Neml suresi

Neml suresi, 36. ayet

Neml suresi, 36. ayet. فَلَمَّا جَآءَ سُلَيْمَٰنَ قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالٍ فَمَآ ءَاتَىٰنِۦَ ٱللَّهُ خَيْرٌ مِّمَّآ ءَاتَىٰكُم بَلْ أَنتُم بِهَدِيَّتِكُمْ تَفْرَحُونَ

felemmâ câe süleymâne ḳâle etümiddûnenî bimâl. femâ etâniye-llâhü ḫayrum mimmâ âtâküm. bel entüm bihediyyetiküm tefraḥûn.

Diyanet İşleri

(Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 33–39 · surenin 36. ayeti / 93

Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3

  1. Neml 33

    Dediler ki: "Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün."

  2. Neml 34

    (Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: "Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hale getirirler. İşte onlar böyle yaparlar."

  3. Neml 35

    "Ben onlara bir hediye gönderip, elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım."

  4. 36

    (Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz."

  5. Neml 37

    "Sen onlara dön. Andolsun, biz onlara, karşı koyamayacakları ordularla gelir ve onları oradan aşağılanmış ve küçük düşürülmüş olarak çıkarırız."

  6. Neml 38

    Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?"

  7. Neml 39

    Cinlerden bir ifrit, "Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

36. Elçiler hediyeleri getirip “Süleyman’a geldiğinde” o, isteğini kabul etmemelerini tepkiyle ve öfkeyle karşılayarak: “dedi ki: Bana mal mı bağışlıyorsunuz? Halbuki Allah’ın bana verdikleri size verdiklerinden daha hayırlıdır.” Hediyenin benim yanımda hiçbir kıymeti yok. Bundan dolayı da sevinmem. Zira Allah, beni ona muhtaç kılmamıştur ve bana pek çok nimetler vermiştir. “O nedenle hediyeye siz sevinirsiniz (ben değil).” Çünkü siz dünyayı seviyorsunuz ve elinizdeki mallar da Allah’ın bana verdiklerine oranla çok azdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kraliçenin elçisi ve onunla beraber olan yardımcıları taşıdıkları hediyelerle Süleyman'a geldikleri zaman, Süleyman -aleyhisselam- kendisine hediye getirilmesini hoş karşılamayarak şöyle dedi: "Beni kendinizden alıkoymak için bana mal ile yardımda mı bulunuyorsunuz? Allah'ın bana verdiği peygamberlik, krallık ve mal size verdiklerinden daha hayırlıdır. Muhakkak siz, dünya malından size verilen hediyeler ile sevinmektesiniz."

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. جَآءَ ca'e gelince kök: جيا
  3. سُلَيْمَـٰنَ suleymane Süleyman'a
  4. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  5. أَتُمِدُّونَنِ etumidduneni bana yardım mı etmek istiyorsunuz? kök: مدد
  6. بِمَالٍۢ bimalin mal ile kök: مول
  7. فَمَآ fema oysa ne ki
  8. ءَاتَىٰنِۦَ ataniye bana vermiştir kök: اتي
  9. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  10. خَيْرٌۭ hayrun (o) daha hayırlıdır kök: خير
  11. مِّمَّآ mimma -nden
  12. ءَاتَىٰكُم atakum size verdiği- kök: اتي
  13. بَلْ bel bilakis
  14. أَنتُم entum siz
  15. بِهَدِيَّتِكُمْ bihediyyetikum hediyenizle kök: هدي
  16. تَفْرَحُونَ tefrahune sevinirsiniz kök: فرح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman'a) şöyle dedi: "Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe'den sana sağlam bir haber getirdim."

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu…

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    'Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.'

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Elçiler, hediye ile) Süleyman'a gelince o şöyle demişti: "Siz bana mal (hediye) ile yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Hediyenizle (ben değil), aksine siz sevinirsiniz." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belkıs'ın gönderdiği elçiler Hz. Süleyman'a geldiklerinde beklemedikleri bir cevapla karşılaşmışlardı. Belkıs denemek amacıyla hediye göndermiş, hediyeyi kabul edip etmemesine göre onun kral mı peygamber mi olduğuna karar verecekti. İşte Hz. Süleyman nebi bir hükümdarın vereceği tepkiyi vermişti.

Mustafa İslamoğlu

(Sebe kraliçesinin elçisi) Süleyman'a gelince, o şöyle dedi: "Güya servetle beni tavlamış mı oluyorsunuz? Ama Allah'ın bana verdiklerinin, sizin bana verdiğinizden kat kat hayırlı olduğunu biliniz. Bilakis sunduğunuz hediyeler, yine sizin (gibi tek dünyalıları) sevindirir.

Muhammed Esed

(Sebe Melikesi'nin elçileri) Süleyman'a geldiklerinde (Süleyman:) "Benim servetime servet mi katmak istiyorsunuz? Oysa, Allah'ın bana bahşettiği şey size bahşettiği her şeyden çok daha hayırlıdır! Öyleyse, sizin bu hediyeniz (ancak) sizi(n gibi insanları) sevindirir.

Ahmed Hulusi

(Hediye getiren elçiler) Süleyman'a geldiğinde, (Süleyman) dedi ki: "Beni mi hediyenizle durdurtacaksınız? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır! Hediyeniz sizin gibileri mutlu eder!"

Ali Bulaç

(Elçi hediyelerle) Süleyman'a geldiği zaman: "Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz" dedi.

Ali Özek ve heyeti

(Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle dedi: Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle (ben değil) siz sevinirsiniz.

Ali Rıza Safa

Süleyman'a geldikleri zaman: "Beni armağanlarla etkileyeceksiniz; öyle mi? Oysa Allah'ın bana verdikleri, size verdiklerinden daha iyidir. Hayır, armağanlarınızla kendiniz övünürsünüz!"

Bayraktar Bayraklı

Elçiler hediyelerle Süleyman'a gelince, Süleyman şöyle dedi: "Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha değerlidir. Hediyenizle ben değil, siz sevinirsiniz."

Edip Yüksel

(Elçi) geldiğinde Süleyman kendisine şunları dedi, "Siz bana para ve mal mı vermek istiyorsunuz? ALLAH'ın bana verdikleri sizin bana verdiğinizden çok daha iyidir. Armağanınızla (ben değil) siz sevinebilirsiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Elçi) geldiğinde Süleyman kendisine şunları dedi, 'Siz bana para ve mal mı vermek istiyorsunuz? ALLAH'ın bana verdikleri sizin bana verdiğinizden çok daha iyidir. Armağanınızla (ben değil) siz sevinebilirsiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine gönderilen (elçi) Süleyman'a vardığı vakit (Süleyman): "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Bakın Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Hayır siz hediyenize güveniyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine gönderilen Süleymana vardığı vakıt siz, dedi: mal ile bana imdad mı ediyorsunuz? Bakın Allahın bana verdiği size verdiğinden daha iyi, hayır siz hediyyenize güveniyorsunuz

Erhan Aktaş

Elçi Süleyman'a geldiğinde, Süleyman: "Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Elçi Süleyman'a geldiğinde, Süleyman: "Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elçi Süleyman'a geldiğinde, Süleyman: "Bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir." dedi.

Gültekin Onan

(Elçi hediyelerle) Süleyman'a geldiği zaman: "Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Tanrı'nın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz" dedi.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine vaktaki (o gönderilen hey'et) Süleymana geldi, (Süleyman) dedi ki: "Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? İşte Allahın bana verdiği (ni'metler ki onlar) size verdiğinden daha çok hayırlıdır. Belki siz hediyyenizle böbürlenirsiniz".

İbni Kesir

Süleyman'a geldiklerinde dedi ki: Bana mal ile mi yardım etmek istiyorsunuz? Halbuki Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Belki siz, hediyyenizle sevinirsiniz.

Mehmet Alagaş

(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.

Rowwad Tercüme Merkezi

"(Elçi) Süleyman'a geldiğinde (Süleyman ona) şöyle dedi: "Bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Belki kendi hediyenizle siz sevinirsiniz."

Süleyman Ateş

(Elçi, hediyelerle) Süleyman'a gelince (Süleyman) dedi ki: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Elçi Süleyman'a gelince Süleyman dedi ki: "Bana maddi destekte mi bulunuyorsunuz? Allah'ın bana verdikleri, size verdiklerinden değerlidir. Üstelik siz, verdiğiniz hediye ile övünürsünüz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçi gelince Süleyman dedi ki: "Bana maddi destekte mi bulunuyorsunuz? Allah'ın bana verdikleri, size verdiklerinden değerlidir. Üstelik siz, verdiğiniz hediye ile övünürsünüz.

Şaban Britch

Elçi Süleyman’a geldiği zaman, Süleyman ona dedi ki: Siz bana mal ile yardım da mı bulunacaksınız? Allah’ın bana verdikleri, size verdiklerinden daha hayırlıdır. Hayır, (ben değil), siz hediyenizle sevinirsiniz dedi.

Şaban Piriş

Elçi Süleyman'a geldiği zaman, Süleyman ona dedi ki: -Siz bana mal ile yardım mı edeceksiniz? Allah'ın bana verdikleri, size verdiklerinden daha hayırlıdır. Belki siz hediyenizle öğünürsünüz.

Yaşar Nuri Öztürk

Elçi, Süleyman'a geldiğinde, o dedi ki: "Siz bana bir mal ile mi destek veriyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha kıymetlidir. Sizin hediyenizle, benden çok siz ferahlarsınız."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when the envoys presented Sulayman with the present he said: "Do you provide me with wealth!" "What Allah has conferred on me of His grace that abounds in me far excels all that He has bestowed on you. In fact, it is you - people- who would rejoice with such a gift beyond a common joy". It is evident, said Sulayman, that they rejoice at worldly gains whereas We rejoice at inviting to the path of Allah, for which cause we are ready to fight

Abdul Haleem

When her envoy came to Solomon, Solomon said, ‘What! Are you offering me wealth? What God has given me is better than what He has given you, though you rejoice in this gift of yours.

Abdullah Yusuf Ali

Now when (the embassy) came to Solomon, he said: "Will ye give me abundance in wealth? But that which Allah has given me is better than that which He has given you! Nay it is ye who rejoice in your gift!

Abul A'la Maududi

Now, when (the envoy of the Queen) came to Solomon, he said: "Do you want to aid me with wealth? Whatever Allah has granted me is much more than what He has given you. dipnot 1 (Keep for yourselves) your gift in which you are exulting.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence is not meant to express pride and vanity. What it means to say is this: "I have no desire for your wealth; I only desire that you should believe, or at least submit to a righteous system. If you agree to neither of these alternatives, it is not possible for me to accept the bribes of wealth and leave you free in the matter of a polytheistic and wicked system of life. What my Lord has given me is enough for me to cherish any desire for your wealth.

Aisha Bewley

When it reached Sulayman he said, ‘Would you give me wealth when what Allah has given me is better than what He has given you? No, rather it is you who delight in your gift.

Al-Hilali & Khan

So when (the messengers with the present) came to Sulaimân (Solomon), he said: "Will you help me in wealth? What Allâh has given me is better than that which He has given you! Nay, you rejoice in your gift!"

Ali Quli Qarai

So when he came to Solomon, he said, ‘Are you aiding me with wealth? What Allah has given me is better than what He has given you. Rather you are exultant over your gift!

Amatul Rahman Omar

So when he (- the Queen's envoy) came (with the present) to Solomon he (- Solomon) said, `Do you mean to help me with (your) wealth? Well, what Allâh has given me is far better than what He has given you. You seem to be rather proud of your gift.

Arthur John Arberry

But when he came to Solomon he said, 'What, would you succour me with wealth, and what God gave me is better than what He has given you? Nay, but instead you rejoice in your gift!

Bijan Moeinian

When the messengers presented the gifts, Solomon said: "Do you want to buy me with this world’s wealth? Don’t you know that what God has given me is much better than the wealth that you are impressed with?"

E. Henry Palmer

And when he came to Solomon, he said, 'Do ye proffer me wealth, when what God has given me is better than what He has given you? nay, ye in your gifts rejoice!

Edip-Layth

So when they came to Solomon he said, "Are you providing me with wealth? What God has provided for me is far better than what He has given you. Now you are happy with your gift!"

George Sale

And when the queen's ambassador came unto Solomon, that prince said, will ye present me with riches? Verily that which God hath given me, is better than what he hath given you: But ye do glory in your gifts.

Hamid S. Aziz

"But, verily, I am going to send to them a gift, and will wait to see with what answer the messengers return. "

Mahmoud Ghali

So, as soon as he (the envoy) came to Sulayman, (Solomon) he said, "Would you supply me with wealth? Then what Allah has brought me is more charitable (i. e., better) than what He has brought you. No indeed, (but) you exult with your present.

Marmaduke Pickthall

So when (the envoy) came unto Solomon, (the King) said: What! Would ye help me with wealth? But that which Allah hath given me is better than that which He hath given you. Nay it is ye (and not I) who exult in your gift.

Mohamed Ahmed - Samira

So, when the envoys came to Solomon he said: "Do you wish to increase my wealth? Yet what God has given me is better than what He has given you. No. Be gratified in your present.

Muhammad Asad

Now when [the Queen’s messenger] came unto Solomon, he said: "Do you people mean to add to my wealth? But that which God has given me is [so much] better than all that He has given you! Nay, it is [only such as] you that would rejoice in this gift of yours!

Mustafa Khattab

When the chief-envoy came to him, Solomon said, "Do you offer me wealth? What Allah has granted me is far greater than what He has granted you. No! It is you who rejoice in ˹receiving˺ gifts.

Progressive Muslims

So when they came to Solomon he said: "Are you providing me with wealth What God has provided for me is far better than what He has given you. Now you are happy with your gift!"

Rashad Khalifa

When the hoopoe returned to Solomon (he told him the news), and he responded (to Sheba's people): "Are you giving me money? What GOD has given me is far better than what He has given you. You are the ones to rejoice in such gifts."

Sahih International

So when they came to Solomon, he said, "Do you provide me with wealth? But what Allah has given me is better than what He has given you. Rather, it is you who rejoice in your gift.

Sam Gerrans

So when he came to Solomon, he said: “Would you supply me with wealth? But what God has given me is better than what He has given you; the truth is, it is you who exult in your gift.

Shabbir Ahmed

The envoys reached Solomon with the gift and a letter from the Queen. Solomon said, "What! Do you want to please me with a gift of vanity? Allah has given me better than what He has given you (material wealth and Guidance). Nay, it is you who may exult in your gift." (Historically, the gift was studded with precious jewels and diamonds. Solomon, being a Prophet of God and a powerful emperor expected the Queen to denounce her hostile intentions in the region and to reflect about the One True God).

Syed Vickar Ahamed

So, when (the ministers) came to Sulaiman (Solomon), he said: "Will you give me a lot of wealth? But what Allah has given me is better than what He has given to you! Really! It is you who take joy in your gift!

Taqi Usmani

So when he (the envoy) came to Sulaimān, he said, "Are you extending a financial aid to me? So what Allah has given me is much better than what He has given to you. But you yourselves are proud of your gift.

The Monotheist Group

So when they came to Solomon he said: "Are you providing me with wealth? What God has provided for me is far better than what He has given you. Now you are happy with your gift!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩