Diyanet İşleri
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Neml suresi
Neml suresi, 4. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ
inne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati zeyyennâ lehüm a`mâlehüm fehüm ya`mehûn.
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an müjde ve uyarıdır Neml 1–6 3
Ta-Sin. Bunlar Kur'an'ın, apaçık bir kitabın ayetleridir.
(2-3) Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. “Âhirete iman etmeyenlere gelince” âhireti de âhiretin varlığını bildirenleri de yalanlayanların “amellerini onlara süslü göstermişizdir. Bu sebeple onlar şaşkın bir halde bocalamaktadırlar.” Şaşkınlık ve tereddüt içerisindedirler. Onlar Allah’ın gazabını rızasına tercih edecek kadar şaşkınlaşmışlardır. Hakikatler onlar için ters yüz olmuştur, o bakımdan batılı hak, hakkı da batıl olarak görürler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz ahirete ve orada bulunan sevap ve cezaya iman etmeyen kâfirlere kötü amellerini süsledik de onları yapmaya devam ettiler. O yüzden hem hakka ve hem de aklıselime erişemeyip körü körüne bocaladılar.
Aynı kök: عمه (7 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: عمه (7 geçiş)
Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…
Aynı kök: عمه (7 geçiş)
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Aynı kök: زين (46 geçiş)
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: زين (46 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Aynı kök: زين (46 geçiş)
Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ahirete inanmayanların işlerini, kendilerine süslü gösterdik; bocalayıp duruyorlar.
Ahirete inanmayanlara gelince... Biz onlara yapıp ettiklerini süslemişizdir; bu yüzden onlar saplandıkları (kuşku) bataklığında debelenip dururlar;
Ahirete inanmayanlara gelince, onlara yapıp ettiklerini güzel göstermişizdir; bu yüzden, körcesine bocalayıp durmaktadırlar.
Ölümsüz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince; onların yaptıkları işleri kendilerine süsleyip (keyifli) gösterdik; artık onlar (hakikate) kör ve şaşkın, (ortalıkta) bocalar dururlar!
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Aslında, sonsuz yaşama inanmayanların yaptıklarını, kendilerine çekici gösterdik; bocalayıp dursunlar diye.
Ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Ahiret gerçeğini onaylamayanların ise yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir, bocalayıp dururlar.
Ahirete inanmıyanların ise yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir, bocalayıp dururlar.
Ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Çünkü Ahırete inanmıyanların yaptıklarını kendilerine müzeyyen göstermişizdir de onlar ilerisini görmezler, kalbleri körelmiştir
Hesap gününe iman etmeyenlere, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Hesap Günü'ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Hesap Günü'ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Biz, ahirete inanmayanların (kötü) amel (ve hareket) lerini kendileri için süslemişizdir de (kalbleri kör olarak) şaşırıb kalmakdadırlar.
Ahirete inanmayanlara gelince; muhakkak ki onlara, yaptıklarını güzel göstermişizdir. Bu yüzden şaşırıp kalmaktadırlar.
(1-6) Tâ sîn, bunlar, Kuran’ın ve apaçık kitabın ayetleridir, iman edenler için müjdedir yol göstericidir / rehberdir. Müminler o kimselerdir ki n amazı kalkıp kılarlar, zekâtı verirler, işte onlar, ahireti de yakinen / yaşayarak bilirler. Muhakkak ki Ahirete iman etmeyenlere , amellerini süslü gösterdik ve onlar, bocalıyorlar / debeleniyorlar , işte azabın kötüsü de onlaradır, ahirette de onlar hasara uğrayacaklardır. Muhakkak ki sana, yargılayan / hâkim olan ve bilen / alim katından Kur'an bırakılıyor.
Şüphesiz, ahirete iman etmeyenlerin amellerini kendilerine süslü göstermişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalayıp dururlar.
Ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Ahirete inanmayanlara ise işlerini güzel gösteririz dipnot 1 . Onlar bocalar dururlar.
Ahirete inanmayanlara, işlerini güzel gösteririz; onlar bocalarlar.
Ahirete ima etmeyenler ise, biz onlara amellerini süsledik de onlar bocalayıp dururlar.
Ahirete inanmayanlar ise, biz onlara amellerini süsledik de onlar bocalayıp dururlar.
Şu bir gerçek ki, ahirete inanmayanların amellerini biz, kendileri için süsleyip püsledik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.
As to those who deny the Hereafter and refuse to admit the truth of Resurrection, they have lost the intuitive recognition and perception of the truth. Acting upon their struggle in defiance of the truth, We have allured them to a brighter present and a happier destiny so that their minds be thrown into confusion and lose sight of the truth until they commit themselves to loss in the maze of error.
As for those who do not believe in the life to come, We have made their deeds seem alluring to them, so they wander blindly:
As to those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds pleasing in their eyes; and so they wander about in distraction.
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds seem attractive to them so they stumble around in perplexity. dipnot 1
As for those who do not have iman in the Next World. We have made their actions appear good to them and they wander about blindly.
Verily, those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds fair-seeming to them, so that they wander about blindly.
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds seem decorous to them, and so they are bewildered.
(As to those) who do not believe in the Hereafter We had made their deeds (they ought to do) fair-seeming to them, but they wander on aimlessly ( making all sorts of blunders).
Those who believe not in the Hereafter, We have decked out fair for them their works, and they wander blindly;
As far as those who do not believe in hereafter, I (God) have doomed them to be pleased with their materialistic beliefs and wonder around like blind people.
verily, those who believe not in the hereafter we have made seemly for them their works, and they shall wander blindly on!
As for those who do not acknowledge the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
As to those who believe not in the life to come, We have prepared their works for them; and they shall be struck with astonishment at their disappointment, when they shall be raised again:
Who establish regular worship and give regular charity and are sure of the Hereafter.
Surely the ones who do not believe in the Hereafter, We have adorned for them their deeds, so they are blundering (blindly);
Lo! as for those who believe not in the Hereafter, We have made their works fairseeming unto them so that they are all astray.
We make their deeds attractive to those who do not believe in the Hereafter, so that they may wander in perplexity.
As for those who will not believe in the life to come - behold, goodly have We made their own doings appear unto them, and so they stumble blindly to and fro
As for those who do not believe in the Hereafter, We have certainly made their ˹evil˺ deeds appealing to them, so they wander blindly.
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
Those who do not believe in the Hereafter, we adorn their works in their eyes. Thus, they continue to blunder.
Indeed, for those who do not believe in the Hereafter, We have made pleasing to them their deeds, so they wander blindly.
Those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds fair to them, so they wander blindly.
Those who do not believe in the eternity of the "Self", will obviously deny the continuation of life after death. Our Law makes their deeds of instant gratification pleasing in their eyes and so they keep stumbling blindly to and fro.
Verily, for those who do not believe in the Hereafter, We have made their actions pleasing in their eyes; And so they walk around lost without a focus.
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their deeds look beautiful to them. So they are wandering astray.
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.