Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 20. ayet

Ahkâf suresi, 20. ayet. وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَذْهَبْتُمْ طَيِّبَٰتِكُمْ فِى حَيَاتِكُمُ ٱلدُّنْيَا وَٱسْتَمْتَعْتُم بِهَا فَٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَبِمَا كُنتُمْ تَفْسُقُونَ

veyevme yü`raḍu-lleẕîne keferû `ale-nnâr. eẕhebtüm ṭayyibâtiküm fî ḥayâtikümü-ddünyâ vestemta`tüm bihâ. felyevme tüczevne `aẕâbe-lhûni bimâ küntüm testekbirûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳi vebimâ küntüm tefsüḳûn.

Diyanet İşleri

İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 17–23 · surenin 20. ayeti / 35

Konu Anne babaya iyilik ve iki tip evlat Ahkâf 15–20 3

  1. Ahkâf 17

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

  2. Ahkâf 18

    İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.

  3. Ahkâf 19

    Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah'ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz.

  4. 20

    İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

  5. Ahkâf 21

    Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" diye uyarmıştı.

  6. Ahkâf 22

    Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.

  7. Ahkâf 23

    Hud, "(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Yüce Allah, kâfirlerin ateşe sokulacakları vakit azarlanacakları sıradaki hallerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Siz, dünya hayatınızda hoşlandığınız her şeyi bitirdiniz.” Çünkü sizler dünyaya kandınız, lezzetlerine aldandınız, dünyevi arzularla yetindiniz vre dünyanın hoşlanılan yanlarıyla oyalanarak âhiretinizi unuttunuz.

“Ve onlardan faydalandınız.” Tıpkı hayvanların merada yayılması gibi siz de dünyanızdan yararlandınız. İşte âhiretteki payınız da buna göre olacaktır.

“O nedenle bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz” ve Allah hakkında hakszi iddialarda bulunmanız, izlemekte olduğunuz batıl yolu yalan yere Allah’a ve O’nun hükmüne nispet etmeniz “ve fâsıklık etmeniz” yani büyüklük taslayarak O’na itaatin dışına çıkmanız “sebebiyle zillet azabı” yani sizi aşağılık kılacak ve rezil edecek azap “ile cezalandırılacaksınız.”

Çünkü onlar, hem batıl sözler söylemiş, hem batıl amel işlemiş, hem Allah’a iftira etmiş, hem hakka dil uzatmış, hem de O’na karşı büyüklenmiş oluyorlardı. O bakımdan en ağır ceza ile cezalandırılacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a iman etmek yerine küfre sapanlar ve peygamberleri yalanlayanların azap olunmaları için ateşe arz edildikleri gün kınanıp, azarlanarak onlara şöyle denir: "Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onların zevk ve lezzetlerinden isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada iken haksız yere büyüklenmeniz, inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız."

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. يُعْرَضُ yua'radu sunulacakları kök: عرض
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  5. عَلَى ala
  6. ٱلنَّارِ n-nari ateşe kök: نور
  7. أَذْهَبْتُمْ ezhebtum zayi ettiniz kök: ذهب
  8. طَيِّبَـٰتِكُمْ tayyibatikum bütün güzelliklerinizi kök: طيب
  9. فِى fi
  10. حَيَاتِكُمُ hayatikumu hayatınızda kök: حيي
  11. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  12. وَٱسْتَمْتَعْتُم vestemtea'tum ve sefa sürdünüz kök: متع
  13. بِهَا biha bunlarla
  14. فَٱلْيَوْمَ felyevme bugün kök: يوم
  15. تُجْزَوْنَ tuczevne cezalandırılacaksınız kök: جزي
  16. عَذَابَ azabe bir azab ile kök: عذب
  17. ٱلْهُونِ l-huni alçaltıcı kök: هون
  18. بِمَا bima ötürü
  19. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  20. تَسْتَكْبِرُونَ testekbirune büyüklük taslamanızdan kök: كبر
  21. فِى fi
  22. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  23. بِغَيْرِ bigayri haksız yere kök: غير
  24. ٱلْحَقِّ l-hakki haksız yere kök: حقق
  25. وَبِمَا ve bima ötürü
  26. كُنتُمْ kuntum kök: كون
  27. تَفْسُقُونَ tefsukune ve yoldan çıkmanızdan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Dünya

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: هون (26 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk · Ortak kavram: Dünya

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Dünya

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar ateşe sunulacakları gün (onlara şöyle denecektir): dipnot 1 "Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız; onlardan yararlandınız. dipnot 2 Bugün ise yeryüzünde haksız olarak kibirlenmeniz ve yoldan çıkmanızdan dolayı küçük düşürücü bir azapla cezalandırılacaksınız!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Ahkâf 46:34.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnkarcılıkla ölenlerin dünyada yapıp ettikleri iyiliklerin karşılığını bu dünyada bitirdikleri ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

İşte inkarda ısrar edenlerin ateşe takdim edilecekleri o gün (denilecek ki): "Siz sahip olduğunuz tüm güzellikleri bu dünya hayatında tükettiniz ve onları kısa vadeli bir hazza dönüştürdünüz. Artık bu gün yeryüzünde haksız yere küstahça böbürlendiğiniz ve yoldan çıktığınız için onur kırıcı bir cezaya çarptırılacaksınız.

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlar ateşin karşısına getirilecekleri Gün, (onlara:) "Bütün güzel şeyler(deki payınızı) dünya hayatında tükettiniz, (öteki dünyayı hiç düşünmeden) onlarla sefa sürdünüz!" denilecektir, "O halde, bugün yeryüzünde küstahça büyüklük tasladığınız ve haklı olan her şeye karşı mücadele ettiğiniz için ve yaptığınız bütün sapkınlıkların karşılığı olarak aşağılanma cezası ile cezalandırılacaksınız!"

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlerin ateşe getirileceği süreçte: "Dünya hayatınızda güzelliklerinizi yaşayıp, verilen ömrü geçici zevkler uğruna tükettiniz! Bugün ise Hakk'ın gayrı olarak arzda benlik taslamanız ve bozuk inançla yaşamanız dolayısıyla alçaltıcı azabı yaşamak suretiyle karşılığını alacaksınız!"

Ali Bulaç

İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) "Siz dünya hayatınızda bütün 'güzellikleriniz ve zevklerinizi tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz (istikbarınız) ve fasıklıkta bulunmanızdan dolayı, bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün (onlara şöyle denir); Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!

Ali Rıza Safa

Ve ateşe sunulacakları gün, nankörlük edenlere: "Güzel şeylerinizin tümünü, dünya yaşamında tükettiniz; onların tadını çıkardınız. Artık bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve yoldan çıktığınız için aşağılayıcı bir cezayla cezalandırılacaksınız!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler ateşle yüz yüze getirilecekleri gün, onlara şöyle denir: "Dün hayatınızdaki bütün güzelliklerinizi boşa harcayıp safasını sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz."

Edip Yüksel

İnkarcılar cehenneme sunulduğu gün, "Dünya hayatında tüm güzel şeylerinizi boşa harcayıp onların zevkini sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenizin ve yoldan çıkmanızın karşılığında bugün alçaltıcı azabı göreceksiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar cehenneme sunulduğu gün, 'Dünya hayatında tüm güzel şeylerinizi boşa harcayıp onların zevkini sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenizin ve yoldan çıkmanızın karşılığında bugün alçaltıcı azabı göreceksiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkar edenler ateşin karşısına çıkarılacakları gün şöyle denir: "Siz, bütün güzel nimetterinizi dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla sefa sürdünüz. Artık bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız için ve dinden çıkıp fasık olmanız yüzünden aşağılayıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve küfredenler ateşe arzolunacağı gün şöyle denir: siz bütün tayyibatınızı (lezaizinizi) Dünya hayatınızda giderdiniz ve onlarla zevkyab oldunuz, alacağınızı aldınız, artık bu gün hakaret azabiyle cezalanacaksınız çünkü Yer yüzünde haksızlıkla kibir taslıyordunuz ve çünkü dinden çıkıp fasıklık ediyordunuz

Erhan Aktaş

Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, gerçeği yalanlayan nankörler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

Gültekin Onan

Küfredenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) "Siz dünya hayatınızda bütün 'güzellikleriniz ve zevklerinizi' tüketip yok ettiniz, onlarla yaşayıp zevk sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanızdan dolayı bugün alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Hasan Basri Çantay

Kafirlere, ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün, (denilir ki) "Siz bütün zevkleri (nizi) dünya hayatınız içinde (yaşayıb) bitirdiniz. Bunlarla safa sürdünüz. İşte yer (yüzün) de haksız yere kibirlenmekde ve fısk (-u fücur) a sapmakda olmanıza mukaabil bugün horluk azabiyle cezalandırılacaksınız".

İbni Kesir

O küfredenlere, ateşe sunuldukları gün: Dünyadaki hayatınızda sizin için temiz olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve fasıklık etmenizden ötürü alçaltıcı bir azab göreceksiniz, denir.

Mehmet Alagaş

(7, 15, 18, 19, 20) Biz insana anne babasına güzel davranmasını vasiyet ettik, onu, annesi zorlanarak taşıdı, zorlanarak onu doğurdu, onu taşıması ve emzirmesi otuz aydır , yetişkinliğe / rüştüne ulaştığında, kırk senesine ulaştığında dedi ki , anne babamı ve beni nimetlendirdiğin nimetine şükretmeye beni sevkeyle / vezea et, razı olacağın salih amel işleye yim beni soyum içinde / zürriyetim içinde ıslah et , vazgeçerek sana döndüm ve kesinlikle teslim olanlardanım. (Bedenin olgunluk yaşı 20 li yıllar, beynin / aklın olgunluk yaşı 30 lu yıllar, kalbin / gönlün olgunluk yaşı 40 lı yıllar, teslimiyette olgunluk yaşları 50 li yıllar , imanda olgunluk yaşları 60 lı yıllar ... 63 sonrası geç olgunluk dönemleri yahut h âlâ hamlık) İşte onların amellerini güzellikle kabul edeceğiz, kötülüklerinden de cayacağız / cevaz vereceğiz, cennet halkı olacaklar, sizlere vaad edilen doğruluk vaadidir. Anne babasına uf diyen , beni, siz ikiniz, gelip geçmiş nice nesillerin tekrar çıkarılmasıyla / diriltilmesiyle tehdit mi ediyorsunuz diyen kişi için, her ikisi de (anne ve baba) Allah’ın yardımına sığınarak, (evlatlarına) yazıklar olsun sana iman et, muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır diyorlardı. O ise nedir ki bu? sadece evvelkilerin masalları diyordu. İns ve cinden geçmiş ümmetler içerisinde işte onlar üzerlerine gerçek bir söz / hakiki bir söz vardır. İşte onlar gerçekten hasara uğramışlardır. Amellerini tam olarak ödemek için , onların yaptıklarının her biri derecelendirilir ve onlara zulmedilmez. O gün kafirler ateşe arz olunurlar , dünya hayatınızda, tüm hoşluklarınızı bitirdiniz / tükettiniz , ondan faydalandınız, bugün aşağılık azapla / onur kırıcı azap ile cezalandırılacaksınız, bu azap arzda yoldan çıkmanız ve haksız yere büyükleniyor olmanız nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, ateşe sunulduğu gün: "Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız." denir.

Süleyman Ateş

İnkar edenler ateşe sunulacakları gün, (kendilerine denir ki): "Dünya hayatınızda bütün güzel şeylerinizi zayi ettiniz; (orada) bunlarla sefa sürüp bunları tükettiniz (burası için hiçbir şey bırakmadınız). Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan ötürü bugün, alçaltıcı bir azab ile cezalandırılacaksınız."

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler ateşin karşısına getirildikleri gün dipnot 1 , onlara şöyle denir: "Siz güzel şeylerinizi (ahireti hesaba katmadan) dünyadaki hayatınızda tükettiniz. Onların keyfini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ateşin karşısına getirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere (kafirlere) şöyle denir: "Siz bütün zevklerinizi dünyada yaşarken tükettiniz. Yeryüzünde haksız yere büyüklenmenize ve yoldan çıkmanıza karşılık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."

Şaban Britch

Kâfirler, ateşe sunulduğu gün: Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.

Şaban Piriş

Nankörlük edenler ateşe sunulduğu gün: -Dünya hayatınızda bütün iyiliklerinizi yitirdiniz. Onlardan isteğiniz gibi faydalandınız. Bugün ise, dünyada haksız yere büyüklenmeniz ve fasıklık yapmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile cezalandırılacaksınız, denir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, inkar edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

One day those who denied Allah shall be exposed to Hell fire and be told: " You abused the gifts Allah has endowed you in life: faculty, Power, quality, ability, talent - and countless other good things, and you exhausted them all in sensuous enjoyment which was your chief object of life, and you neglected to spare what will insure your future security Hereafter. Therefore, this Day you will be subjected to the affliction of humiliation in requital of turning your heads in contempt, your inordinate self-esteem and of your evil practice.

Abdul Haleem

On the Day when those who deny the truth are brought before the Fire, it will be said to them, ‘You squandered the good things you were given in your earthly life, you took your fill of pleasure there, so on this Day a punishment of shame is yours: you were arrogant on earth without any right, and exceeded all limits.’

Abdullah Yusuf Ali

And on the Day that the Unbelievers will be placed before the Fire, (It will be said to them): "Ye received your good things in the life of the world, and ye took your pleasure out of them: but today shall ye be recompensed with a Penalty of humiliation: for that ye were arrogant on earth without just cause, and that ye (ever) transgressed."

Abul A'la Maududi

And on the Day when the unbelievers will be exposed to the Fire, they will be told: "You have exhausted your share of the bounties in the life of the world, and you took your fill of enjoyments. So, degrading chastisement shall be yours on this Day for you waxed arrogant in the earth without justification and acted iniquitously." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Punishment of humiliation", because of the arrogance that they showed. They thought they were big people and it was below their dignity to believe in the Messenger and join the poor and indigent believers. They were involved in the false pride that if the big people like them would believe in a thing which a few slaves and poor men had believed in, they would incur infamy. That is why Allah will disgrace them in the Hereafter and will destroy their pride.

Aisha Bewley

On the Day when those who were kafir are exposed to the Fire: ‘You dissipated the good things you had in your worldly life and enjoyed yourself in it. So today you are being repaid with the punishment of humiliation for being arrogant in the earth without any right and for being deviators.’

Al-Hilali & Khan

On the Day when those who disbelieve (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) will be exposed to the Fire (it will be said): "You received your good things in the life of the world, and you took your pleasure therein. Now this Day you shall be recompensed with a torment of humiliation, because you were arrogant in the land without a right, and because you used to rebel against Allâh’s Command (disobey Allâh).

Ali Quli Qarai

The day when the faithless are exposed to the Fire, [they will be told,] ‘You have exhausted your good things in the life of the world and enjoyed them. So today you will be requited with a humiliating punishment for your acting arrogantly in the earth unduly, and because you used to transgress.’

Amatul Rahman Omar

And on that day those who disbelieve will be exposed to the (Hell) Fire. (It will be said to them, ) `You consumed your good things during your life of the world and you enjoyed them. So this day you shall be recompensed with disgraceful punishment, because you waxed proud on the earth without justification and because you committed transgression.'

Arthur John Arberry

Upon the day when the unbelievers are exposed to the Fire: 'You dissipated your good things in your present life, and you took your enjoyment in them; therefore today you shall be recompensed with the chastisement of humiliation for that you waxed proud in the earth without right, and for your ungodliness.

Bijan Moeinian

When the disbelievers are thrown into the Fire, they will be told: "You lost your fair chances while you were on earth; so, taste the fruit of your uncalled for arrogance and wrongdoings. "

E. Henry Palmer

And the day when those who misbelieve shall be exposed to the fire: 'Ye made away with your good things in your worldly life, and ye enjoyed them; wherefore today shall ye be rewarded with the torment of disgrace, for that ye were big with pride in the earth without the right, and for that ye did abomination. '

Edip-Layth

On the day when those who rejected will be displayed to the fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for your evil works."

George Sale

On a certain day, the unbelievers shall be exposed before the fire of hell; and it shall be said unto them, ye received your good things in your life-time, while ye were in the world; and ye enjoyed yourselves therein: Wherefore this day ye shall be rewarded with the punishment of ignominy; for that ye behaved insolently in the earth, without justice, and for that ye transgressed.

Hamid S. Aziz

And on the Day when those who disbelieve shall be brought before the Fire, (it will be said,) "You did squander your good things in the life of the world and you enjoyed them for a while; now this day you shall be rewarded with the punishment of abasement because you were unjustly proud (disdainful) in the land and because you transgressed.

Mahmoud Ghali

And on the Day when the ones who have disbelieved are set before the Fire, (it will be said), "You put away with your good things in your present life, (Literally: lowly life, i. e., the life of this world) and you enjoyed yourselves (in) them. So today you will be recompensed with the torment of degradation for that you used to wax proud in the earth untruthfully, and for that you used to be immoral."

Marmaduke Pickthall

And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (it will be said): Ye squandered your good things in the life of the world and sought comfort therein. Now this day ye are rewarded with the doom of ignominy because ye were disdainful in the land without a right, and because ye used to transgress.

Mohamed Ahmed - Samira

The day the unbelievers are brought to the Fire, (it will be said): "You wasted all your good deeds in the life of the world, and enjoyed them to the full. You will now be requited with a shameful punishment, for you behaved with arrogance for no reason on the earth, and acted wickedly."

Muhammad Asad

And on the Day when those who were bent on denying the truth will be brought within sight of the fire, [they will be told:] "You have exhausted your [share of] good things in your worldly life, having enjoyed them [without any thought of the hereafter]: and so today you shall be requited with the suffering of humiliation for having gloried on earth in your arrogance, offending against all that is right, and for all your iniquitous doings!"

Mustafa Khattab

˹Watch for˺ the Day ˹when˺ the disbelievers will be exposed to the Fire. ˹They will be told,˺ "You ˹already˺ exhausted your ˹share of˺ pleasures during your worldly life, and ˹fully˺ enjoyed them. So Today you will be rewarded with the torment of disgrace for your arrogance throughout the land with no right, and for your rebelliousness."

Progressive Muslims

And on the Day when those who disbelieved will be displayed to the Fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for your evil works."

Rashad Khalifa

The day will come when those who disbelieved will be introduced to the hellfire: "You have wasted the good chances given to you during your worldly life, and you rejoiced in them. Consequently, today you incur a shameful retribution as a requital for the arrogance you committed on earth without any basis, and for your evil works."

Sahih International

And the Day those who disbelieved are exposed to the Fire [it will be said], "You exhausted your pleasures during your worldly life and enjoyed them, so this Day you will be awarded the punishment of [extreme] humiliation because you were arrogant upon the earth without right and because you were defiantly disobedient. "

Sam Gerrans

And the day those who ignore warning are exposed to the Fire: “You received your good things in the life of this world, and you took pleasure therein; so this day will you be rewarded with the punishment of humiliation because you waxed proud in the earth without right, and because you were perfidious.”

Shabbir Ahmed

And on the Day when the deniers are exposed to the Fire, it will be said, "You squandered the good things in the life of the world and only sought immediate comfort. Now this Day you are rewarded with a humiliating doom for your unjust pride, and because you drifted away from humanity.

Syed Vickar Ahamed

And on the Day when the unbelievers will be placed before the Fire, (it will be said to them): "You received your good things in the life of the world, and you took your pleasure out of them: But this Day shall you be paid back with a penalty of disgrace because you were proud on earth without a just cause, and that you (forever) crossed all bounds. "

Taqi Usmani

And the day the disbelievers will be presented before the Fire, (it will be said to them,) "You have consumed your good things in your worldly life, and have enjoyed them. So, you will be punished today with the torment of humiliation for the arrogance you used to show on earth with no right (to do so), and for the sins you used to commit.

The Monotheist Group

And on the Day when those who disbelieved will be displayed to the Fire: "You have wasted the good things given to you during your worldly life, and you took pleasure in it. Consequently, today you will be recompensed with a shameful retribution for your arrogance in the land without any right, and for what wickedness you were in."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩