Diyanet İşleri
Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
Sâd suresi
Sâd suresi, 4. ayet. وَعَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ وَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا سَٰحِرٌ كَذَّابٌ
ve`acibû en câehüm münẕirum minhüm. veḳâle-lkâfirûne hâẕâ sâḥirun keẕẕâb.
Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3
Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).
Fakat inkar edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
"İlahları bir tek ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok tuhaf bir şey!"
(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. Bu yalanlayıcılar hiç de hayret edilmesi gerekmeyen bir hususa, yani içlerinden bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler, şaşırıp kaldılar.
Oysa onun kendi içlerinden gelmesi, onun söylediklerini kavramaları ve gereği gibi anlamaları içindi. Diğer taraftan bu uyarıcı kendi kavimlerinden olduğu için, ırkçı duyguların etkisi altında kalarak ona tâbi olmaktan çekinmesinler diyedir. Bu durum, onların şükretmelerini ve tam anlamı ile ona bağlanıp itaat etmelerini gerektirir.
Halbuki onlar, meseleyi tersyüz ettiler ve inkâra götürecek şekilde hayrete düştüler, küfür ve zulümlerinden ötürü de “bu bir sihirbaz, bir yalancıdır, dediler.”
Kanaatlerine göre onun suçu da şuydu:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirler, küfürlerinde devam ettikleri müddetçe kendilerini Allah'ın azabı ile korkutan bir resulün gelmesine şaşırdılar. Kâfirler, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerinin doğruluğunu gösteren delilleri gördükleri zaman; "Bu insanları büyüleyen bir büyücü ve Allah'ın kendisine vahyettiği resullerden olduğunu iddia eden bir yalancıdır." dediler.
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(4, 5) Onlar kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşmış dipnot 1 ve o kâfirler "Bu bir büyücüdür; çok yalancıdır! Bütün ilahları (yalanlayıp) tek ilah mı (var diyor)? Şüphesiz ki bu çok tuhaf bir şeydir!" demişlerdi.
Ve onlar aralarından birinin kendilerine uyarıcı olarak gelmesine şaştılar; işte bu kafirler şöyle dediler: "Bu, göz boyamak isteyen yalancının biri.
Şimdi bu (insanlar) aralarından bir uyarıcının çıkmasına şaşmaktadırlar; ve hakikati inkar edenler şöyle diyorlar: "O (sadece) bir büyücü, bir yalancıdır!
O hakikat bilgisini inkar edenler, kendi aralarından bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar da: "Bu yalancı bir büyücüdür" dediler.
İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kafirler dedi ki: "Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür."
Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır!
Çünkü kendi aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Yalancı bir büyücü bu!"
Onlar, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar. Kafirleri şöyle dediler: "Bu, büyücüdür; yalancıdır."
Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. Nankörler, "Bu pek yalancı bir büyücüdür" dediler,
Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. İnkarcılar, 'Bu pek yalancı bir büyücüdür,' dediler,
İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kafirler: "Bu bir sihirbaz, yaman bir yalancı" dediler.
İçlerinden kendilerine uyandırıcı bir Peygamber geldiğine şaştılar da dediler ki kafirler: bu, bir sihirbaz, bir kezzab
İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.
İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.
İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.
İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kafirler dedi ki: "Bu yalan söyleyen bir büyücüdür."
O kafirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaşdılar, "Bu, dedi (ler), bir büyücü, bir yalancıdır";
Küfredenler içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırmışlardı da demişlerdi ki: Bu, çok yalancı bir sihirbazdır.
(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalancı bir sihirbazdır!"
Onlara kendilerinden bir uyarıcı (peygamber) gelmesine hayret ettiler de o kafirler dediler ki: "Bu yalancı bir sihirbazdır."
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar ve o kafirler şöyle dediler: "Bu bir sihirbazdır, yalancının tekidir dipnot 1 .
O nankörler (kafirler), içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da şöyle dediler: "Bu adam, insanı büyüleyen bir yalancıdır".
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kâfirler dedi ki: Bu, yalancı bir sihirbaz!
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kafirler dedi ki: -Bu, yalancı bir sihirbaz!
Kendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. Ve şöyle dedi bu nankörler: "Bu adam yalanlar düzen bir büyücü..."
Yet they -the infidels- marvel at the recognition of a man who came to them from their midst to serve as a spectacle and a warning and they refused to accept him in his capacity. Venting their hatred, they say; "He is not only a sorcerer but also a pathological liar".
The disbelievers think it strange that a prophet of their own people has come to warn them: they say, ‘He is just a lying sorcerer.
So they wonder that a Warner has come to them from among themselves! and the Unbelievers say, "This is a sorcerer telling lies!
They wondered that a warner had come to them from among themselves, dipnot 1 and the deniers of the Truth said: "This is a sorcerer, dipnot 2 and a big liar.
They are surprised that a warner should come to them from among themselves. The kuffar say, ‘This is a lying magician.
And they (Arab pagans) wonder that a warner (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) has come to them from among themselves. And the disbelievers say: "This (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) is a sorcerer, a liar.
They consider it odd that there should come to them a warner from among themselves, and the faithless say, ‘This is a magician, a mendacious liar. ’
They wonder that there should come to them a Warner from among themselves, and the disbelievers say, `He is a sorcerer, a great liar (in his claim).
Now they marvel that a warner has come to them from among them; and the unbelievers say, 'This is a lying sorcerer.
They wonder how is it possible that a person from among themselves is being appointed as a messenger to them to relay the word of God. They say that Mohammad is a lying sorcerer!
And they wonder that a warner has come from amongst themselves, and the misbelievers say, 'This is a magician, a liar!'
They were surprised that a warner has come to them from among themselves. The ingrates said, "This is a magician, a liar."
They wonder that a warner from among themselves hath come unto them. And the unbelievers said, this man is a sorcerer, and a liar:
And they marvel that there has come to them a Warner from among themselves, and the disbelievers say: "This is an enchanter, a liar".
And they wonder that a warner has come to them from among them, and the disbelievers have said, "This is a sorcerer, a (great) liar. "
And they marvel that a warner from among themselves hath come unto them, and the disbelievers say: This is a wizard, a charlatan.
They were surprised that one of them had come to them as warner; and the unbelievers said: "He is a deceiving sorcerer.
Now these [people] deem it strange that a warner should have come unto them from their own midst - and [so] the deniers of the truth are saying: "A [mere] spellbinder is he, a liar!
Now, the pagans are astonished that a warner has come to them from among themselves.[1] And the disbelievers say, "This is a magician, a total liar!
And they were surprised that a warner has come to them from among themselves. And the rejecters said: "This is a magician, a liar."
They wondered that a warner should come to them, from among them. The disbelievers said, "A magician, a liar.
And they wonder that there has come to them a warner from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician and a liar.
And they marvel that a warner has come to them from among them; and the false claimers of guidance say: “This is a sorcerer and a liar.
Now these people wonder that a Warner has come to them from their own midst! And the disbelievers say, "This is a wizard, a liar.
And they (pagans) are surprised that a warner (the Prophet) has come to them from themselves! And the unbelievers say: "This is a magician (with unusual powers and) telling lies!
They (the pagans) wonder that a warner has come to them from among themselves. And the disbelievers say, "This is a magician, a sheer liar.
And they were surprised that a warner has come to them from among themselves. And the rejecters said: "This is a magician, a liar."