Diyanet İşleri
Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 88. ayet. لَٰكِنِ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ جَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْخَيْرَٰتُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
lâkini-rrasûlü velleẕîne âmenû me`ahû câhedû biemvâlihim veenfüsihim. veülâike lehümü-lḫayrât. veülâike hümü-lmüfliḥûn.
Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Seferden geri kalanlar; cenaze namazı yasağı Tevbe 81–89 3
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
"Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihat edin" diye bir sure indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve "Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım" dediler.
Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.
Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
88. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bu münafıklar cihaddan geri kalsalar dahi Yüce Allah onların yerlerini dolduracak ve onlara ihtiyaç bırakmayacaktır. Zira Yüce Allah’ın bu emri yerine getirecek ve O’nun, lütfunu kendilerine tahsis ettiği özel kulları vardır. Bunlar ise “Peygamber” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem “ve beraberindeki mü’minler” olup onlar “malları ve canları ile cihad” ederler. İşi ağırdan almaz ve tembellik göstermezler; aksine bunu sevinç ve neşe ile yerine getirirler. “İşte” dünya ve âhiretteki pek çok “hayırlar onlarındır ve onlar” en üstün isteklerine ve en mükemmel arzularına kavuşmuş olan “felaha erenlerin ta kendileridir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Resul -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Müminler, onlar (münafıklar) gibi Allah yolunda cihat etmekten geri kalmadılar. Bunlar (Resul ve beraberindeki Müminler) malları ve canları ile Allah yolunda cihat ettiler. Bunların Allah katındaki karşılıkları yardım ve ganimetler gibi dünyevi şeyleri elde etmektir. Cennete girdirilmek, arzulanan bol kazancı elde etmek ve endişe duyulan şeyden kurtuluşa ermek ise Müminlerin ahirette Allah katında elde edecekleri uhrevi faydalardır.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
Allah'a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya vesile arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Ortak kavram: Hayır
Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Fakat Elçi ve onunla birlikte inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler (fedakârlık yaptılar). İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtulanların ta kendileridir.
Fakat, Elçi ve onunla birlikte iman edip mallarıyla ve canlarıyla cihad eden kimseler var ya: işte onları hayırlı sonuçlar beklemektedir; üstelik kurtuluşa erecek olan da onlardır.
Oysa, Elçi ve onunla aynı inancı paylaşan herkes (Allah yolunda) mallarıyla, canlarıyla zorlu çabalar ortaya koymaktadır; işte (öte dünyada) en üstün armağanlara kavuşacak olan kimseler böyleleridir; sonu gelmez bir mutluluğa erişecek kimseler de bunlardır!
Fakat Rasul ve beraberindeki iman etmişler, mallarıyla, canlarıyla mücahede ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır! İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Ama Resul ve onunla birlikte olan mü'minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.
Fakat elçi ve Onunla birlikte inananlar, mallarıyla ve canlarıyla çaba gösterdiler. Tüm iyilikler, zaten işte onlarındır. Kurtuluşa erişenler de işte onlardır.
Fakat, Peygamber ve beraberindekimüminler, mal ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün iyilikler onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Fakat elçi ve beraberinde bulunanlar, paralarıyla ve canlarıyla cihat ettiler. Tüm iyilikleri onlar hak etmiştir. Kazananlar onlardır.
Fakat elçi ve beraberinde bulunanlar, paralarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. Tüm iyilikleri onlar hakketmiştir. Kazananlar onlardır.
Fakat Peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla canlarıyla cihad ettiler. Bunları görüyor musun? Bütün hayırlar işte onlar içindir ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Lakin Peygamber ve maiyyetindeki mü'minler mallariyle, canlariyle cihad ettiler, bunları görüyor musun bütün hayırlar işte onlar için ve işte bunlar murada iren müflihler
Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat Rasul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Ama Resul ve onunla birlikte olan inananlar, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat o peygamber ve onun maiyyetinde bulunan mü'minler mallariyle, canlariyle savaşdılar. İşte onlar! Bütün hayırlar onlarındır. Onlar umduklarına kavuşanların da ta kendileridir.
Fakat peygamber ve onunla iman etmiş olanlar; mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. Bütün hayırlar, işte onlarındır. Ve işte onlar, felaha erenlerin kendileridir.
(83-89) Eğer ki Allah seni onlardan bir gruba geri döndürürse, onlar da senden çıkış için izin vermeni isterlerse, deki siz benimle beraber ebediyyen çıkamazsınız ve benimle beraber düşmanla asla savaşamazsınız, muhakkak ki siz ilk defasında makatınız üzere oturma ya razı geldiniz, artık geriye bırakılanlarla beraber oturmaya devam edin. Onlardan biri öldüğünde ebediyyen namazını kılma, kabri başında da durma, muhakkak ki onlar Allah’ı ve Resulünü yok saydılar / görmezden geldiler ve de yoldan çıkmışlar olarak öldül er. Onların malları ve çocukları seni cezbetmesin / imrenmeyesin, muhakkak ki Allah onlarla (Mal ve evlatlarla) onlara azap etmek diliyor, kafir olarak kendi ruhlarının çıkmasını istiyor. Allah’a iman edin ve O’nun Resulü ile beraber cihat edin diye bir sûre indirildiği vakit, zenginlik / servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve serbest bırakın bizi de oturanlarla beraber olalım dediler , g eride kalanlarla beraber olmaya hoşnut oldular, kalplerine mühür vuruldu, onlar artık anlamazlar. Lakin Resul ve onunla beraber olan müminler, malları ve kendileri ile cihat ettiler, iyilikler / hayırlar işte bunlarındır, işte bunlar, kurtuluşa erenlerdir. Allah onlar için altlarından nehirler akan içinde kalıcı olacakları cennetler hazırlamıştır, bu çok büyük bir başarıdır.
Fakat Peygamber ve beraberindeki Müminler; mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Fakat Elçi ve onunla beraber inananlar, mallariyle, canlariyle cihadettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve işte başarıya erenler onlardır.
Ama bu elçi ve onun yanında olan müminler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ederler /ellerinden geleni yaparlar dipnot 1 . Bütün iyilikler onlar içindir. Umduklarına kavuşacak olanlar da onlardır dipnot 2 .
Ama bu Elçi ve onunla birlikte inanıp güvenmiş olanlar mallarıyla ve canlarıyla mücadele(cihad) etmişlerdir. Bütün iyilikler işte bunlar içindir. Umduklarına kavuşacak olanlar da işte bunlardır.
Fakat, Rasûl ve O’nunla birlikte iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte iyilikler onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat, Resul ve O'nunla birlikte iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte iyilik onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Fakat resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla didindiler. İşte bunlarındır tüm hayırlar. İşte bunlardır tam kurtulanlar.
But the Messenger together with those who fell in line with him strove with their wealth and their lives to implement their obligation to Allah Whose purpose is the heart of their purpose. These are the recipients of Allah's grace and of all that is good to attain and it is these whom heaven hall prosper.
But the Messenger and those who believe with him strive hard with their possessions and their persons. The best things belong to them; it is they who will prosper.
But the Messenger, and those who believe with him, strive and fight with their wealth and their persons: for them are (all) good things: and it is they who will prosper.
[9:88] But the Messenger and those who shared his faith strove with their belongings and their lives. It is they who shall have all kinds of good. It is they who shall prosper.
But the Messenger and those who have iman along with him have done jihad with their wealth and with themselves. They are the people who will have the good things. They are the ones who are successful.
But the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) and those who believed with him (in Islâmic Monotheism) strove hard and fought with their wealth and their lives (in Allâh’s Cause). Such are they for whom are the good things, and it is they who will be successful.
But the Apostle and the faithful who are with him wage jihād with their possessions and persons, and to such belong all the blessings, and it is they who are the felicitous.
But the Messenger and those who believed with him strove hard (in the cause of Allâh) with their possessions and their persons, it is these who shall have all the good things and it is these who shall attain their goal.
But Messenger, and the believers with him, have struggled with their possessions and their selves, and those -- for them await the good things; those -- they are the prosperers.
As to the Messenger, and those who joined in belief with him and strived hard with their possessions and their lives, theirs is the best and they are the true successful ones.
But the Apostle and those who believe with him are strenuous with their wealth and with their persons; these shall have good things, and these it is shall prosper.
But the messenger and those who acknowledge with him have strived with their money and their lives. For them will be the good things, and they are the successful ones.
But the apostle, and those who have believed with him, expose their fortunes and their lives for God's service; they shall enjoy the good things of either life, and they shall be happy.
But the Messenger and those who believe with him strive with their wealth and with their lives. Such are they who shall have good things. Such are they who are successful (or prosper).
But the Messenger and the ones who have believed with him have striven with their riches and their selves; and those will have the most charitable (benefits) and those are they (who) are prosperous.
But the messenger and those who believe with him strive with their wealth and their lives. Such are they for whom are the good things. Such are they who are the successful.
But the Prophet and those who have embraced the faith with him, and have fought wealth and soul (in the way of God), are blessed and will be successful.
The Apostle, however, and all who share his faith strive hard [in God's cause] with, their possessions and their lives: and it is they whom the most excellent things await [in the life to come], and it is they, they who shall attain to a happy state!
But the Messenger and the believers with him strived with their wealth and their lives. They will have all the best, and it is they who will be successful.
But the messenger and those who believe with him have strived with their money and their lives. For them will be the good things, and they are the successful ones.
As for the messenger and those who believed with him, they eagerly strive with their money and their lives. These have deserved all the good things; they are the winners.
But the Messenger and those who believed with him fought with their wealth and their lives. Those will have [all that is] good, and it is those who are the successful.
But the Messenger and those who heeded warning with him strove with their wealth and their lives; and those have the good things, and it is they who are the successful.
And the Messenger, and those who believe with him, strive with their wealth and person. For them are all the good things and high ranks, and they are the ones who are truly prosperous.
But the Messenger (Muhammad), and those who believed with him, worked hard and fought with their wealth and themselves (their lives): (All) the good things are for them: And it is they who will succeed.
But the Messenger and the believers in his company have carried out Jihād with their wealth and lives, and for them there are the good things, and they are the successful.
But the messenger and those who believe with him have strived with their money and their lives. For them will be the good things, and they are the successful ones.