Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 51. ayet

Yûsuf suresi, 51. ayet. قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ إِذْ رَٰوَدتُّنَّ يُوسُفَ عَن نَّفْسِهِۦ قُلْنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِن سُوٓءٍ قَالَتِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْـَٰٔنَ حَصْحَصَ ٱلْحَقُّ أَنَا۠ رَٰوَدتُّهُۥ عَن نَّفْسِهِۦ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

ḳâle mâ ḫaṭbükünne iẕ râvettünne yûsüfe `an nefsih. ḳulne ḥâşe lillâhi mâ `alimnâ `aleyhi min sû'. ḳâleti-mraetü-l`azîzi-l'âne ḥaṣḥaṣa-lḥaḳḳ. ene râvettühû `an nefsihî veinnehû lemine-ṣṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri

Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz" dediler. Aziz'in karısı ise, "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yusuf doğru söyleyenlerdendir" dedi.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 48–54 · surenin 51. ayeti / 111

Konu Suçsuzluğun ortaya çıkması ve hazinelerin başına geçiş Yûsuf 50–57 3

  1. Yûsuf 48

    "Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek."

  2. Yûsuf 49

    "Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar."

  3. Yûsuf 50

    Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."

  4. 51

    Kral, kadınlara, "Yusuf'tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?" dedi. Kadınlar, "Haşa! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz" dediler. Aziz'in karısı ise, "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yusuf doğru söyleyenlerdendir" dedi.

  5. Yûsuf 52

    (Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.

  6. Yûsuf 53

    "Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.

  7. Yûsuf 54

    Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi. Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. Hükümdar, bunun üzerine o kadınları huzuruna getirtti: “Dedi ki: Yusuf’tan murad almak istediğiniz zaman durumunuz ne idi?” Siz onda insanı şüpheye düşürecek bir hal gördünüz mü? “Kadınlar” hep birlikte onun bu işlerden uzak olduğunu belirttiler ve: “Allah'ı tenzih ederiz; biz onun hiçbir kötülüğünü bilmiyoruz, dediler.” Az olsun, çok olsun onun bir kötülük işlediğini bilmiyoruz. Artık Yusuf’u itham etmeyi gerektiren sebep ortadan kalkmış ve geriye sadece Aziz’in karısının durumu ve onun bu konudaki kanaati kalmıştı. Bunun üzerine “Aziz’in karısı da şöyle dedi: Şimdi gerçek ortaya çıktı.” Daha önce biz onu hapse atılmasını gerektirecek şekilde itham ederken, ona kötülük isnad ederken artık gerçek açıkça ortaya çıkmış bulunuyor. “Ben ona sahip olmak istemiştim. Şüphesiz ki o” sözlerinde ve suçsuzluk iddiasında “doğru söyleyenlerdendir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hükümdar, kadınlara hitaben şöyle dedi: Sizinle birlikte o çirkin fiili yapması için hile ile Yûsuf'u arzuladığınız zaman sizin durumunuz neydi? Kadınlar hükümdara cevap olarak: Hâşâ! Yûsuf suçlanmaktadır. Vallahi biz onun bir kötülüğünü görmedik dediler. O sırada hükümdarın karısı, kendi yaptığı şeyi ikrar ederek şöyle dedi: İşte hak şimdi ortaya çıkıyor. Ben, O'nu yoldan çıkarmak istedim. O ise beni yoldan çıkarmaya yeltenmedi. Şüphesiz o (Yûsuf), benim kendisine iftira attığım şeyden beri olduğuna dair iddiasında doğru söyleyenlerdendir.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi kök: قول
  2. مَا ma neydi?
  3. خَطْبُكُنَّ hatbukunne durumunuz kök: خطب
  4. إِذْ iz zaman
  5. رَٰوَدتُّنَّ ravedtunne murad almak istediğiniz kök: رود
  6. يُوسُفَ yusufe Yusuf'un
  7. عَن an
  8. نَّفْسِهِۦ ۚ nefsihi nefsinden kök: نفس
  9. قُلْنَ kulne dediler ki kök: قول
  10. حَـٰشَ haşe haşa kök: حوش
  11. لِلَّهِ lillahi Allah için kök: اله
  12. مَا ma
  13. عَلِمْنَا alimna biz bilmiyoruz kök: علم
  14. عَلَيْهِ aleyhi onun
  15. مِن min hiçbir
  16. سُوٓءٍۢ ۚ su'in kötülüğünü kök: سوا
  17. قَالَتِ kaleti dedi kök: قول
  18. ٱمْرَأَتُ mraetu karısı da kök: مرا
  19. ٱلْعَزِيزِ l-azizi Aziz'in kök: عزز
  20. ٱلْـَٔـٰنَ l-ane işte şimdi
  21. حَصْحَصَ hashasa yerini buldu kök: حصحص
  22. ٱلْحَقُّ l-hakku hak kök: حقق
  23. أَنَا۠ ena ben
  24. رَٰوَدتُّهُۥ ravedtuhu murad almak istemiştim kök: رود
  25. عَن an
  26. نَّفْسِهِۦ nefsihi onun nefsinden kök: نفس
  27. وَإِنَّهُۥ ve innehu şüphesiz o
  28. لَمِنَ lemine
  29. ٱلصَّـٰدِقِينَ s-sadikine doğrulardandır kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوش (2 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: عزز (120 geçiş)

    Şehirde birtakım kadınlar, "Aziz'in karısı, (hizmetçisi olan) delikanlısından murad almak istemiş. Ona olan aşkı yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz onu…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    İçlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş) · Aynı kök: مرا (38 geçiş)

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Hükümdar, kadınlara) şöyle demişti: "Yusuf'un nefsinden yararlanmak istediğiniz zaman durumunuz neydi?" Onlar "Haşa! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik." demişlerdi. Aziz'in hanımı şöyle demişti: "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yûsuf 12:32'de belirtildiği gibi, Aziz'in hanımı Züleyha, bu itirafını daha önce de yani şehirli kadınlara verdiği davette dile getirmişti.

Mustafa İslamoğlu

(Kral onları toplayıp) sordu: "Sizler, bir zamanlar Yusuf'u baştan çıkarmaya çabalamakla ne elde etmeyi ummuştunuz? Onlar "Haşa!" dediler, "Allah için biz, onun aleyhine olabilecek en küçük bir kötülüğe tanık olmadık." Malum yöneticinin karısı "İşte" diye atıldı, "gerçek olanca çıplaklığıyla şimdi ortaya çıktı! Arzumu tatmin için onu baştan çıkarmaya çalışan bendim; ne ki o, hep (özüne ve sözüne) sadık kaldı.

Muhammed Esed

(Bunun üzerine Kral o kadınları çağırtıp kendilerine:) "Yusuf'un gönlünü çelmek isterken ne sağlayacağınızı umuyordunuz?" diye sordu. Kadınlar: "Allah korusun, biz o'ndan en küçük bir kötülük görmedik!" dediler. (Ve) Yusuf'un ilk efendisinin hanımı: "Artık gerçek ortaya çıktı!" diye atıldı, "Onun gönlünü çelmek isteyen bendim; o ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi!"

Ahmed Hulusi

(Melik, kadınlara) dedi ki: "Yusuf'u ayartmak istediğinizde ne yaptı?". . . "Haşa! Allah için, Onun bir kötü davranışına şahit olmadık" dediler. Aziyz'in karısı ise: "Şimdi Hak ortaya çıktı! Ben Onu ayartmak istedim. . . Muhakkak ki O (Yusuf) doğru sözlüydü!"

Ali Bulaç

(Hükümdar topladığı o kadınlara:) "Yusuf'un nefsinden murad almak istediğinizde sizin durumunuz neydi?" dedi. Onlar: "Allah için, haşa" dediler. "Biz ondan hiç bir kötülük görmedik." Aziz (Vezir)in de karısı dedi ki: "İşte şu anda gerçek orta yere çıktı; onun nefsinden ben murad almak istemiştim. O ise gerçekten doğruyu söylenlerdendir."

Ali Özek ve heyeti

(Kral kadınlara) dedi ki: Yusuf'un nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Kadınlar, Hâşâ! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik, dediler. Azizin karısı da dedi ki: «Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir.»

Ali Rıza Safa

"Yusuf'u elde etmek istediğinizde, amacınız neydi?" Dediler ki: "Allah için; kendisinden bir kötülük görmedik!" Valinin karısı, şöyle dedi: "Artık, gerçek ortaya çıktı; Onu, elde etmek istedim. Aslında, O, doğruyu söylüyor!"

Bayraktar Bayraklı

Kral kadınlara dedi ki: "Yusuf'un nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi?" Kadınlar,"Haşa! Allah için biz ondan hiçbir kötülük görmedik" dediler. Aziz'in hanımı da dedi ki: "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben, onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o, doğru söyleyenlerdendir."

Edip Yüksel

"Yusuf'u baştan çıkarmak isterken durumunuz neydi?" Kadınlar, "ALLAH korusun; biz ondan bir kötülük görmedik!" dediler. Bunun üzerine, valinin karısı şöyle dedi: "Gerçek artık ortaya çıktı. Onu ben yoldan çıkarmaya çalışmıştım. O doğru konuşuyor."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Kral kadınlara:) 'Yusuf'u baştan çıkarmak isterken durumunuz neydi?' Kadınlar, 'ALLAH korusun; biz ondan bir kötülük görmedik!,' dediler. Bunun üzerine, valinin karısı şöyle dedi: 'Gerçek artık ortaya çıktı. Onu ben yoldan çıkarmaya çalışmıştım. O doğru konuşuyor.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hükümdar o kadınlara: "Derdiniz neydi ki, o zaman Yusuf'un nefsinden murad almağa, onunla birlikte olmaya kalkıştınız?" dedi. Onlar: "Haşa, Allah için biz onun aleyhine bir kötülük bilmiyoruz!" dediler. Azizin karısı: "Şimdi gerçek ortaya çıktı; onun nefsinden ben kam almak istedim. O ise kesinlikle doğru söyleyenlerdendir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Melik, o kadınlara, derdiniz ne idi ki o vakıt Yusüfün nefsinden murad almağa kalktınız? Dedi, haşa dediler Allah için biz onun aleyhinde bir fenalık bilmiyoruz. Azizin karısı şimdi, dedi, hak tezahür etti, onun nefsinden ben kam almak istedim, o ise şeksiz şüphesiz sadıklardandır

Erhan Aktaş

Hükümdar: "Yusuf'tan murat almak istediğinizde ondan nasıl bir karşılık aldınız?" dedi. Kadınlar: "Haşa! Allah için onun bir kötülüğünü bilmiyoruz." dediler. Aziz'in hanımı: "Şimdi gerçek ortaya çıktı, ona ben sahip olmaya kalkıştım, o kesinlikle doğru söyleyenlerdendir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hükümdar: "Yusuf'tan murat almak istediğinizde ondan nasıl bir karşılık aldınız?" dedi. Kadınlar: "Haşa! Allah için onun bir kötülüğünü bilmiyoruz." dediler. Aziz'in hanımı: "Şimdi gerçek ortaya çıktı, ona ben sahip olmaya kalkıştım, o kesinlikle doğru söyleyenlerdendir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hükümdar: "Yusuf'tan murat almak istediğinizde ondan nasıl bir karşılık aldınız?" dedi. Kadınlar: "Haşa! Allah için onun bir kötülüğünü bilmiyoruz." dediler. Aziz'in hanımı: "Şimdi gerçek ortaya çıktı, ona ben sahip olmaya kalkıştım, o kesinlikle doğru söyleyenlerdendir." dedi.

Gültekin Onan

(Hükümdar topladığı o kadınlara:) "Yusuf'un nefsinden murad almak istediğinizde sizin durumunuz neydi?" dedi. Onlar: "Tanrı için, haşa" dediler. "Biz ondan hiç bir kötülük görmedik." Aziz (Vezir)in de karısı dedi ki: "İşte şu anda gerçek orta yere çıktı; onun nefsinden ben murad almak istemiştim. O ise gerçekten doğruyu söylenlerdendir."

Hasan Basri Çantay

(Padişah o kadınları toplayıb) dedi: "Yuusufun nefsinden kam almak istediğiniz zaman ne halde idiniz"?. (Kadınlar): "Haaşa, dediler, Allah için biz onun üstünde bir fenalık bilmedik". Azizin karısı da şöyle dedi: "Şimdi hak meydana çıkdı. Ben onun nefsinden murad almak istedim. O ise seksiz şübhesiz doğru söyleyenlerdendir".

İbni Kesir

Dedi ki: Yusuf'tan kam almak istediğiniz zaman ne halde idiniz? Onlar dediler ki: Haşa, Allah için biz onun bir kötülüğünü görmedik. Aziz'in karısı da şöyle dedi: Şimdi hak ortaya çıktı. Onu kendime ben ram etmek istedim. Ve o, gerçekten sadıklardandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kral, kadınlara: “Yûsuf’u arzuladığınız zaman durumunuz neydi?” dedi. Kadınlar: “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise: “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir.” dedi.

Süleyman Ateş

(Kral, kadınlara): "Yusuf'un nefsinden murad almak istediğiniz zaman durumunuz neydi?" dedi. Dediler ki: "Haşa, Allah için (doğru söylemek lazım), biz onda hiçbir kötülük görmedik!" Aziz'in karısı da: "İşte şimdi hak yerini buldu, ben onun nefsinden murad almak istemiştim. O tamamen doğrulardandır!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Kral o kadınlara dedi ki: "Yusuf'la birlikte olmak istediğinizde ne olmuştu?" Kadınlar: "(Yanlış bir şey söylemekten) Allah korusun! Biz ondan hiçbir kötülük görmedik" dediler. Vezirin karısı da şöyle dedi: "İşte şimdi bütün gerçek ortaya çıktı. Onunla birlikte olmayı ben istedim. O ise gerçekten doğru söyleyenlerdendir dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kral kadınlara dedi ki "Yusuf'u istediğinizde nasıl bir karşılık gördünüz?" Kadınlar: "Allah için o böyle şeylerden uzaktır" dediler. Onun aleyhine bir kötülük bilmiyoruz. "Vezirin karısı da şöyle dedi: "Şimdi bütün gerçek ortaya çıktı. Ondan murat almak isteyen bendim. O gerçekten dürüst bir kişidir."

Şaban Britch

(Hükümdar kadınlara): Yusuf’un nefsine yaklaşmak istediğiniz zaman durumunuz neydi? dedi. Kadınlar: Haşa, Onun bir kötülüğünü görmedik, dediler. Aziz'in karısı: Şimdi gerçek ortaya çıktı. Onu isteyen bendim. O, tamamen doğrulardandır.

Şaban Piriş

(Hükümdar kadınlara): -İsteklerinizle Yusuf'a ısrar ettiğiniz zaman durumunuz neydi? dedi. Kadınlar: -Haşa, Onun bir kötülüğünü görmedik, dediler. Vezirin karısı: -Şimdi gerçek anlaşıldı. Nefsine uyan bendim. O, tamamen doğrulardandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kral dedi: "Yusuf'un nefsinden murat almak istediğinizde, derdiniz ne idi?" Dediler ki: "Allah şahit, biz onun hiçbir kötülüğünü bilmiyoruz." Aziz'in karısı dedi ki: "İşte şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onunla gönül eğlendirmek istemiştim. O, özü sözü doğru insanlardandı."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then did the king summon the women and question them. He asked: "What was your purpose and intention when you tried to solicit Yusuf?" They said: "Allah forbid, we have never known him to be morally depraved". The court official's wife, now being brought to her senses said: "Now that the truth transpired, it was I who solicited him and he has indeed been telling the truth."

Abdul Haleem

The king asked the women, ‘What happened when you tried to seduce Joseph?’ They said, ‘God forbid! We know nothing bad of him!’ and the governor’s wife said, ‘Now the truth is out: it was I who tried to seduce him- he is an honest man.’

Abdullah Yusuf Ali

(The king) said (to the ladies): "What was your affair when ye did seek to seduce Joseph from his (true) self?" The ladies said: "Allah preserve us! no evil know we against him!" Said the 'Aziz's wife: "Now is the truth manifest (to all): it was I who sought to seduce him from his (true) self: He is indeed of those who are (ever) true (and virtuous).

Abul A'la Maududi

Thereupon the king asked the women: dipnot 1 "What happened when you sought to tempt Joseph?" They said: "Allah forbid! We found no evil in him." The chief's wife said: "Now the truth has come to light. It was I who sought to tempt him. He is indeed truthful." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As regards to the way in which this inquiry was held, it is just possible that the king might have summoned the women to his presence or gotten their evidence through a trusted officer of his court.
  2. metne dön, dipnot 2
    The inquiry and the evidences must have helped to pave the way for Prophet Joseph’s rise in the land by concentrating the public attention on him, especially under the circumstances when the inquiry had been demanded by him. He had interpreted the dream of the king, when all the wise men, sooth sayers and the magicians had failed. Then he had refused to quit prison even though the king himself had ordered that he should be brought before him, and, instead of this, demanded an inquiry of the matter which had been the cause of his imprisonment. Naturally this thing would have filled the people with wonder and they would have been looking eagerly for the result of the inquiry. Thus it can be imagined how the evidences and the result of the inquiry raised his prestige so high that the king and his courtiers declared that he was the only fit person to save the country from the coming calamity. It is no wonder, then, that Prophet Joseph proposed that all the resources of the land should be placed in his hands, and the king accepted this proposal as soon as it was made. For, had it been merely the matter of the interpretation of a dream, the most he would have deserved was some reward and his release from prison. But he could not have said: Place the resources of the land in my hands, and the king would not have readily acceded to his proposal and given him all the powers in the land, as is contained in (Ayats 55-56), and confirmed by the Bible and the Talmud.

Aisha Bewley

He said, ‘What was this past affair of yours when you solicited Yusuf?’ Then they said ‘Allah forbid! We know no bad of him. ’ The governor’s wife then said, ‘The truth has now emerged. Indeed I tried to seduce him then and he has simply told the honest truth.

Al-Hilali & Khan

(The King) said (to the women): "What was your affair when you did seek to seduce Yûsuf (Joseph)?" The women said: "Allâh forbid! No evil know we against him!" The wife of Al-‘Azîz said: "Now the truth is manifest (to all); it was I who sought to seduce him, and he is surely of the truthful."

Ali Quli Qarai

The king said, ‘What was your business, women, when you solicited Joseph?’ They said, ‘Heaven be praised! We know of no evil in him. ’ The prince’s wife said, ‘Now the truth has come to light! It was I who solicited him, and he is indeed telling the truth.’

Amatul Rahman Omar

(The king then sent for the ladies and to them) he said, `What was that important matter (in reality) that you had in view when you sought to seduce Joseph against his will?' They said, `He kept away (from committing sin) for the sake of Allâh. We did not perceive the least evil (intention) on his part.' The wife of the `Azîz said, `Now the truth has come to light (at last). It was I who sought to seduce him against his will and most surely he is of the truthful.'

Arthur John Arberry

'What was your business, women,' he said, 'when you solicited Joseph?' 'God save us!' they said. 'We know no evil against him.' The Governor's wife said, 'Now the truth is at last discovered; I solicited him; he is a truthful man.

Bijan Moeinian

The king asked the women about the incidence. They all said: "God have mercy on us; we found not a bit of evil in Joseph. When it came to the woman who had accused him at first place, she said: “Now that the truth has sipped out, I confess that it was I who tried to seduce him. He is indeed a virtuous man."

E. Henry Palmer

He said, 'What was your design when ye desired Joseph for his person?' They said, 'God forbid! we know no bad of him. ' Said the wife of the prince, ' Now does the truth appear! I desired him for his person and, verily, he is of those who tell the truth.'

Edip-Layth

He said, "What is your plea that you tried to seduce Joseph from himself?" They said, "God forbid that we would do any harm to him." The wife of the Governor said, "Now the truth must be known, I did seek to seduce Joseph from himself and he is of the truthful ones…"

George Sale

And when the women were assembled before the king, he said unto them, what was your design, when ye solicited Joseph to unlawful love? They answered, God be praise! We know not any ill of him. The nobleman's wife said, now is the truth become manifest: I solicited him, to lie with me; and he is one of those who speak truth.

Hamid S. Aziz

Then the king (after he had been told) said, "Bring him (Joseph) unto me. " And when the messenger came unto him, Joseph said, "Return to your Lord, and ask him, what is the state of mind of the women who cut their hands? Verily, my lord knows their guile."

Mahmoud Ghali

He said, (i. e., the king said to the women) "What was your concern as you solicited Yûsuf?" They said, " Allah forbid! In no way do we know any odious (deeds) against him." The wife of the governor (Literally: the ever-mighty Al-Aîz) said, "Now the truth has come to light; I did solicit him; and surely he is indeed one of the sincere.

Marmaduke Pickthall

He (the king) (then sent for those women and) said: What happened when ye asked an evil act of Joseph? They answered: Allah Blameless! We know no evil of him. Said the wife of the ruler: Now the truth is out. I asked of him an evil act, and he is surely of the truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

The king asked the women: "What was the affair of seducing Joseph?" "God preserve us, " they said; "we know no evil against him. " The wife of the minister said: "The truth has now come out. It was I who desired to seduce him, but he is indeed a man of virtue." --

Muhammad Asad

[Thereupon the King sent for those women; and when they came, ] he asked: "What was it that you hoped to achieve when you sought to make Joseph yield himself unto you?" The women answered: "God save us! We did not perceive the least evil [intention] on his part!" [And] the wife of Joseph's former master exclaimed: "Now has the truth come to light! It was I who sought to make him yield himself unto me - whereas he, behold, was indeed speaking the truth!"

Mustafa Khattab

The King asked ˹the women˺, "What did you get when you tried to seduce Joseph?" They replied, “Allah forbid! We know nothing indecent about him.” Then the Chief Minister’s wife admitted, “Now the truth has come to light. It was I who tried to seduce him, and he is surely truthful.

Progressive Muslims

He said: "What is your plea that you tried to seduce Joseph from himself" They said: "God forbid that we would do any harm to him. " The wife of the Governor said: "Now the truth must be known, I did seek to seduce Joseph from himself and he is of the truthful ones."

Rashad Khalifa

(The king) said (to the women), "What do you know about the incident when you tried to seduce Joseph?" They said, "GOD forbid; we did not know of anything evil committed by him." The wife of the governor said, "Now the truth has prevailed. I am the one who tried to seduce him, and he was the truthful one.

Sahih International

Said [the king to the women], "What was your condition when you sought to seduce Joseph?" They said, "Perfect is Allah ! We know about him no evil. " The wife of al-'Azeez said, "Now the truth has become evident. It was I who sought to seduce him, and indeed, he is of the truthful.

Sam Gerrans

Said he: “What was the case of you women when you sought to lure Joseph away from his soul?” They said: “God forbid! We know no evil against him.” Said the wife of the Governor: “Now the truth is manifest: I sought to lure him away from his soul, and he speaks the truth.

Shabbir Ahmed

The King sent for those women, and asked them, "What happened when you tried to seduce Joseph?" They answered, "Good Lord! We found no evil in him. " The wife of the governor (Zelicha) couldn't hold back, "Now the truth is out. I was the one at fault and he is surely truthful."

Syed Vickar Ahamed

(The king) said (to the ladies): "What was your affair when you wanted to seduce Yusuf (Joseph) from his (true) self?" The ladies said: "Allah save us! We know of no evil against him! The ‘Aziz's wife said: "Now the truth is clear (to all): It was I who wanted to seduce him from his (true) self: He is surely from those who are (always) true (and noble).

Taqi Usmani

He (the king) said, "What was your case, O women, when you seduced Yūsuf?" They said, “God forbid, we know of no evil in him.” The governor’s wife said, “Now the truth has come to light. I did seduce him, and he is surely truthful.”

The Monotheist Group

He said: "What is your plea that you tried to seduce Joseph from himself?" They said: "God be sought! We know of no evil on his part." The wife of the governor said: "Now the truth must be known, I did seek to seduce Joseph from himself and he is of the truthful ones."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩