Mü'min suresi

Mü'min suresi, 36. ayet

Mü'min suresi, 36. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰهَٰمَٰنُ ٱبْنِ لِى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَبْلُغُ ٱلْأَسْبَٰبَ

veḳâle fir`avnü yâ hâmânü-bni lî ṣarḥal le`allî eblügu-l'esbâb.

Diyanet İşleri

(36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 33–39 · surenin 36. ayeti / 85

Konu Firavun ailesinden imanını gizleyen adam Mü'min 28–45 3

  1. Mü'min 33

    (32-33) "Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur."

  2. Mü'min 34

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, "Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.

  3. Mü'min 35

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

  4. 36–37

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

  5. Mü'min 38

    O inanan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim."

  6. Mü'min 39

    "Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 36–37. ayetler için yazılmıştır.

36. “Firavun” Mûsâ’ya karşı çıkarak ve onun, Arş’a istivâ eden ve bütün mahlukatın üstünde olan âlemlerin Rabbini kabul etme çağrısının yalan olduğunu ileri sürerek “dedi ki: Ey Hâmân, benim için yüksek” ve oldukça büyük “bir kule yap!”

Bundan maksadı şuydu: “Belki (ona çıkıp) yollara ulaşırım.”

37. “Göklerin yollarına da Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Zira ben, onun” Musa’nın, bizim bir Rabbimizin olduğuna ve bu Rabbin de semâvâtın üstünde bulunduğuna dair iddiasında “kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyorum.”

Firavun ihtiyatlı davranmak ve işi bizzat kendisi denemek istiyordu. Ancak Yüce Allah, onu bu sözleri söylemeye iten sebebin ne olduğunu açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:

“İşte böylece Firavun’un kötü ameli ona süslü göründü.” Şeytan, onun kötü amelini ona süsleyip durdu, o işi yapmaya çağırdı ve ona gözünde güzel gösterdi. Sonunda o da yaptığını güzel görmeye başladı. Ona çağırmaya ve bu konuda haklı imiş gibi tartışmaya koyuldu. Halbuki o, bozguncuların en büyüğü idi.

“Ve doğru yoldan alıkonuldu.” Bunun sebebi kendisine süslü gösterilen batıl idi.

“Halbuki Firavun’un” hakka karşı kurmak istediği ve insanlara kendisinin haklı, Mûsâ aleyhisselam’ın ise batıl üzere olduğu izlenmini verme niyeti taşıyan “tuzağı boşa çıkmaya mahkum idi.” Bunun dünya ve âhirette Firavun’a, bedbahtlıktan, hüsran ve yok oluştan başka bir faydası yoktu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun, veziri Hâman'a dedi ki: "Ey Hâman! Benim için yüksek bir kule yap; belki yollara ulaşırım."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. فِرْعَوْنُ fir'avnu Fir'avn
  3. يَـٰهَـٰمَـٰنُ ya hamanu Hâmân
  4. ٱبْنِ bni yap kök: بني
  5. لِى li bana
  6. صَرْحًۭا sarhen yüksek bir kule kök: صرح
  7. لَّعَلِّىٓ lealli belki
  8. أَبْلُغُ eblugu erişirim kök: بلغ
  9. ٱلْأَسْبَـٰبَ l-esbabe sebeplere kök: سبب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir…

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule…

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Fakat erişecekleri bir süreye kadar biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen yeminlerini bozarlar.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş)

    Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş)

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü…

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun "Ey Haman, bana yüksek bir kule yap; belki sebeplere (yollara) ulaşırım.

Mustafa İslamoğlu

Ve Firavun "Ey Haman!" diye emretti, "Bana görkemli bir kule yap! Belki böylece (amacımı gerçekleştirecek) araçlara ulaşırım;

Muhammed Esed

Firavun: "Ey Haman!" diye seslendi, "Bana haşmetli bir kule inşa et, belki böylece (uygun) araçlara sahip olabilirim;

Ahmed Hulusi

Firavun dedi ki: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule bina et, belki o sebeplere ulaşırım. "

Ali Bulaç

Firavun (alayla) dedi ki: "Ey Haman, bana yüksek bir kule bina et; belki o yollara ulaşabilirim,"

Ali Özek ve heyeti

Firavun: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap; belki yollara erişirim.

Ali Rıza Safa

Firavun, şöyle dedi: "Ey Haman! Bana bir kule yap; böylece, belki o yollara erişirim!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun şöyle dedi: "Ey Haman! Bana bir kule yap. Belki yolları bulabilirim."

Edip Yüksel

Firavun dedi ki, "Haman, benim için bir kule dik de yollara erişeyim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun dedi ki, 'Haman, benim için bir kule dik de yollara erişeyim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun da: "Ey Haman, bana bir kule yap, belki ben erişirim o yollara.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avn de "ya Haman! dedi: bana bir kule yap, belki ben irerim o esbaba

Erhan Aktaş

Firavun: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule yap. Belki böylece o sebeplere ulaşırım;"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule yap. Belki böylece o sebeplere ulaşırım;"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule yap. Belki böylece o sebeplere dipnot 1 ulaşırım;"

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa'nın ilahına gidecek yolu bulurum. Hedefe ulaşırım.

Gültekin Onan

Firavun (alayla) dedi ki: "Ey Haman, bana yüksek bir kule bina et; belki o yollara ulaşabilirim,"

Hasan Basri Çantay

(36-37) Fir'avn (şöyle) dedi: "Ey Hakan, benim için yüksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, göklerin yollarına ulaşırım da Musanın Tanrısına yükselib çıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a". İşte bu suretle Fir'avnın kötü amel (ve hareket) i süslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir'avnın düzeni, başka değil ancak hüsranda idi.

İbni Kesir

Firavun demişti ki: Ey Haman; bana yüksek bir kule yap. Belki o yollara ulaşabilirim.

Mehmet Alagaş

(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun dedi ki: "Ey Hâman! Benim için bir kule yap, belki ki o yollara ulaşırım."

Süleyman Ateş

Fir'avn dedi: "Ey Haman, bana yüksek bir kule yap da o sebeplere (yollara) erişeyim:"

Süleymaniye Vakfı

Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana bir kule inşa et; belki o yollara ulaşırım;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun: "Ey Haman! Bana yüksekçe bir kule yap; belki o yollara ulaşırım.

Şaban Britch

Firavun dedi ki: Ey Hâman! Benim için bir kule yap, belki sebeplere/yollara ulaşırım.

Şaban Piriş

Firavun dedi ki: -Ey Haman, benim için bir kule yap, belki sebeplere ulaşırım.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun dedi ki: "Ey Haman, sebeplere ulaşabilmem için bana yüksek bir kule yap!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And Pharaoh said to his grand vizier: "O Haman: erect for me a lofty building soaring skyward; I may find the means of attaining my objective, "

Abdul Haleem

Pharaoh said, ‘Haman, build me a tall tower so that I may reach the ropes that lead

Abdullah Yusuf Ali

Pharaoh said: "O Haman! Build me a lofty palace, that I may attain the ways and means-

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "Haman, build for me a lofty tower that I may scale the highways —

Aisha Bewley

Pharaoh said, ‘Haman, build me a tower so that perhaps I may gain means of access,

Al-Hilali & Khan

And Fir‘aun (Pharaoh) said: "O Hâmân! Build me a tower that I may arrive at the ways -

Ali Quli Qarai

And Pharaoh said, ‘O Hāmān! Build me a tower so that I may reach the routes

Amatul Rahman Omar

And Pharaoh said, `O Hâmân! build for me a lofty tower that I may find access to the means -

Arthur John Arberry

Pharaoh said, 'Haman, build for me a tower, that haply so I may reach the cords,

Bijan Moeinian

Pharaoh then [interrupted the man arrogantly and] said to Haman [his Prime Minister]: "Build for me a tall tower so that I may reach the heaven and look at this god of Moses…

E. Henry Palmer

And Pharaoh said, 'O Haman! build for me a tower, haply I may reach the tracts,-

Edip-Layth

Pharaoh said, "O Haman, build for me a high platform that I may uncover the secrets."

George Sale

And Pharaoh said, O Haman, build me a tower, that I may reach the tracts,

Hamid S. Aziz

And Pharaoh said, "O Haman! Build for me a tower that I may attain the ways and means,

Mahmoud Ghali

And Firaawn (Pharaoh) said, "O Haman, build for me a tower that possibly I would reach the means (of ascension),

Marmaduke Pickthall

And Pharaoh said: O Haman! Build for me a tower that haply I may reach the roads,

Mohamed Ahmed - Samira

The Pharaoh said: "O Haman, build me a lofty tower that I may perhaps find the means

Muhammad Asad

But Pharaoh said: "O Haman! Build me a lofty tower, that haply I may attain to the [right] means

Mustafa Khattab

Pharaoh ordered, "O Hamân! Build me a high tower so I may reach the pathways

Progressive Muslims

And Pharaoh said: "O Haamaan, build for me a high platform that I may uncover the secrets. "

Rashad Khalifa

Pharaoh said, "O Haamaan, build for me a high tower, that I may reach out and discover.

Sahih International

And Pharaoh said, "O Haman, construct for me a tower that I might reach the ways -

Sam Gerrans

And Pharaoh said: “O Hāmān: build thou for me a tower, that I might reach the causes,

Shabbir Ahmed

(Thus spoke the believer among Pharaoh's folk. ) And Pharaoh remarked, "O Haman! Build for me a lofty tower that I may have enough means.

Syed Vickar Ahamed

Firon (Pharaoh) said: "O Haman! Build me a lofty tower (high palace), that I may find the ways and means—

Taqi Usmani

And Fir‘aun (Pharaoh) said, "O Hāmān, make a tower for me, perhaps I could reach the ways -

The Monotheist Group

And Pharaoh said: "O Haamaan, build for me a high platform that I may uncover the secrets."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩