Sâd suresi

Sâd suresi, 80. ayet

Sâd suresi, 80. ayet. قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Diyanet İşleri

(80-81) Allah, şöyle dedi: "Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 77–83 · surenin 80. ayeti / 88
  1. Sâd 77

    Allah, şöyle dedi: "Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun."

  2. Sâd 78

    "Şüphesiz benim lanetim hesap ve ceza gününe kadar senin üzerinedir."

  3. Sâd 79

    İblis, "Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi.

  4. 80–81

    (80-81) Allah, şöyle dedi: "Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin."

  5. Sâd 82–83

    (82-83) İblis, "Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlaslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 80–81. ayetler için yazılmıştır.

80-81. Yüce Allah, hikmeti böyle gerektirdiği için onun duasını kabul ederek “buyurdu ki: Sen mühlet verilenlerdensin. Bilinen vaktin (geleceği) güne kadar.” Âdem’in zürriyeti tamamlanıp imtihanın da sona ereceği vakte kadar.

İblis, kendine mühlet verileceğini öğrenince murdarlığından ötürü hem Rabbine, hem Âdem aleyhisselam’a hem de onun soyundan gelecek olanlara karşı duyduğu düşmanlığını açıkça ortaya koydu:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah: "Şüphesiz sen mühlet verilenlerdensin." dedi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale buyurdu kök: قول
  2. فَإِنَّكَ feinneke elbette sen
  3. مِنَ mine -densin
  4. ٱلْمُنظَرِينَ l-munzerine süre verilenler- kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(80, 81) (Allah) "Bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Peki, sen artık kendisine süre tanınanlardan birisin;

Muhammed Esed

(Allah) "Peki, (öyle olsun)!" dedi, "Sen mühlet verilenlerden oldun,

Ahmed Hulusi

(Allah) buyurdu: "Muhakkak ki sen süre tanınanlardansın!"

Ali Bulaç

Dedi ki: "O halde, süre tanınanlardansın."

Ali Özek ve heyeti

Allah: Haydi, mühlet verilenlerdensin, buyurdu.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Madem öyle, sana süre verilmiştir!"

Bayraktar Bayraklı

- Allah, "İşte o belli vaktin geleceği güne kadar sen süre verilenlerdensin" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Sana süre verilmiştir;"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Sana süre verilmiştir;'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(80-81) (Allah): "Haydi belirli bir vakte kadar geri bırakılanlardansın." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi buyurdu: geri bırakılanlardansın

Erhan Aktaş

Allah, "Peki süre verilenlerdensin." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, "Peki süre verilenlerdensin." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, "Peki süre verilenlerdensin." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "O halde süre tanınanlardansın."

Hasan Basri Çantay

Buyurdu: "Haydi sen mühlet verilenlerdensin".

İbni Kesir

Buyurdu ki: Sen, şüphesiz ertelenensin,

Mehmet Alagaş

(69-88) Mele-i âlâ da / yüce mecliste niçin hasımlaştıklarına dair benim bir ilmim / bilgim yok. Sadece bana , benim kesinlikle apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor. Rabbin meleklere ben kurutulmuş çamurdan bir derili / bir beşer yaratacağım, onu düzenlediğimde ve ruhumdan üfürdüğüm vakit onun için hemen secdeye kapanın dedi. İblis hariç meleklerin hepsi toptan secde etti. O, büyüklendi / kibirlendi ve k âfirlerden oldu. Dedi ey İblis! Seni, benim elimle yaptığıma secde etmeye engel olan nedir? Büyüklendin mi? yahut yücelerden mi oldun? Ben ondan hayırlıyım dedi. Beni ateşten yarattın ve onu ise kurutulmuş çamurdan yarattın. De ki oradan çık, sen kesinlikle taşlandın / recm edildin. Din gününe kadar da üzerinde lanetim olacak. Dedi Rabbim, tekrar diriliş gününe kadar beni bekletebilir misin? Allah, muhakkak ki sen bilinen vakte / malum vakte kadar bekletilenlerdensin dedi. Şerefin / izzetin üzere söylüyorum ki onlardan saf / ihlaslı olan kulların hariç hepsini azdıracağım. Allah dedi ki bu gerçektir ve gerçeği de ben söylerim. Cehennemi senle ve onlardan sana uyan / tabii olan hepinizle dolduracağım. (Ey Resulüm) De ki size bir ücret sual etmiyorum (hani bunun ücreti demiyorum) ben böyle bir teklifte bulunan değilim. Muhakkak ki O / Kuran , evrenler için / alemler için bir hatırlatmadır. Onun haberini de az bir vakit sonra öğreneceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Allah) buyurdu ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Süleyman Ateş

Buyurdu: "Haydi sen süre verilenlerdensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sen, süre verilenlerdensin,

Şaban Britch

Sen, süre/mühlet verilenlerdensin, dedi.

Şaban Piriş

-Sen, süre verilenlerdensin, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Peki, süre verilenlerdensin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"You are granted", said Allah, "like those with characteristics befitting you a delay of punishment"

Abdul Haleem

so He said, ‘You have respite

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Respite then is granted thee-

Abul A'la Maududi

He said: "You are of those who have been granted respite

Aisha Bewley

He said, ‘You are among the reprieved

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Verily! You are of those allowed respite."

Ali Quli Qarai

Said He, ‘You are indeed among the reprieved

Amatul Rahman Omar

(God) said, `You are of course of the reprieved ones

Arthur John Arberry

Said He, 'Thou art among the ones that are respited

Bijan Moeinian

The Lord said: "You will get a relief…

E. Henry Palmer

Said He, 'Then thou art amongst the respited

Edip-Layth

He said, "Then, you are granted respite,"

George Sale

God said, verily thou shalt be one of those who are respited

Hamid S. Aziz

He said, "Surely you are of the reprieved ones,

Mahmoud Ghali

Said He, "So, surely you are of the respited,

Marmaduke Pickthall

He said: Lo! thou art of those reprieved

Mohamed Ahmed - Samira

(God) said: "You have the respite

Muhammad Asad

Answered He: "Verily, so [be it:] thou shalt be among those who are granted respite

Mustafa Khattab

Allah said, "You will be delayed

Progressive Muslims

He said: "You are respited. "

Rashad Khalifa

He said, "You are respited.

Sahih International

[ Allah ] said, "So indeed, you are of those reprieved

Sam Gerrans

He said: “Thou art of those granted respite

Shabbir Ahmed

Answered He, "Verily so, you shall be among those who are given respite. (15:36-38).

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "Surely, then time is given to you—

Taqi Usmani

He said, "Then, you have been given respite,

The Monotheist Group

He said: "You are respited."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 80. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 80. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 80. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩