Sâd suresi

Sâd suresi, 57. ayet

Sâd suresi, 57. ayet. هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ

hâẕâ felyeẕûḳûhü ḥamîmüv vegassâḳ.

Diyanet İşleri

İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 54–60 · surenin 57. ayeti / 88

Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3

  1. Sâd 54

    İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.

  2. Sâd 55–56

    (55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!

  3. 57

    İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

  4. Sâd 58

    O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.

  5. Sâd 59

    (Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."

  6. Sâd 60

    O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

57. “İşte” varacakları yer “bu!” Bu şiddetli azap, bu horluk, bu rezillik ve bu ibretli cezalara çarptırılacaklardır.

“Tatsınlar onu! Kaynar su” Alabildiğine sıcak bir sudur. Onu içecekler ve bu kaynar su bağırsaklarını paramparça edecektir. “ve irindir o.” içecekler arasında en tiksinti verici olan, tadı son derece acı, kokusu son derece iğrenç bir irindir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu azap son derece sıcak bir su ve cehennemde azap görenlerin bedenlerinden akan irindir, ondan içsinler. O susuzluğu gidermeyen içecekleridir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هَـٰذَا haza işte
  2. فَلْيَذُوقُوهُ felyezukuhu onu tadsınlar kök: ذوق
  3. حَمِيمٌۭ hamimun kaynar kök: حمم
  4. وَغَسَّاقٌۭ ve gassakun ve kokuşmuşdur kök: غسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş) · Aynı kök: حمم (21 geçiş)

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş)

    Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü…

  • Aynı kök: غسق (4 geçiş)

    (1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman…

  • Aynı kök: حمم (21 geçiş)

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: حمم (21 geçiş)

    Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller…

  • Aynı kök: حمم (21 geçiş)

    İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(57, 58) İşte (ceza türleri); kaynar su, irin ve ona benzer daha nicelerinden oluşan (cehennemi) tatsınlar!

Mustafa İslamoğlu

Bu (da) böyledir! O halde bırak da, (yürek) dağlayıcı ve zift gibi iç karartıcı zehirli bir azabı sonuna kadar tatsınlar;

Muhammed Esed

Bu, (işte böyleleri içindir,) öyleyse bırak tatsınlar: yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık,

Ahmed Hulusi

İşte bu! Tatsınlar onu! Kaynar su (yakıcı benlik fikirleri) ve irindir (bedensellik kabulünün getirisi fiillerin yaşatacağı olaylar)!

Ali Bulaç

İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.

Ali Özek ve heyeti

İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.

Ali Rıza Safa

İşte böyledir. Artık, onu tatsınlar; kaynar su ve iğrenç bir sıvı.

Bayraktar Bayraklı

İşte bu, kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.

Edip Yüksel

İşte onu tatsınlar: Kaynar su ve irin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte onu tatsınlar: Kaynar su ve irin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte kaynar su ve irin; tatsınlar onu.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte, artık tatsınlar onu bir hamim ve bir ğassak

Erhan Aktaş

İşte kaynar ve kokuşmuş su; tatsınlar bakalım!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte kaynar ve kokuşmuş su; tatsınlar bakalım!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte kaynar ve kokuşmuş su; tatsınlar bakalım!

Gültekin Onan

İşte bu; tatsınlar onu: Kaynar su ve irin.

Hasan Basri Çantay

İşte o azabı, (evet) onu tatsınlar (ki bu) kaynar su ve irindir.

İbni Kesir

İşte şu, kaynar su ve irin. Tatsınlar onu.

Mehmet Alagaş

(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

Süleyman Ateş

İşte onu tadsınlar: Kaynar ve kokuşmuş sudur!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarınki bu! Tatsınlar bakalım, kaynar ve dondurucu su.

Şaban Britch

İşte bu azap! Tatsınlar onu, kaynar su ve irin!

Şaban Piriş

İşte bu azap! tatsınlar onu, kaynar su ve irin!

Yaşar Nuri Öztürk

İşte burada! Hadi, tatsınlar onu: Kaynar su, kokuşmuş irin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As for tasting, they shall experience it in the form of a decoction of the offensive suppurating burns boiling hot and/or ice cold.

Abdul Haleem

all this will be theirs: let them taste it- a scalding, dark, foul fluid,

Abdullah Yusuf Ali

Yea, such! - then shall they taste it,- a boiling fluid, and a fluid dark, murky, intensely cold!-

Abul A'la Maududi

All this (is for them); so let them taste boiling water and pus, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Several meanings of the word ghassaq, as used in the original, have been given by the lexicographers: (1) Any moisture that is discharged by the body in the form of pus, blood, or mixture of pus and blood, etc. and this includes tears as well. (2) Something extremely cold. (3) Something stinking and giving out offensive smell. However, the word is generally used in the first meaning only, though the other two meanings also are correct lexically.

Aisha Bewley

This! So let them taste it – boiling water and scalding pus,

Al-Hilali & Khan

This is so! Then let them taste it - a boiling fluid and dirty wound discharges.

Ali Quli Qarai

This; let them taste it: scalding water and pus,

Amatul Rahman Omar

This is (what the disbelievers will have), so let them suffer from it a burning despair and intensely cold and stinking drink.

Arthur John Arberry

All this; so let them taste it - boiling water and pus,

Bijan Moeinian

They will be given boiling water….

E. Henry Palmer

This, - so let them taste it!- hot water, and pus,

Edip-Layth

This is so, and let them taste a boiling drink and bitter food.

George Sale

This let them taste, to wit, scalding water, and corruption flowing from the bodies of the damned,

Hamid S. Aziz

This (shall be so); then shall they taste it, boiling and intensely cold.

Mahmoud Ghali

This is (their reward); so let them taste it: scalding (water) and constantly (overflowing) pus,

Marmaduke Pickthall

Here is a boiling and an ice-cold draught, so let them taste it,

Mohamed Ahmed - Samira

There will be boiling water for them and cold, clammy, fetid drink to taste,

Muhammad Asad

This, [then, for them -] so let them taste it: burning despair and ice-cold darkness

Mustafa Khattab

Let them then taste this: boiling water and ˹oozing˺ pus,

Progressive Muslims

This is so, and let them taste a boiling drink and bitter food.

Rashad Khalifa

What they taste therein will be hellish drinks and bitter food.

Sahih International

This - so let them taste it - is scalding water and [foul] purulence.

Sam Gerrans

This! So let them taste it: scalding water and purulence,

Shabbir Ahmed

This, then, - so let them taste it - the drink of burning distress and ice-cold wind. (Distress they caused others and insensitivity they showed toward oppression and injustice (78:25)).

Syed Vickar Ahamed

Yes like this! (And) then they shall taste it— A boiling fluid, and the murky discharge of dirty wounds!

Taqi Usmani

Let them taste this: hot water and pus,

The Monotheist Group

This is so, and let them taste what is boiling and dark.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩