye. Hâlâ bu nimetlerinden dolayı yalnızca Allah'a ibadet edip resullerine iman ederek şükretmeyecekler mi?
Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.
Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…
Aynı kök: ثمر (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda…
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(34, 35) Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye dipnot 1 oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?
ki onunla yetişenlerin ve elleriyle ektiklerinin ürünlerinden yiyebilsinler. Hala şükretmeyeceksiniz, öyle mi?
ki onları meydana getiren kendileri olmadığı halde meyvelerini yiyebilsinler. Buna rağmen hala şükretmeyecekler mi?
Onun getirisinden ve ellerinin ürettiklerinden yesinler diye. . . Hala şükretmezler mi?
Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi?
Hem onların ürünlerinden hem de elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Yine de şükretmeyecekler mi?
- Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?
Ki onun ürünlerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler. Şükretmeyecekler mi?
Ki onun ürünlerinden ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler. Şükretmiyecekler mi?
Ürününden ve kendi elleriyle elde ettikleri mamüllerinden yesinler diye; hala şükretmeyecekler mi?
Yesinler diye mahsulünden ve kendi ellerinin ma'mulatından, hala şükretmiyecekler mi?
Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?
Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?
Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?
Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
(Allahın yaratdığı) mahsulden ve kendi ellerinin yapdıklarından yemeleri için. Haala şükretmeyecekler mi?
Ki, ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmezler mi?
(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?
Bunu yaptık ki hem çıkardığımız üründen hem de elleriyle yaptıklarından yesinler dipnot 1 . Bunlar şükretmeyecek /görevlerini yerine getirmeyecekler mi?
Bunu yapmamız, hem ürününden hem de elleriyle yaptıklarından yemeleri içindir. Teşekkür etmeyecekler mi?
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hala şükretmiyorlar mı?
Ki onun ürününden ve ellerinin yapıp ettiğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?
So that they eat of their flowers when they come to be fruits and grow ripe. It Is all replete with choice of all delights. And none of these natural products was nor will it be of their own making or their handiwork All natural objects, animal, vegetable and mineral are Allah’s handiwork. And so, will they not impel themselves with the feeling of gratitude!
so that they could eat its fruit. It was not their own hands that made all this. How can they not give thanks?
That they may enjoy the fruits of this (artistry): It was not their hands that made this: will they not then give thanks?
that they might eat of its fruits. It was not their hands that made them. dipnot 1 Will they not, then, give thanks? dipnot 2
so they may eat its fruits – they did not do it themselves. So will they not be thankful?
So that they may eat of the fruit thereof - and their hands made it not. Will they not, then, give thanks?
so that they may eat of its fruit and what their hands have cultivated. Will they not then give thanks?
So that they may enjoy its fruit and (enjoy) that which their hands have worked for. Will they then render (Us) no thanks (and follow Our guidance)?
that they might eat of its fruits and their hands' labour. What, will they not be thankful?
It is not the fruit of their own labor that they eat [no matter how hard one tries, the dead land will produce nothing]; How ungrateful they are [to eat what God has produced for them and then deny it!]
that they may eat from the fruit thereof, and of what their hands have made; will they not then give thanks?
So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful?
That they may eat of the fruits thereof, and of the labour of their hands. Will they not therefore give thanks?
And We make therein orchards of palms and grapevines and We make springs to flow forth in it, that they may eat of the fruit thereof, and their hands did not make it; will they not then be grateful?
That they may eat of their produce and what their hands have made. Will they not, then, thank (Us)?
That they may eat of the fruit thereof, and their hands made it not. Will they not, then, give thanks?
So that they may eat of its fruit; yet it was not done by their hands. Then why do they not acknowledge thanks?
so that they may eat of the fruit thereof, though it was not their hands that made it. Will they not, then, be grateful?
so that they may eat from its fruit, which they had no hand in making. Will they not then give thanks?
So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful
This is to provide them with fruits, and to let them manufacture with their own hands whatever they need. Would they be thankful?
That they may eat of His fruit. And their hands have not produced it, so will they not be grateful?
That they might eat of its fruit. And their hands made it not. Will they then not be grateful!
That they may enjoy the fruit thereof - And! Their hands made this not. Will they not then be grateful in word and action?
That they may eat the fruits of this (gift from Allah) it was not their hands that made this (possible): Then will they not give thanks?
so that they may eat fruits thereof, while it was not made by their hands. Would they not then offer gratitude?
So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful?