Nisâ suresi

Nisâ suresi, 162. ayet

Nisâ suresi, 162. ayet. لَّٰكِنِ ٱلرَّٰسِخُونَ فِى ٱلْعِلْمِ مِنْهُمْ وَٱلْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَٱلْمُقِيمِينَ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱلْمُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ أُو۟لَٰٓئِكَ سَنُؤْتِيهِمْ أَجْرًا عَظِيمًا

lâkini-rrâsiḫûne fi-l`ilmi minhüm velmü'minûne yü'minûne bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablike velmüḳîmîne-ṣṣalâte velmü'tûne-zzekâte velmü'minûne billâhi velyevmi-l'âḫir. ülâike senü'tîhim ecran `ażîmâ.

Diyanet İşleri

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 159–165 · surenin 162. ayeti / 176

Konu Kitap ehlinin istekleri ve yaptıkları Nisâ 153–162 3

  1. Nisâ 159

    Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa'ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü, o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.

  2. Nisâ 160–161

    (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.

  3. 162

    Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.

  4. Nisâ 163

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

  5. Nisâ 164

    Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.

  6. Nisâ 165

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

162. Yüce Allah kitap ehlinin kusurlarını söz konusu ettikten sonra aralarından övülmeye değer olanları da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Fakat onlar arasından ilimde yüksek bir dereceye erenler” ilmin kalperinde sağlamca yer edindiği, kesin inancın kalplerinde iyice kök saldığı ve o bakımdan kapsamlı ve tam bir imana sahip olmalarını sağladığı kimseler “ile mü’minler sana indirilene de senden önce indirilene de iman ederler.” Bu iman onların namaz kılmak, zekât vermek gibi salih amellerde bulunmalarını da sağlar ki bu ikisi, amellerin en faziletlileridir. Bu iki amel mabuda ihlâsı, kullara da ihsanı ihtiva etmektedir. Bu kimseler ayrıca âhiret gününe de iman ederler, Allah’ın tehditlerinden korkar ve O’nun vaatlerini ümid ederler.

“İşte onlara biz büyük bir mükâfat vereceğiz.” Çünkü onlar hem ilme, hem imana, hem de salih amellere sahiptirler. Hem önce gelmiş hem de sonra gelen bütün kitaplara ve peygamberlere de bir arada imna etmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki resullere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekâtını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّـٰكِنِ lakini fakat
  2. ٱلرَّٰسِخُونَ r-rasihune derinleşmiş olanlar kök: رسخ
  3. فِى fi
  4. ٱلْعِلْمِ l-ilmi ilimde kök: علم
  5. مِنْهُمْ minhum içlerinden
  6. وَٱلْمُؤْمِنُونَ velmu'minune ve mü'minler kök: امن
  7. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanırlar kök: امن
  8. بِمَآ bima şeye
  9. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  10. إِلَيْكَ ileyke sana
  11. وَمَآ ve ma ve şeye
  12. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  13. مِن min
  14. قَبْلِكَ ۚ kablike senden önce kök: قبل
  15. وَٱلْمُقِيمِينَ velmukimine O ayakta tutanlar kök: قوم
  16. ٱلصَّلَوٰةَ ۚ s-salate salatı kök: صلو
  17. وَٱلْمُؤْتُونَ velmu'tune verenler kök: اتي
  18. ٱلزَّكَوٰةَ z-zekate zekatı kök: زكو
  19. وَٱلْمُؤْمِنُونَ velmu'minune inananlar var ya kök: امن
  20. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  21. وَٱلْيَوْمِ velyevmi ve gününe kök: يوم
  22. ٱلْـَٔاخِرِ l-ahiri ahiret kök: اخر
  23. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlara
  24. سَنُؤْتِيهِمْ senu'tihim vereceğiz kök: اتي
  25. أَجْرًا ecran bir mükafat kök: اجر
  26. عَظِيمًا azimen büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: رسخ (2 geçiş)

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükafatını zayi etmeyiz.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eden, namazı kılan, zekâtı veren, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara ileride büyük bir ödül vereceğiz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Al-i İmrân 3:69, 72, 75, 78, 100, 110, 113-115. ayetlerde de geçtiği üzere, Allah kitap ehlinin hepsinin aynı duyarsızlıkta olmadığını, kötüleri çoğunlukta olsa da içlerinde iyilerin de bulunduğunu, toptancı bir değerlendirme yapmamak gerektiğini bu ayette de çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Lakin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilene iman edenlere, özellikle de namazı istikamet üzre diriltenlere, zekatı gönülden gelerek verenlere, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.

Muhammed Esed

İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, (özellikle) namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden harcayanlara, Allaha ve Ahiret Gününe inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.

Ahmed Hulusi

İçlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ile iman edenler, senden önce inzal olanla birlikte sana inzal olana da iman ederler. Salatı ikame eden ve zekatı veren; "B" harfindeki anlam kapsamınca Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenlere gelince. . . Onlara aziym bir mükafat vereceğiz.

Ali Bulaç

Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.

Ali Özek ve heyeti

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz.

Ali Rıza Safa

Fakat onların bilgide derinleşmiş olanları ve inananlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar; işte onlara, büyük bir ödül vereceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük ödül vereceğiz.

Edip Yüksel

Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve iman edenler, sana indirileni ve senden önce indirilenleri onaylar. Salatı gözetir, zekatı verir, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylarlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e inanır. Namazı gözetir, zekatı verir, ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve inananlar, senden önce indirilenle birlikte sana indirilene de iman ediyorlar. Özellikle namaza devam edenlerle zekat verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar yok mu, işte onlara yarın büyük bir mükafat vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Lakin içlerinden ilimde rüsuhu olanlarla mü'minler senden evvel indirilenle beraber sana indirilene de iyman ediyorlar, hele o namaza devam eden kullarıma bak, onlar ve zekat verenler, Allaha ve Ahıret gününe inanan bütün mü'minler işte hep bunlara yarın azim bir ecir vereceğiz

Erhan Aktaş

Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş dipnot 1 olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar, dipnot 2 Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İlim" kelimesi ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim verilmiş olmak, ilim sahibi olmak: "Bilgi sahibi olanlar, bilenler" demektir. Bilenler ile kast edilen şey: Düşünenler, akledenler, gerçeği idrak etmiş olanlar, vahyin gerçekliğine iman edenler, Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak eden, kavrayan ve anlamış olanlardır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil, tevhidi bilince sahip olarak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimeleri genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varmanın "bilgisidir."
  2. metne dön, dipnot 2
    4:77. ayetin 2. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş dipnot 1 olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene inanırlar. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar dipnot 2 , Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz: 2:43 Nolu ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş dipnot 1 olanlar, sana ve senden önce indirilene iman eden mü'minler, salatı ikame edenler, zekatı verenler dipnot 2 , Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenler var ya işte onlara gelecekte büyük bir ödül vereceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kavramış olanlar. İman düzeyleri yüksek olanlar. "İlim" sözcüğü ile kast edilen şey, bilgi değil, bilinçtir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu terkip, ibadete layık yegane ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; mali yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.

Gültekin Onan

Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile inançlılar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Tanrı'ya ve ahiret gününe inançlı olanlar; işte bunlar, biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.

Hasan Basri Çantay

Şu kadar ki onlardan ilimde yüksek payeye erenlerle mü'minler, (gerek) sana indirilen (Kur'an-ı Kerim) e, (gerek) senden evvel indirilen (kitab) lara iman ederler. (Onlar) namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allaha ve ahiret gününe inananlardır. İşte onlar (böyle) Biz onlara çok büyük bir ecir vereceğiz.

İbni Kesir

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler; sana indirilen kitaba ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah ve ahiret gününe inannalara elbette büyük bir mükafat vereceğiz.

Mehmet Alagaş

(153-162) Kitap halkı, senden gökten bir kitap indirmeni istiyor / sual ediyor. (Parçalı değil bütün bir kitabı tek seferde istiyorlar.) Bundan daha büyüğü Musa’ya sual edilmişti / Musa’dan istenmişti, dediler ki açık ve net bir şekilde Allah’ı bize göster. Bu zulümleri nedeniyle onları yıldırım çarptı, sonra kendilerine açıklamaların gelmesinin ardından da buzağıyı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa’ya da büyük bir delile dayalı otorite / sultanlık verdik. Onlarla sözleşme yaparken Tur dağını üstlerine kaldırdık ve onlara dedik ki; secde ederek kapıdan girin ve yine onlara dedik ki cumarteside / sabitlik gününde / şabat ta haddi aşmayın. Onlardan sert / galiz bir söz aldık. (Galiz; Fidanın sertleşmesi gibi) Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini yok saymaları, gerçeğe dayanmadan / haksız yere Resulleri öldürmeleri ve de kalplerimiz kılıflıdır / perdelidir demeleri nedeniyle Evet Allah ta onların kalplerin e küfürleri dolayısıyla mühür vurdu. Onların çok azı iman etti. Küfretmeleri ve Meryem hakkında uydurdukları büyük şeyler. Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demeleri. Onu öldürmediler ve Onu asmadılar, lakin onlara o şekilde benzetildi / teşbih edildi. Bu konuda ihtilaflı görüş ileri sürenler / ihtilafa düşenler onun hakkında şüphe içindeler. Onların, onun hakkında zanna uymak dışında herhangi bir bilgileri yoktur. Onu kesin bir şekilde / yakın bir şekilde öldüremediler. Bilakis Allah onu kendine kaldırdı. Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Kitap halkından kimse yoktur ki, ölmeden önce ona iman edecek ler. Kıyamet gününde de O, aleyhlerine şahit olacaktır. (Ölümlerinden önce İsa’ya iman edip öyle ölecekler.) Bu zulümleri ve çoklarını Allah’ın yolundan saptırmaları ve de kesinlikle yasaklandıkları halde faiz almaları, ayrıca insanların mallarını gerekçesiz bir şekilde yemeleri nedenleriyle, Yahudilere, onlara helal edilmiş temiz olan şeyleri haram ettik. Onlard an kafir olanlar için acıtıcı bir azap hazırladık. Oysa ki onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler; sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler, namaza kalkıp kılanlardır, zekâtı verenlerdir, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara ilerde çok büyük bir ücret / ecir vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekât veren Müminlere, Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara, işte onlara çok büyük bir mükâfat vereceğiz.

Süleyman Ateş

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!

Süleymaniye Vakfı

Fakat onlardan (kitaptaki) ilmi kavramış olanlar dipnot 1 , sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanan müminler, hele namazı tam kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe güvenenler var ya! İşte onlara muazzam bir ödül vereceğiz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Fakat onlardan sağlam bilgi sahibi dürüst kimseler dipnot 1 ile müminler, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanır; namazı tam kılar, zekatı verir, Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenirler. İşte onlara büyük bir ödül vereceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onların hepsi bir değildir. Kitap ehli arasında dik duran bir topluluk da vardır, gece vakitleri Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. (Ali İmran 3/113)   Allah'a ve ahiret gününe inanır, iyi olana çağırır, kötülüğe karşı çıkarlar ve hayırlı işlere koşarlar. İşte onlar iyi kimselerdendir. (Ali İmran 3/114) Bunların yapacağı hiçbir iyilik göz ardı edilmeyecektir. Allah, sakınanların kimler olduğunu bilir.  (Ali İmran 3/115)

Şaban Britch

Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekât veren müminlere, Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara çok büyük bir mükâfat vereceğiz.

Şaban Piriş

Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama onların ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirelene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı kılıcıdırlar, zekatı vericidirler, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those of them with well-founded knowledge who are acquainted with the facts, whose hearts have been touched with the divine hand, are they who give credence to all that has been revealed to you Muhammad and to all that was revealed to those who were sent before you; they constantly observe their act of worship and give alms, they believe in Allah and in the Day of Resurrection with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues. It is those whom We shall requite with a great reward.

Abdul Haleem

But those of them who are well grounded in knowledge and have faith do believe in what has been revealed to you [Muhammad], and in what was revealed before you- those who perform the prayers, pay the prescribed alms, and believe in God and the Last Day- to them We shall give a great reward.

Abdullah Yusuf Ali

But those among them who are well-grounded in knowledge, and the believers, believe in what hath been revealed to thee and what was revealed before thee: And (especially) those who establish regular prayer and practise regular charity and believe in Allah and in the Last Day: To them shall We soon give a great reward.

Abul A'la Maududi

Those among them who are firmly rooted in knowledge and the believers, such do believe in what has been revealed to you and what was revealed before you. dipnot 1 (Those who truly believe) establish the Prayer and pay Zakah, those who firmly believe in Allah and in the Last Day, to them We shall indeed pay a great reward.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Those well acquainted with the true teachings of the Scriptures, and whose minds are free from prejudice, obduracy, blind imitation of their forefathers and bondage to animal desires, will be disposed to follow those teachings. Their attitude is bound to be altogether different from the general attitude of those Jews apparently immersed in unbelief and transgression. Such people realize, even at first glance, that the Qur'anic teaching is essentially the same as that of the previous Prophets, and hence feel no difficulty in affirming it.

Aisha Bewley

But those of them who are firmly rooted in knowledge, and the muminun, have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you: those who establish salat and pay zakat, and have iman in Allah and the Last Day – We will pay such people an immense wage.

Al-Hilali & Khan

But those among them who are well-grounded in knowledge, and the believers, believe in what has been sent down to you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) and what was sent down before you; and those who perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât ), and give Zakât and believe in Allâh and in the Last Day, it is they to whom We shall give a great reward.

Ali Quli Qarai

But as for those who are firmly grounded in knowledge from among them, and the faithful, they believe in what has been sent down to you, and what was sent down before you —those who maintain the prayer, give the zakāt, and believe in Allah and the Last Day —them We shall give a great reward.

Amatul Rahman Omar

But those among them who are firmly grounded in knowledge and the faithful who believe in that (Divine Message) which has been revealed to you and that which was revealed before you, and (especially) the observers of Prayers, and those who go on presenting the Zakât, and believe in Allâh and the Last Day, it is they We will certainly bestow on them a great reward.

Arthur John Arberry

But those of them that are firmly rooted in knowledge, and the believers believing in what has been sent down to thee, and what was sent down before thee, that perform the prayer and pay the alms, and those who believe in God and the Last Day - them We shall surely give a mighty wage.

Bijan Moeinian

As to those of them who have devoted themselves to the discovery of the truth, have chosen to believe, believe in what is revealed to you as well as the previous Prophets, worship God on regular basis, engage in charity and believe in God and the Day of Judgment, I will give them a great reward.

E. Henry Palmer

But those amongst them who are firm in knowledge, and the believers who believe in what is revealed to thee, let what is revealed before thee, and the steadfast in prayer, and the givers of alms, and the believers in God and the last day,- unto these we will give a mighty hire.

Edip-Layth

But those of them who are firm in knowledge, as well as those who acknowledge, they acknowledge what was sent down to you and what was sent down before you; and those who observe the contact prayer, and those who contribute towards betterment, and those who acknowledge God and the Last day; to these We will give them their reward greatly.

George Sale

But those among them who are well grounded in knowledge, and the faithful, who believe in that which hath been sent down unto thee, and that which hath been sent down unto the prophets before thee, and who observe the stated times of prayer, and give alms, and believe in God and the last day; unto these will we give a great reward.

Hamid S. Aziz

But those amongst them who are firm in knowledge, and the faithful who believe in what is revealed to you, and what was revealed before you, and especially the steadfast in prayer, the givers of alms, the believers in Allah and the Last Day, unto these We will give a mighty reward.

Mahmoud Ghali

But the ones of them who are firmly established in knowledge and the believers believe in what has been sent down to you, and what was sent down even before you, and (the ones who) regularly keeping up the prayer, and bringing the Zakat, (i. e., pay the poor-dues) and believing in Allah and the Last Day, for those We will soon bring a magnificent reward.

Marmaduke Pickthall

But those of them who are firm in knowledge and the believers believe in that which is revealed unto thee, and that which was revealed before thee, especially the diligent in prayer and those who pay the poor-due, the believers in Allah and the Last Day. Upon these We shall bestow immense reward.

Mohamed Ahmed - Samira

But to the learned among them, and the believers who affirm what has been revealed to you and was revealed to those before you, and to those who fulfil their devotional obligations, who pay the zakat and believe in God and the Last Day, We shall give a great reward.

Muhammad Asad

But as for those from among them who are deeply rooted in knowledge, and the believers who believe in that which has been bestowed upon thee from on high as well as that which was bestowed from on high before thee, and those who are [especially] constant in prayer, and spend in charity, and all who believe in God and the Last Day - these it is unto whom We shall grant a mighty reward.

Mustafa Khattab

But those with solid knowledge among them and those with true faith believe in what has been revealed to you ˹O Prophet˺ and what was revealed before you—˹especially˺ those who establish prayer—and those who pay alms-tax and believe in Allah and the Last Day, to these ˹people˺ We will grant a great reward.

Progressive Muslims

But those of them who are firm in knowledge, as well as the believers, they believe in what was sent down to you and what was sent down before you; and those who hold the contact-method, and those who contribute towards betterment, and those who believe in God and the Last Day; to these We will give them their reward greatly.

Rashad Khalifa

As for those among them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you. They are observers of the Contact Prayers (Salat), and givers of the obligatory charity (Zakat); they are believers in GOD and the Last Day. We grant these a great recompense.

Sahih International

But those firm in knowledge among them and the believers believe in what has been revealed to you, [O Muúammad], and what was revealed before you. And the establishers of prayer [especially] and the givers of zakah and the believers in Allah and the Last Day - those We will give a great reward.

Sam Gerrans

But those firm in knowledge and the believers among them believe in what is sent down to thee, and what was sent down before thee, as do the upholders of the duty, and the renderers of the purity, and the believers in God and the Last Day — those will We give a great reward.

Shabbir Ahmed

Among them (the Jews) are those who are well founded in knowledge. And have attained conviction in what has been revealed to you, and in what was revealed before you. They are supporters of the Divine System and of the Just Economic Order, believers in Allah and in the Last Day. We shall soon give them an immense reward. (Islam is for all humanity. Any prior affiliations are irrelevant (2:62), (3:19), (4:125)).

Syed Vickar Ahamed

But those among them who are well-founded in knowledge and the believers, believe in what has been revealed to you and what was revealed before you: And (especially) those who establish regular prayers and practice regular charity and believe in Allah and in the Last Day: To them shall We soon give a great reward.

Taqi Usmani

But those well-grounded in knowledge among them, and the believers, believe in what has been revealed to you and what has been revealed before you, -as well as those observing Salāh and paying Zakāh, and those believing in Allah and the Last Day. To them we shall give a great reward.

The Monotheist Group

But those of them who are well founded in knowledge, and the believers, they believe in what was sent down to you and what was sent down before you; and those who hold the contact prayer, and those who contribute towards purification, and those who believe in God and the Last Day; to these We will give them their recompense greatly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 162. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 162. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 162. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩