Diyanet İşleri
Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler.
Mü'min suresi
Mü'min suresi, 49. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ فِى ٱلنَّارِ لِخَزَنَةِ جَهَنَّمَ ٱدْعُوا۟ رَبَّكُمْ يُخَفِّفْ عَنَّا يَوْمًا مِّنَ ٱلْعَذَابِ
veḳâle-lleẕîne fi-nnâri liḫazeneti cehenneme-d`û rabbeküm yüḫaffif `annâ yevmem mine-l`aẕâb.
Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ateşte tartışma ve peygamberlere yardım Mü'min 46–52 3
(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?" derler.
Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: "Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir."
Ateşte olanlar cehennem bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin" derler.
(Cehennem bekçileri) derler ki: "Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?" Onlar, "Evet, getirmişti" derler. (Bekçiler), "Öyleyse kendiniz yalvarın" derler. Şüphesiz kafirlerin duası boşunadır.
Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.
O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lanet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. “Ateşte olanlar” hem büyüklük taslayan müstekbirler, hem de güçsüz olan zayıflar “cehennem bekçilerine diyecekler ki: Rabbinize dua edin de bir gün olsun üzerimizdeki azabı hafifletsin.” Belki böylelikle kısmen de olsa rahatlayabiliriz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Tâbi olanlar ve kendilerine tabi olunup ateşte azap görmüş kimseler cehennemde görevli meleklere, ateşten çıkmaktan ve tövbe etmek için dünya hayatına tekrar döndürülmekten ümitlerini kesmiş bir şekilde şöyle derler: "Rabbinize dua edin de bu devamlı olan azabı bir gün olsun bizden hafifletsin."
Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
İnkar edenler için ise cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler. Kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle…
Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah,…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.
Aynı kök: خفف (17 geçiş)
Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.
Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Dua
İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…
Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Dua
Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ateşte bulunanlar, cehennem bekçilerine "Rabbinize dua edin de bizden bir gün bile olsa azabı hafifletsin!" diyeceklerdir. dipnot 1
Ve ateşin içindekiler, cehennemin bekçilerine şu ricada bulunacaklar: "Rabbinize yalvarın da, azabı üzerimizden bir gün olsun hafifletsin!"
Ve ateşin içinde olanlar cehennemin bekçilerine, "Ne olur Rabbinize yalvarın da bir gün (bile olsa) bu azabımızı hafifletsin!"diyecekler.
Nar'ın (ateşin - radyasyon okyanusunun) içinde olanlar, cehennem bekçilerine dedi ki: "Rabbinize yalvarın, azabı bir gün (olsun) bizden hafifletsin!"
Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azabtan bir günü (olsun) bize hafifletsin."
Ateşte bulunanlar cehennem bekçilerine: Rabbinize dua edin, bizden, bir gün olsun azabı hafifletsin! diyecekler.
Ateşin içindekiler ise cehennem bekçilerine, şöyle diyecekler: "Efendinize yakarışta bulunun; cezayı, bizden bir gün azaltsın!"
Ateştekiler, cehennemin bekçilerine, "Rabbinize yalvarın da, bizden bir gün olsun azabı hafifletsin!" diyecekler.
Ateştekiler, cehennemin gardiyanlarına, "Efendinize yalvarın da bizden azabı hiç değilse bir gün hafifletsin" derler.
Ateştekiler, cehennemin gardiyanlarına, 'Rabbinize yalvarın da bizden azabı hiç değilse bir gün hafifletsin,' derler.
Ateştekiler cehennem bekçilerine derler ki: "Rabbinize dua edin de bir gün (olsun) azabımızı bir; hafifletsin!"
Ve hep o ateştekiler Cehennem bekçilerine derler: rabbınıza dua ediverin bir gün bizden azabı biraz hafifletsin
Ateşte olanlar, Cehennem görevlilerine: "Rabb'inize dua edin de bir gün de olsa azabı bizden hafifletsin." derler.
Ateşte olanlar, Cehennem görevlilerine: "Rabb'inize dua edin de bir gün de olsa azabı bizden hafifletsin." derler.
Ateşte olanlar, Cehennem görevlilerine: "Rabb'inize dua edin de bir gün de olsa azabı bizden hafifletsin." derler.
Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azabtan bir günü (olsun) bize hafifletsin."
Ateşde bulunanlar cehennem bekçilerine: "Rabbinize düa edin, bizden birgün olsun azabı hafifletsin" dedi (ler - diyecekler).
Ateşte olanlar, cehennemin bekçilerine derler ki: Rabbınıza yalvarın da hiç değilse bir gün olsun azabımızı hafifletsin.
(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.
Ateşte olanlar Cehennem bekçilerine; “Rabbinize yalvarın da (hiç değilse) bir gün bizden azabı hafifletsin.” derler.
Ateştekiler, cehennemin bekçilerine dediler ki: "Rabbinize du'a edin de hiç değilse bir gün, bizden azabı biraz hafifletsin!"
Ateşte olanlar, cehennem görevlilerine şöyle derler: "Rabbinize yalvarın da bu azabı bizden bir günlüğüne de olsa hafifletsin dipnot 1 !"
Ateşte olanlar, cehennem bekçilerine şöyle derler: "Rabbinize (Sahibinize) yalvarın da bu azabı, hiç değilse bir günlüğüne hafifletsin."
Ateştekiler, Cehennem bekçilerine: Rabbinize dua edin, bizden bir gün azabı hafifletsin, der.
Ateştekiler, cehennem bekçilerine: -Rabbinize dua edin, bizden bir gün azabı hafifletsin, der.
Ateştekiler, cehenem bekçilerine şöyle der: "Rabbinize yakarın da azabı bizden bir gün olsun hafifletsin!"
And there shall the inmates of Hell say to the sentinels who keep guard: "Would you invoke Allah your Creator to ease our anguish and torture just for one day!"
Those in the Fire will say to the keepers of Hell, ‘Ask your Lord to lessen our suffering for one day,’
Those in the Fire will say to the Keepers of Hell: "Pray to your Lord to lighten us the Penalty for a day (at least)!"
Those suffering in the Fire will say to the keepers of Hell: "Call upon your Lord to lighten the chastisement for us just for a day."
Those in the Fire will say to the custodians of Hell, ‘Call on your Lord to make the punishment less for us for just one day. ’
And those in the Fire will say to the keepers (angels) of Hell: "Call upon your Lord to lighten for us the torment for a day!"
Those in the Fire will say to the keepers of hell, ‘Supplicate your Lord to lighten for us [at least] a day’s punishment. ’
And those in the Fire will say to the Keepers of Gehenna, `Call to your Lord that He may relieve us of our agony for a while. '
And those who are in the Fire will say to the keepers of Gehenna, 'Call on your Lord, to lighten for us one day of the chastisement!'
[Disappointed from their "superiors’" inability, ] They will turn then into the Hell Keepers saying: “We beg you to pray so that God may give us only one day break from the Fire. ”
And those who are in the fire shall say unto the keepers of hell, 'Call upon your Lord to lighten from us one day of the torment. '
Those who are in fire will say to the guardians of hell: "Call upon your Lord to reduce for us the retribution, by just one day!"
And they who shall be in the fire, shall say unto the keepers of hell, call ye on your Lord, that He would ease us, for one day, from this punishment.
And those who are in the fire shall say to the keepers of Hell, "Call upon your Lord that He may lighten to us one day of this punishment. "
And the ones who are in the Fire will say to the keepers of Hell, "Invoke your Lord to lighten for us one day of the torment!"
And those in the Fire say unto the guards of hell: Entreat your Lord that He relieve us of a day of the torment.
Those in the Fire will say to the warders of Hell: "Ask your Lord to reduce the punishment by a day for us. "
And they who are in the fire will say to the keepers of hell, "Pray unto your Sustainer that He lighten, [though it be] for one day [only], this suffering of ours!"
And those in the Fire will cry out to the keepers of Hell,[1] "Pray to your Lord to lighten the torment for us ˹even˺ for one day!"
And those who are in Fire will say to the guardians of Hell: "Call upon your Lord to reduce for us the retribution, by just one day!"
Those in the hellfire will say to the guardians of Hell, "Call upon your Lord to reduce the retribution for us, for even one day."
And those in the Fire will say to the keepers of Hell, "Supplicate your Lord to lighten for us a day from the punishment. "
And those in the Fire will say to the keepers of Gehenna: “Call to your Lord, to lighten for us a day of the punishment.”
And those in the Fire will say to the keepers of Hell, "Ask your Lord that He lighten for us one day of this torment. "
And those in the Fire will say to the keepers of Hell: "Pray to your Lord to lighten us the punishment (even) for a Day!"
And those in the Fire will say to the keepers of Jahannam (Hell), "Pray to your Lord to lighten the punishment for us some day."
And those who are in the Fire will say to the guardians of Hell: "Call upon your Lord to reduce for us the retribution, by just one day!"