Diyanet İşleri
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Mâide suresi
Mâide suresi, 55. ayet. إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمْ رَٰكِعُونَ
innemâ veliyyükümü-llâhü verasûlühû velleẕîne âmenü-lleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte veyü'tûne-zzekâte vehüm râki`ûn.
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dost edinme ve Allah'ın taraftarları Mâide 51–56 3
İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.
(O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır.
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Kim Allah'ı, O'nun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının.
Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. Allah tebâreke ve teâlâ, yahudi, hristiyan ve onların dışında kalan kâfirleri dost edinmeyi yasaklayıp, onları dost edinmenin âkıbet itibari ile apaçık bir hüsran olduğunu söz konusu ettikten sonra, özellikle dost edinilmesi gereken kimseleri haber verip bunun sağlayacağı fayda ve maslahatı söz konusu ederek: “Sizin dostunuz, ancak Allah’tır, Rasulü’dür…” buyurmaktadır. Yüce Allah’ın dost edinilmesi iman ve takvâ ile mümkündür. Mü’min ve takvâ sahibi olan herkes Allah’ın dostudur, velisidir. Allah’ın dostu olan bir kimse aynı zamanda Allah Rasûlünün de dostudur. Allah’ı ve Rasûlünü dost edinen bir kimse, bu dostluğunun tamamlayıcı bir unsuru olarak onları dost edinen kimseleri de dost edinir. Ki bunlar da zahir ve batınları ile imanı gerçekleştiren, namazı şartları ile farzları ile tamamlayıcı unsurları ile dosdoğru kılan ve böylece mabuda ihlâsla bağlanan, insanlara iyilik eden, içlerindeki hak sahibi kimselere mallarından zekâtı gönül hoşnutluğu ile veren müminlerdir. Yüce Allah’ın: “ve boyun eğmiş bir halde” buyruğu, Allah’a zillet ve itaatle boyun eğdikleri halde demektir.
Yüce Allah’ın: “Sizin dostunuz, ancak Allah’tır, Rasulü’dür ve iman etmiş olanlardır” buyruğundaki “ancak” anlamını veren hasr edatı yalnızca sözü geçen kimseleri dost edinmenin, onların dışında kalanları ise dost edinmekten uzak kalmanın gerektiğine delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirlerden olan Yahudiler, Hristiyanlar ve diğerleri sizin veliniz ve yardımcınız değildirler. Doğrusu sizin veliniz ve yardımcınız ancak Allah, resulü, namazı tam olarak kılanlar, Allah'a karşı boyun eğerek tevazuyla mallarının zekâtını veren Müminlerdir.
Aynı kök: ركع (13 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: ركع (13 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: ركع (13 geçiş)
"Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rüku edenlerle beraber rüku et" demişlerdi.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sizin dostunuz yalnızca Allah, Elçisi ve boyun eğerek namazı kılan ve zekâtı veren müminlerdir. dipnot 1
Yalnızca Allah, O'nun Elçi'si ve inananlardır sizin müttefikiniz. O inananlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, zekatı gönülden gelerek verirler; çünkü onlar Allah'a boyun eğerler.
Unutmayın ki sizin yardımcılarınız sadece Allah ve Elçisi ve imana erenler olacaktır; (yani) namazlarında devamlı ve dikkatli olanlar, arındırıcı (mali) yükümlülüklerini yerine getirenler ve (Allahın karşısında) boyun eğenler:
Sizin Veliyy'niz sadece Allah'tır, "HU"nun Rasulüdür ve (şu) iman edenlerdir ki, onlar salatı ikame ederler ve rüku halinde zekatı verirler.
Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.
Sizin asıl dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Rasûlüdür, iman edenlerdir. Onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler.
Sizin dostunuz, yalnızca Allah, O'nun elçisi ve inananlardır. Onlar, namazlarında sürekli olanlar, zekatı verenler ve eğilenlerdir.
Sizin dostunuz, ancak Allah'tır, peygamberdir ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekatı veren, iman edenlerdir.
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve salatı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,
Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rüku' halinde zekat verirler
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan dipnot 1 " Mü'minlerdir.
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resulü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" dipnot 1 mü'minlerdir.
Sizin veliniz dipnot 1 ; ancak Allah, O'nun Rasul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat veren" dipnot 2 mü'minlerdir.
Sizin dostunuz (veliniz) ancak Tanrı, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren inananlardır.
Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü minlerdir.
Sizin dostunuz yalnız Allah, O'nun Rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku edenlerdir.
(55-56) Sizin dostlarınız Allah’tır, Resulüdür ve iman edenlerdir, ki onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, onlar rükû edenlerdir. Her kim Allah’ı Resulünü ve iman edenleri dost edinirse muhakkak ki Allah’ın taraftarları, yeneceklerdir / galip geleceklerdir.
Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah’tır, Rasûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren Müminlerdir.
Sizin veliniz, ancak Allah, Elçisi ve namazlarını kılan, zekatlarını veren, rüku'a varan mü'minlerdir.
Sizin veliniz /en yakınınız sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah'a boyun eğerek zekatını veren müminlerdir.
Sizin yakın dostunuz (veliniz) sadece Allah ve Elçisidir; bir de namazını tam kılan ve saygıyla zekatını veren müminlerdir.
Sizin veliniz/yardımcınız ancak Allah, O’nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.
Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.
Sizin gönül dostunuz Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rüku eder bir halde namazı kılıp zekatı vererek iman edenlerdir.
Indeed the only tutelary guardian you have O Muslims is Allah and the only tutelary friends you have are His Messenger and those whose hearts have been touched with the divine hand, who engage in the act of worship, give Zakat and kneel to Allah in adoration.
Your true allies are God, His Messenger, and the believers- those who keep up the prayer, pay the prescribed alms, and bow down in worship.
Your (real) friends are (no less than) Allah, His Messenger, and the (fellowship of) believers,- those who establish regular prayers and regular charity, and they bow down humbly (in worship).
Only Allah, His Messenger, and those who believe and who establish Prayer, pay Zakah, and bow (before Allah) are your allies.
Your friend is only Allah and His Messenger and those who have iman: those who establish salat and pay zakat, and bow.
Verily, your Walî (Protector or Helper) is none other than Allâh, His Messenger, and the believers, - those who perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât, and they are Râki‘ûn [1] (those who bow down or submit themselves with obedience to Allâh in prayer).
Your guardian is only Allah, His Apostle, and the faithful who maintain the prayer and give the zakāt while bowing down.
Your real ally is only Allâh, and His Messenger, and those who believe, who observe Prayer and present the Zakât, and they bow down (in obedience to Allâh).
Your friend is only God, and His Messenger, and the believers who perform the prayer and pay the alms, and bow them down.
Your real friends/ allies are God, His Prophet and the believers (who worship the Lord on regular basis, engage in charity and bow down before God. )
God only is your patron, and His Apostle and those who believe, who are steadfast in prayer and give alms, bowing down.
Your ally is God, His messenger and those who acknowledge, who hold the contact prayer, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
Verily your protector is God, and his apostle, and those who believe, who observe the stated times of prayer, and give alms, and who bow down to worship.
Only Allah is your friend, and His Messenger and those who believe, who are steadfast in prayer and give alms, bowing down (in prayer).
Surely your Ever-Patronizing Patron is only Allah; and His Messenger, and the ones who have believed-who keep up the prayer and bring the Zakat, (i. e., pay the poor-dues) and are bowing down (to Allah) - (are also your patrons).
Your guardian can be only Allah; and His messenger and those who believe, who establish worship and pay the poordue, and bow down (in prayer).
Your only friends are God and His Messenger, and those who believe and are steadfast in devotion, who pay the zakat and bow in homage (before God).
Behold, your only helper shall be God, and His Apostle, and those who have attained to faith - those that are constant in prayer, and render the purifying dues, and bow down [before God]:
Your only guardians are Allah, His Messenger, and fellow believers—who establish prayer and pay alms-tax with humility.
For your supporter is God and His messenger and those who believe, who hold the contact-method, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
Your real allies are GOD and His messenger, and the believers who observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they bow down.
Your ally is none but Allah and [therefore] His Messenger and those who have believed - those who establish prayer and give zakah, and they bow [in worship].
Your ally is but God and His messenger, and those who heed warning — those who uphold the duty, and render the purity; and they are lowly —
Your real friends and protectors are Allah, His Messenger and those believers who establish the Divine System, set up the equitable Economic Order and humble themselves before Allah's Commands.
Your (real) protector (and helper) is Allah, His Prophet (Muhammad), and the (company of) believers— Those who perform regular prayer and (give) regular charity and they bow down humbly (in prayer to Allah).
Your only friend is Allah, then His Messenger and those who believe, who establish Salāh and pay Zakāh and bow before Allah.
For your supporter are God and His messenger and those who believe; they hold the contact prayer and contribute towards purification, and they kneel.