Diyanet İşleri
Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Tekâsür suresi
Tekâsür suresi, 7. ayet. ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
ŝümme leteravunnehâ `ayne-lyeḳîn.
Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Cehennemin görülmesi ve nimetlerden hesap Tekâsür 6–8 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. “Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz.” Yani onu bizzat kendi gözlerinizle göreceksiniz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Günahkârlar ateşi görünce içine düşeceklerin kendileri olacaklarını anlayacaklar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.” (el-Kehf, 18/53)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz.
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…
Aynı kök: عين (65 geçiş)
Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra onu (ahirette) bizzat göreceksiniz.
(Tutun ki burada göremediniz), ama daha sonra (ahirette) onu zaten gözlerinizle göreceksiniz;
Sonunda onu keskin bir gözle mutlaka göreceksiniz:
Sonra yemin olsun onu (cehennemi) kesinlikle ayn-el yakin - gözlerinizle göreceksiniz.
Sonra onu, gerçekten yakin gözüyle (Ayne'l Yakin) görmüş olacaksınız.
Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz.
Sonra, gözlerinizle kesinlikle onu göreceksiniz.
-"Elbette cehennemi önceden görecektiniz. Evet onu çıplak gözle göreceksiniz."
Zaten, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Zaten, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz!
Sonra kasem olsun onu çaresiz aynel yakin göreceksiniz
Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.
Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.
Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.
Sonra onu, gerçekten yakin gözüyle (Ayne'l Yakin) görmüş olacaksınız.
Yine andolsun, onu ayn-ı yakıyn ile mutlak göreceksiniz.
Andolsun ki; yine onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
(1-8) Çoğaltmak / Tekâsür sizi oyaladı. Taa, mezarlıkları ziyaret edinceye değin . Hayır, hayır ileride öğreneceksiniz. Sonra yine hayır, hayır, ileride öğreneceksiniz. Hayır, hayır eğer kesin yaşayarak / hakkal yakin bilseydiniz, cehennem ateşini de görürdünüz. Sonra kesin gözle de / aynel yakin de onu göreceksiniz. Sonra o gün nimetlerden sorgulanacaksınız / sual edileceksiniz. (İlmel aynel hakkel yakin: bir şeyi kesin bilgi ile göz ile ve gerçekleşmesini yaşayarak bilmek)
Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Sonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz.
Evet, onu kesin olarak bizzat kendi gözünüzle göreceksiniz. dipnot 1
Sonra onu çıplak gözle zaten göreceksiniz.
Nitekim onu, yakın bir gözle göreceksiniz
Nitekim onu, yakın bir gözle göreceksiniz.
Yine yemin olsun, onu gözünüzle apaçık göreceksiniz!
And you will see it with the eye of certainty.
you will see it with the eye of certainty.
Again, ye shall see it with certainty of sight!
again, you shall most certainly end up seeing it with absolute certainty.
Then you will certainly see it with the Eye of Certainty.
And again, you shall see it with certainty of sight!
Again, you will surely see it with the eye of certainty.
Again, you shall most certainly see it (in the Hereafter) with the eye of certainty.
Again, you shall surely see it with the eye of certainty
And then your eyes believe in what they see.
And again ye shall surely see it with an eye of certainty.
Then you would see it with the eye of certainty.
Again, ye shall surely see it with the eye of certainty.
And again you shall surely see it with an eye of certainty.
(Again), (Literally: Thereafter) indeed you will definitely see it with the eye of certitude,
Aye, ye will behold it with sure vision.
Then you will see it with the eye of certainty.
In the end you will indeed, most surely, behold it with the eye of certainty:
Again, you will surely see it with the eye of certainty.
Then you will see it with the eye of certainty.
Then you would see it with the eye of certainty.
Then you will surely see it with the eye of certainty.
Then will you see it with the eye of certainty.
Finally, you will behold it with sure vision.
Again you shall see it with the certainty of sight!
then you will see it with full certitude.
Then you would see it with the eye of certainty.