Mâide suresi · 51–56. ayetler

Dost edinme ve Allah'ın taraftarları

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mâide suresi, 51. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 51. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Diyanet İşleri

    Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin! dipnot 1 (Zira) onlar, birbirinin dostudurlar. dipnot 2 İçinizden onları dost edinen kişi şüphesiz ki onlardan olmuş olur. Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki mesaj Mâide 5:57. ayetle birlikte okunmalıdır. Kastedilen "dostluk yasağı"ndaki kişiler İslam'ı alay ve oyun edinenlerdir. Kaldı ki dost edinmemek ilişkiyi tamamen kesmek değildir. Yahudi, hristiyan veya başka inançlara mensup kişilerle insani ilişkiler, alış-veriş vs. konularda iletişimde bulunmak yasaklanmamaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada kastedilen, yahudilerin de hristiyanların da kendi aralarındaki gerçek olmayan sözde dostluğudur.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları müttefik edinmeyin! Onlar birbirlerinin müttefikidir. Sizden her kim onları müttefik edinirse, o onlardan olur. Şüphesiz Allah zulme gömülmüş bir topluma rehberliğini bahşetmez.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin: Onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdır. Ve hanginiz onları dost edinirse kesinlikle onlardan olur: Bilin ki Allah böyle zalimlere doğru yolu göstermez!

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Yahudileri ve Hristiyanları hami - dostlar edinmeyin. . . Onlar birbirlerinin dostu - hamisidirler. . . Sizden kim onları hami - dost edinirse, muhakkak ki o da, onlardandır. . . Muhakkak ki Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez (nefsine zulmedenlere hakikati yaşatmaz)!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden her kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğuna hidâyet etmez. (onları doğru yola iletmez).

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Yahudileri ve Nasranileri dost edinmeyin; onlar, birbirlerinin dostudur. Kim onları dost edinirse, kesinlikle onlardan olur. Kuşkusuz, Allah, haksızlık yapan bir toplumu doğru yola eriştirmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz. Çünkü onlar sadece birbirlerinin dostudurlar. İçinizden kim onları vekil edinirse onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna doğru yolu göstermez.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. ALLAH zalim toplumu doğru yola iletmez. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Elli birinci ayette kendileriyle dost olmamız yasaklanan kitap halkının nitelikleri 5:57 ayetinde açıklanıyor. Kitap halkının arasında iyiler de var (3:113). Kitap halkının yemeği yenir, kızlarıyla evlenilir. 5:57 ve 60:8-9 ayetleri, diğer insanlar ve toplumlarla olan ilişkilerimizde bize temel ilkeleri verir. 5:69 ayeti bu konuda aydınlatıcıdır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. ALLAH zalim toplumu doğru yola iletmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, yahudilerle hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden her kim onlara yardaklık ederse, muhakkak o da onlardandır. Allah ise zulmedenleri doğru yola çıkarmaz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Yehud ile Nesarayı yar tutmayın, onlar ancak birbirlerinin yaranıdırlar, içinizden her kim onlara yardaklık ederse muhakkak onlardan ma'duddur, Allah ise zulm edenleri doğru yola çıkarmaz

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Yahudileri ve Nesara'yı dipnot 1 veliler dipnot 2 edinmeyin. Onlar, birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları mütevelli edinirse, kuşkusuz o, onlardandır. Kuşkusuz, Allah, zalim topluma hidayet dipnot 3 etmez.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hıristiyanları.
    2. metne dön, dipnot 2
      Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Doğru yolu göstermez. Hidayet, güzel, yumuşak bir şekilde yol göstermek; işaret etmek şeklinde yol göstermek. Gerçeğe ve doğruya ulaşmak, hakikatle buluşmak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veliler dipnot 1 edinmeyin. Onlar, birbirlerinin velileridir. dipnot 1 Sizden kim onları mütevelli dipnot 1 edinirse, kuşkusuz o, onlardandır. Kuşkusuz, Allah, zalim topluma hidayet etmez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları evliya dipnot 1 edinmeyin. Onlar, birbirlerinin evliyasıdır. dipnot 2 Sizden kim onları mütevelli dipnot 3 edinirse, kuşkusuz o, onlardandır. Kuşkusuz, Allah, zalim topluma hidayet etmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mü'minlere karşı faaliyette yer alanları müttefik edinmeyin; onlarla ittifak etmeyin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Müttefikidir. İşbirlikçisidir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yönetici, koruyucu, işbirlikçi.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Yahudi ve Hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirinin dostudur. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Kuşkusuz Tanrı zalimler topluluğuna hidayet vermez.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Yahudileri de, Nasranileri de kendinize yar (ve üstünüze haakim) edinmeyin. Onlar (ancak) birbirinin yaranıdırlar içinizden kim onları dost (ve haakim) edinirse o da onlardandır. Şübhesiz Allah o zaalimler güruhuna muvaffakıyyet vermez.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim ki, onları dost edinirse; o da, onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.

    Mehmet Alagaş

    (51-53) Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin, sizler birbirinizin dostusunuz, her kim sizden yüz çevirirse onlardandır, muhakkak ki Allah, zalim kavmi yola iletmez. Kalpleri hastalıklı olanları onlar içine (karışmak için) koştuklarını görürsün, gün olur başımıza felaketin gelmesinden / tekrar iktidara gelmelerinden çekiniyoruz diyorlar, belki de Allah, bir fetih getirir yahut yanından bir emir verir de içlerinde gizledikleri ortaya çıkar ve pişman olurlar. İman edenler derler ki, Allah’a var güçleri ile sizinle beraber olduklarına dair yemin edenler işte bunlar mı? onların amelleri boşa çıktı, hasara uğramış halde sabahladılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey İman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, yahudileri ve hıristiyanları veliler edinmeyin! Onlar, birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları kendine veli yaparsa, o onlardandır. Şüphesiz Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Yahudileri ve Hristiyanları veliler /yakın dostlar edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir dipnot 1 . Sizden kim onları veli edinirse o da onlardandır. Allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bize karşı birbirlerine destek verirler ama kendi aralarında bitmez tükenmez düşmanlıkları vardır (Maide 5/14 ve 64).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler (müminler)! Yahudileri ve Hristiyanları dost (veli) bilmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.

    Şaban Britch

    Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

    Şaban Piriş

    - Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veli / dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli kabul ederse o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları gönül dostları edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları gönül dostu edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

  2. Mâide suresi, 52. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 52. ayet. فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَٰدِمِينَ

    Diyanet İşleri

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

    Mehmet Okuyan

    Kalplerinde hastalık bulunanların "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir zafer veya katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "İşlerin ters gidip başımıza bir şey gelmesinden korkarız" diyerek, ötekilerin işine yarayacak bir tavır sergilemekte yarıştıklarını görürsün. Belki Allah bir zafer verir ya da O'nun katından bir talimat gelir de, içlerinde sakladıkları düşüncelerden dolayı vicdan azabı çekmeye başlarlar.

    Muhammed Esed

    Ve kalplerinde hastalık olanların, (kendi kendilerine) "Şansımızın kötü gitmesinden korkuyoruz!" diyerek onların işine yarayan bir tavır sergilemekte yarıştıklarını görebilirsin. Ama Allah, (müminler için) büyük bir başarı takdir ettiğinde yahut kendi planının (başka) bir tezahürünü gerçekleştirdiğinde o (kararsız)lar, kendi içlerinde gizlice barındırdıkları düşüncelerden dolayı vicdan azabı duymaya başlarlar.

    Ahmed Hulusi

    Sağlıklı düşünemeyenlerin (münafıkların), "Olayların akışının bizim aleyhimize dönmesinden korkuyoruz" diyerek, onların (Yahudi ve Nasaranın) arasına süratle daldıklarını görürsün. . . Umulur ki Allah, açıklık veya (HU) indinden bir hüküm getirir de, (onlar) içlerinde sakladıklarından (nifaktan) pişmanlık duyarlar.

    Ali Bulaç

    İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Kalplerinde bir hastalık bulunan (münafık) ların "Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz" diyerek (Yahudilerin) arasında koşuştuklarını görürsün. Fakat mümkündür ki, Allah, kendi katından bir zafer, yahut bir emir getirir de, onlar da, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

    Ali Rıza Safa

    Yüreklerinde sayrılık olanların, "Başımıza bir yıkım gelmesinden korkuyoruz!" diyerek, onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah, bir utku veya Kendi katından bir buyruk getirir; içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "Bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah, fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar, içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Edip Yüksel

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında dolanıp durduklarını göreceksin. Olur ki ALLAH, zaferi veya kendi tarafından bir emri getirir de, içlerinde gizledikleri düşüncelerinden dolayı pişman olurlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kalplerinde hastalık bulunanların, 'Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz,' diyerek onların arasında dolanıp durduklarını göreceksin. Olur ki ALLAH, zaferi veya kendi tarafından bir emri getirir de, içlerinde gizledikleri düşüncelerinden dolayı pişman olurlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için yüreklerinde münafıklık derdi olanların: "Ne yapalım, başımıza tersine bir devrin gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine koşup durduklarını görürsün. Umulur ki, Allah, yakında o zaferi getirir veya katından bir emir buyurur da içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için yüreklerinde nifak ılleti olanları görürsün ki onların içine koşar dururlar ne yapalım tersine bir devrin başımıza dönmesinden korkuyoruz derler, me'mul ki Allah yakında o fethi veya nezdi İlahisinden bir emir ihsan ediverir de nefislerinde gizlediklerine pişman olurlar

    Erhan Aktaş

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

    Gültekin Onan

    Kalplerinde hastalık olanların "zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize / bizi çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çaba harcadıklarını / çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Tanrı, bir fetih veya katından bir buyruk getirecek de, onlar nefslerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    İşte kalblerinde bir (nifak) maraz (ı) bulunan kimselerin "Felaketin bize (dönüb) çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında koşuşduklarını görüyorsun. Belki Allah feth (-ü zafer) veya kendi katından bir emir getirecek de onlar, yüreklerinde gizledikleri şey'e karşı peşiman kimseler olacaklardır.

    İbni Kesir

    Kalblerinde hastalık olanların; bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah, fetih verir veya katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizlediklerinden dolayı pişman olurlar.

    Mehmet Alagaş

    (51-53) Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin, sizler birbirinizin dostusunuz, her kim sizden yüz çevirirse onlardandır, muhakkak ki Allah, zalim kavmi yola iletmez. Kalpleri hastalıklı olanları onlar içine (karışmak için) koştuklarını görürsün, gün olur başımıza felaketin gelmesinden / tekrar iktidara gelmelerinden çekiniyoruz diyorlar, belki de Allah, bir fetih getirir yahut yanından bir emir verir de içlerinde gizledikleri ortaya çıkar ve pişman olurlar. İman edenler derler ki, Allah’a var güçleri ile sizinle beraber olduklarına dair yemin edenler işte bunlar mı? onların amelleri boşa çıktı, hasara uğramış halde sabahladılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Süleyman Ateş

    Kalblerinde hastalık bulunanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz!" diyerek onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar, içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Kalplerinde hastalık olanların, "durumun aleyhimize dönmesinden korkuyoruz" diyerek Yahudi ve Hristiyanların arasında koşuştuğunu görürsün dipnot 1 . Belki Allah, bir fetih nasip eder veya kendi katından yeni bir durum ortaya çıkarır da içlerinde sakladıkları şeyden pişmanlık duyarlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onlardan korunma ihtiyacı olduğunda yakın dost gibi davranılabildiği için (Al-i İmran 3/28) öyle diyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kalplerinde hastalık olanların, onların arasında koşuştuğunu görürsün; "Çepeçevre kuşatılmaktan korkuyoruz" derler. Bakarsın Allah, hastalıklarını açığa çıkarır veya katından bir iş meydana getirir de içlerinde gizledikleri şeylerden dolayı pişman olurlar.

    Şaban Britch

    Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Şaban Piriş

    Kalplerinde hastalık olanların: -Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kalplerinde hastalık olanların, "Başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine daldıklarını görürsün. Olabilir ki Allah, bir fetih yahut katından bir buyruk getirir de bunu yapanlar, benliklerinde sakladıkları şeye pişmanlık duyar hale gelirler.

  3. Mâide suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 53. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَهَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ إِنَّهُمْ لَمَعَكُمْ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَأَصْبَحُوا۟ خَٰسِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır.

    Mehmet Okuyan

    İman edenler "Bunlar mıdır (bize gelip de) ‘Şüphesiz ki sizinle beraberiz!' diye bütün güçleriyle yemin edenler?" diyecekler. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir de kaybedenlerden olmuşlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    İman edenler de (birbirlerine) derler ki: "Var güçleriyle, sizinle beraber olacaklarına dair yemin edenler bunlar mı? Onların bütün çabaları boşa gitmiştir; sonuçta kaybeden onlar olmuştur."

    Muhammed Esed

    Oysa imana erenler, (birbirlerine), "Sizinle birlikte olacaklarına dair kararlı şekilde Allaha yemin edenler bu kişiler midir? Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir, çünkü onlar ziyandadır!" derler.

    Ahmed Hulusi

    İman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına, bütün güçleriyle Allah adına yemin edenler bunlar mı?" Yaptıkları boşa gitmiştir; hüsrana uğrayanlar olmuşlardır.

    Ali Bulaç

    İman edenler: "Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Allah'a yemin edenler bunlar mıdır? Onların bütün yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, böylece hüsrana uğrayanlar olmuşlardır." derler.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edenler ise, "Sizinle beraber olduklarına dair, Allah'a bütün güçleriyle yemin edenler bunlar mı?" derler. Onların bütün amelleri boşa gitmiş ve kendileri de kaybedenlerden olmuşlardır.

    Ali Rıza Safa

    İnanca çağırılanlar, şöyle derler: "Sizinle kesinlikle birlikte olduklarına ilişkin, tüm güçleriyle, Allah'ın üzerine yemin edenler gerçekten bunlar mı?" Onların yaptıkları boşa gitmiş; böylece yitime uğramışlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    O zaman iman edenler, "Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle yemin edenler?" diyeceklerdir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir de kaybedenlerden olmuşlardır.

    Edip Yüksel

    O zaman iman edenler, "Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle ALLAH adına yemin edenler bunlar mı" diyecek. Çabaları boşa çıkmış ve zarar etmişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O zaman inananlar, 'Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle ALLAH adına yemin edenler bunlar mı,' diyecek. Çabaları boşa çıkmış ve zarar etmişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edenler de: "O sizinle birlikte olduklarına dair Allah'a olanca güçleriyle yemin edenler şunlar mı? Onların bütün çabaları boşa gitti de en büyük zarara uğradılar." derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mü'minler de ha, derler: Şunlar mı o, sizinle beraber olduklarına olanca yeminleriyle Allaha yemin edenler?, bütün çabaladıkları boşuna gitti de husran içinde kaldılar

    Erhan Aktaş

    İman Edenler şöyle derler: "Bütün yeminleri dipnot 1 ile senin yanında olacaklarına dair Allah'a yemin edenler bunlar mı?" İşte onların yaptığı bütün işler boşa gitti. Ve hüsrana uğrayanlar oldular.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güçleri ile.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edenler şöyle derler: "Bütün yeminleri dipnot 1 ile senin yanında olacaklarına dair Allah'a yemin edenler bunlar mı?" İşte onların yaptığı bütün işler boşa gitti. Ve hüsrana uğrayanlar oldular.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güçleri ile.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman edenler şöyle derler: "Bütün güçleri ile senin yanında olacaklarına dair yemin edenler bunlar mı? İşte onların yaptığı bütün işler boşa gitti. Ve hüsrana uğrayanlar oldular.

    Gültekin Onan

    İnananlar dedi ki: "Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Tanrı'ya yemin edenler bunlar mıdır? Onların bütün yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, böylece hüsrana uğrayanlar olmuşlardır."

    Hasan Basri Çantay

    İman edenler de diyecek (ler) ki: "Her halde sizinle berabe olduklarına dair (zaman zaman) yeminlerini te'kide çalışarak Allaha and içenler bunlar mı? Onların bütün yapdıkları boşuna gitmiş, bu suretle onlar en büyük zarara uğrayan (insan) lar olmuşlardır".

    İbni Kesir

    Aman edenler derler ki: Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle Allah'a yemin edenler bunlar mıdır? Amelleri boşa gitmiş ve hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.

    Mehmet Alagaş

    (51-53) Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin, sizler birbirinizin dostusunuz, her kim sizden yüz çevirirse onlardandır, muhakkak ki Allah, zalim kavmi yola iletmez. Kalpleri hastalıklı olanları onlar içine (karışmak için) koştuklarını görürsün, gün olur başımıza felaketin gelmesinden / tekrar iktidara gelmelerinden çekiniyoruz diyorlar, belki de Allah, bir fetih getirir yahut yanından bir emir verir de içlerinde gizledikleri ortaya çıkar ve pişman olurlar. İman edenler derler ki, Allah’a var güçleri ile sizinle beraber olduklarına dair yemin edenler işte bunlar mı? onların amelleri boşa çıktı, hasara uğramış halde sabahladılar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Müminler: "Sizinle beraber olduklarına var güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?" derler. Onların amelleri boşa gitmiş ve hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.

    Süleyman Ateş

    (O zaman) inananlar, "Bunlar mı o, bütün güçleriyle sizinle beraber olduklarına yemin edenler?" derler. Bütün çabaları boşa çıkmış, kaybedenlerden olmuşlardır.

    Süleymaniye Vakfı

    (O zaman) Müminler şöyle derler: "Kesinlikle sizin yanınızdayız, diye var güçleriyle Allah'a yemin edenler bunlar mı?" Artık onların bütün yaptıkları boşa çıkmış ve hüsrana uğramışlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (O zaman) Müminler derler ki "Bunlar mı bizimle dipnot 1 birlikte olduklarına dair Allah'a yemin edip duranlar?" Onların emekleri boşa gider ve hüsrana düşerler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki ifade "sizinle" olduğu halde, bizimle diye tercüme edilmiştir. Sebebi Türkçede böyle ifade edilmesidir.

    Şaban Britch

    Müminler: "Sizinle beraber olduklarına var güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıdır?" derler. Onların amelleri boşa gitmiş ve hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.

    Şaban Piriş

    Müminler: -Sizinle beraber olduklarına var güçleriyle Allah'a yemin edenler bunlar mıdır? derler, onların çalışmaları boşa gitmiş ve kaybedenler olmuşlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edenler derler ki: "Şunlar mıdır o tüm güçleriyle sizinle beraber olduklarına yemin edenler?" Bütün amelleri boşa çıkmıştır da hüsrana uğrayanlardan oluvermişlerdir.

  4. Mâide suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 54. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَن يَرْتَدَّ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَسَوْفَ يَأْتِى ٱللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُۥٓ أَذِلَّةٍ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ يُجَٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَآئِمٍ ذَٰلِكَ فَضْلُ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, dipnot 1 (bilsin ki) Allah kendilerini sevdiği, onların da O'nu (Allah'ı) sevdiği, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, dipnot 2 (ayrıca) Allah yolunda cihad eden (fedakârlık yapan) ve kınayanın kınamasından korkmayan bir topluluk getirecektir. dipnot 3 Bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine (layık olana) verir. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:217 ve Muhammed 47:38. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Söz konusu ayetlerden de anlaşıldığı üzere, fiili bir savaşa girişmedikleri sürece dinden dönenlere herhangi bir ceza verilemez. Onlar yeniden kazanılsın diye çalışılmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Fetih 48:29. ayetle birlikte okunmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:133; En‘âm 6:133; Tevbe 9:39; Hûd 11:57; İbrâhîm 14:19; Fâtır 35:16; Muhammed 47:38.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! İçinizden her kim dininden dönerse, iyi bilsin ki Allah zaman içerisinde onun yerine başka bir topluluk getirir; O onları sever, onlar da O'nu; mü'minlere karşı alçakgönüllü, kafirlere karşı onurlu davranırlar; Allah yolunda tüm çabalarını sergiler, kınayacak olanın da kınamasından korkmazlar: İşte bütün bu özellikler Allah'ın isteyene bahşetmeyi dilediği lutfudur. Zira Allah engin (lütuf) sahibidir, her şeyi ayrıntısıyla bilendir.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Eğer imanınızı kaybederseniz, Allah, zaman içinde (sizin yerinize) Onun sevdiği ve Onu seven insanlar geçirecektir; müminlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurlu; Allah yolunda üstün çaba gösteren ve kendilerini kınayabilecek kimselerin kınamasından korkmayan (insanlar): Bu, Allahın dilediğine bağışladığı lütfudur. Allah (lütfunda) sınırsızdır ve her şeyi bilendir.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah (onun yerine) öyle bir topluluk getirir ki, (O) onları sever, (onlar da) O'nu severler. . . İman edenlere karşı alçak gönüllü, hakikati inkar edenlere karşı onurludurlar. (Onlar) hiçbir kınayanın kınamasından korkmaksızın, Allah uğruna mücahede ederler. . . Bu Allah'ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. . . Allah Vasi'dir, Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu', Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! İçinizden her kim, dîninden dönerse, (böylelerine karşı) Allah, öyle bir kavim getirir ki, kendisi onları sever, onlar da Allah'ı severler; mü'minlere, karşı yumuşak, kâfirlere karşı güçlüdürler. Allah yolunda savaşırlar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın dilediğine verdiği bir fazilettir. Allah, ihsanı bol, her şeyi hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Aranızdan kim dininden dönerse, Allah, O'nun sevdiği ve O'nu seven bir toplum getirecektir. İnananlara karşı alçakgönüllü; nankörlük edenlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah'ın yolunda çaba gösterirler ve kınayanların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın lütfudur; onu, dilediğine verir. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirecek ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever. Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler; hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah lütfunda sınırsızdır ve her şeyi bilendir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar, kim dininden dönerse şunu bilsin: ALLAH sevdiği bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. Gerçeği onaylayanlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve pektirler. ALLAH yolunda cihat ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu, ALLAH'ın lütfudur; onu dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar, kim dininden dönerse şunu bilsin: ALLAH sevdiği bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. İnananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve pektirler. ALLAH yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu, ALLAH'ın lütfudur; onu dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, içinizden kim dininden dönerse, duysun: Allah onların yerine, kendisinin sevdiği, onların da kendisini seveceği, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kafirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda savaşan, dil uzatanın kınamasından korkmayan bir kavim getirir. İşte o, Allah'ın bir lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol, herşeyi bilendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! İçinizden kim dininden dönerse duysun: Allah onun yerine öyle bir kavm getirecek ki Allah onları sever, onlar Allahı severler, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kafirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda mücahede ederler, dil uzatanın levminden korkmazlar, işte o Allahın fazlıdır, onu dilediğine verir, ve Allah vasi'dir, alimdir

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Sizden kim dininden dönerse dipnot 1 bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; Mü'minlere karşı alçak gönüllü, Kafirlere karşı izzetli, dipnot 2 Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir halk getirir. İşte bu Allah'ın fazlıdır dipnot 3 ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mürted olursa. Geleneksel İslam'ın fıkıh kayklarında yer alan, "mürted olanın öldürülmesi" hükmü kesinlikle Kur'an'a aykırı bir düşüncedir. Dinde zorlama yoktur. Rabb'imiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen küfreder. Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse dipnot 1 bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; Müminlere karşı alçak gönüllü, Kafirlere karşı izzetli, dipnot 2 Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir halk getirir. İşte bu Allah'ın fazlıdır dipnot 3 ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mürted olursa. İslam inancında yer alan, "mürted olanın öldürülmesi" görüşü kesinlikle Kur'an'a aykırı bir düşüncedir. Dinde zorlama yoktur. Rabb'imiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen küfreder. Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse dipnot 1 bilsin ki Allah, Kendisinin onları sevdiği ve onların da O'nu sevdiği; müminlere karşı alçak gönüllü, gerçeği yalanlayan nankörlere karşı izzetli, dipnot 2 Allah yolunda cihad eden, kınayıcının kınamasından korkmayan bir toplum getirir. İşte bu Allah'ın fazlıdır dipnot 3 ki o fazlı dilediğine verir. Ve Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mürted olursa. İslam inancında yer alan, "mürted olanın öldürülmesi" görüşü kesinlikle Kur'an'a aykırı bir düşüncedir. Dinde zorlama yoktur. Rabb'imiz, kullarına dilediğini seçme hakkı vermiştir. Dileyen iman eder, dileyen küfreder. Esas küfür, zorla dindar edilmek veya zorla dinden döndürülmektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç.
    3. metne dön, dipnot 3
      Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Tanrı (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisini sevdiği, inançlılara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu', Tanrı yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Tanrı'nın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Tanrı (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, içinizden kim dininden dönerse Allah — mü' minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve zorlu, kendisinin onları seveceği, onların da kendisini seveceği — bir kavm getirir ki onlar Allah yolunda savaşırlar ve hiç bir kınayanın kınamasından (dedi kodusundan) çekinmezler. Bu, Allahın lutf-ü inayetidir ki onu kime dilerse ona verir. Allah ihsanı bol olan, en çok bilendir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; içinizden her kim, dininden dönerse; Allah'ın sevdiği ve onların da O'nu sevdikleri, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı zorlu bir kavim getirir. Allah yolunda cihad ederler, hiç bir yerenin yermesinden korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur. O'nu dilediğine verir. Allah; Vasi'dir, Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (54) Ey iman edenler sizden kim din değiştirirse / mürted olursa ilerde Allah öyle bir topluluk getirir ki , onları sever, onlar da O’nu / Allah’ı severler, müminlere karşı alçalırlar, kafirlere karşı onurlu / izzetli olurlar, Allah’ın yolunda gayret gösterirler / cihat ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar, işte bu Allah’ın maddi ve manevi hazinesidir / erdemidir onu istediği kişiye verir, Allah kapsamı geniştir, bilendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah (lütfu) geniştir, her şeyi bilendir.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allah'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki, daha sonra Allah bir topluluk getirir. Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Müminlere alçak gönüllü, kafirlere karşı dik duruşlu olur; Allah yolunda cihad eder /ellerinden geleni yapar dipnot 1 ve kınayanın kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın lütfudur; onu, gereğini yapana dipnot 2 verir. Allah, imkanları geniş olan ve daima bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz Maide 5/17. ayetin dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler! Sizden kim dininden dönerse Allah, çok geçmeden onların yerine sevdiği bir topluluk getirir; onlar da O'nu severler. İnanıp güvenenlere karşı saygılı, ayetleri görmezden gelenlere karşı başları dik olur. Allah yolunda mücadele eder ve kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte Allah'ın lütfu budur; onu, tercihini doğru yapana verir. Allah'ın imkanları geniştir, her şeyi bilir.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah (lütfu) geniştir, her şeyi bilendir.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah'ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar, işte bu, Allah'ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah kuşatandır, bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey inananlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında, kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kafirlere karşı başı dik bir topluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda savaşırlar, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah'ın, dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir.

  5. Mâide suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 55. ayet. إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمْ رَٰكِعُونَ

    Diyanet İşleri

    Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yalnızca Allah, O'nun Elçi'si ve inananlardır sizin müttefikiniz. O inananlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, zekatı gönülden gelerek verirler; çünkü onlar Allah'a boyun eğerler.

    Muhammed Esed

    Unutmayın ki sizin yardımcılarınız sadece Allah ve Elçisi ve imana erenler olacaktır; (yani) namazlarında devamlı ve dikkatli olanlar, arındırıcı (mali) yükümlülüklerini yerine getirenler ve (Allahın karşısında) boyun eğenler:

    Ahmed Hulusi

    Sizin Veliyy'niz sadece Allah'tır, "HU"nun Rasulüdür ve (şu) iman edenlerdir ki, onlar salatı ikame ederler ve rüku halinde zekatı verirler.

    Ali Bulaç

    Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizin asıl dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Rasûlüdür, iman edenlerdir. Onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler.

    Ali Rıza Safa

    Sizin dostunuz, yalnızca Allah, O'nun elçisi ve inananlardır. Onlar, namazlarında sürekli olanlar, zekatı verenler ve eğilenlerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizin dostunuz, ancak Allah'tır, peygamberdir ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekatı veren, iman edenlerdir.

    Edip Yüksel

    Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve salatı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rüku' halinde zekat verirler

    Erhan Aktaş

    Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan dipnot 1 " Mü'minlerdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye, kimi çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Ayette, kelime anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resulü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" dipnot 1 mü'minlerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye, literal/lafzi olarak diğer çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin veliniz dipnot 1 ; ancak Allah, O'nun Rasul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat veren" dipnot 2 mü'minlerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan, "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümleye, literal/lafız olarak diğer çevirilerde, ‘namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde yanlış anlam verilmektedir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle ‘salatı ikame edip ruku halinde zekat veren' demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.

    Gültekin Onan

    Sizin dostunuz (veliniz) ancak Tanrı, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren inananlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü minlerdir.

    İbni Kesir

    Sizin dostunuz yalnız Allah, O'nun Rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku edenlerdir.

    Mehmet Alagaş

    (55-56) Sizin dostlarınız Allah’tır, Resulüdür ve iman edenlerdir, ki onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, onlar rükû edenlerdir. Her kim Allah’ı Resulünü ve iman edenleri dost edinirse muhakkak ki Allah’ın taraftarları, yeneceklerdir / galip geleceklerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah’tır, Rasûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren Müminlerdir.

    Süleyman Ateş

    Sizin veliniz, ancak Allah, Elçisi ve namazlarını kılan, zekatlarını veren, rüku'a varan mü'minlerdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin veliniz /en yakınınız sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah'a boyun eğerek zekatını veren müminlerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin yakın dostunuz (veliniz) sadece Allah ve Elçisidir; bir de namazını tam kılan ve saygıyla zekatını veren müminlerdir.

    Şaban Britch

    Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah, O’nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.

    Şaban Piriş

    Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizin gönül dostunuz Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rüku eder bir halde namazı kılıp zekatı vererek iman edenlerdir.

  6. Mâide suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mâide suresi, 56. ayet. وَمَن يَتَوَلَّ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَإِنَّ حِزْبَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    Diyanet İşleri

    Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan

    Kim Allah'ı, Elçisini ve iman edenleri dost edinirse, galip gelecek olanlar şüphesiz ki yalnızca Allah'ın tarafında olanlardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:139; Kasas 28:35; Sâffât 37:173; Mücâdele 58:21.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'a, Rasulü'ne ve inananlara müttefik olanlar var ya: işte onlardır Allah taraftarı olanlar: galip gelecek olan da onlardır.

    Muhammed Esed

    Çünkü Allah ve Elçisi ve imana erenler ile dost olanlar; işte onlar, Allahın taraftarlarıdır, onlardır zafere ulaşanlar!

    Ahmed Hulusi

    Kim Allah'ı, "HU"nun Rasulünü ve iman edenleri veli edinir ise, (bilsin ki) muhakkak Allah taraftarları, galip gelecek olanların ta kendileridir!

    Ali Bulaç

    Kim Allah'ı, Resulü'nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Kim Allah'ı, Rasûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) galip (üstün) gelecek olanlar şüphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ı, O'nun elçisini ve inananları kim dost edinirse, kesinlikle üstün gelecek olanlar; işte aslında, Allah'ın yandaşlarıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Kim Allah'ı, peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki, şüphesiz Allah'tan yana olanlar üstün gelirler.

    Edip Yüksel

    Kim ALLAH'ı, elçisini ve iman edenleri dost edinirse bilsin ki ALLAH'ın partisi üstün gelecek.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kim ALLAH'ı, elçisini ve inananları dost edinirse bilsin ki ALLAH'ın partisi üstün gelecek.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve her kim Allah'a, peygamberine ve iman edenlere dost olursa, şüphe yok ki, ancak Allah'tan yana olanlar üstün geleceklerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve her kim Allah ve Resulüne iyman edenlere yar olursa şübhe yok ki Allah hizbidir ancak galib olacaklar

    Erhan Aktaş

    Ve kim Allah'ı ve O'nun Resul'ünü ve Mü'minleri veli edinirse, Allah'ın taraftarları onlardır. Galip gelecek olanlar da onlardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve kim Allah'ı ve O'nun Resul'ünü ve mü'minleri veli edinirse, Allah'ın taraftarları onlardır. Galip gelecek olanlar da onlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve kim Allah'ı ve O'nun Rasul'ünü ve mü'minleri veli edinirse, Allah'ın taraftarları onlardır. Galip gelecek olanlar da onlardır.

    Gültekin Onan

    Kim Tanrı'yı, elçisini ve inananları veli edinirse, hiç kuşku yok, galip gelecek olanlar Tanrı'nın taraftarlarıdır.

    Hasan Basri Çantay

    Kim Allahdan, peygamberinden ve iman edenlerden yüz çevirirse. Hiç şüphe yok ki galebeyi kazanacak olanlar Allahın yardımcılarının ta kendileridir.

    İbni Kesir

    Her kim ki Allah'ı, peygamberini ve mü'minleri dost edinirse; muhakkak ki galig gelecek olanlar Allah'ın taraftarlarıdır.

    Mehmet Alagaş

    (55-56) Sizin dostlarınız Allah’tır, Resulüdür ve iman edenlerdir, ki onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, onlar rükû edenlerdir. Her kim Allah’ı Resulünü ve iman edenleri dost edinirse muhakkak ki Allah’ın taraftarları, yeneceklerdir / galip geleceklerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim Allah’ı, peygamberini ve iman edenleri veli edinirse (bilsin ki), elbette Allah’ın taraftarları galip gelecektir.

    Süleyman Ateş

    Kim Allah'ı, Elçisini ve mü'minleri dost tutarsa (bilsin ki) galib gelecek olanlar, yalnız Allah'ın taraftarlarıdır.

    Süleymaniye Vakfı

    Kim Allah'ı, resulünü ve müminleri kendine veli /yakın dost edinirse bilsin ki galip gelecek olanlar Allah'tan yana olanlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim Allah'ı, Elçisini ve inanıp güvenenleri (müminleri) dost (veli) edinirse bilsin ki zafer, Allah'tan yana olanlarındır.

    Şaban Britch

    Kim, Allah’ı, Peygamberini ve iman edenleri veli edinirse (bilsin ki) elbette Allah’ın hizbi galip gelecektir.

    Şaban Piriş

    Kim, Allah'ı ve Peygamberini ve iman edenleri veli edinirse (bilsin ki) elbette Allah'ın grubu galip gelecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ı, O'nun resulünü ve iman edenleri dost edinen/Allah'tan, O'nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah'ın taraftarlarıdır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.