Diyanet İşleri
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 19. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا
inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'a gönderilen peygamber örneği Müzzemmil 15–19 3
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. Yani Yüce Allah’ın Kıyamet gününün durumunu ve dehşetli hallerini bildirdiği bu öğüt, takvâ sahibi kimselerin düşünüp ibret alacağı, mü’minlerin de kendisi dolayısı ile yasaklardan kaçınacağı bir öğüttür.
“Artık kim dilerse Rabbine giden yolu tutar.” Ona götüren yolu izler. Bu ise O’nun şeriatının izinden gitmekle olur. Çünkü O, bu yolu tam anlamı ile açıklamış ve onda kapalı bir taraf bırakmamıştır.
İşte bu da Yüce Allah’ın, kullara kendi fiillerini işleyebilme gücünü verdiğini ve bu konuda onlara belli bir imkân tanıdığını gösteren bir delildir. Yoksa durum Cebriye’nin iddia ettiği gibi değildir. Zira onlara göre insanların fiilleri kendi iradeleri dışında cereyan eder. Böyle bir iddia hem nakle aykırıdır, hem de akla.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu, -kıyamet gününde olacak dehşeti ve şiddetin beyanını içeren- Müminlerin faydalandığı bir öğüttür. Artık her kim, Rabbine ulaştıran bir yol edinmek istiyorsa bunu yapsın.
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Ortak kavram: Yol (sebîl)
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
Ortak kavram: Yol (sebîl)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki bu (Kur'an), (gerçeği) hatırla(t)madır. Dileyen, Rabbine (giden) bir yol tutar.
İşte bu, uyarı dolu bir öğüttür: artık dileyen Rabbine ulaştıran bir yol tutsun!
Bu, şüphesiz, bir öğüt ve uyarıdır. Öyleyse, dileyen Rabbine ulaştıran yola koyulsun!
Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hatırlatıp düşündürtme)! Dileyen Rabbine (erdiren) yol edinir!
Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir.
İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.
Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır. Artık, isteyen, Efendisine eriştiren bir yol edinir.
Şüphesiz bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden bir yol tutar.
Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Efendisine doğru yol tutar.
Bu bir hatırlatmadır; dileyen, Rabbine doğru yol tutar.
İşte bu, bir öğüttür; artık dileyen Rabbine (varan) bir yol tutar!
İşte bu bir tezkiredir, artık dileyen rabbına bir yol tutar
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabb'ine götüren bir yol edinir.
Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen rabbine bir yol bulabilir.
İşte bu (korkutucu ayetler) hakıyki birer öğüddür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol edinir.
Muhakkak ki bu; bir öğüttür. Dileyen, Rabbına doğru bir yol edinir.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
Bunlar, size verilen doğru bilgilerdir. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbinin gösterdiği bir yola girer dipnot 2 .
Bunlar, aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgilerdir. Rabbinin yolunu tercih eden o yola girer.
Bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine doğru yol tutar.
Bu bir uyarıdır. Dileyen Rabbine doğru yol tutar.
Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir.
These revelations present an admonition for him who wishes to follow the path prescribed by Allah, his Creator, and to assent to His system of faith and worship.
This is a reminder. Let whoever wishes take the way to his Lord.
Verily this is an Admonition: therefore, whoso will, let him take a (straight) path to his Lord!
Indeed this is nothing but a Good Counsel; so let him who will take a way leading to his Lord.
This truly is a reminder, so let anyone who wills take the Way towards his Lord.
Verily, this is an admonition: therefore whosoever will, let him take a Path to His Lord!
This is indeed a reminder. So let anyone who wishes take the way toward his Lord.
Verily, this (Qur'ân) is a Reminder, therefore, let him, who will, follow the way leading towards his Lord.
Surely this is a Reminder; so let him who will take unto his Lord a way.
This is a reminder. One has freedom to choose it or to reject it.
Verily, this is a memorial, and whoso will, let him take unto his Lord a way.
This is a reminder, so let he who wishes take a path to his Lord.
Verily this is an admonition; and whoever is willing to be admonished, will take the way unto his Lord.
Surely this is a reminder, let then him, who will, take the way to his Lord.
Surely this is a Reminder; so let him who decides take for (himself) to his Lord a way!
Lo! This is a Reminder. Let him who will, then, choose a way unto his Lord.
Verily this is a reminder. So let him who desires take the way to his Lord.
This, verily, is a reminder: let him who wills, then set out on a way to his Sustainer!
Surely this is a reminder. So let whoever wills take the ˹Right˺ Way to their Lord.
This is a reminder, so let he who wishes take a path to his Lord.
This is a reminder; whoever wills, let him choose the path to his Lord.
Indeed, this is a reminder, so whoever wills may take to his Lord a way.
This is a reminder, so whoso wills might take a path to his Lord.)
Behold, this Qur'an is a Reminder, a Giver of eminence. Now, whoever wills' let him set out on a Way to his Lord.
Surely, this is a (stern) warning and a guidance! Therefore, whoever wishes, let him take a (straight) Path to his Lord!
Indeed, this is a reminder; so let anyone who so wishes, adopt a way to his Lord.
This is a reminder, so let he who wishes take a path to his Lord.