Diyanet İşleri
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Neml suresi
Neml suresi, 52. ayet. فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
fetilke büyûtühüm ḫâviyetem bimâ żalemû. inne fî ẕâlike leâyetel liḳavmiy ya`lemûn.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3
Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
"Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. “İşte zulümleri sebebiyle onların harabeye dönmüş ıssız evleri!” Yani zulümlerinin, Allah’a ortak koşmalarının ve yeryüzünde azgınlık etmelerinin sonucu olarak evlerinin duvarları çatıları üzerine çökmüş, orada daha önce yaşayanlardan hiçbir kimse kalmamış, ıssızlaşmış. Artık orada konup göçen kimse de yok.
“Şüphesiz bunda” hakikatleri “bilen” ve Yüce Allah’ın gerçek dostlarına da düşmanlarına da yaptıklarını düşünen ve bundan ibret alan “bir toplum için” zulmün âkıbetinin yok olmak, helâk edilmek, imanın âkıbetinin ise adalet, kurtuluş ve umduğuna nail olmak olduğunu bilen kimseler için “bir ibret vardır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şunlar onların evleridir. Duvarları çatılarının üzerine yıkılmış. Zulümleri sebebiyle ahalisinin içinde yaşamadığı bir hale gelmiş. Şüphesiz zulümleri sebebiyle başlarına gelen azapta iman eden kavim için bir ibret vardır. Zira onlar (kâfirlerin başına gelen) azaptan ibret alırlar.
Aynı kök: خوي (5 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: خوي (5 geçiş)
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle…
Aynı kök: خوي (5 geçiş)
Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleri! dipnot 1 Gerçeği bilen bir toplum için şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Bak işte onların mekanları: İşledikleri zulümler yüzünden viran ve ıssız kalmış! Elbet bunda, işin bilincinde olan bir toplum için alınacak bir ders mutlaka vardır.
ve işte onların yaşadığı yerler, işledikleri haksızlıklardan ötürü (şimdi) bomboş! Bu (olayda), bilmek, öğrenmek isteyen insanlar için mutlaka bir ders vardır;
İşte zulümleri yüzünden yıkılıp harap olmuş evleri. . . Muhakkak ki bu olayda anlayışlı topluluk için bir işaret - ders vardır.
İşte, zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır.
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ibret vardır.
İşte, yaptıkları haksızlıklar yüzünden kalıntı olmuş evleri. Aslında, işte bunda, bilen bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.
İşte, haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ders vardır.
Zulmetmeleri yüzünden, işte çökmüş evleri... Bilen bir toplum için bunda bir ders olmalı.
Zulmetmeleri yüzünden, işte çökmüş evleri... Bilen bir toplum için bunda bir ders olmalı.
İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş bomboş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir toplum için ibret alacak bir ders vardır.
Daha: evleri çökmüş zulümleri yüzünden bomboş, şübhe yok bunda ılim şanından olan bir kavm için ıbret alacak bir ayet var
İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
İşte, haksızlıkları nedeniyle harabe olan evleri! Bilen bir toplum için bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
İşte zulmetmeleri dolayısıyla enkaza dönüşmüş ıpıssız evleri. Şüphesiz bilen bir kavim için bunda bir ayet vardır.
İşte zulümetmeleri yüzünden çökmüş, ıpıssız kalmış evleri (nin ankaazı)! Şübhe yok ki bilecek bir kavm için bunda (ibret verici) bir nişane vardır.
İşte zulmetmelerinden dolayı çökmüş, ıpıssız kalmış evleri. Muhakkak ki bunda; bilen bir kavim için ayet vardır.
(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.
İşte şunlar, zulümleri yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleridir. Şüphesiz bunda bilen bir kavim için ibret vardır.
İşte yaptıkları yanlışlar yüzünden çökmüş evleri! Bunda bilenler topluluğu için bir ibret vardır.
Çökmüş evleri oradadır; her şey yaptıkları yanlışlar yüzünden olmuştu. Bunda bilenler topluluğu için bir ibret vardır
İşte zulmettikleri için harap olmuş evleri. Bilen bir toplum için bunda bir ibret vardır.
İşte zulmettikleri için harap olmuş evleri!.. Bilen bir toplum için bunda bir ibret vardır.
İşte sana onların, işledikleri zulümler yüzünden çöküp ıpıssız kalmış evleri. Hiç kuşkusuz bunda, ilmi kullanan bir topluluk için kesin bir ibret vardır.
And you can see how their dwellings stand dilapidated over hills of ruin as a sequel to their iniquities. This is emblematic indeed of Allah's Omnipotence and Authority and a significant sign appreciated by people who comprehend.
As a result of their evil deeds, their homes are desolate ruins- there truly is a sign in this for those who know-
Now such were their houses, - in utter ruin, - because they practised wrong-doing. Verily in this is a Sign for people of knowledge.
Now behold their houses that lie in utter ruins because of their wrong-doing. Verily there is a Sign in this for the people who know. dipnot 1
These are the ruins of their houses because of the wrong they did. There is certainly a Sign in that for people with knowledge.
These are their houses in utter ruin, for they did wrong. Verily, in this is indeed an Ayâh (a lesson or a sign) for people who know.
So there lay their houses, fallen in ruin, because of their wrongdoing. There is indeed a sign in that for a people who have knowledge.
So their houses are lying deserted over there because of their acting unjustly. Indeed, in this (episode) there is a great sign for a people who would know.
Those are their houses, all fallen down because of the evil they committed; surely in that is a sign for a people who have knowledge.
There their houses lie desolate in account of their meanness. There is a lesson in this for the knowledgeable people.
Thus are their houses overturned, for that they were unjust; verily, in that is a sign to people who do know!
So these are their homes, ruined, for what they transgressed. In that is a sign for a people who know.
and these their habitations remain empty, because of the injustice which they committed. Verily herein is a sign, unto people who understand.
Behold, what was the nature of the consequences of their plotting, for lo! We destroyed them and their people, everyone.
So those are their houses, devastated because they did injustice; surely in that is a sign for a people who know (the Truth).
See, yonder are their dwellings empty and in ruins because they did wrong. Lo! herein is indeed a portent for a people who have knowledge.
So these their habitations lie deserted now because of their iniquities. Verily there is a sign in this for those who understand.
and [now] those dwellings of theirs are empty, [ruined] as an outcome of their evil deeds. In this, behold, there is a message indeed for people of [innate] knowledge –
So their homes are there, ˹but completely˺ ruined because of their wrongdoing. Surely in this is a lesson for people of knowledge.
So these are their homes, ruined, for what they transgressed. In that is a sign for a people who know.
Here are their homes utterly ruined, because of their transgression. This should be a lesson for people who know.
So those are their houses, desolate because of the wrong they had done. Indeed in that is a sign for people who know.
So those are their houses, desolate because of the wrong they did; in that is a proof for people who know.
And now their dwellings are empty, ruined as an outcome of their violation of human rights. Herein, behold, is a sign for those who make use of what they learn.
Now their houses were like this— In utter ruin, because they did wrong, surely in this, there is a Sign for people with knowledge.
Now those are their houses, lying empty because of their transgression. Surely, in this there are signs for a people who have knowledge.
So these are their homes, ruined, for what they transgressed.In that is a sign for a people who know.