Sâd suresi

Sâd suresi, 2. ayet

Sâd suresi, 2. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ

beli-lleẕîne keferû fî `izzetiv veşiḳâḳ.

Diyanet İşleri

Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâd 1–5 · surenin 2. ayeti / 88

Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3

  1. Sâd 1

    Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).

  2. 2

    Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

  3. Sâd 3

    Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

  4. Sâd 4

    Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."

  5. Sâd 5

    "İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Kur’ân-ı Kerîm, bu niteliğe sahip olduğuna göre kulların ona olan ihtiyaçlarının, her bir zorunlu ihtiyacın üstünde olduğu da anlaşılmış olur. Onlara düşen de bu Kitabı, iman ve tasdikle karşılamaları ve bu Kitaptan kendisi ile öğüt alınabilecek hususları çıkarmak için bu kitaba yönelmeleridir.

Yüce Allah, bu yola dilediği kimseleri hidâyet eylediği halde onu ve onu indireni inkâr edenler, bu kitaptan yüz çevirdiler. Onlar bu Kitaba karşı “bir kibir ve muhalefet içindedirler.”

Ona iman etmeyi kabul etmemekte, ona karşı büyüklenmekte, onu reddetmek, çürütmek ve onu getireni tenkit etmek noktasında düşmanca ve ayrılıkçı bir tavır takınmaktadırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Fakat müşrikler, Allah'ın tevhidine karşı kibir ve bir gurur içerisindedirler. Aynı zamanda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı da muhalefet ve düşmanlık içerisindedirler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلِ beli doğrusu
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. فِى fi içindedirler
  5. عِزَّةٍۢ izzetin bir gurur kök: عزز
  6. وَشِقَاقٍۢ ve şikakin ve ayrılık kök: شقق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Aslında kâfir olanlar, (haksız) bir gurur ve ayrılık (düşmanlık) içindedir.

Mustafa İslamoğlu

Ama nerde! İnkarda direnenler (akletmek yerine) yersiz bir gurura ve tarifsiz bir nefrete gömülmüşlerdir.

Muhammed Esed

Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, boş gurura kapılmış ve (bu sebeple) (doğru yolu bırakıp) yanlış ve eğri yollara sapmışlardır.

Ahmed Hulusi

Bak kendilerini şerefli sanan o hakikat bilgisini inkar edenler, hakikatlerinden kopuk bir yaşam içindedirler!

Ali Bulaç

Hayır; o inkar edenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Ali Özek ve heyeti

küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.

Ali Rıza Safa

Hayır! Nankörlük edenler, büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

- Sad. Şeref sahibi Kur'an'a yemin olsun ki, inkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Edip Yüksel

Doğrusu, nankörler kibir ve ayrılık içindedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğrusu, inkar edenler kibir ve ayrılık içindedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat o küfredenler bir onur ve ayrılık içindeler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o küfredenler bir onur, bir şikak içindeler

Erhan Aktaş

Doğrusu Kafirler büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu Kafirler dipnot 1 büyüklenmelerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, kibirlerine yediremediklerinden muhalefet ediyorlar.

Gültekin Onan

Hayır; o küfredenler (boş) bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Hasan Basri Çantay

(haal) küfredenler (in iddia etdikleri gibi değildir). Bil'akis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir.

İbni Kesir

Hayır, o küfredenler boş bir gurur ve bir parçalanma içindedirler.

Mehmet Alagaş

(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır. O inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.

Süleyman Ateş

İnkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.

Süleymaniye Vakfı

kafirlik edenler, aslında kendilerini üstün görmekte dipnot 1 ve (Kur'an'a) karşı çıkmaktadırlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şikak (شقاق) kelimesi, bir şeyde oluşan yarık ve bir şeyi yarmak manalarındaki şakk (شَقّ) kelimesinin mufaale babından mastarıdır. Yarığın iki tarafındaki her bölüme şikk (شِقّ) denir. Şikak, bir kişinin, arkadaşının durduğu şıktan farklı şıkta bulunmasıdır (Mekayis, Müfredat, Lisan'ul Arab). Kelimenin kökünde her ne kadar hakiki manada yarma, yarılma, yarık ve farklı şıklarda bulunma anlamları varsa da şikak kelimesi ve türevleri Kur'an-ı Kerim'de daha çok manevi anlamdaki farklılık için kullanılmıştır. Bunlar; "inanç farklılığı (Bakara 2/137), inanç farklılığı yüzünden muhalefet (Hud 11/89), haktan uzaklaşma (Bakara 2/176; Hac 22/53; Fussilet 41/52), Allah ve resulünün gösterdiği yoldan başka bir yola girme" (Nisa 4/115; Enfal 8/13) anlamlarındadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu kitabı görmezlikten gelenler, aslında kendilerini güçlü görüp ayrı duranlardır.

Şaban Britch

Kâfir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.

Şaban Piriş

Kafir olanlar kibir ve ayrılık içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

İş hiç de onların sandığı gibi değil! O küfre sapanlar bir gurur, ayrılık ve bütünden kopuş içindedirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But dissenting from the truth are those infidels who take pride in denying Allah, and their false pride puts them in a state of divided spiritual allegiance and makes them unable to find the concord for their discord.

Abdul Haleem

Yet the disbelievers are steeped in arrogance and hostility.

Abdullah Yusuf Ali

But the Unbelievers (are steeped) in self-glory and Separatism.

Abul A'la Maududi

Nay, but the unbelievers are steeped in arrogance and stubborn defiance. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If the interpretation given of suad by Ibn Abbas and Dahhak is accepted, the sentence would mean this: By this noble Quran, or by this Quran which is full of admonition, Muhammad (peace be upon him) is presenting the truth, but the people who persist in their denial, are in fact, involved in arrogance and stubbornness. And if Suad is taken as one of those enigmatic letters whose meaning cannot be determined, then the answer to the oath is omitted, which is indicated by "but" and the sentence following it. The meaning then would be: The reason for the denial of these disbelievers is not that the religion which is being presented before them is unsound, or that Muhammad (peace be upon him) has shown some slackness in the matter of presenting the truth before them, but their own boasting and bragging, their haughtiness and stubbornness, and this is borne out by this Quran itself, which is full of admonition. Every unbiased person who studies it will admit that full justice has been done in it to the task of making the people understand the truth.

Aisha Bewley

But those who are kafir are full of vainglory and entrenched in hostility.

Al-Hilali & Khan

Nay, those who disbelieve are in false pride and opposition.

Ali Quli Qarai

Yet the faithless dwell in conceit and defiance.

Amatul Rahman Omar

(There is nothing wrong with the Prophet, ) the only thing is that the disbelievers are suffering from a sense of (false) pride and are hostile (to him).

Arthur John Arberry

nay, but the unbelievers glory in their schism.

Bijan Moeinian

The reason for which Qur’an is being rejected is because of the false pride and hard headiness of the disbelievers.

E. Henry Palmer

nay, but those who misbelieve are in pride, schism!

Edip-Layth

Indeed, those who have rejected are in false pride and defiance.

George Sale

Verily the unbelievers are addicted to pride and contention.

Hamid S. Aziz

Nay! But those who disbelieve are in self-exaltation (pride) and separatism (schism).

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) the ones who have disbelieved are in might and opposition.

Marmaduke Pickthall

Nay, but those who disbelieve are in false pride and schism.

Mohamed Ahmed - Samira

But the unbelievers are still full of pride and hostility.

Muhammad Asad

But nay - they who are bent on denying the truth are lost in [false] pride, and [hence] deeply in the wrong.

Mustafa Khattab

˹This is the truth,˺ yet the disbelievers are ˹entrenched˺ in arrogance and opposition.

Progressive Muslims

Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve have plunged into arrogance and defiance.

Sahih International

But those who disbelieve are in pride and dissension.

Sam Gerrans

The truth is, those who ignore warning are in pride and dissension.

Shabbir Ahmed

But nay, the deniers are lost in false pride and opposition for the sake of opposition. Hence, they split their own personalities forcing themselves into maintaining double standards in life. ('Shiqaq' = Opposition, schism, splitting, split-personality. Double standards; since denial of a reality does not make it disappear).

Syed Vickar Ahamed

No! Those who disbelieve are in arrogance and opposition (and think only about self-glory and separatism).

Taqi Usmani

but those who disbelieve are (involved) in false pride and opposition.

The Monotheist Group

Indeed, those who have disbelieved are in false pride and defiance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâd suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩