Kasas suresi

Kasas suresi, 38. ayet

Kasas suresi, 38. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَأُ مَا عَلِمْتُ لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرِى فَأَوْقِدْ لِى يَٰهَٰمَٰنُ عَلَى ٱلطِّينِ فَٱجْعَل لِّى صَرْحًا لَّعَلِّىٓ أَطَّلِعُ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

veḳâle fir`avnü yâ eyyühe-lmeleü mâ `alimtü leküm min ilâhin gayrî. feevḳid lî yâ hâmânü `ale-ṭṭîni fec`al lî ṣarḥal le`allî eṭṭali`u ilâ ilâhi mûsâ veinnî leeżunnühû mine-lkâẕibîn.

Diyanet İşleri

Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 35–41 · surenin 38. ayeti / 88

Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3

  1. Kasas 35

    Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size uyanlar, galip gelecek olanlardır" dedi.

  2. Kasas 36

    Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.

  3. Kasas 37

    Musa, "Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

  4. 38

    Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.

  5. Kasas 39

    O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

  6. Kasas 40

    Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

  7. Kasas 41

    Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

38. “Firavun” Rabbine karşı küstahlık ederek, kıt akıllı kavmine karşı da gerçekleri tersyüz edip sulandırarak dedi ki: “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum.” Sizin ilâhınız ve mabudunuz sadece benim. Eğer benden başka bir ilâh bulunsaydı elbette ben onu bilirdim. Firavun’un “Sizin benden başka hiçbir ilâhınız yoktur” demeyip de “Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum” diyerek sözünü ne kadar dikkatle kullandığına dikkat edilim. Çünkü onlara göre Firavun üstün bir bilgindir. Ne derse doğru söyler, ne emrederse ona itaat ederlerdi.

endisinden başka ilâh olduğu ihtimalini içeren bu sözü söyleyince bu ihtimali ihtiva eden fakat böyle bir ilâhın bulunmadığını ortaya koyan bu olumsuzlayıcı ifadenin gerçekliğini ortaya koymak üzere Hâmân’a şunları söyledi: “Benim için çamura ateş yak.” Böylelikle ona pişmiş çamurdan tuğla yapacaktı. “Bana yüksek bir kule yap” yüksekçe bir bina yap “Belki (ona çıkıp) Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Zira ben, onun kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyorum.” Fakat biz, bu düşüncemizin bir hakikat olduğunu ve Mûsâ’nın yalan söylediğini size göstereceğiz.

üce Allah’a karşı hiçbir insanın cesaret edemediğ şu küstahlığa dikkatle bakalım: Mûsâ’yı yalanladı, kendisinin ilâh olduğunu iddia etti, başka bir hak ilâhın olduğunu bilmediğini söyledi. Mûsâ’nın ilâhına ulaşmak için de gerekli yolları denedi, hazırlıkları yaptı. Bütün bunlar ise boş bir propagandadan ibaretti. Ancak ülkenin büyükleri, önderleri, ülkenin işlerini çekip çevirenler olduklarını iddia eden şu ileri gelenlere hayret etmek gerekir. Bu adam, nasıl onların akılları ile oynadı ve onları hafife aldı? Bunun sebebi, onların değişmez nitelikleri olan fâsıklıklarıdır. Bu fasıklık, onların dinlerini ifsâd etti. Buna bağlı olarak akılları da fesâda uğradı. Allah’ım! İman üzere sebat dileriz Senden. Bize hidâyet verdikten sonra kalplerimizi saptırma! Sen bize kendi katından bir rahmet bağışla! Şüphesiz sen çok bağışlayıcısın.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun, kavminin ileri gelenlerine hitap ederek şöyle dedi: "Ey soylular topluluğu! Sizin için benden başka bir mabut bilmiyorum. Ey Hamân! Benim için, güçlenip sertleşene kadar çamur üzerinde bir ateş yak ve bununla bana yüksek bir bina inşa et! Böylece Musa’nın mabuduna bakmayı ve binanın üzerinde durmayı umut ediyorum. Çünkü ben, Musa’nın Allah’ın bana ve kavmime gönderdiği bir peygamber olduğuna dair iddiasında bir yalancı olduğunu düşünüyorum.''

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. فِرْعَوْنُ fir'avnu Fir'avn
  3. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  4. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  5. مَا ma
  6. عَلِمْتُ alimtu bilmiyorum kök: علم
  7. لَكُم lekum sizin için
  8. مِّنْ min hiçbir
  9. إِلَـٰهٍ ilahin bir tanrı kök: اله
  10. غَيْرِى gayri benden başka kök: غير
  11. فَأَوْقِدْ feevkid ateş yak kök: وقد
  12. لِى li benim için
  13. يَـٰهَـٰمَـٰنُ ya hamanu Hâmân
  14. عَلَى ala üzerinde
  15. ٱلطِّينِ t-tini çamurun kök: طين
  16. فَٱجْعَل fec'al ve yap kök: جعل
  17. لِّى li bana
  18. صَرْحًۭا sarhen bir kule kök: صرح
  19. لَّعَلِّىٓ lealli belki
  20. أَطَّلِعُ ettaliu çıkarım kök: طلع
  21. إِلَىٰٓ ila
  22. إِلَـٰهِ ilahi tanrısına kök: اله
  23. مُوسَىٰ musa Musa'nın
  24. وَإِنِّى ve inni çünkü ben
  25. لَأَظُنُّهُۥ leezunnuhu sanıyorum ki o kök: ظنن
  26. مِنَ mine -dandır
  27. ٱلْكَـٰذِبِينَ l-kazibine yalancılar- kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Firavun · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

  • Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir…

  • Aynı kök: صرح (4 geçiş)

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: ملا (40 geçiş)

    Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun: "Ey yöneticiler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. dipnot 1 Ey Haman! Benim için çamur üzerine bir ateş yak (tuğla imal et); bana bir kule yap ki Musa'nın ilahına ulaşayım; onu(n Musa'nın) yalan söyleyenlerden (olduğunu) sanıyorum." demişti. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Firavun tarafından dile getirilen "ilâhlık" iddiası insanlık tarihinin en büyük ve haddini bilmez bir suçuydu. Firavun, "en yüce rab" olduğunu iddia etmemiş, adeta "tek ilah"ın sadece kendisi olduğunu, rablığı hiçbir varlıkla paylaşmayacağını ilan etmişti. Bu nedenle, Nâzi‘ât 79:24. ayetteki [el-a‘lâ] kelimesini [rabb] kelimesinin "sıfatı" olarak değil, [ene] sözcüğünün "haberi" olarak anlamak durumundayız. Böyle olunca, Firavun bir taraftan tek ilâh olduğunu, diğer taraftan da en büyük olduğunu söylemişti. A‘râf 7:127'de geçen "senin ilahların" ifadesi onun belirlediği astları veya ona ulaşmak için belirlenen ilahçıklardır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Mü'min 40:36-37 ile birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Firavun ise: "Siz ey efendiler!" dedi, "Sizin için (hayatınıza müdahil olan) benden başka bir ilah hiç tanımadım. Ve sen ey Haman! Benim için tuğla ocağını tutuştur da, bana yüce bir yapı inşa ediver! Kim bilir, belki o zaman Musa'nın ilahına ulaşabilirim; hoş, ben onun yalancının teki olduğundan eminim ya."

Muhammed Esed

Bunun üzerine Firavun: "Soylular!" dedi, "Ben sizin için benden başka tanrı tanımıyorum! Bunun içindir ki, sen ey Haman, benim için (tuğla) ocağını tutuştur, balçığı pişir ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa'nın şu tanrısını bir göreyim! Çünkü ben o'nun şu onmaz yalancılardan biri olduğunu sanıyorum!"

Ahmed Hulusi

Firavun dedi ki: "Ey önderler. . . Sizin için benden gayrı bir tanrı bilmemekteyim! Ey Haman, tuğla ocağı yak da (tuğladan) bir kule inşa et, belki tepesine çıkar Musa'nın her şeyin üstündeki Tanrısını görürüm! Doğrusu ben Onun yalancılardan olduğunu düşünüyorum!" (Kadim Hakikat bilgisini elde eden Firavun, bunu şuurun sınırsız kuşatıcılığıyla tüm varlıkta müşahede yerine; birimselliğine hasrederek bedenselliğine vermiş ve bedenselliğinde dilediğini yapma noktasına, nefs-i emmare yaşamına düşmüştü. Bu yüzdendir ki Musa a. s. ona hakikat bilgisini aktarmak yerine yani Allah'a iman yerine, Rabb-ül alemin'e iman noktasına çekerek, uyarı yapmıştı. Yani Tüm varlıkta tedbir eden Esma mertebesine dikkatini çekerek hayalindeki vahdeti bedenselliğinde yaşamak yerine tüm varlığa yaygın Esma manaları çıkışına iman etmesini teklif etmişti. A. H. )

Ali Bulaç

Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."

Ali Özek ve heyeti

Firavun ise şöyle demişti: "Ey ileri gelenler! Sizin için, benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak! Sonra da bana bir kule yap, belki Musa'nın ilâhına ulaşabilirim. Ben onun yalancılardan biri olduğunu zannediyorum".

Ali Rıza Safa

Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için, benden başka tanrı tanımıyorum!" dedi; "Ey Haman! Benim için ocağını yak, balçığı pişir; bana bir kule yap. Belki Musa'nın Tanrısına ulaşırım. Zaten aslında, Onun yalancı olduğundan kuşkum yok!"

Bayraktar Bayraklı

Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum. Ey Haman! Benim için çamur üzerine ateş yak; bana bir kule yap, Musa'nın tanrısına çıkayım; ama ben, onun yalancılardan olduğunu sanıyorum," dedi.

Edip Yüksel

Firavun, "Ey ileri gelenler, ben sizin için benden daha iyi bir tanrı bilmiyorum. Haman, benim için balçığın üzerinde ateş yak ve Musa'nın tanrısına ulaşabilmem için bir kule yap. Ben onun yalancı olduğunu sanıyorum" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun, 'Ey ileri gelenler, ben sizin için benden daha iyi bir tanrı bilmiyorum. Haman, benim için balçığın üzerinde ateş yakarak tuğla hazırla ve Musa'nın tanrısına ulaşabilmem için bir kule yap. Ben onun yalancı olduğuna inanıyorum,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun ise şöyle dedi: "Ben, sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum. Ey Haman, haydi benim için çamur üzerine bir ocak yak da bana bir kule yap; belki Musa'nın tanrısına çıkarım; ama ben kesinlikle onun yalan söyleyenlerden olduğunu sanıyorum."

Elmalılı Hamdi Yazır

Fir'avn ise dedi ki: Ey millet, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, haydi benim için çamura ocağı yak da ya Haman bana bir kule yap belki Musanın tanrısına muttali' olurum, maamafih ben onu her halde yalancılardan sanıyorum

Erhan Aktaş

Firavun: "Ey halkımın meleleri! dipnot 1 Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum. dipnot 2 Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak; dipnot 3 bana yüksek bir kule yap. Belki Musa'nın ilahı ile karşılaşırım. Onun yalancılardan olduğunu zannediyorum. dipnot 4 " dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    İfade kelime anlamı ile böyle olmakla birlikte Mısır firavunlarının Ahitet'e iman eden kimseler oldukları dikkate alındığında; buradaki "ilahlık", anlam olarak Firavun'un kendisini Mısır halkının ilahlarının temsilcisi olarak gördüğü anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tuğla yap.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kesinlikle biliyorum. Zan, kelime olarak tahmin, sanı anlamında değil; Cahiliye toplumunda kesinlik ifade eden, tecrübe ve gözlemle elde edilmiş bilgi anlamında kullanılan bir kelimeydi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun: "Ey halkımın meleleri! dipnot 1 Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum. dipnot 2 Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak; dipnot 3 bana yüksek bir kule yap. Belki Musa'nın ilahı ile karşılaşırım. Onun yalancılardan olduğunu zannediyorum." dipnot 4 dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    İfade sözcük anlamı ile böyle olmakla birlikte Mısır firavunlarının ahirete inanan kimseler oldukları dikkate alındığında; buradaki "ilahlık", anlam olarak Firavun'un kendisini Mısır halkının ilahlarının temsilcisi olarak gördüğü anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tuğla yap.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kesinlikle biliyorum. Zan, sözcük olarak tahmin, sanı anlamında değil; cahiliye toplumunda kesinlik ifade eden; tecrübe ve gözlemle elde edilmiş bilgi anlamında kullanılan bir sözcüktü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun: "Ey halkımın ileri gelenleri! Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum. dipnot 1 Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak dipnot 2 ; bana yüksek bir kule yap. Belki Musa'nın ilahı ile karşılaşırım. Onun yalancılardan olduğunu zannediyorum. dipnot 3 " dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İfade sözcük anlamı ile böyle olmakla birlikte Mısır firavunlarının ahirete inanan kimseler oldukları dikkate alındığında; buradaki "ilahlık", anlam olarak Firavun'un kendisini Mısır halkının ilahlarının temsilcisi olarak gördüğü anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tuğla yap.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kesinlikle biliyorum. Zan, sözcük olarak tahmin, sanı anlamında değil; cahiliye toplumunda kesinlik ifade eden; tecrübe ve gözlemle elde edilmiş bilgi anlamında kullanılan bir sözcüktü.

Gültekin Onan

Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka tanrı olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın tanrısına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."

Hasan Basri Çantay

Fir'avn dedi: "Ey ileri gelenler, ben sizin benden başka bir Tanrınız olduğunu bilmiyorum! Ey Haman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da bana büyük bir kule yap. Belki ben Musanın Tanrısına tırmanıb çıkarım! Maamafih ben onu mutlakaa yalancılardan sanıyorum ya!"

İbni Kesir

Firavun da dedi ki: Ey ileri gelenler; sizin, benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman; haydi, benim için çamurun üzerinde ateş yak da, bana büyük bir kule yap. Çıkar da belki Musa'nın tanrısını görürüm. Doğrusu onu yalancılardan sanıyorum.

Mehmet Alagaş

(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun da: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Mûsâ’nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum." dedi.

Süleyman Ateş

Fir'avn dedi ki: "Ey ileri gelenler, ben sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum, ey Haman, haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak(arak tuğla imal et de) bana bir kule yap, belki Musa'nın tanrısına çıkarım, çünkü ben onu (Musa'yı) yalancılardan sanıyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun dedi ki: "Ey devletliler! Sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyordum. Haman, benim için çamuru pişir'de bir kule yap; belki Musa'nın ilahına çıkarım. Ben gerçekten onun yalancının teki olduğunu düşünüyorum."

Şaban Britch

Firavun da: Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Hâman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Musa’nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum, dedi.

Şaban Piriş

Firavun da: -Ey ileri gelenler, sizin için benden başka ilah tanımıyorum. Ey Haman! Çamur üzerine benim için bir ateş yak ve bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına ulaşabilirim. Çünkü ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun dedi: "Ey seçkinler topluluğu! Ben sizin için benden başka bir tanrı tanımıyorum. Ey Haman! Benim için çamurun üzerinde ocağı yakıp bana bir kule yap ki Musa'nın tanrısına ulaşayım. Aslında ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And here addressed Pharaoh his peers: "O you peers of the realm", he said, "I never knew an Ilah to whom you pay reverence and veneration but myself. Therefore, bake for me O Haman -his grand vizier- the moulded bricks of clay with fire and erect for me a lofty building soaring skyward, I might find the means of mounting to the Ilah of Mussa whom I deem a great liar."

Abdul Haleem

Pharaoh said, ‘Counsellors, you have no other god that I know of except me. Haman, light me a fire to bake clay bricks, then build me a tall building so that I may climb up to Moses’ God: I am convinced that he is lying.’

Abdullah Yusuf Ali

Pharaoh said: "O Chiefs! no god do I know for you but myself: therefore, O Haman! light me a (kiln to bake bricks) out of clay, and build me a lofty palace, that I may mount up to the god of Moses: but as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!"

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "O nobles, I do not know that you have any god beside myself. dipnot 1 Haman, bake bricks out of clay and build a lofty palace for me so that I may mount up and be able to observe the god of Moses, even though I believe that Moses is a liar." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    By this Pharaoh did not, and could not, mean that he was the creator of his people and the earth and the heavens, for such a thing be uttered only by a madman. Likewise; he also did not mean that they had no other deity besides him for the Egyptians worshiped many gods, and the Pharaoh himself had been made the incarnation of the sun god. The Quran testifies that the Pharaoh himself worshiped many gods: "The chiefs of Pharaoh’s people said, Will you leave Moses and his followers free to spread disorder in the land, and to discard you and your deities?" (Surah Al-Aaraf: Ayat 127) Therefore, inevitably, the Pharaoh had not used the word “god” here for himself as a creator and deity, but as an absolute and supreme sovereign. What he meant was this: “I am the owner of this land of Egypt: I alone will rule here: My law will be the law of the land; I alone shall be accepted as the fountainhead of all commands and prohibitions here. None else is entitled to give commands in this country. Who is this Moses, who has appeared as the delegate of the Lord of the universe and is conveying orders to me as though he is the ruler and I am his subordinate?” That is why he addressed his courtiers, thus: “O people: Is not the kingdom of Egypt mine? And are not these canals flowing beneath me?” (Surah Az-Zukhruf: Ayat 51). And that is why he said to Moses (peace be upon him) again and again, “Have you come to turn us away from the faith of our forefathers so that you too may dominate over the land?” (Surah Yunus: Ayat 78). “O Moses, have you come to drive us out of our land by the power of your sorcery?” (Surah Ta-Ha: Ayat 57) “I fear he will change your religion, or cause mischief to appear in the land.” (Surah Al-Mumin: Ayat 26).
  2. metne dön, dipnot 2
    If the matter is considered from this angle it will become evident that the position of Pharaoh was no different from the position of those states which claim political and legal sovereignty independent of divine law brought by the prophets. Whether they accept a king as the fountainhead of law and commands and prohibitions, or the will of the nation, in any case as long as they stick to the position that the country will be ruled by their law and not by the Law of Allah and His Messengers, there will be no fundamental difference between their position and that of Pharaoh. It is, however, a different thing that the ignorant people curse Pharaoh but approve these as lawful. A person who understands reality will look for the spirit and sense and not merely for words and terminology. Pharaoh had used the word "god" for himself but these states use the term sovereignty in the same sense. See(E.N. 21 Surah Ta-Ha).

Aisha Bewley

Pharaoh said, ‘Council, I do not know of any other god for you apart from Me. Haman, kindle a fire for me over the clay and build me a lofty tower so that perhaps I may be able to climb up to Musa’s god! I consider him a blatant liar.’

Al-Hilali & Khan

Fir‘aun (Pharaoh) said: "O chiefs! I know not that you have an ilâh (a god) other than me. So kindle for me (a fire), O Hâmân, to bake (bricks out of) clay, and set up for me a Sarh (a lofty tower, or palace) in order that I may look at (or look for) the Ilâh (God) of Mûsâ (Moses); and verily, I think that he [Mûsâ (Moses)] is one of the liars."

Ali Quli Qarai

Pharaoh said, ‘O [members of the] elite! I do not know of any god that you may have other than me. Hāmān, light for me a fire over clay, and build me a tower so that I may take a look at Moses’ god, and indeed I consider him to be a liar!’

Amatul Rahman Omar

And Pharaoh said, `O chiefs of my court! I know for you no god other than myself. And O Hâmân! light a fire for me on (the bricks of) clay and get a high building, (high like a tower) be built for me that I may (by climbing over it) have a look at the God of Moses, for I take him to be certainly of those who tell lies.'

Arthur John Arberry

And Pharaoh said, 'Council, I know not that you have any god but me. Kindle me, Haman, a fire upon the clay, and make me a tower, that I may mount up to Moses' god; for I think that he is one of the liars.'

Bijan Moeinian

Then Pharaoh turned to his chief administrators and said: "I am your only god. You Hamaan, make me the tallest tower so that I climb up and see this God that Moses is talking about. I am sure that he has fabricated all these stories."

E. Henry Palmer

And Pharaoh said, 'O ye chiefs! I do not know any god for you except me; then set fire, O Haman! to some clay and make for me a tower, haply I may mount up to the God of Moses; for, verity, I think he is of those who lie!'

Edip-Layth

Pharaoh said, "O commanders, I have not known of any god for you other than me. Therefore, O Haman, fire up the bricks and build me a platform, so perhaps I may take a look at the god of Moses! I am certain he is a liar."

George Sale

And Pharaoh said, O princes, I did not know that ye had any other god besides me. Wherefore do thou, O Haman, burn me clay into bricks; and build me a high tower, that I may ascend unto the God of Moses: For I verily believe him to be a liar.

Hamid S. Aziz

Moses said, "My Lord is best aware of who comes with guidance from Him, and whose end shall be the best. Verily, the unjust shall not be successful."

Mahmoud Ghali

And Firaawn (Pharaoh) said, "O you chiefs, in no way do I know that you have a god other than me. So kindle me (a fire), O Haman, upon the clay, then make for me a tower, that possibly I would view the god of Mûsa; and surely I indeed expect he is one of the liars."

Marmaduke Pickthall

And Pharaoh said: O chiefs! I know not that ye have a god other than me, so kindle for me (a fire), O Haman, to bake the mud; and set up for me a lofty tower in order that I may survey the god of Moses; and lo! I deem him of the liars.

Mohamed Ahmed - Samira

The Pharaoh said: "O nobles, I am not aware of any other lord of yours but myself. So, O Haman, fire some clay (bricks) to build a tower for me that I may mount up (and see) the God of Moses; for I think he is a liar."

Muhammad Asad

Whereupon Pharaoh said: "O you nobles! I did not know that you could have any deity other than myself Well, then, O Haman, kindle me a fire for [baking bricks of] clay, and then build me a lofty tower, that haply I may have a look at the god of Moses although, behold, I am convinced that he is of those who [always] tell lies!"

Mustafa Khattab

Pharaoh declared, "O chiefs! I know of no other god for you but myself. So bake bricks out of clay for me, O  Hamân, and build a high tower so I may look at the God of Moses, although I am sure he is a liar."

Progressive Muslims

And Pharaoh said: "O commanders, I have not known of any god for you other than me. Therefore, O Haamaan, fire-up the bricks and build me a platform, so perhaps I may take a look at the god of Moses! And I am certain he is a liar."

Rashad Khalifa

Pharaoh said, "O you elders, I have not known of any god for you other than me. Therefore, fire the adobe, O Hamaan, in order to build a tower, that I may take a look at the god of Moses. I am sure that he is a liar."

Sahih International

And Pharaoh said, "O eminent ones, I have not known you to have a god other than me. Then ignite for me, O Haman, [a fire] upon the clay and make for me a tower that I may look at the God of Moses. And indeed, I do think he is among the liars."

Sam Gerrans

And Pharaoh said: “O eminent ones: I know not that you have a god other than me. So kindle thou for me, O Hāmān, upon the clay, and make thou for me a tower, that I might look upon the god of Moses; and I think him of the liars.”

Shabbir Ahmed

Pharaoh said, "O Chiefs! I did not know that you could have any god other than myself. Well, then, O Haman! Kindle me a fire for baking bricks and then build me a lofty tower so that I may have a look at the god of Moses - although, behold, I deem that he is of the liars."

Syed Vickar Ahamed

And Firon (Pharaoh) said: "O Chiefs! I do not know of any god for you except myself: Therefore, O Haman! Fire up a (large oven to make bricks) from the clay for me, and build me a high palace, so that I may climb up to the God of Musa (Moses): But as far as I know, I think (Musa) is one of the lairs!"

Taqi Usmani

And Pharaoh said (to his people,) "O courtiers, I do not recognize any god for you other than me. So kindle for me, O Hāmān, a fire on the clay (to bake bricks) and build for me a tower, so that I may look on to the God of Mūsā. I deem him to be one of the liars."

The Monotheist Group

And Pharaoh said: "O commanders, I have not known of any god for you other than me. Therefore, O Haamaan, fire-up the bricks and make for me a high platform, so perhaps I may take a look at the god of Moses; though I think he is one of the liars."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩