Diyanet İşleri
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 28. ayet. وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ
vemâ enzelnâ `alâ ḳavmihî mim ba`dihî min cündim mine-ssemâi vemâ künnâ münzilîn.
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kavmin helâki ve alay edenlerden ders Yâsîn 28–32 3
"Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"
(26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.
Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
28. Yani onları cezalandırmak için zorlanmadık, onları yok etmek için gökten bir ordu indirme gereği de duymadık. “indirecek de değildik.” Çünkü buna ihtiyaç yoktu. Zira Yüce Allah’ın kudreti çok muazzamdır, buna karşılık Ademoğulları ise aşırı derecede zayıftırlar. Ayrıca onlara Allah’ın azabından isabet edecek asgari bir miktar dahi helak olmaları için yeterlidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendisini yalanlayan ve öldüren kavmini helak etmek için üzerlerine gökten bir melek ordusu indirmedik. Bir kavmi helak ettiğimizde her zaman onların üzerine melek indirmeyiz. Onları başka yollarla helak etmemiz melek indirmekten bizim için daha kolaydır. Onların helakını azap meleklerini üzerlerine indirerek değil, gökten korkunç bir ses ile olmasını takdir ettik.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."
Aynı kök: جند (29 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: جند (29 geçiş)
(Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…
Aynı kök: جند (29 geçiş)
Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O (adam)ın ardından, şehir halkını (helak etmek için) üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik; (daha önce) de indiriciler değildik.
Ve onun ardından kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten Biz daha önce de asla indirmiş değiliz:
Ve ondan sonra biz kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirme gereği de duymadık:
Ondan sonra onun halkının üzerine semadan hiçbir ordu inzal etmedik, inzal ediciler de değildik.
Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
Biz ondan sonra, onun milletini helâk etmek için üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik.
Onun arkasından, toplumunun üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirme gereği de duymadık.
Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
Ondan sonra biz, halkının üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirmeye gerek duymadık.
Ondan sonra biz, halkının üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirmeğe gerek duymadık.
Arkasından kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
Arkasından ise kavmının üzerine Semadan bir ordu indirmedik indirecek de değildik
Ondan sonra, halkının üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik!
Ondan sonra, halkının üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik!
Ondan sonra, halkının üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik!
Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
Ondan sonra kavminin üzerine gökden hiçbir ordu indirmedik, indiriciler de değildik.
Ondan sonra kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecek de değildik.
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Ondan sonra biz, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirici de değildik, (buna gerek yoktu).
Onun arkasından halkına gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecek de değildik.
Onun arkasından kavmine gökten ordu indirmedik; zaten indirmeyiz.
Biz ondan sonra, onun kavmini helak etmek için üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik.
Ondan sonra, kavminin üzerine gökten ordular indirmedik. İndirecek de değildik.
Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
We did not follow this incident by sending down a host from heaven against his people nor was it necessary to mobilize Our angels.
After him We did not send any army from heaven against his people, nor were We about to:
And We sent not down against his People, after him, any hosts from heaven, nor was it needful for Us so to do.
After him, We did not send down any hosts from the heaven; We stood in no need to send down any host.
We did not send down to his people any host from heaven after him nor would We send one down.
And We sent not against his people after him a host from the heaven, nor was it needful for Us to send (such a thing).
After him We did not send down on his people a host from the sky, nor We would have sent down.
We sent no contingent (of force) from heaven, against his people (to destroy them), after that (he has believed) nor do We ever command (any of such things).
And We sent not down upon his people, after him, any host out of heaven; neither would We send any down.
I (God) did not sent any army to challenge his people after his death. It was not necessary to do such a thing.
And we did send down upon his people no hosts from heaven, nor yet what we were wont to send down;
We did not send down upon his people after him soldiers from the sky; for there was no need to send them down.
And we sent not down against his people, after they had slain him, an army from heaven, nor the other instruments of destruction which we sent down on unbelievers in former days:
"Of that on account of which my Lord has forgiven me and made me of the honoured ones!"
And in no way did We send down upon his people, even after him, any host from the heaven; and in no way were We sending any down.
We sent not down against his people after him a host from heaven, nor do We ever send.
We did not send down any army against his people from heaven, nor did We have to send one.
And after that, no host out of heaven did We send down against his people, nor did We need to send down any:
We did not send any soldiers from the heavens against his people after his death, nor did We need to.
And We did not send down upon his people after him soldiers from the sky; for there was no need to send them down.
We did not send down upon his people, after him, soldiers from the sky; we did not need to send them down.
And We did not send down upon his people after him any soldiers from the heaven, nor would We have done so.
And We sent not down upon his people after him any host from the sky; — and nor would We have sent down —
And after that, We did not send down any army from the sky against his people (of the Town), nor do We ever send.
And We did not send down any army from heaven against his people, after him. And it was not necessary for Us to do that.
And We did not send down to his people any army from the heavens after him, nor were We (in need) to send down.
And We did not send down upon his people after him soldiers from the heaven; for there was no need to send them down.