Diyanet İşleri
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
Nûr suresi
Nûr suresi, 46. ayet. لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَٰتٍ مُّبَيِّنَٰتٍ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
leḳad enzelnâ âyâtim mübeyyinât. vellâhü yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tesbih eden varlıklar; bulutlar ve yaratılış Nûr 41–46 3
Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.
Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
(Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
46. Yani andolsun ki biz kullarımıza acıdık da onlara bütün şer’î maksatlara, övülmeye değer adaba ve dosdoğru bilgilere açıkça delâlet eden apaçık belgeler indirdik. Böylelikle izlemeleri gereken yol açıklık kazanmış, hak batıldan, hidâyet de sapıklıktan ayırt edilmiş oldu. Ortada batıl peşinde olanın tutunabileceği en ufak bir şüphe, doğruyu bulmak isteyenin içinden çıkamayacağı en basit bir husus kalmamıştır. Çünkü bu apaçık âyetler, ilmi kâmil, rahmeti kâmil, açıklaması kamil olan yüce Zat tarafından indirilmiştir. Onun açıklaması ötesinde bir açıklama düşünülemez. Bunlar “helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun, hayatta kalan kişi ise apaçık bir delil üzere yaşasın diyedir.” (el-Enfal, 8/42)
“Allah dilediğini” kendisi hakkında güzel takdirde bulunulmuş ve güzel makama ulaşacağı hükmü verilmiş kimseleri “dosdoğru yola iletir.” Yani gâyet açık, kısa yoldan maksada ulaştıran, hakka vardıran, O’nun lütuf ve ihsan yurduna götüren yola iletir. Bu yol hakkı bilmeyi, hakkı tercih edip gereğince amel etmeyi içerir. Yüce Allah genel olarak bütün insanlar hakkında beyanı eksiksiz ortaya koymuş, hidâyeti ise dilediğine tahsis etmiştir. Bu tahsis O’nun lütuf ve ihsanından dolayıdır. Keremi sonsuz olan Rabbimizin lütfu elbette ki kesilmez, tükenmez. Açıklamayaı herkese yönelik yapmış olması ise O’nun adaletinin bir gereğidir ve Allah’a karşı delil koymaya kalkışacak olanlara, ileri sürecekleri bir delil bırakmamak maksadına matuftur. Allah, ihsan ve lütuflarını nerelere bırakacağını en iyi bilendir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Andolsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak yola götüren apaçık ayetler indirdik. Yüce Allah, dilediği kimseyi içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola iletir ve bu yol o kimseyi Cennet'e ulaştırır.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Aynı kök: صرط (45 geçiş)
Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki apaçık ayetler indirdik. dipnot 1 Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 2
Doğrusu Biz, hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirmişizdir; bununla Allah (isteyen) kimseyi dosdoğru bir yola yöneltmeyi diler.
Gerçek şu ki, Biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlar indirdik; fakat, yine de Allah (doğru yola gerçekten ulaştırılmak) isteyen kimseyi doğru yola eriştirir.
Andolsun ki açıklayıcı işaretler inzal ettik. Allah dilediğini sırat-ı müstakime hidayet eder.
Andolsun biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.
Biz apaçık âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidâyet eder.
Gerçek şu ki, açıklayan ayetler indirdik. Çünkü Allah, dilediğini dosdoğru yola eriştirir.
Andolsun ki biz her şeyi güzelce açıklayan ayetler indirdik. Allah, dileyeni doğru yola iletir.
Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/ dileyeni dosdoğru yola iletir.
Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletir.
Andolsun ki, gerçekten açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru bir caddeye iletir.
Kasem olsun ki cidden beyan edici ayetler indirdik ve kimi dilerse Allah, doğru bir caddeye hidayet eyler
Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.
Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.
Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, dileyen kimseyi dosdoğru yola iletir.
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Tanrı, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.
Andolsun ki biz açık açık ayetler indirdik. Allah, kimi dilerse onu doğru yola iletir.
Andolsun ki Biz; açıklayıcı ayetler indirdik, Ve Allah; dilediğini doğru yola iletir.
(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.
Andolsun, biz apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidayet eder (yöneltir).
Andolsun biz, (gerçekleri) açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini, doğru yola iletir.
Şurası bir gerçek ki biz, açıklayıcı ayetler indirdik dipnot 1 . Allah gereğini yapanı doğru yola yöneltir.
Biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah doğruları terci edeni doğru bir yola yöneltir.
Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.
Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.
Yemin olsun, biz açık seçik bilgiler veren ayetler indirdik. Allah, dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletiyor.
We have sent down revelations featuring the spirit of truth guiding into all truth and conducts from want of spiritual and intellectual sight into enlightenment and illumination, and Allah guides whom He will to a path of righteousness.
We have sent verses that clarify the right path: God guides whoever He will to a straight path.
We have indeed sent down signs that make things manifest: and Allah guides whom He wills to a way that is straight.
Verily We have sent down revelations that clearly explain the Truth. Allah guides whomsoever He wills to a Straight Way.
We have sent down Signs making things clear. Allah guides whoever He wills to a straight path.
We have indeed sent down (in this Qur’ân) manifest Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, lawful and unlawful things, and the set boundaries of Islâmic religion, etc. that make things clear showing the Right Path of Allâh). And Allâh guides whom He wills to the Straight Path (i.e. to Allâh’s religion of Islâmic Monotheism).
Certainly We have sent down manifest signs, and Allah guides whomever He wishes to a straight path.
We have certainly sent down revelations which explain the truth. And Allâh guides him who desires (to be guided) to the exact straight path.
Now We have sent down signs making all clear; God guides whomsoever He will to a straight path.
Thus I have sent you My plains Revelations (which are easy to understand) to guide those whom I want to the straight path.
Now have we sent down manifest signs, and God guides whom He pleases unto the right way.
We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.*
Now have We sent down evident signs: And God directeth whom He pleaseth into the right way.
And Allah created every beast from water, and of them are some that creep upon their bellies, and some that walk upon two legs, and some walk upon four. Allah creates what He wills; verily, Allah has power over all things.
Indeed We have already sent down demonstrably evident signs, and Allah guides whomever He decides to a straight Path.
Verily We have sent down revelations and explained them. Allah guideth whom He will unto a straight path.
We have surely sent down clear signs. It is God who guides whom He will to the path that is straight.
INDEED, from on high have We bestowed messages clearly showing the truth; but God guides onto a straight way [only] him that wills [to be guided].
We have indeed sent down revelations clarifying ˹the truth˺. But Allah ˹only˺ guides whoever He wills to the Straight Path.
We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.
We have sent down to you clarifying revelations, then GOD guides whoever wills (to be guided) in a straight path.
We have certainly sent down distinct verses. And Allah guides whom He wills to a straight path.
We have sent down manifest proofs; and God guides whom He wills to a straight path.
Verily, We have sent down Messages clearly showing the Truth, but Allah guides onto a Straight Path him who wishes to be guided.
We have indeed sent down clear Signs that make things clear and Allah guides whom He wills to the Straight Path.
We have surely sent down enlightening verses, and Allah guides whom He wills to the straight path.
We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.