Diyanet İşleri
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 58. ayet. وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَلَا ٱلْمُسِىٓءُ قَلِيلًا مَّا تَتَذَكَّرُونَ
vemâ yestevi-l'a`mâ velbeṣîru velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti vele-lmüsî'. ḳalîlem mâ teteẕekkerûn.
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret Mü'min 53–59 3
Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir."
Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. Daha sonra şöyle buyurmaktadır: “Kör ile gören bir olmaz, iman edip salih ameller işleyenlerle kötülük işleyenler de bir olmaz.” Yani kör ile gören bir olmadığı gibi Allah’a iman edip salih amel işleyenle Rabbine ibadeti kibrine yediremeyerek, O’na isyana yönelip O’nu gazaplandıran hususlarda koşturan kimse de bir olmazlar.
“Ne kadar az düşünüyorsunuz!” Sizin düşünmeniz ne azdır! Aksi takdirde işlerin mertebelerini, hayrın ve şerrin yerlerini, iyilerle kötüler arasındaki farkı düşünecek olursanız ve himmetiniz de yüksek kimseler olsanız, hiç şüphesiz faydalıyı zararlıya, hidâyeti sapıklığa ve ebedi mutluluğu da geçici dünyaya tercih ederdiniz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gören ile görmeyen hiçbir zaman eşit değildir. Yüce Allah'a iman edip resullerini tasdik eden ve güzel (salih) amel işleyenler, fasit bir itikatla ve günahlarla amellerini kötüleştiren kimselerle denk değildir. Çok az düşünüyorsunuz. Eğer düşünseydiniz, iki grup arasındaki farkı bilir ve Yüce Allah'ın rızasını umarak iman edip salih ameller işleyenlerden olmak için çaba sarf ederdiniz.
Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?
Aynı kök: عمي (33 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar)…
Aynı kök: قلل (76 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: سوي (83 geçiş)
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Körle gören, iman edip iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. dipnot 1 Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!
Neticede görenle görmeyen bir olmaz; tıpkı iman edip o imana uygun iyilik yapan ile kötülük yapanın bir olmadığı (gibi): Ne kadar da azınız öğüt alıyor!
(Öyleyse,) gören ile görmeyen bir olmaz; iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ile kötülük işleyenler de bir değildir. Bundan ne kadar da az ders çıkarıyorsunuz?
Kör ile gören, iman edip imanın gereğini uygulayan ile inkar ile kötülük yapan bir olmaz! Ne kadar da az hatırlayıp düşünüyorsunuz!
Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
Kör ile gören, iman edip sâlih amel işleyenlerle kötülük eden bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Kör ile gören bir değildir; inanmış olarak erdemli edimler yapanlar ile kötülük yapanlar da öyle. Ne denli az düşünüyorsunuz?
Görmeyen ile gören, inanıp iyi iş yapan ile kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Kör ile gören bir olmaz. Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlarla kötülük işleyenler de bir olmaz. Ne kadar az düşünürsünüz.
Kör ile gören bir olmaz. İnanıp erdemli davrananlarla kötülük işleyenler de bir olmaz. Ne kadar az düşünürsünüz.
Kör ile gören bir olmaz, iman edip iyi iyi işler yapan kimselerle kötülük yapan da (bir değildir). Siz pek az düşünüyorsunuz!
Kör ise görenle müsavi olmaz, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselerle ne de kötülük yapan, siz pek az düşünüyorsunuz
Kör ile gören bir değildir. dipnot 1 İman edip salihatı yapanlar ile kötülük yapanlar da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?
Kör ile gören bir değildir dipnot 1 . İman edip salihatı dipnot 2 yapanlar ile kötülük yapanlar dipnot 3 da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?
Kör ile gören bir değildir dipnot 1 . İman edip salihatı dipnot 2 yapanlar ile kötülük yapanlar dipnot 3 da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?
Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; inanıp salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.
Kör olanla gören, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne az düşünüyorsunuz!
Körle gören, inanıp salih amel işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne de az düşünüyorsunuz.
(53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.
Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
Kör ile gören dipnot 1 , inanıp güvenen ve iyi işler yapanlarla da kötülük yapan bir olmaz dipnot 2 . Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz?
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapanlar da bir değildir. Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz?
Kör ile gören eşit değildir. İman edip, salih ameller yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Kör ile gören eşit değildir. İman edip, doğruları yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.
Körle gören, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla kötülük üretenler bir olmaz. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!
Nor does the one who lacks intellectual and spiritual perception compare with him who perceives the truth mentally and lifts to Allah his inward sight, nor do those whose hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety compare with those whose works are tinted with evil. How little do you people reflect!
The blind and the sighted are not equal, just as those who believe and do good works and those who do evil are not equal: how seldom you reflect!
Not equal are the blind and those who (clearly) see: Nor are (equal) those who believe and work deeds of righteousness, and those who do evil. Little do ye learn by admonition!
Never can the blind and the seeing be equal; nor those that believe and act righteously and those that do evil. Little do you understand. dipnot 1
The blind and the seeing are not the same. Nor are those who have iman and do right actions the same as evildoers. What little heed they pay!
And not equal are the blind and those who see; nor are (equal) those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), and do righteous good deeds, and those who do evil. Little do you remember!
The blind one and the seer are not equal, neither are those who have faith and do righteous deeds and the evildoing. Little is the admonition that you take!
The blind and the seeing are not alike, nor are those who believe and do deeds of righteousness (like) the evil doers; yet little is the heed you give.
Not equal are the blind and the seeing man, those who believe and do deeds of righteousness, and the wrong-doer. Little do you reflect.
For the same token that a blind person and the one blessed with the faculty of seeing are not equal, the wrongdoers and the righteous ones are not equal either [ justice, therefore, requires the existence of the Hereafter so that people be rewarded accordingly. ] Most people, however, care less.
The blind and the seeing shall not be deemed alike, nor those who believe and do right and the evildoer; little is it that they remember.
Not equal are the blind and the seer; nor those who acknowledge and promote reforms, and those who do evil. Little do you remember.
The blind and the seeing shall not be held equal; nor they who believe and work righteousness, and the evildoer: How few revolve these things in their mind!
And the blind and the seeing are not alike, nor those who believe and do good and the evildoer; little is it that you reflect.
And in no way are the blind and the ever-beholding man equal, nor are the ones who have believed and done deeds of righteousness and the doers of odious (deeds); little do you remind yourselves!
And the blind man and the seer are not equal, neither are those who believe and do good works (equal with) the evil-doer. Little do ye reflect!
The blind and the seeing are surely not alike, nor those who believe and act rightly and those who do evil. Little do you reflect!
But [then, ] the blind and the seeing are not equal; and neither [can] they who have attained to faith and do good works and the doers of evil [be deemed equal]. How seldom do you keep this in mind!
Those blind ˹to the truth˺ and those who can see are not equal, nor are those who believe and do good ˹equal˺ to those who do evil. Yet you are hardly mindful.
And not equal are the blind and the seer; nor those who believe and do good works, and those who do evil. Little do you remember.
Not equal are the blind and the seer. Nor are those who believe and work righteousness equal to the sinners. Rarely do you take heed.
And not equal are the blind and the seeing, nor are those who believe and do righteous deeds and the evildoer. Little do you remember.
And not equal are the blind and the seeing, or those who heed warning and do righteous deeds and the wrongdoer; little do you take heed.
But then, the blind of reason and the seer at heart are not equal. And neither are those who attain faith, and help others, equal to those who create imbalance in people's lives. How seldom do you use your mind!
The blind and those who see are not equal: Those who believe and work the righteous deeds and those who do evil are (also) not equal. Little do you remember!
The blind one and the sighted one are not equal, and those who believed and did good deeds and the evil ones are not (equal) either. Little you heed to the advice!
And not equal are the blind and the seer, nor those who believe and do good works, and those who do evil. Little do you remember.