Diyanet İşleri
Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 8. ayet. وَمَا جَعَلْنَٰهُمْ جَسَدًا لَّا يَأْكُلُونَ ٱلطَّعَامَ وَمَا كَانُوا۟ خَٰلِدِينَ
vemâ ce`alnâhüm cesedel lâ ye'külûne-ṭṭa`âme vemâ kânû ḫâlidîn.
Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hesap yaklaştı; helâk edilen memleketler Enbiyâ 1–15 3
Onlar, "Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu; hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse, önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.
Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.
Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 7–9. ayetler için yazılmıştır.
7-9. Bu buyruk, şu sözleriyle son peygamberi yalanlayan kişilerin şüphelerine bir cevaptır: “O niye yemeye, içmeye, pazarlarda gezip dolaşarak alış-veriş yapmaya ihtiyacı olmayan bir melek değildir? Niçin ebedi bir hayatı yok? Onun böyle olmayışı peygamber olmadığının delilidir.” Bu gibi şüpheler peygamberleri yalanlayanların kalplerinde hep var olagelmiştir. Onlar küfürleriyle birbirlerine benzedikleri gibi sözleri de birbirlerine benzemiştir. Şanı Yüce Allah, kendisinden önceki rasûlleri -velev ki peygamber olduğunu bütün kesimlerin kabul ettiği ve müşriklerin de kendilerinin onun dini üzerine olduklarını iddia ettikleri İbrahim aleyhisselam’ın dışındaki bir peygamber bulunmasaydı bile- kabul ettikleri halde son peygamberi yalanlayan bu gibilerin şüphelerine cevap vermektedir. Şöyle ki Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den önce gelmiş bütün peygamberler insan idiler. Yerler, içerler, çarşı-pazarlarda gezer, dolaşırlardı. Ölüm ve buna benzer bütün insanlar hakkında söz konusu olan çeşitli olaylar, onlar için de söz konusu idi. Yüce Allah, bu peygamberleri kendi kavimlerine, ümmetlerine göndermiş ve onları tasdik edenler etmiş, yalanlayanlar da yalanlamıştır. Şanı Yüce Allah da onlara vaat etmiş olduğu kurtuluş ve hem onların hem de onlara uyanların bahtiyar olacağına dair sözünü yerine getirmiş, haddi aşıp onları yalanlayan kimseleri de helâk etmiştir. Peki, ne diye Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in risaletini inkâr etmek için aslı astarı olmayan şüpheler ileri sürülmektedir? Oysa bu şüpheler, onun diğer peygamber kardeşleri hakkında da söz konusudur. Ama onlar, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlarken önceki peygamberlerin peygamberliğini kabul etmektedirler. Bu, gâyet açık ve susturucu bir delildir. Zira onlar, insanlardan birisinin peygamber olduğunu kabul edip de yine insanlardan bir başka peygamberi kabul etmiyorlarsa o takdirde bu şüpheleri tutarsızdır. Zaten bizzat kendileri de bu şüphelerinin tutarsız olduğunu kabul etmekle ve bu konuda çelişkiye düşmekle delil diye ileri sürdükleri şüphelerini de çürütmüş olmaktadırlar.
ğer onların insanlar arasından herhangi bir peygamberin gelmesini inkâr ettiklerini, ebedi ve yemek yemeyen bir melek dışında hiçbir insanın peygamber olamayacağını söyleyecek noktaya geldiklerini kabul etsek dahi Yüce Allah, onların bu türden şüphelerini de ele almış ve şu buyruğuyla da bunu cevaplandırmıştır: “Ona ne diye bir melek indirilmedi, dediler. Eğer biz bir melek indirseydik, her halde iş bitirilmiş olurdu ve sonra kendilerine mühlet de verilmezdi. Eğer onu bir melek yapsaydık onu elbette bir adam yapardık ve onları düşmekte oldukları şüpheye yine düşürürdük.” (el-En’am, 6/8-9) Diğer taraftan insanların meleklerden vahiy telakki etmeye güçleri de yoktur: “De ki: Şâyet yeryüzünde yerleşmiş, yürüyen melekler olsaydı, biz onlara gökten melek bir peygamber gönderirdik.” (el-İsrâ, 17/95) Eğer sizin daha önce gönderilmiş peygamberlerin durumu ile ilgili bir şüpheniz varsa, bilginiz söz konusu değilse o takdirde “zikir ehline sorun.” Önceki kitapları bilenlere sorun. Kendilerine Tevrat ve İncil verilmiş kimseler gibi. Bunlar sahip oldukları bilgiye göre size haber verecekler ve gönderilmiş bütün peygamberlerin, kendilerine gönderilmiş kimseler türünden birer insan olduklarını söyleyeceklerdir. Bu âyet-i kerime her ne kadar daha önce gönderilmiş peygamberlerin durumunun zikir ehline -ki bunlar ilim ehli kimseler demektir- sorulması hakkında özel bir sebebe bağlı ise de dinin, usulü ve fürûu ile ilgili olup da insanın hakkında bilgi sahibi olmadığı her bir mesele buna dahildir, onlar da onu bilen kimseye sorulmalıdır. O halde bu buyrukta ilim öğrenmek ve ilim ehline soru sormak emri vardır. Onlara soru sorma emrinin verilmesinin tek sebebi, ilim sahiplerinin bildiklerini öğretmekle ve bildikleri hakkında cevap vermekle yükümlü olduklarından dolayıdır. Bu buyrukta zikir/ilim ehline soru sormak, özellikle söz konusu edilmekte ve böylelikle bilgi sahibi olmadığı bilinen kimselere soru sormak yasaklandığı gibi böyle bir kimsenin bu işe kalkışması da yasaklanmaktadır. Yine bu âyet-i kerimede kadınlar arasından peygamber gönderilmediğine, Meryem’in de bir başkasının da peygamber olmadığına delil vardır. Çünkü Yüce Allah: “Senden önce (peygamber olarak) gönderdiklerimiz, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerden başkası değildi” buyurmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gönderdiğimiz resulleri yemek yemeyen bedenlere sahip özellikte kılmadık. Bilakis onlar diğer insanların yemek yediği gibi yerler. Ölümsüz bir şekilde dünyada kalıcı da değillerdir.
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk…
Aynı kök: جسد (4 geçiş)
Musa'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle…
Aynı kök: جسد (4 geçiş)
Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır.…
Aynı kök: جسد (4 geçiş)
Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Sonra tövbe edip bize yöneldi.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz onları (peygamberleri), yemek yemeyen birer ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi kalıcı da değillerdi. dipnot 1
Biz onları yemeğe bile ihtiyaç duymayan varlıklar olarak göndermedik; dahası onlar ölümsüz de değildiler.
(Göreceksiniz ki,) Biz o'nları yiyip içmeye ihtiyaç duymayan bir yapıda yaratmamıştık; o'nlar ölümsüz de değillerdi.
Onları (Nebi/Rasulleri), yemeğe ihtiyacı olmayan bedenli olarak meydana getirmedik! (Onlar dünyada) ebedi kalıcılar da değillerdi.
Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi.
Biz onları (peygamberleri), yemek yemez birer (cansız) ceset olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedî de değillerdir.
Onları, yemek yemeyen bir beden yapısında yapmadık; ölümsüz de değillerdi.
Biz onları yiyip içmeyen birer ceset kılmadık ve onlar ölümsüz de değillerdir.
Onları, yemek yemeyen bedenler olarak yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Onları, yemek yemeyen bedenler olarak yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz onları yemek yemez bir ceset yapmadık; ölümsüz de değildiler.
biz onları hem yemek yemez bir cesed yapmadık hemde mühalled değildiler
Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan varlıklar yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan varlıklar yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz, onları yemeye, içmeye ihtiyaç duymayan bir varlık yapmadık. Ve onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi.
Biz onları yemek yemez birer cesed olarak yaratmadık. Onlar (bu dünyada) ebedi de değillerdi.
Biz onları; yemek yemez bir ceset kılmadık ve onlar, ebedi de değillerdi
(1-9) İnsanlar için, hesaplaşmaları yaklaştı, onlar da gaflet halinde sırt çeviriyorlar, Rablerinden ve zikirden onlara verilen her anlatıyı oyun oynayarak dinliyorlar, kalpleri ilgisiz / dikkatleri başka yerde, zalimlerin gizli konuşmalarının etkisindeler, bu da bizim gibi bir beşer değil mi? Gördüğünüz dururken, sihrin etkisine mi gireceksiniz ki? (Gizli konuşmaları buymuş) Dedi ki Rabbim gökte ve yerde konuşulanı bilir , O işitendir, bilendir, evet onlar, karışık rüyalar / düşler dediler , evet ona iftira attıla r, O şair dediler, o da bize evvelki gönderilenler gibi bir ayet getirsin dediler. Onlardan önceki memleketlerde kimi helak etti isek iman etmedi , onlar mı iman edecekler? Sen den önce de vahyettiğmiz erkekleri , onlara gönderdik, eğer ki bil miyorsanız kitap ehline sorun , biz onları (Resulleri) yemek yemez birer ceset yapmadık (hepsi canlı ve yemek yer halde idiler) kalıcı da olmadılar (Süreleri gelince hepsi öldü) sonra onlara olan / o kavimlere olan sözümüze sadık kaldık, onlardan istediğimizi kurtardık, savurganları / israf edenleri ise helak ettik.
Biz onları yemek yemez birer ceset kılmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz onları yemek yemeyen ceset(ler) yapmadık. (Onlar), ölümsüz de değillerdi.
O elçileri yemek yemeyen bedenler kılmadık; ölümsüz de değillerdi dipnot 1 .
Onları yemek yemeyen bedenler yapmadık; ölümsüz de değillerdi.
Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar temelli kalıcılar da değillerdi.
Biz onlara yemek yemez bir vücut vermedik, onlar ölümsüz de değillerdi.
Biz onları yemek yemez bir ceset olarak yaratmadık. Onlar sonsuza dek kalıcı da değillerdi.
Nor did We make their material being -the body- able to survive without consuming food nor were they destined to escape death or last forever.
We did not give them bodies that ate no food, nor were they immortal.
Nor did We give them bodies that ate no food, nor were they exempt from death.
We did not endow the Messengers with bodies that would need no food; nor were they immortals.
We did not give them bodies which did not eat food, nor were they immortal.
And We did not create them (the Messengers, with) bodies that ate not food, nor were they immortals.
We did not make them bodies that did not eat food, and they were not immortal.
Nor did We give them such bodies as could go without food, neither were they people given unusually long lives (to enjoy).
nor did We fashion them as bodies that ate not food, neither were they immortal;
They were neither immortals, nor had a different kind of body (which did not need food to survive. )
Nor did we make them bodies not to eat food, nor were they immortal.
We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.
We gave them not a body which could be supported without their eating food; neither were they immortal.
Nor did We send before them any but men whom We inspired? Ask you the people of the Scriptures if you do not know.
And in no way did We make them (corporeal) forms that would not eat food, and in no way were they eternally (abiding).
We gave them not bodies that would not eat food, nor were they immortals.
We did not make their bodies immune to hunger, nor were they immortal.
and neither did We endow them with bodies that could dispense with food nor were they immortal.
We did not give those messengers ˹supernatural˺ bodies that did not need food, nor were they immortal.
And We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.
We did not give them bodies that did not eat, nor were they immortal.
And We did not make the prophets forms not eating food, nor were they immortal [on earth].
And We gave them not bodies that ate not food, nor were they immortals;
We gave them not bodies that won't require food, nor were they immortal.
Nor did We give them bodies that did not eat food, nor were they exempt from death,
We did not make them such bodies as ate no food, nor were they immortal.
And We did not make for them bodies that do not need to eat, nor were they immortal.