Diyanet İşleri
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Neml suresi
Neml suresi, 6. ayet. وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى ٱلْقُرْءَانَ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ عَلِيمٍ
veinneke letüleḳḳe-lḳur'âne mil ledün ḥakîmin `alîm.
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an müjde ve uyarıdır Neml 1–6 3
(2-3) Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
Şüphesiz bu Kur'an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.
Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.
(Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır."
"Ey Musa! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
6. “Şüphe yok ki sen, Kur’ân’ı Hakîm ve Alîm olanın katından (bir vahiyle) almaktasın.” Sana öğretilen bu Kur’ân-ı Kerîm, her şeyi yerli yerince koyan ve her şeyi olması gereken yere oturtan hikmeti sonsuz “Hakim” ve bütün hallerin sırlarını ve iç yüzlerini tıpkı dışları gibi bilen “Alîm” Allah’tan sana indirilmektedir. Bu yüce Kitab, hikmeti sonsuz Hakim, bilgisi sonsuz Alim tarafından sana indirildiğine göre bütünüyle hikmettir ve bütünüyle kulların faydasınadır. Kulların faydalarını onlardan daha iyi bilen O yüce zat tarafından indirilmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Şüphesiz sana indirilen bu Kur'an'ı; yaratmasında, bütün işleri en güzel şekilde idare etmesinde ve şeriatında hikmet sahibi olan ve kullarının yararına olan şeylerden hiçbirinin kendisine gizli kalmadığı Allah tarafından almaktasın.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Hikmet
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Hikmet
(2-4) (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
(1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an; ayetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz,…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: لدن (18 geçiş)
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…
Aynı kök: لدن (18 geçiş)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Kur'an doğru hüküm veren, bilen (Allah) tarafından sana vahyedilmektedir.
Ve elbet sen de bu Kur'an'a, her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet edenin katından nail kılınmaktasın.
Fakat (sana gelince, ey inanan kişi,) sen bu Kuran'ı her şeyin aslını bilen (ve dolayısıyla) her konuda doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen (Allah) katından almaktasın.
Sen (şuurunla) kesinlikle Kuran'a, Hakiym ve Aliym'in ledünnünden (hakikatindeki Esma mertebesinden) nail olunuyorsun.
Hiç şüphesiz, bu Kur'an, sana, hüküm ve hikmet sahibi olan, (ve her şeyi gerçeğiyle) bilen (Allah'ın) katından ilka edilmektedir.
(Rasûlüm!) Şüphesiz ki bu Kur'an, hikmet sahibi ve her şeyi bilen Allah tarafından sana verilmektedir.
Kuşkusuz, Kur'an, Bilgelik ve Adaletle Yönetenin; Bilenin katından sana ulaştırılıyor.
"Ey Muhammed! Bu Kur'an sana, bilge ve bilgin olan Allah tarafından verilmektedir."
Kuşkusuz sen bu Kuran'ı, Bilge ve Bilen birisinden almaktasın.
Kuşkusuz sen bu Kuran'ı, Bilge ve Bilen birisinden almaktasın.
Ve gerçekten sen bu Kur'an'a bilgisinin nihayeti olmayan bir hikmet sahibi tarafından erdiriliyorsun.
Ve emin ol ki sen bu Kur'ana ılmine nihayet olmıyan bir hakimin ledünnünden irdiriliyorsun
Kuşkusuz Sen En İyi Hüküm Veren ve Her Şeyi Bilen tarafından Kur'an verilensin. dipnot 1
Kuşkusuz Sen En İyi Hüküm Veren ve Her Şeyi Bilen tarafından Kur'an verilensin dipnot 1 .
Bu Kur'an, sana En İyi Hüküm Veren ve Her Şeyi Bilen tarafından indirilmektedir.
Hiç şüphesiz, bu Kuran, sana, hüküm ve hikmet sahibi olan, (ve her şeyi gerçeğiyle) bilen (Tanrı'nın) katından ilka edilmektedir."
Şübhesiz ki (bu) Kur'an sana (her şey'i) hakkıyle bilen, yegane hüküm ve hikmet saahibi (Allah) tarafından veriliyor.
Muhakkak ki sen; Kur'an'ı Alim ve Hakim katından almaktasın.
(1-6) Tâ sîn, bunlar, Kuran’ın ve apaçık kitabın ayetleridir, iman edenler için müjdedir yol göstericidir / rehberdir. Müminler o kimselerdir ki n amazı kalkıp kılarlar, zekâtı verirler, işte onlar, ahireti de yakinen / yaşayarak bilirler. Muhakkak ki Ahirete iman etmeyenlere , amellerini süslü gösterdik ve onlar, bocalıyorlar / debeleniyorlar , işte azabın kötüsü de onlaradır, ahirette de onlar hasara uğrayacaklardır. Muhakkak ki sana, yargılayan / hâkim olan ve bilen / alim katından Kur'an bırakılıyor.
Muhakkak sen Kur’ân’ı Hakîm, Alîm olan (Allah katından) almaktasın.
(Ey Muhammed) Sana bu Kur'an, hüküm ve hikmet sahibi, (herşeyi) bilen (Allah) katından verilmektedir.
Şüphesiz bu Kur'an sana, kararları doğru olan ve her şeyi bilen (Allah) katından ulaştırılmaktadır.
Bu Kur'an sana, doğru karar veren ve bilgili olan Allah tarafından verilmektedir.
Şüphesiz sen, Hakim ve Alim olanın katından Kur’an’ı almaktasın!
Şüphesiz sen, Hakim ve Alim olanın katından Kur'an'ı almaktasın!
Emin ol ki, sen bu Kur'an'a Hakim ve Alim bir kudret tarafından muhatap kılınıyorsun.
And you -Muhammad, the chosen recipient- do receive the Quran, sent down to you, from its prime Source, The Originator of all knowledge, Who is Hakimun (the Source of wisdom and wise mysterious dispensation,) and 'Alimun (the Omniscient).
You [Prophet] receive the Quran from One who is all wise, all knowing.
As to thee, the Qur'an is bestowed upon thee from the presence of one who is wise and all-knowing.
As for you, (O Muhammad), you are receiving the Qur'an from the Most Wise, the All-Knowing. dipnot 1
You receive the Qur’an directly from One who is All-Wise, All-Knowing.
And verily, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are being taught the Qur’ân from One, All-Wise, All-Knowing.
Indeed you receive the Qur’ān from One who is all-wise, all-knowing.
And as a matter of fact you are being made to learn the Qur'ân from the presence of the All-Wise, the All-Knowing (God).
Thou receivest the Koran from One All-wise, All-knowing.
Mohammad, indeed you are receiving these verses from the Lord Whose is the Wisest and Knows Everything.
Verily, thou dost meet with this Qur'an from the wise, the knowing One!
You are receiving the Quran from One who is Wise, Knowledgeable.
Thou hast certainly received the Koran from the presence of a wise, a knowing God.
These are they who shall have grievous torment, and theirs in the Hereafter shall be the greatest loss.
And surely you indeed are granted (Literally: you are made to keep receiving) the Qur'an from very close to The Ever-Wise, The Ever-Knowing.
Lo! as for thee (Muhammad), thou verily receivest the Qur'an from the presence of One Wise, Aware.
You have been conveyed the Qur'an from One all-wise and all-knowing.
But [as for thee, O believer,] verily, thou hast received this Qur’an out of the grace of One who is wise, all-knowing.
And indeed, you ˹O Prophet˺ are receiving the Quran from the One ˹Who is˺ All-Wise, All-Knowing.
And you are receiving the Quran from One who is Wise, Knowledgeable.
Surely, you are receiving the Quran from a Most Wise, Omniscient.
And indeed, [O Muúammad], you receive the Qur'an from one Wise and Knowing.
And thou receivest the Qur’an from one wise and knowing.
Surely, you are receiving the Qur'an from the Presence of One Wise, Aware.
And verily, you (O Prophet!), the Quran is granted upon you from the One, All Wise (Hakeem), All Knowing (Aleem).
Indeed you are being given the Qur’ān by a Wise, Knowledgeable Being.
And you are receiving the Qur'an from One who is Wise, Knowledgeable.