Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 40. ayet

Mü'minûn suresi, 40. ayet. قَالَ عَمَّا قَلِيلٍ لَّيُصْبِحُنَّ نَٰدِمِينَ

ḳâle `ammâ ḳalîlil leyuṣbiḥunne nâdimîn.

Diyanet İşleri

Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 37–43 · surenin 40. ayeti / 118

Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3

  1. Mü'minûn 37

    "Hayat, bu dünya hayatından ibarettir. Ölürüz ve yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz."

  2. Mü'minûn 38

    "Bu, Allah'a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız."

  3. Mü'minûn 39

    O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

  4. 40

    Allah, "Yakın zamanda mutlaka pişman olacaklardır!" dedi.

  5. Mü'minûn 41

    Derken onları o korkunç ses, kaçınılmaz olarak kıskıvrak yakalayıverdi de kendilerini çör çöp yığını haline getirdik. Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

  6. Mü'minûn 42

    Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

  7. Mü'minûn 43

    Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.

40. Yüce Allah da onun duasını kabul ederek “buyurdu ki: Yakında (bu yaptıklarına) kesinlikle pişman olacaklardır.”

41. “Derken hak (ettikleri) çığlık onları yakaladı” yani bu azap, herhangi bir zulüm ve haksızlık değil adalet olarak onları yakaladı. Zulümleri sebebi ile o çığlık onları gelip buldu ve onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere, hepsini helâk etti. “biz, onları (selin taşıdığı) çerçöpe çevirdik.” Yani sel sularının üzerinde olup da kıyıya atılmış çerçöpe dönüştürdük. Bir başka âyet-i kerimede de Allah şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten biz, üzerlerine bir tek çığlık gönderdik ve hayvan ağılına konulan çerçöp gibi oldular.” (el-Kamer, 54/31) “O zalimler topluluğu (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun” Yani azaba uğratılmalarını, lanet ve âlemler arasında yerilmek takip etti. “Gök ve yer ağlamadı onlar için ve onlara mühlet de verilmedi.” (ed-Duhan, 44/29)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, onun duasına icabet ederek şöyle buyurdu: "Pek yakında senin getirdiklerini yalanlayanlar, yalanlamalarından dolayı pişman olacaklardır!"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Allah) dedi ki kök: قول
  2. عَمَّا amma
  3. قَلِيلٍۢ kalilin az sonra kök: قلل
  4. لَّيُصْبِحُنَّ leyusbihunne onlar olacaklar kök: صبح
  5. نَـٰدِمِينَ nadimine pişman kök: ندم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını…

  • Aynı kök: ندم (7 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah da) şöyle buyurmuştu: "Pek yakında dipnot 1 onlar mutlaka pişman olacaklar!"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [‘ammâ kalîlin] ifadesindeki [mâ] edatının sıla (bağ, geçiş), dolayısıyla mananın da [‘an kalîlin] ifadesine uygun olarak "yakın" demek olduğu ifade edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Az kaldı, yakında bin pişman olacaklar!"

Muhammed Esed

(Allah da o'na:) "Çok geçmeden, çarpılmışcasına pişman oluverecekler!" diye karşılık verir.

Ahmed Hulusi

"Kısa bir süre sonra pişman olacaklardır" cevabını aldı.

Ali Bulaç

(Allah) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçekten pişman olacaklar."

Ali Özek ve heyeti

Allah şöyle buyurdu: Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Biraz sonra kesinlikle pişman olacaklar!"

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurdu: "Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!"

Edip Yüksel

Dedi ki, "Az sonra onlar pişman olacaklardır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Az sonra onlar pişman olacaklardır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah buyurdu ki: "Pek yakında pişman olacaklar."

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki: az bir zamanda nadim olacaklar

Erhan Aktaş

Allah: "Pek yakında kesinlikle pişman olacaklar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah: "Pek yakında kesinlikle pişman olacaklar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah: "Pek yakında kesinlikle pişman olacaklar." dedi.

Gültekin Onan

(Tanrı) Dedi ki: "Az bir süre (bekle), onlar gerçeklen pişman olacaklar."

Hasan Basri Çantay

Buyurdu: "Az bir (zamanda) her halde peşiman olacaklar onlar".

İbni Kesir

Allah da buyurdu ki: Az sonra pişman olacaklar.

Mehmet Alagaş

(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah şöyle buyurdu: "Pek yakında onlar mutlaka pişman olacaklar!"

Süleyman Ateş

(Allah): "Az sonra onlar pişman olacaklar!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Çok geçmeden kesinlikle pişman olacaklar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah; "çok geçmeden pişman olacaklardır" dedi.

Şaban Britch

Allah: “Az sonra pişman olacaklardır” dedi.

Şaban Piriş

Allah: "Az sonra pişman olacaklardır" dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah buyurdu: "Biraz sonra kesinlikle pişman olacaklar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Rest assured, " said Allah to His Messenger, " their defiance and their pride are short-lived and soon enough shall they be really sorry and shall weep a rain of sorrows. "

Abdul Haleem

and so God said, ‘Soon they will be filled with regret.’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "In but a little while, they are sure to be sorry!"

Abul A'la Maududi

He answered: "A short while, and they shall be repenting."

Aisha Bewley

He said, ‘In a short while they will be full of regret. ’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "In a little while, they are sure to be regretful."

Ali Quli Qarai

He said, ‘In a little while they will become regretful. ’

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `They shall be remorseful before long (when caught by some punishment). '

Arthur John Arberry

He said, 'In a little they will be remorseful. '

Bijan Moeinian

I said: "Soon they will be sorry. "

E. Henry Palmer

He said, 'Within a little they will surely awake repenting!'

Edip-Layth

He replied: "In a little while they will be in regret."

George Sale

God answered, after a little while they shall surely repent their obstinacy.

Hamid S. Aziz

Said he, "My Lord! Help me, for they deny me. "

Mahmoud Ghali

Said He, "In a little while indeed they will definitely become remorseful. "

Marmaduke Pickthall

He said: In a little while they surely will become repentant.

Mohamed Ahmed - Samira

Answered (the Lord): "They shall wake up repenting soon. "

Muhammad Asad

[And God] would say: "After a little while they will surely be smitten with remorse!"

Mustafa Khattab

Allah responded, "Soon they will be truly regretful."

Progressive Muslims

He replied: "In a little while they will be in regret. "

Rashad Khalifa

He said, "Soon they will be sorry."

Sahih International

[ Allah ] said, "After a little, they will surely become regretful. "

Sam Gerrans

Said He: “In a little while will they become remorseful.”

Shabbir Ahmed

(And Allah) would say, "In a little while they will be sorry!"

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "In only a little while, they are sure to be sorry!"

Taqi Usmani

He (Allah) said, "In a little while they will have to be remorseful."

The Monotheist Group

He said: "In a little while they will be in regret."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩