Neml suresi

Neml suresi, 47. ayet

Neml suresi, 47. ayet. قَالُوا۟ ٱطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَن مَّعَكَ قَالَ طَٰٓئِرُكُمْ عِندَ ٱللَّهِ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ

ḳâlu-ṭṭayyernâ bike vebimem me`ak. ḳâle ṭâiruküm `inde-llâhi bel entüm ḳavmün tüftenûn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 44–50 · surenin 47. ayeti / 93

Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3

  1. Neml 44

    Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.

  2. Neml 45

    Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.

  3. Neml 46

    Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"

  4. 47

    Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.

  5. Neml 48

    Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

  6. Neml 49

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."

  7. Neml 50

    Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Kavmi, peygamberleri Sâlih’e karşı çıkarak ve onu yalanlayarak “dediler ki: Sen ve sana uyanlar bize uğursuzluk getirdiniz.” Kahrolasıcalar! Salih’in yüzünden hayır görmediklerini, onun ve beraberindeki mü’minlerin, kendi dünyevi isteklerinin gerçekleşmesine engel olduklarını iddia ettiler.

âlih aleyhisselam da onlara “dedi ki: “Sizin uğursuzluk (saydığınız musietler), Allah katında (takdir edilmiştir).” Yani Allah’ın başınıza getirdiği musibetlerin sebebi, sizin günahlarınızdır. “Bilakis siz” darlıkla, bollukla, hayırla ve şerle aklınızı başınıza alıp tevbe edecek misiniz, etmeyecek misiniz diye “sınanan bir toplumsunuz.” İşte peygamberlerini yalanlamakta tutturdukları yol ve ona verdikleri karşılık bu idi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavmi hakka karşı inat ederek ona şöyle dedi: "Seninle ve beraberindeki Müminlerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Başınıza gelen sıkıntılar sebebiyle uğur getirmesi için uçurduğunuz kuşların ilmi Allah katındadır. Bu hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Muhakkak sizler; size verilen çok hayırlar ve başınıza gelen şerlerle imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz."

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. ٱطَّيَّرْنَا ttayyerna uğursuzluğa uğradık kök: طير
  3. بِكَ bike senin yüzünden
  4. وَبِمَن ve bimen ve bulunanların yüzünden
  5. مَّعَكَ ۚ meake seninle beraber
  6. قَالَ kale dedi kök: قول
  7. طَـٰٓئِرُكُمْ tairukum uğursuzluğunuz kök: طير
  8. عِندَ inde katındadır kök: عند
  9. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah kök: اله
  10. بَلْ bel doğrusu
  11. أَنتُمْ entum siz
  12. قَوْمٌۭ kavmun bir toplumsunuz kök: قوم
  13. تُفْتَنُونَ tuftenune sınanan kök: فتن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    (Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Aynı kök: طير (29 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: طير (29 geçiş)

    Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben…

  • Aynı kök: طير (29 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) şöyle demişti: "Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." (Salih ise) "Size gelen uğursuzluk (yapıp ettikleriniz nedeniyle) Allah katında(n gelmiş)tir. Aslında siz deneniyorsunuz." demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Peygamberleri uğursuzluk sebebi saymak inkarcıların ortak özelliğidir. Bkz. A‘râf 7:131; Yâsîn 36:18-19.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Biz, senin ve seninle beraber olanların uğursuzluk getirdiğine inanıyoruz" dediler.(Salih): "Uğurunuz Allah'ın takdirindedir; kaldı ki siz (besbelli ki) sınanan bir toplumsunuz" dedi.

Muhammed Esed

"Biz sende ve seninle beraber olanlarda uğursuzluk görüyoruz!" diye karşılık verdiler. (Salih:) "Uğurumuz ya da uğursuzluğumuz Allah'ın elindedir!" dedi, "İşin gerçeği, sizler sınanan bir toplumsunuz!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Sen ve sana tabi olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık. " (Salih) dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz Allah indindedir. . . Hayır, siz imtihan edilen bir toplumsunuz. "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz."

Ali Özek ve heyeti

Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi) Allah katında (yazılı) dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Sen ve seninle birlikte olanlar, bize uğursuzluk getirdiniz!" Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz, Allah'ın katındandır!" "Hayır! Siz, sınanmakta olan bir toplumsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

Şöyle dediler: "Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." Salih, "Size çöken uğursuzluğun sebebi Allah katındandır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz" dedi.

Edip Yüksel

Dediler ki, "Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdiniz." Dedi ki, "Sizin uğursuzluğunuz ALLAH'tan gelmektedir. Doğrusu siz sınava sokulan bir toplumsunuz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdiniz.' Dedi ki, ' Sizin uğursuzluğunuz ALLAH'tan gelmektedir. Doğrusu siz sınava sokulan bir toplumsunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Biz, senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." dediler. O da: "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından biliniyor. Doğrusu siz imtihana çekilen bir kavimsiniz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz, sen ve maıyyetindekiler ile teşe'üm ettik dediler, sizin dedi: şeametinizin sebebi Allaha ma'lum doğrusu siz öyle bir kavmsiniz ki imtihan olunuyorsunuz

Erhan Aktaş

"Sen ve seninle beraber olanlar bize uğursuzluk getirdiniz." dediler. Salih: "Sizin uğursuzluğunuz Allah'ın takdirindedir. Belki sınav olunmakta olan bir toplumsunuz!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sen ve seninle beraber olanlar bize uğursuzluk getirdiniz." dediler. Salih: "Sizin uğursuzluğunuz Allah'ın takdirindedir. Belki sınav olunmakta olan bir toplumsunuz!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sen ve seninle beraber olanlar bize uğursuzluk getirdiniz." dediler. Salih: "Sizin uğursuzluğunuz Allah'ın takdirindedir. Belki sınav olunmakta olan bir toplumsunuz!" dedi.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Tanrı katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Senin yüzünden ve maiyyetinde bulunan kimseler (mü'minler) yüzünden uğursuzluğa uğradık". (Saalih de:) "Sizin (bütün) amel (ve hareketler) iniz Allah nezdinde (gizli değildir, yazılı) dır. Belki siz imtihaana çekilmekde olan bir kavmsiniz" dedi.

İbni Kesir

Dediler ki: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık: O da: Uğursuzluğunuz Allah katındandır. Belki siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.

Mehmet Alagaş

(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dediler ki: “Sen ve sana uyanlar bize uğursuzluk getirdiniz.” Dedi ki: Sizin uğursuzluğunuz Allah nezdindedir. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz.” dedi.

Süleyman Ateş

Dediler: "Senin ve seninle beraber bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi: "Uğursuzluğunuz(un sebebi), Allah'ın yanındadır (herşey O'nun takdiriyle olur). Doğrusu siz (bu olaylarla) sınanan bir toplumsunuz."

Süleymaniye Vakfı

(Halkı:) "Sen ve yanındakiler yüzünden uğursuzluğa uğradık." dediler. Salih dedi ki: "Sizi uğursuzluğa uğratan şey, Allah katındandır. Aksine siz, imtihan dipnot 1 edilen bir topluluksunuz."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Fitne", altını, içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sen ve taraftarların yüzünden huzurumuz kaçtı" dediler. Salih dedi ki; "Huzurunuzu kaçıran şey, Allah katındandır. Aslında siz, imtihandan geçirilen bir toplumsunuz."

Şaban Britch

Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık, dediler. Uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katındandır. Esasında imtihan oluyorsunuz, dedi.

Şaban Piriş

-Sen ve beraberindeki kimseler, bize uğursuzluk getirdiniz dediler. -Uğursuzluğunuz Allah katındandır. Esasında imtihan oluyorsunuz, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Sen ve beraberindekiler yüzünden başımıza uğursuzluk geldi/sen ve beraberindekileri uğursuzluk belirtisi sayıyoruz." Dedi: "Uğursuzluk kuşunuz Allah katındadır. Daha doğrusu siz, imtihana çekilen bir topluluksunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But they wickedly said: "We esteem you and those with you as birds of evil omen presaging some direful events. " "Indeed, " he said, "events portending good or evil and all that is destined to happen rest at the hands of Allah; the fact is that you are people put to the test".

Abdul Haleem

They said, ‘We see you and your fol-lowers as an evil omen.’ He replied, ‘God will decide on any omen you may see: you people are being put to the test.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Ill omen do we augur from thee and those that are with thee". He said: "Your ill omen is with Allah; yea, ye are a people under trial."

Abul A'la Maududi

They said: "We augur ill of you and those who are with you." dipnot 1 Salih replied: "Your augury is with Allah. The truth is that you are a people who are being tried." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    One meaning of what they said is: "Your movement has proved to be an evil omen for us. Since you and your companions have revolted against the ancestral religion, one or the other calamity is befalling us almost daily, because our deities have become angry with us." In this sense, this saying is similar to the sayings of most of those polytheistic nations who regarded their Prophets as ominous. In Surah YaSin, for instance, a nation has been mentioned, which said to its Prophet “We regard you as an evil omen for ourselves.” (Ayat 18). The same thing was said by the Pharaoh’s people about the Prophet Moses (peace be upon him). Whenever a good time came, they would say, “This is but our due”, and when there was a bad time, they would ascribe their calamities to Moses and his companions. (Surah Al-Aaraf Ayat 130). Almost similar things were said in Makkah about the Prophet (peace be upon him).
  2. metne dön, dipnot 2
    The other meaning of their saying is this: "Your advent has stirred up divisions in our nation. Before this we were a united people, who followed one religion. Your ominous coming has turned brother against brother, and separated son from father." This very accusation was being brought against the Prophet (peace be upon him) by his opponents over and over again. Soon after he started his mission of inviting the people to the faith, the delegation of the chiefs of the Quraish, who went to Abu Talib, had said, “Give up to us this nephew of yours: he has opposed your religion and your forefathers’ religion and has sown discord among your people, and has held the whole nation as foolish.”

Aisha Bewley

They said, ‘We see you, and those with you, as an evil omen. ’ He said, ‘No, your evil omen is with Allah; you are merely a people undergoing a trial.’

Al-Hilali & Khan

They said: "We augur ill omen from you and those with you." He said: "Your ill omen is with Allâh; nay, but you are a people that are being tested."

Ali Quli Qarai

They said, ‘We take for a bad omen you and those who are with you. ’ He said, ‘Your bad omens are with Allah. Rather you are a people being tested.’

Amatul Rahman Omar

They said, `We have suffered due to you and your companions. ' (Sâlih) said, `Your deeds and true cause of your sufferings is with Allâh (Who is punishing you for your evil deeds). Nay, you are a people who are being tried (to distinguish the good of you from the bad).

Arthur John Arberry

They said, 'We augur ill of thee and of those that are with thee. ' He said, 'Your augury is with God; nay, but you are a people being proved.'

Bijan Moeinian

They said: "You are a bad omen [for the simple reason that we were one nation at “peace" before you. ] Saleh replied: “This [bad or good] omen [that you are talking about] is a mean by which God has put you in trial.

E. Henry Palmer

They said, 'We have taken an augury concerning thee and those who are with thee. ' Said he, 'Your augury is in God's hands; nay, but ye are a people who are tried!'

Edip-Layth

They said, "You have an ill omen with you and those with you." He said, "Your ill omen is with God, but you are a people that are being tested."

George Sale

They answered, we presage evil from thee, and from those who are with thee. Saleh replied, the evil which ye presage is with God: But ye are a people who are proved by a vicissitude of prosperity and adversity.

Hamid S. Aziz

Said he, "O my people! Why do you hasten on evil rather than good? Why do you not ask forgiveness of Allah that you may obtain mercy. "

Mahmoud Ghali

They said, "We augur ill of you and of (the ones) who are with you. " He said, "Your bird (of) augury is in the Providence of Allah. No indeed, (but) you are a people being tempted."

Marmaduke Pickthall

They said: We augur evil of thee and those with thee. He said: Your evil augury is with Allah. Nay, but ye are folk that are being tested.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "You betoken evil, and those with you. " (Saleh) replied: "The evil you presage can only come from God. In reality you are a people under trial (for your own inauspiciousness)."

Muhammad Asad

They answered: "We augur evil from thee and those that follow thee!" Said he: “Your destiny, good or evil, rests with God yea, you are people undergoing a test!”

Mustafa Khattab

They replied, "You and your followers are a bad omen for us."[1] He responded, “Your omens are destined by Allah. In fact, you are ˹only˺ a people being tested.”

Progressive Muslims

They said: "You have an ill omen with you and those with you. " He said: "Your ill omen is with God, but you are a people that are being tested."

Rashad Khalifa

They said, "We consider you a bad omen for us, you and those who joined you." He said, "Your omen is fully controlled by GOD. Indeed, you are deviant people."

Sahih International

They said, "We consider you a bad omen, you and those with you. " He said, "Your omen is with Allah. Rather, you are a people being tested."

Sam Gerrans

They said: “We think thee and those with thee an evil omen.” He said: “Your evil omen is with God. The truth is, you are a people subjected to means of denial.”

Shabbir Ahmed

They answered, "We consider you, and your companions a bad omen for us. " He said, "Your omen is determined by Allah's Laws. Nay, you are but a folk who are being tested."

Syed Vickar Ahamed

They said: "We foresee bad sign from you, and from those who are with you. " He said: "Your bad sign is with Allah; Yes, you are a people under trial."

Taqi Usmani

They said, "We regard you and those with you as a sign of bad omen." He said, “Your omen is with Allah, but you are a people put to a test.”

The Monotheist Group

They said: "You have an ill omen with you and those with you." He said: "Your ill omen is with God, but you are a people who are being tested."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩