Diyanet İşleri
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Neml suresi
Neml suresi, 53. ayet. وَأَنجَيْنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ
veenceyne-lleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3
Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekun helak ettik.
İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
"Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."
Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lut'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
53. Yani biz Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayrı ve şerriyle kadere iman eden, Allah’a ortak koşmaktan ve masiyetlerden sakınan, O’na itaat olan işleri yapan ve peygamberlerine de itaat edip uyan takvâ sahiplerini kurtardık.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Salih -aleyhisselam-'ın kavminden olup Allah Teâlâ'ya iman edenleri kurtardık. Onlar emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a karşı takva sahibi olan kimselerdi.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık.…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edip takvâlı (duyarlı) davranmış olanları ise kurtarmıştık.
Yine, iman edip sorumluluk bilinciyle hareket eden kimseleri kurtarmış olmamızda da...
ve inanıp Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseleri kurtarmış olmamızda da!
İman edenleri ve korunmakta olanları kurtardık.
İman edenleri ve sakınanları da kurtardık.
İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık.
İnananları ve sorumluluk bilinci taşıyanları kurtardık.
İman edip sakınanları ise kurtardık.
İman edenleri ve erdemli davrananları kurtardık.
İnananları ve erdemli davrananları kurtardık.
Oysa iman edip sakınanları kurtardık.
Halbuki iyman edip korunur olanları necata çıkardık
İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.
İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.
İman edip takva sahibi olanları ise kurtardık.
İnananları ve sakınanları da kurtardık.
İman edib de (fenalıkdan) sakınır olanları biz (daima) kurtardık.
İman edip takva sahibi olanları da kurtardık.
(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.
İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.
İnananları ve korunanları kurtardık.
İnanıp güvenen ve yanlışlardan sakınanları (o felaketten) kurtardık.
İnanmış ve kendini korumuş olanları ise kurtarmıştık.
İman edenleri ise kurtardık. Çünkü onlar Allah’tan sakınıyordu.
İman edenleri ise kurtardık. Çünkü onlar Allah'tan korkuyorlardı.
Biz inananları, korunup sakınanları kurtardık.
And We saved those of his people whose hearts reflected the image of religious and spiritual virtues and entertained the profound reverence dutiful to Allah.
but We saved those who believed and were mindful of God.
And We saved those who believed and practised righteousness.
And We delivered those who believed and were wont to avoid disobeying (Allah).
We rescued those who had iman and who had taqwa.
And We saved those who believed, and used to fear Allâh, and keep their duty to Him.
And We delivered those who had faith and were Godwary.
(Whereas We destroyed them, ) We saved those who had believed and used to guard against evil.
And We delivered those who believed and were godfearing.
Of course I saved those who had believed and respected the Lord.
But we saved those who believed and who did fear.
We saved those who acknowledged and were righteous.
And We delivered those who believed, and feared God.
Thus are their houses in utter ruin, for that they did wrong; verily, in that is a sign to people who have knowledge.
And We delivered the ones who believed and were pious.
And we saved those who believed and used to ward off (evil).
We deliver those who believe and take heed for themselves.
seeing that We saved those who had attained to faith and were conscious of Us,
And We delivered those who were faithful and were mindful ˹of Allah˺.
And We saved those who believed and were righteous.
We save those who believe and lead a righteous life.
And We saved those who believed and used to fear Allah.
And We delivered those who heeded warning and were in prudent fear.
And We saved those who believed in Our Laws and walked aright.
And We saved those who believed and did righteousness.
And We saved those who believed and who used to be God-fearing.
And We saved those who believed and were righteous.