Mü'min suresi

Mü'min suresi, 56. ayet

Mü'min suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَٰنٍ أَتَىٰهُمْ إِن فِى صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَّا هُم بِبَٰلِغِيهِ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

inne-lleẕîne yücâdilûne fî âyâti-llâhi bigayri sülṭânin etâhüm in fî ṣudûrihim illâ kibrum mâ hüm bibâligîh. feste`iẕ billâh. innehû hüve-ssemî`u-lbeṣîr.

Diyanet İşleri

Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 53–59 · surenin 56. ayeti / 85

Konu Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret Mü'min 53–59 3

  1. Mü'min 53–54

    (53-54) Andolsun, biz Musa'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.

  2. Mü'min 55

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

  3. 56

    Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  4. Mü'min 57

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  5. Mü'min 58

    Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.

  6. Mü'min 59

    Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. Yüce Allah, herhangi bir delil ve belgeye dayanmaksızın Allah’ın âyetleri hakkında batılı ileri sürerek onları çürütmek maksadı ile tartışanlardan söz etmekte, onların bu tutumlarının, aslında kalplerinde hakka ve o hakkı getirenlere karşı duydukları kibirden kaynaklandığını, bu yolla onların beraberlerindeki batıl ile hakka karşı üstünlük sağlamak istediklerini haber vermektedir. İşte onların maksatları budur. Bunu istiyorlar. Ancak bu maksatlarına ulaşamazlar. Bunu gerçekleştiremezler.

İşte bu, hakka karşı mücadele verip tartışan herkesin yenik düşeceğine, hakka karşı büyüklenen herkesin sonunda zelil düşeceğine dair açık bir nas ve bir müjdedir.

“O halde sen Allah’a sığın” ve O’na sımsıkı sarıl. Burada neye karşı Allah’a sığınması gerektiği söz konusu edilmediği için bu ifade, sığınılması gereken her şey, içine almaktadır. Yani sen hakka karşı büyüklenmeyi gerektiren kibirden de ins ve cin şeytanlarından da diğer tüm kötülüklerden de Allah’a sığın, demektir.

“Çünkü O” türlü çeşitli olmalarına rağmen bütün sesleri “işitendir” nerede hangi yerde ve hangi zamanda olursa olsun, görünmeye konu olan her şeyi de “görendir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah katından gelen hiçbir delil ve kanıt olmaksızın Allah'ın ayetlerini iptal etmek için çaba sarfedip tartışanlar var ya, işte onları buna götüren; hakka karşı tekebbür etme ve üstün olma arzularıdır. Ancak onlar istedikleri bu üstün olma arzusuna ulaşamayacaklardır. -Ey Rasûl!- Yüce Allah'a sığın. Şüphesiz ki O, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla görendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bütün bunlarla ilgili olarak onlara karşılıklarını verecektir.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. يُجَـٰدِلُونَ yucadilune tartışan(lar) kök: جدل
  4. فِىٓ fi hakkında
  5. ءَايَـٰتِ ayati ayetleri kök: ايي
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  7. بِغَيْرِ bigayri olmadan kök: غير
  8. سُلْطَـٰنٍ sultanin (hiçbir) delil kök: سلط
  9. أَتَىٰهُمْ ۙ etahum kendilerine gelen kök: اتي
  10. إِن in yoktur
  11. فِى fi
  12. صُدُورِهِمْ sudurihim onların göğüslerinde kök: صدر
  13. إِلَّا illa başka bir şey
  14. كِبْرٌۭ kibrun büyüklük (taslamaktan) kök: كبر
  15. مَّا ma
  16. هُم hum onlar
  17. بِبَـٰلِغِيهِ ۚ bibaligihi erişemeyecekleri kök: بلغ
  18. فَٱسْتَعِذْ festeiz sen sığın kök: عوذ
  19. بِٱللَّهِ ۖ billahi Allah'a kök: اله
  20. إِنَّهُۥ innehu çünkü O
  21. هُوَ huve O'dur
  22. ٱلسَّمِيعُ s-semiu işiten kök: سمع
  23. ٱلْبَصِيرُ l-besiru gören kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır. Gönüllerinizdeki ihtiyaçlara kendileri üzerinden ulaşasınız diye onları yaratmıştır. Onlarla ve…

  • Aynı kök: عوذ (17 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    "Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı hâlde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, dipnot 1 onların göğüslerinde (kalplerinde), asla ulaşamayacakları bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın! Şüphesiz ki -O'dur O- duyan; gören.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Mü'min 40:35.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın ayetleri hakkında kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmadan tartışanlara gelince: onların içinde hiçbir zaman erişip (tatmin) olamayacakları bir büyüklenme tutkusu vardır, başkası değil. Artık sen sadece Allah'a sığın: çünkü O, evet O'dur her şeyi işiten, her şeyi görüp gözeten.

Muhammed Esed

Allah'ın mesajlarını hiçbir delilleri olmadan sorgulayanlara gelince; onların içinde hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri küstahça bir kendini beğenmişlik (duygusun)dan başka bir şey yoktur, öyleyse sen Allah'a sığın çünkü her şeyi işiten, her şeyi gören yalnız O'dur!

Ahmed Hulusi

Kendilerine gelmiş bir reddedilemez delil olmaksızın Allah'ın işaretleri hakkında mücadele edenler var ya, onların içlerinde, asla ulaşamayacakları bir kibirden başka bir şey yoktur (Kibriya'nın farkındalığına asla ulaşamayacaklardır)! O halde sen, Esma'sıyla hakikatin olan Allah'a sığın. . . Muhakkak ki O, "HU"; Semi'dir, Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Bu itibarla Allah'a sığın; çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.

Ali Rıza Safa

Kendilerine gelmiş hiçbir kanıtları olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıyorlar. Onların yüreklerinde, ulaşamayacakları bir büyüklenmeden başkası yoktur. Artık, Allah'a sığın; kuşkusuz, O, Duyandır; Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine gelmiş herhangi bir delil olmadan Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlerin gönüllerinde, asla ulaşamayacakları büyüklenme arzusundan başka bir şey yoktur. Artık sen, Allah'a sığın! Şüphesiz O, her şeyi işitir; görür.

Edip Yüksel

Hiçbir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı tartışanların göğüslerinde, erişemeyecekleri bir büyüklenme vardır. Öyleyse ALLAH'a sığın. O İşitendir, Görendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hiç bir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı tartışanların göğüslerinde, erişemiyecekleri bir büyüklenme vardır. Öyleyse ALLAH'a sığın. O İşitendir, Görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, sadece yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın çünkü işiten O'dur, gören O!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine gelmiş kat'i bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele edenler muhakkak ki onların siynelerinde ancak yetişemiyecekleri bir kibir vardır sen hemen Allaha sığın, çünkü o, semi odur, basir o

Erhan Aktaş

Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yetkili kılınmadıkları dipnot 1 halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah tarafından, kendilerinde mesajını insanlara iletme görevi (elçilik) verilmediği halde. Ayette "sultan" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "delil" olarak çevirmek doğru değildir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" sözcüğü de bu sözcükten türemiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yetkili kılınmadıkları dipnot 1 halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah tarafından, kendilerinde mesajını insanlara iletme görevi (elçilik) verilmediği halde. Ayette "sultan" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "delil" olarak çevirmek doğru değildir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" sözcüğü de bu sözcükten türemiştir.

Gültekin Onan

Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Tanrı'nın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Tanrı'ya sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine gelmiş kat'i bir delil (ve salahiyyet) olmaksızın (körü körüne) Allahın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, hiç şübhe yok ki, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük (hevesin) den başka bir şey yokdur. Hemen sen (onların şerrinden) Allaha sığın. Çünkü O, (dediklerini) bizzat işiden, (yapdıklarını) hakkıyle görendir.

İbni Kesir

Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmadan Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde, şüphesiz ki ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Muhakkak ki O'dur O, Semi, Basir.

Mehmet Alagaş

(53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerine gelmiş açık bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, onların göğüslerinde erişemeyecekleri bir büyüklükten başka bir şey yok. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

Süleyman Ateş

Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar var ya, onların göğüslerinde, (hiçbir zaman) erişemeyecekleri bir büyüklük taslamaktan başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın, çünkü işiten, gören O'dur.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine ulaşmış güçlü bir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaya girenlerin içlerinde sadece büyük olma (hevesi) vardır ki o büyüklüğe asla ulaşamazlar dipnot 1 . Sen Allah'a sığın. O dinleyen ve görendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ellerinde bir delil (dayanak) olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaya girenlerin göğüslerinde, asla ulaşamıyacakları bir büyüklük duygusu vardır. Sen Allah'a sığın. O dinler ve görür.

Şaban Britch

Kendilerine gelen hiç bir delilleri olmadan, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah’a sığın. Şüphesiz Allah, hakkıyla işiten ve görendir.

Şaban Piriş

Kendilerine gelen hiçbir delilleri olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Çünkü O, işiten ve gören O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine gelmiş hiçbir kanıt olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıp duranlar var ya, onların göğüslerinde, asla ulaşamayacakları bir büyüklüğün kuruntusu vardır. Artık Allah'a sığın! O'dur Semi, O'dur Basir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who contend with opposing arguments against Allah's signs and seem resolved to dispute the truth of His revelations without being endowed with authority, simply vent their feelings overflowing with the sense of pride and inordinate self-esteem but attaining no end. Therefore, commit yourself O Muhammad, to Allah counter to their falsehood. He is AL-Sami’ (with unlimited audition), and AL-Bassir (the vigilant who sees all things),

Abdul Haleem

As for those who, with no authority to do so, dispute God’s messages, there is nothing in their hearts but a thirst for a greatness they will never attain. Seek refuge in God, for He is the All Hearing, the All Seeing.

Abdullah Yusuf Ali

Those who dispute about the signs of Allah without any authority bestowed on them,- there is nothing in their breasts but (the quest of) greatness, which they shall never attain to: seek refuge, then, in Allah: It is He Who hears and sees (all things).

Abul A'la Maududi

Verily those who dispute regarding the Signs of Allah without any evidence that might have come to them, nothing but vain pride fills their hearts. Yet they shall never be able to satisfy the pride dipnot 1 with which they are puffed up. dipnot 2 So seek refuge with Allah. dipnot 3 Verily He is All-Hearing, All-Seeing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the real cause for their opposition without any argument and their irrational crooked argumentation is not that they do not understand the thruth and the themes of goodness and reform being presented before them in the form of the revelations of Allah; therefore, they dispute about them in good faith in order to understand them. But the actual reason for their wrong attitude is that their selfconceit does not permit any tolerance. They do not want that in Arabia the guidance and leadership of Muhammad (peace be upon him) should be accepted and acknowledged. And ultimately one day they themselves should have to accept the leadership of the person against whom they think they have a greater right to be the chiefs and leaders. That is why they are straining every nerve not to let Muhammad (peace be upon him) have his way, and they do not hesitate to use any mean device whatsoever for the purpose.
  2. metne dön, dipnot 2
    In other words it means: He whom Allah has made great, will remain great, and the efforts of the small people who are trying to establish their superiority will ultimately end in failure.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, just as Moses (peace be upon him) had become free from fear and anxiety after invoking Allah Almighty’s help and refuge against Pharaoh’s threats, so should you also seek His help and refuge against the threats and conspiracies of the chiefs of the Quraish, then should busy yourself in raising His word being free from every anxiety.

Aisha Bewley

Certainly those who argue about the Signs of Allah without any authority having come to them have nothing in their breasts except for pride which they will never be able to vindicate. Therefore seek refuge with Allah. He is the All-Hearing, the All-Seeing.

Al-Hilali & Khan

Verily those who dispute about the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh, without any authority having come to them, there is nothing else in their breasts except pride [to accept you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) as a Messenger of Allâh and to obey you][1]. They will never have it (i.e. Prophethood which Allâh has bestowed upon you). So seek refuge in Allâh (O Muhammad صلى الله عليه وسلم from the arrogants). Verily, it is He Who is the All-Hearer, the All-Seer.

Ali Quli Qarai

Indeed those who dispute the signs of Allah without any authority that may have come to them —there is only vanity in their breasts, which they will never satisfy. So seek the protection of Allah; indeed He is the All-hearing, the All-seeing.

Amatul Rahman Omar

Those who dispute regarding the Messages of Allâh without any authoritative proof having come to them (from God in their support), there is nothing in their minds but (an ambition for) greatness to which (goal) they can never attain. So (do not bother about them rather) go on seeking refuge in Allâh (against their mischiefs). Surely, He alone is the All-Hearing, the All-Seeing.

Arthur John Arberry

Those who dispute concerning the signs of God, without any authority come to them, in their breasts is only pride, that they shall never attain. So seek thou refuge in God; surely He is the All-hearing, the All-seeing.

Bijan Moeinian

Those argumentative people who challenge the word of God without any knowledge are sick of arrogance (without even knowing it) and will fail. Seek refuge in God as He hears everything and sees everything.

E. Henry Palmer

Verily, those who wrangle concerning the signs of God without authority having come to them, there is naught in their breasts but pride; but they shall not attain it: do thou then seek refuge in God; verily, He both hears and looks!

Edip-Layth

Surely, those who dispute about God's signs without any authority given to them, there is nothing but arrogance in their chests, which they do not perceive. Therefore, seek refuge in God; He is the Hearer, the Seer.

George Sale

As to those who impugn the signs of God, without any convincing proof which hath been revealed unto them, there is nothing but pride in their breasts; but they shall not attain their desire: Wherefore fly for refuge unto God; for it is He who heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

Surely those who dispute about the revelations (signs, communications) of Allah without any authority that has come to them, there is naught in their breasts but (a desire) to become great which they shall never attain. Therefore, seek refuge in Allah, surely He, only He is the Hearer, the Seer.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who dispute concerning the signs of Allah without any all-binding authority having come up to them, decidedly in their breasts is nothing except pride; in no way will they be attaining (Literally: reaching) it, (i. e., the attainment of the fulfillment of their pride, or harming the Prophet, or attaining Prophet hood) so seek refuge in Allah; surely He, Ever He, is The Ever-Hearing, The Ever-Beholding.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who wrangle concerning the revelations of Allah without a warrant having come unto them, there is naught else in their breasts save pride which they will never attain. So take thou refuge in Allah. Lo! He, only He, is the Hearer, the Seer.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily those who argue in the matter of God's revelations, without authority having reached them, have nothing but pride in their hearts, and they will not achieve their end. So take refuge in God: Surely He is all-hearing and all-seeing.

Muhammad Asad

Behold, as for those who call God’s messages in question without having any evidence therefore in their hearts is nothing but overweening self-conceit, which they will never be able to satisfy: seek thou, then, refuge with God - for, verily, He alone is all-hearing, all-seeing!

Mustafa Khattab

Surely those who dispute Allah’s signs—with no proof given to them—have nothing in their hearts but greed for dominance, which they will never attain. So seek refuge in Allah. Indeed, He alone is the All-Hearing, All-Seeing.

Progressive Muslims

Surely, those who dispute about God's revelations without any authority given to them, there is nothing but arrogance in their chests, which they do not perceive. Therefore, seek refuge in God; He is the Hearer, the Seer.

Rashad Khalifa

Surely, those who argue against GOD's revelations without proof are exposing the arrogance that is hidden inside their chests, and they are not even aware of it. Therefore, seek refuge in GOD; He is the Hearer, the Seer.

Sahih International

Indeed, those who dispute concerning the signs of Allah without [any] authority having come to them - there is not within their breasts except pride, [the extent of] which they cannot reach. So seek refuge in Allah. Indeed, it is He who is the Hearing, the Seeing.

Sam Gerrans

Those who dispute concerning the proofs of God without an authority having come to them — in their breasts is only greatness they will never reach. So seek thou refuge in God; He is the Hearer, the Seeing.

Shabbir Ahmed

They contest the Messages of Allah without possible authoritative evidence, since they have nothing but false pride in their hearts. By self-glorification none shall attain dignity. (7:146), (40:35). Dispel their designs by seeking refuge in Allah's Laws. Behold, He, only He, is the Hearer, the Seer.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who disagree (and dispute) about the Signs of Allah without any authority given to them— In their hearts there is nothing but (the search for) greatness which they shall never get then, find (help and) shelter in Allah, Verily, it is He is the All Hearing (As-Sami’), the All Seeing (Al-Baseer).

Taqi Usmani

Surely, those who quarrel in Allah’s verses without any authority having reached them, there is nothing in their hearts but pride of greatness that they are not (able) to reach. So, seek refuge with Allah. Surely, He is the All-Hearing, the All-Seeing.

The Monotheist Group

Surely, those who dispute about the revelations of God without any authority given to them, there is nothing except arrogance in their chests, which they do not perceive. Therefore, seek refuge with God; He is the Hearer, the Seer.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩