Kehf suresi

Kehf suresi, 62. ayet

Kehf suresi, 62. ayet. فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَٰذَا نَصَبًا

felemmâ câvezâ ḳâle lifetâhü âtinâ gadâenâ. leḳad leḳînâ min seferinâ hâẕâ neṣabâ.

Diyanet İşleri

Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 59–65 · surenin 62. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 59

    İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

  2. Kehf 60

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  3. Kehf 61

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  4. 62

    Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

  5. Kehf 63

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

  6. Kehf 64

    Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

  7. Kehf 65

    Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. Mûsâ ve beraberindeki genç, iki denizin birleştiği yeri geçtikten bir müddet sonra Mûsâ beraberindeki delikanlıya: “Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzda gerçekten yorgun düştük.” dedi. Yani iki denizin birleştiği yeri geçtikten sonraki yolculuklarından dolayı epey yorulmuşlardı. Yoksa iki denizin birleştiği yere kadar aldıkları yol da gerçekten uzundu ama oraya kadar yorgunluk hissetmemişlerdi. Bu da hem bir mucize hem de Mûsâ’nın, aradığını bulduğuna dair bir alamet idi. Aynı şekilde bu yere ulaşmak için duydukları şevk de yolculuklarını kolaylaştırmış idi. Ama ulaşmaları gereken hedeflerini geçtikleri vakit yorulduklarını hissettiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O yeri geçtikleri zaman Musa -aleyhisselam- hizmetçisine şöyle dedi: Kahvaltı yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda çok aşırı yorulduk.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. جَاوَزَا caveza orayı geçip gittiklerinde kök: جوز
  3. قَالَ kale (Musa) dedi kök: قول
  4. لِفَتَىٰهُ lifetahu uşağına kök: فتي
  5. ءَاتِنَا atina bize getir kök: اتي
  6. غَدَآءَنَا gada'ena kahvaltımızı kök: غدو
  7. لَقَدْ lekad andolsun ki
  8. لَقِينَا lekina çektik kök: لقي
  9. مِن min
  10. سَفَرِنَا seferina yolculuğumuzdan kök: سفر
  11. هَـٰذَا haza şu
  12. نَصَبًۭا nesaben yorgunluk kök: نصب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kök: جوز (5 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: جوز (5 geçiş)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, "Ey Musa! Onların kendilerine ait…

  • Aynı kök: جوز (5 geçiş)

    İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…

  • Aynı kök: سفر (12 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: سفر (12 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İki denizin birleştiği yeri) geçip gittiklerinde (Musa beraberindeki) gence "Azığımızı bize getir! Şüphesiz ki bu yolculuğumuz nedeniyle çok yorulduk." demişti.

Mustafa İslamoğlu

Ve bir miktar uzaklaştıklarında, (Musa) yardımcısına "Azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu bu yolculuk bizi hayli yormuştur."

Muhammed Esed

Ve biraz uzaklaştıktan sonra (Musa) yardımcısına: "Öğlen azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu, bu yolculuk bizi bir hayli yordu!"

Ahmed Hulusi

(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinden az sonra Musa hizmetlisine: "Öğle yemeğini çıkar bakalım; gerçekten bu yolculuk bizi yordu. . . "

Ali Bulaç

(Varmaları gereken yere gelip) geçtiklerinde (Musa) genç yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk."

Ali Özek ve heyeti

(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.

Ali Rıza Safa

Geçtikten sonra, genç yardımcısına, şöyle dedi: "Öğle yemeğimizi çıkar. Gerçek şu ki, bu yolculuktan yorulduk!"

Bayraktar Bayraklı

İkisi de orayı geçip gittiklerinde Musa, genç adamına, "Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan dolayı iyice yorulduk" dedi.

Edip Yüksel

Orayı geçtiklerinde, genç yoldaşına, "Yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuz bizi gerçekten yordu" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orayı geçtiklerinde, genç yoldaşına, 'Yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuz bizi gerçekten yordu,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu şekilde geçtikleri zaman genç hizmetçisine: "Getir kuşluk yemeğimizi; gerçekten biz bu yolculuğumuzda yorulduk." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle vakta ki geçtiler fetasına getir, dedi: Kuşluk yemeğimizi, hakikaten biz bu seferimizden yorgunluğa giriftar olduk

Erhan Aktaş

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.

Gültekin Onan

(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk."

Hasan Basri Çantay

Vaktaki (oradan geçip gitdiler) Musa gene (adamın) a dedi ki: "Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan, andolsun, yorgun düşdük".

İbni Kesir

Oradan uzaklaştıkları vakit Musa delikanlısına; azığımızı çıkar, bu yolculuğumuzdan andolsun ki yorgun düştük, dedi.

Mehmet Alagaş

(56-62) Biz elçileri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz , inkâr edenler hakkı batıl ile çürütmek isterler , ayetlerle ve uyarıldıkları şeylerle alay ederler. En zalim kişi; Rabbinin ayetleri hatırlatıldığında ondan sırt çeviren ve elleriyle yapıp takdim ettiklerini unutan kişidir , biz onların kalpleri üzerine onu anlamalarını engelleyen bir perde geçirdik, kulaklarında da bir ağırlık vardır , e ğer sen onları hidayete çağırırsan, onlar ebediyen hidayete eremezler , Rabbin bağışlayıcı ve rahmet sahibidir, e ğer Allah, kazandıkları yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, onlara azabı hemen verirdi, ama onların belirlenmiş saatleri var , (Randevu saati) Onlar, O'nun dışında hiçbir sığınak bulamayacaklardır , bunlar zalim olduklarında helak ettiğimiz memleketlerdendirler, onları da helak etmek için bir zaman belirledik.

Rowwad Tercüme Merkezi

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: "Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük." dedi.

Süleyman Ateş

Orayı geçip gittiklerinde (Musa) uşağına: "Kahvaltımızı bize getir (de yiyelim), andolsun ki, bu yolculuğumuzdan (epey) yorgunluk çektik." dedi.

Süleymaniye Vakfı

Orayı / iki denizin birleştiği yeri geçip gittiklerinde Musa beraberindeki gence dedi ki: "Öğle yemeğimizi getir! Bu yolculuğumuzdan dolayı gerçekten yorgun düştük."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oradan geçtikten sonra Musa genç arkadaşına dedi ki "Getir şu kuşluk yemeğimizi; bu yolculuk bizi iyice yordu."

Şaban Britch

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.

Şaban Piriş

O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: -Yiyeceğimizi getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Orayı geçtiklerinde Musa, genç arkadaşına dedi ki: "Hadi, getir şu sabah yemeğimizi. Vallahi bu yolculuğumuz yüzünden epey çektik."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they had journeyed beyond that spot, unaware of the incident, Mussa said to his attendant "It is time to eat; bring us our meal, we are exhausted; this journey has drained us of our strength".

Abdul Haleem

They journeyed on, and then Moses said to his servant, ‘Give us our lunch! This journey of ours is very tiring,’

Abdullah Yusuf Ali

When they had passed on (some distance), Moses said to his attendant: "Bring us our early meal; truly we have suffered much fatigue at this (stage of) our journey."

Abul A'la Maududi

When they had journeyed further on, Moses said to his servant: "Bring us our repast. We are surely fatigued by today's journey."

Aisha Bewley

When they had gone a distance further on, he said to his servant, ‘Bring us our morning meal. Truly this journey of ours has made us tired.’

Al-Hilali & Khan

So when they had passed further on (beyond that fixed place), Mûsâ (Moses) said to his boy-servant: "Bring us our morning meal; truly, we have suffered much fatigue in this, our journey."

Ali Quli Qarai

So when they had passed on, he said to his lad, ‘Bring us our meal. We have certainly encountered much fatigue on this journey of ours.’

Amatul Rahman Omar

And when they had gone further he said to his (sincere) young (comrade), `Bring us our breakfast; indeed the journey of today has been very tiring for us. '

Arthur John Arberry

When they had passed over, he said to his page, 'Bring us our breakfast; indeed, we have encountered weariness from this our journey. '

Bijan Moeinian

When they passed the appointed point, Moses said to his company: "Let us take a lunch break as this trip has exhausted us. "

E. Henry Palmer

And when they had passed by, he said to his servant, 'Bring us our dinners, for we have met with toil from this journey of ours. '

Edip-Layth

When they had passed further on, he said to his youth: "Bring us our lunch; we have found much fatigue in this journey of ours."

George Sale

And when they had passed beyond that place, Moses said unto his servant, bring us our dinner; for now are we fatigued with this our journey.

Hamid S. Aziz

But when they reached the confluence of the two they forgot their Fish, and it took its way in the sea with a free course.

Mahmoud Ghali

Then, as soon as they passed over, he said to his page, "Bring us our dinner; (Or: early meal, breakfast) indeed we have already encountered fatigue from this, our journey. "

Marmaduke Pickthall

And when they had gone further, he said unto his servant: Bring us our breakfast. Verily we have found fatigue in this our journey.

Mohamed Ahmed - Samira

When they had gone past (the confluence), Moses said to his servant: "Give me my breakfast. I am exhausted from this journey."

Muhammad Asad

And after the two had walked some distance, [Moses] said to his servant: "Bring us our mid-day meal; we have indeed suffered hardship on this [day of] our journey!"

Mustafa Khattab

When they had passed further, he said to his assistant, "Bring us our meal! We have certainly been exhausted by today’s journey."

Progressive Muslims

And when they had passed further on, he said to his youth: "Bring us our lunch; we have found much fatigue in this journey of ours. "

Rashad Khalifa

After they passed that point, he said to his servant, "Let us have lunch. All this traveling has thoroughly exhausted us."

Sahih International

So when they had passed beyond it, [Moses] said to his boy, "Bring us our morning meal. We have certainly suffered in this, our journey, [much] fatigue."

Sam Gerrans

And when they had passed on, he said to his servant: “Bring thou us our meal; we have met from this our journey with fatigue.”

Shabbir Ahmed

And after the two had walked some distance, Moses said to his young friend, "Bring us our lunch, the journey has been tiring. "

Syed Vickar Ahamed

When they had traveled (some more), he (Musa, Moses) said to his attendant: "Bring us our early meal; Truly, we have suffered much fatigue at this (time in) our journey. "

Taqi Usmani

When they went further, he said to his young man, "Bring us our morning meal; we have, indeed, had much fatigue from this journey of ours."

The Monotheist Group

And when they passed further on, he said to his youth: "Bring us our lunch; we have found much fatigue in this journey of ours."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩