Bakara suresi

Bakara suresi, 278. ayet

Bakara suresi, 278. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَذَرُوا۟ مَا بَقِىَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veẕerû mâ beḳiye mine-rribâ in küntüm mü'minîn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 275–281 · surenin 278. ayeti / 286
  1. Bakara 275

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

  2. Bakara 276

    Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

  3. Bakara 277

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

  4. 278

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

  5. Bakara 279

    Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.

  6. Bakara 280

    Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.

  7. Bakara 281

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah'a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 277–279. ayetler için yazılmıştır.

277. Yüce Allah, haram kılmış olduğu fâizli kazançlardan uzak durmanın en büyük sebebinin, imanı ve imanın haklarını özellikle de namaz ve zekatı tamama erdirmek olduğunu beyan etmektedir. Çünkü namaz çirkin işlerden ve kötülükten alıkoyar. Zekât ise insanlara iyilikte bulunmaktır ki bu da faiz alıp vermeye aykırıdır. Zira fâiz insanlara bir zulüm ve onlara yapılabilecek büyük bir kötülüktür.

278-279. Yüce Allah hitabını mü’minlere yönelterek onlara kendisinden korunup sakınmalarını ve bundan önce yaptıkları faiz alıp verme işlemlerinden arta kalanını bırakmalarını ve ondan vazgeçmelerini emretmektedir. Eğer bunu yapmayacak olurlarsa da Allah’a ve Rasûlüne karşı savaşan kimseler konumunda olacaklarını belirtmektedir. Bu da faizin ne kadar çirkin olduğunun en büyük delillerindendir. Çünkü Yüce Allah burada faiz alıp vermekte ısrar eden kimseleri Allah’a ve Rasûlü’ne karşı savaş açmış kimseler olarak ifade etmektedir. Daha sonra da: “Eğer tevbe ederseniz” yani faizli işlemlerden vazgeçerseniz “sermayeleriniz yine sizindir. (Böylece) ne” faiz almak sureti ile insanlara “zulmetmiş, ne de” ana sermayenizi daha az almak sureti ile “zulme uğramış olursunuz.” Faizden vazgeçip tevbe eden herkesin bu işlemi eğer haram kılınışından önce ise geçmişte aldıkları onundur, işi de Allah’a kalmıştır. Şâyet hali hazırda mevcut bir işlem ise o takdirde yalnızca sermayesini almakla yetinmesi gerekir. Eğer daha fazla alacak olursa faiz alma cesaretini göstermiş olur.

Bu âyet-i kerimede faizin haram kılınış hikmeti açıklanmaktadır. Bu da muhtaç kimselere verilen borcun fazlası ile geri alınmasının zulüm olmasıdır. Hâlbuki borçlu ve ödeme zorluğu çekenlere (faiz almak şöyle dursun) mühlet tanımak gerekir. İşte bundan dolayı Allah, devamla şöyle buyrulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah’a iman eden ve resulüne uyanlar! Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'tan korkun. Gerçekten müminler iseniz Allah'ın yasaklamış olduğu faizi ve insanların yanında size ait olan faiz mallarından geri kalanı istemeyi bırakın.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu iman eden(ler) kök: امن
  4. ٱتَّقُوا۟ tteku korkun kök: وقي
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  6. وَذَرُوا۟ ve zeru ve bırakın (almayın) kök: وذر
  7. مَا ma ne varsa
  8. بَقِىَ bekiye geri kalan kök: بقي
  9. مِنَ mine -dan
  10. ٱلرِّبَوٰٓا۟ r-riba riba- kök: ربو
  11. إِن in eğer
  12. كُنتُم kuntum idiyseniz kök: كون
  13. مُّؤْمِنِينَ mu'minine inanıyor kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    Geride bir şey koymaz, bırakmaz.

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş)

    Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkar nankörü sevmez.

  • Aynı kök: بقي (21 geçiş)

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

  • Aynı kök: بقي (21 geçiş)

    "Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! İnanıyorsanız, faizden (elinizde) kalan kısmı terkedin!

Mustafa İslamoğlu

Ey iman edenler! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ve eğer Allah'a yürekten güveniyorsanız, faizden kaynaklanan kazançların tümünden vazgeçin!

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve eğer (gerçekten) müminseniz faizden doğan kazançların tümünden vazgeçin;

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, Allah'tan korunmak için ribadan arta kalanı terk edin, eğer iman edenlerdenseniz.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız, faizden artakalanı bırakın.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten mü'min iseniz, faizden geri kalanı terkedin.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Ve faizden kalanı bırakın; eğer inanıyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'tan sakınınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkediniz.

Edip Yüksel

Ey iman edenler, gerçekten Gerçeği onaylıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her çeşit tefecilik kalıntısını terk edin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, gerçekten inanıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her çeşit tefecilik kalıntısını terkedin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve eğer gerçek inananlar iseniz faiz hesabından kalan miktarı almaktan vazgeçin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Allahdan korkun ve riba hisabından kalan bakayayı bırakın eğer gerçekten müminlerseniz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a karşı takvalı olun. Eğer Mü'min'seniz, ribadan geriye kalanı almayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a karşı takvalı olun. Eğer Mümin'seniz, ribadan geriye kalanı almayın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Eğer müminseniz, Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun ve ribadan geriye kalanı almayın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye almak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve eğer inançlılar iseniz faizden artakalanı bırakın.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, (gerçek) mü'minler iseniz Allahdan korkun, faizden (henüz alınmamış olub da) kalanı bırakın (almayın).

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'tan korkun. Eğer mü'minlerden iseniz, faizden kalanı bırakın.

Mehmet Alagaş

(275-281) Riba / faiz yiyenler, (Borç verdiğini aynı birimden artırtarak /yükselterek geri alanlar) Şeytanın dokunuşu ile çarpılmış / ağzı gözü yamulmuş birinin kalkması gibi kalkarlar , bu, onların, alışveriş te riba gibidir, demelerinden dolayıdır , Allah ticareti helal, ribayı haram etmiştir. Kim Rabbinden öğüt / vaaz gel dikten sonra onu sonlandırırsa (Ribayı sonlandırdı ise) geçmiştekiler onundur, İşi de (durumunun değerlendirilmesi) Allah’a kalır, kim de tekrar dönerse o ateş halkıdır orada kalıcıdırlar. Allah artırmayı / faizi yok eder (Hilalin yok olması gibi) sadakaları artırır, Allah hiçbir görmezden geleni / kafiri ve suçluyu sevmez. İman edenlerin ve ıslah edicilik yapanların, namazı kılanların, zekâtı verenlerin, kesinlikle onların ücretleri / ecirleri Rablerinin yanındadır. (Yanına gittiklerinde alacaklar) Onlara korku yoktur, onlar hüzünlenmeyecekler. Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve eğer iman ediyorsanız Riba’nın geriye kalanını / bakiyesini bırakın (Borcun aslını al üstüne bir şey isteme) eğer bunu yapmazsanız Allah’a ve Resulüne harp ilan etmiş olursunuz , eğer vazgeçerseniz / tövbe ederseniz mallarınızın baş kısmı / ana sermayesi sizindir , zulmetmezsiniz ve size de zulmedilmez, zorda ise kolaylayıncaya kadar bekleyin , eğer bilirseniz ki sadaka olarak bırakmanız / tasadduk etmeniz sizin için daha iyidir. Allah’a geri döndürüleceğiniz günden sakının sonra her kişiye kazandığı tam tamına karşılığı ödenir, zulmedilmezsiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Eğer gerçekten Mümin iseniz, Allah’tan korkun ve faizden geri kalanı bırakın.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'tan korkun, eğer inanıyorsanız ribadan (henüz alınmayıp) geri kalan kısmı bırakın (almayın).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'tan çekinerek korunun! O'na gerçekten güveniyorsanız, kalan faiz alacaklarınızdan vazgeçin! dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın elçisi Veda Hutbesinde şöyle demiştir: "Cahiliye faizi kaldırılmıştır. Kaldırdığım İlk faiz, bizim faizimiz, Abbas b. Abdulmuttalib'in faizidir. Onun tamamı kaldırılmıştır."(Ebu Davud, Menasik, 57,h. 1905)

Şaban Britch

Ey iman edenler! Eğer gerçekten mümin iseniz, Allah’tan korkun ve faizden geri kalanı bırakın.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Eğer gerçekten mümin iseniz, Allah'tan korkun ve faizden geri kalanı bırakın.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have recognised Allah, revere Him and relinquish the amount owed to you in usury if your hearts are truly spiritual believers.

Abdul Haleem

You who believe, beware of God: give up any outstanding dues from usury, if you are true believers.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Fear Allah, and give up what remains of your demand for usury, if ye are indeed believers.

Abul A'la Maududi

Believers! Have fear of Allah and give up all outstanding interest if you do truly believe.

Aisha Bewley

You who have iman! have taqwa of Allah and forgo any remaining usury if you are muminun.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Be afraid of Allâh and give up what remains (due to you) from Ribâ (usury) (from now onward), if you are (really) believers.[1]

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be wary of Allah, and abandon [all claims to] what remains of usury, should you be faithful.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! take Allâh as a shield and forgo all outstanding gains from usury and interest if you are indeed believers.

Arthur John Arberry

O believers, fear you God; and give up the usury that is outstanding, if you are believers.

Bijan Moeinian

If you have chosen the belief, fear God and immediately stop charging interest on the loans that you have already extended.

E. Henry Palmer

O ye who believe! fear God, and remit the balance of usury, if ye be believers;

Edip-Layth

O you who acknowledge, be conscientious of God and give up what is left of the usury if you are those who have acknowledged.

George Sale

O true believers, fear God, and remit that which remaineth of usury, if ye really believe;

Hamid S. Aziz

O you who believe! Observe your duty to Allah, and remit the balance of usury, if you be, in truth, believers;

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be pious to Allah and leave behind what remains of rib'a, in case you are believers.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Observe your duty to Allah, and give up what remaineth (due to you) from usury, if ye are (in truth) believers.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, fear God and forego the interest that is owing, if you really believe.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Remain conscious of God. and give up all outstanding gains from usury, if you are [truly] believers;

Mustafa Khattab

O believers! Fear Allah, and give up outstanding interest if you are ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

O you who believe, be aware of God and give up what is left of the financial interest if you are truly believers.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall observe GOD and refrain from all kinds of usury, if you are believers.

Sahih International

O you who have believed, fear Allah and give up what remains [due to you] of interest, if you should be believers.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be in prudent fear of God; and give up what remains of usury, if you be believers.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of the Divine Laws and give up what remains of your demand for usury, if you are really believers.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Fear Allah and give up what remains of your demand for usury, if you are true believers.

Taqi Usmani

O you who believe, fear Allah and give up what still remains of ribā, if you are believers.

The Monotheist Group

O you who believe, be aware of God and give up what is left from usury, if you are truly believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 278. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 278. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 278. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩